DOÇ DR. O. KORAY ÇOŞKUNFIRAT, MICROSURGERY DERGİSİ YAYIN KURULUNA SEÇİLDİ (10.04.2008)
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Doç. Dr. O. Koray Coşkunfırat, Microsurgery dergisinin yayın kuruluna (Editorial Board) seçildi. Uluslararası bilimsel platformda oldukça saygın yeri olan böylesine bir dergide, yayın kurulunda bir Türk bilim adamını görmek müthiş gurur verici bizler için. Kendisine başarılar diliyoruz.
GOLDMAN SACHS DA CİNSİYET DEĞİŞİMİ AMELİYATI ŞİRKETTEN! (03.04.2008)
Goldman Sachs, biliyorsunuz dünyanın en büyük yatırım bankalarından biri. Habere göre bundan böyle Goldman sachs da çalışanların tümünün sağlık sigortası cinsiyet değiştirme ameliyatını karşılıyor. Bu çok enteresan bir habermiş gibi bu aralar bir çok web sitesinde yazılıyor. Tamam, cinsiyet değiştirme ameliyatı sağlık sigortalarının karşılamadığı, lükse giren bir ameliyat; ama söz konusu Goldman sachs olursa bu bence haber değil. Çünkü Goldman sachs, sadece yılbaşı olduğu için, çalışanlarına (tüm çalışanlarına, tek, tek!!) 700.000 dolar (yazı ile kişi başı yediyüz bin amerikan doları!) ikramiye veren bir işletme. Doğal olarak çalışanların sağlık sigortasının ufacık bir cinsiyet değiştirme ameliyatını karşılaması öyle çok da şaşılacak bir şey değil. Üstelikte bu ameliyat için sigorta 5000-150.000 dolar arası ödemeyi karşılıyormuş. Nedir ki yani.. Çerez parası.. Şirket, bu kararı çalışanları arasında cinsiyet ayrımcılığı yapmadıklarını ve çalışanlarını her konuda desteklediklerini göstermek için almış..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
MEKSİKA DA SAHTE CERRAH KABUSU! (01.04.2008)
Meksika da, cerrah olmamasına karşın estetik ameliyat yapmaya çalışarak korkunç sonuçlara yolaçan Agustin Huerta adlı bir kişi yakalandı. Huerta nın müşterilerine (hastalarına diyemiyorum, o zaman bu adamı doktor saymış oluruz) yüz germe (cerrah olmadan yüz germe yapmak! inanılmaz!!), burun estetiği (!), liposuction gibi ameliyatlar yaptığı anlaşıldı. Şimdiden kendisine 50 ye yakın dava açılmış durumda. Huerta ya meme büyütme ameliyatı (!!) olan, 41 yaşındaki Gabriela Sanchez in, oluşan enfeksiyon sonucu her iki memesinin alınması gerekmiş. Hatta annesi de Huertaya burun estetiği(!!) olmuş ve yine oluşan enfeksiyon sonucu burun kemiklerinin tamamen alınması gerekmiş. Meksika, orta kesim Amerikalıların ucuz estetik ameliyat olmak için tercih ettikleri bir ülke. Tabii ki işini hem iyi, hem ucuz yapan cerrah vardır ama arada böyle dolandırıcılarda çıkıyor..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
KAN SULANDIRICI İLAÇLAR, AMELİYAT SONRASI ÖLÜME Mİ YOLAÇIYOR? (01.04.2008)
New york da bulunan Hospital for Special Surgery hastanesinden Dr. Nigel Sharrock ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmalara göre, büyük ameliyatlardan önce hastalara verilen kan sulandırıcı ilaçlar yarardan çok zarar getiriyor olabilir. Özellikle yaşlı hastalara, uzun süre yatacak hastalara ve ameliyatı uzun sürecek vakalara başlanan kan sulandırıcı ilaçlar, vücutta kan pıhtısı oluşmasını ve kalp, beyin, akciğer gibi önemli organlarda kan damarlarının tıkanmasını önlemek için kullanılıyor. Dr. Nigel Sharrock, kalça protezi ameliyatı geçiren 28.000 hastayı kapsayan 20 bilimsel çalışmayı incelemiş. Bu ameliyatlarda kullanılan 3 kan sulandırıcı ilacı değerlendirmiş (aspirin, warfarin ve heparin). Bu ilaçların kullanımına rağmen kan damarlarında pıhtılaşma olabildiği, bunun yanında başka sebeplerle oluşan ölümlerde artış olduğu görülmüş. İlgili makaleyi okumak isterseniz: Sharrock NE et al (2008). Potent anticoagulants are associated with a higher all-cause mortality rate after hip and knee arthroplasty. Clin Orthop Relat Res; 466:714-721 (DOI 10.1007/s11999-007-0092-4).
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
KFH NOVO: YARA İYİLEŞMESİNE YARDIMCI CİHAZ EU ONAYINI ALDI (29.03.2008)
Kingfisher Medical tarafından satışa sunulan Kfh Novo adlı cihazın yara iyileşmesine yardımcı olduğu söyleniyor. Bu cihazı, yara yerine yakın bir yere yerleştirip çalıştırıyorsunuz, çok düşük voltajda elektrik akımı veriyor ve yara yerinde hücrelerin daha hızlı iyileşmesini sağlıyor imiş. Yara bölgesine gelen kan ve oksijen akımını artırıyormuş, fibroblast ve keratinosit gibi yara iyileşmesi için gerekli olan hücreleri aktive ediyor imiş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
Artiss, yanıklı hastalarda deri yaması yapılırken kullanılan bir doku yapıştırıcı. Bu ürün, Baxter firmasının bir ürünü. Artiss in yanıklı hastalarda kullanımı FDA tarafından 25 mart 2008 de onaylandı. Bu haber vesilesiyle doku yapıştırıcının ne olduğundan da bahsedeyim size. Bu ürünler, 2 ayrı enjektörde, birinde fibrinojen ve diğerinde trombin adlı 2 ayrı proteini içerirler. Bu iki protein, pıhtılaşma için gereklidir ve kullanmadan önce birbirlerine karışmamaları gerekir. Bu yüzden, uçta birleşen 2 ayrı enjektör halinde satışa sunulurlar. Enjektörler içindeki fibrinojen ve trombin, uygulama sırasında birbirine karışır ve doku yapıştırıcı etkileri ortaya çıkar. Bu ürün sonuçta pıhtılaşma mekanizması ile fonksiyon görüyor ama kanamaları durdurmak için kullanılmıyor. Ameliyat sırasında 3. derece yanıklı alanların deri yaması ile onarımında, konan deri yamasının yapıştırılması için kullanılıyor. Doku yapıştırıcıların üretiminde kullanılan fibrinojen ve trombin sadece FDA onayı ile çalışan laboratuvarlarda, her türlü enfeksiyon ve kan hastalığı testleri negatif olan donörlerin verdikleri kanlardan hazırlanıyor. Alınan kanlardan bu proteinler ayrıştırılıyor ve doku yapıştırıcı üretiminde kullanılıyor. Üretim aşaması oldukça komplike olduğundan doku yapıştırıcılar oldukça pahalı ürünler.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız yada buraya tıklayınız.
EVDE ENDOSKOPİNİZİ KENDİNİZ YAPIN! (29.03.2008)
Son zamanlarda tıbbi cihaz geliştirici firmaların trendi kesinlikle evde kullanılabilen, kullanılması uzmanlık gerektirmeyen cihazlar. Bu gidişle yakın gelecekte kimsenin hastaneye gitmesine gerek kalmayacak. Evde kendi lazer epilasyonunuzu yapacaksınız, evdeki portatif elektronik laboratuvarınızda kan-idrar tahlillerinizi yapacaksınız (hatta Japonlar idrar tahlili yapan klozet geliştirmişti bile), evde kendi endoskopinizi kendiniz yapacaksınız. Devlet hastanelerinde sırada beklemeye son! Bir Japon firması MIHARU adlı küçük bir kamera geliştirmiş. Bu kameraya pillerini takıyorsunuz, üzerine atılabilir kılıfını geçiriyorsunuz, tv ye bağlıyorsunuz ve minik kamerayı burun yada ağız içine sokarak kendi endoskopik muayenenizi kendiniz yapıyorsunuz. Görüntü tv ekranından izleniyor. Burun ameliyatından önce ve sonra burun içini tv ekranında görebilir; ağzınızdaki çürük ve tedaviye ihtiyacı olan dişleri kendiniz tespit edebilirsiniz. Japon yine yapmış abi! diyorum..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
SON ZAMANLARIN MODASI: BOTOX UN ZARARLI OLDUĞUNU İDDİA ETMEK, BİR AÇIĞINI ARAMAK (29.03.2008)
Son zamanlarda Botox ile ilgili o kadar çok yıpratıcı haber çıktı ki sayısını şaşırdım artık. Botox un ölüme sebebiyet verdiği, beyine ilerlediği, ileri yaşlarda nörolojik hastalıklara yolaçtığı gibi onlarca yıpratıcı iddia ortaya atıldı. Ama son bir haber okudum ki bu çok saçma idi. Bir grup hayvan sever, Botox un hayvanların üzerinde denenip denenmediğini sorgulamış. Bunu sormak son derece saçma, çünkü botox, botulinum toksin gibi yeryüzünde bulunan en güçlü zehirlerden birinden elde ediliyor; tabii ki doğal olarak bu toksinden bir ilaç elde etmenin tek yolu, bunu hayvan deneklerde test etmek. Bu gibi toksinler her zaman hayvanlar üzerinde denenir ve LD50 dozları belirlenir. LD50 dozu, denek hayvanların yarısını öldüren doz anlamına gelir ve toksinden ilaç yaparken elimizde olması gereken çok önemli bir veridir. Anlayacağınız, toksinlerden ilaç elde edilirken tabii ki hayvan deneklerde çalışılır ve bu deney hayvanlarının büyük bir bölümü ölür; ki insanlar ölmesin. Maalesef bunun başka bir yolu da yoktur. Hemen botox un güzellik amacıyla kullanıldığını, bunun için hayvanların ölmesi gerekmediğini söylemeyiniz; botox bugün nerede ise tıbbın her alanında tedavi için kullanılıyor, sadece estetik amaçla kullanılmıyor. Botox hakkındaki bir sonraki yıpratıcı iddiayı merakla bekliyorum.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
LİPOSUCTİON VE KARIN GERME, SİZİ ALZHEİMER DAN KORUYABİLİR! (28.03.2008)
Yapılan bazı bilimsel çalışmalara göre, orta yaşlarda fazla kilosu olanlar, ileri yaşlarda daha fazla Alzheimer a yakalanma riski taşıyor. Çalışma, 6500 kişi üzerinde yapılmış ve sonuçları Neurology dergisinde yayınlanmış. Çalışmaya göre yağ aldırma ve karın germe ameliyatları alzheimer dan koruyucu olabilir.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
EVOLENCE FDA ONAYI İÇİN DEĞERLENDİRİLİYOR (28.03.2008)
Evolence adlı, kollajen içerikli dolgu maddesi, uzun yıllar avrupa da kullanıldıktan sonra Amerika da satışa sunulmak üzere. İthalatçı firma FDA onayı için başvurdu ve bu dolgu maddesi şu an FDA onayı için değerlendiriliyor. Gerçi bu dolgu maddesi bizi pek ilgilendirmiyor. Neden? Çünkü Evolence de bulunan kollajen, domuzdan elde ediliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
EVDE KULLANILAN İPL TABANLI EPİLASYON CİHAZI SİLK'N, FDA TARAFINDAN ONAYLANDI (27.03.2008)
Home Skinovations Ltd. firmasının ürünü olan, İPL tabanlı bir epilasyon cihazı olan Silk'n, FDA tarafından onaylandı. Bu cihazın özelliği, son derece portatif olması ve evde kullanılabilmesi imiş. Firma, üründe kullanılan teknoloji için İPL yerine Home Pulsed Light™ technology (HPL™) demeyi tercih ediyor. Silk'n, son 1 sene içinde Amerika ve İsrail de bulunan 4 merkezde kullanılıyor ve test ediliyordu. Toplam 150 kişi, bu cihazı kendileri kullanarak, kendilerine epilasyon yapmışlar. İki haftada bir uygulamak üzere, 3 uygulama sonrası 3. ayda, tüylerin ortalama 50% sinin döküldüğü tespit edilmiş. Kullananların, sonuçtan oldukça memnun olduğu ve cihazın evde kişisel kullanım açısından son derece güvenli olduğu belirtiliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
AMERİKA NIN ESTETİK MERAKINI İRDELEYEN BİR FİLM: GÜZEL AMERİKA (26.03.2008)
Kafayı estetik-güzellik gibi konulara takmış olan Chicago lu sinemacı Darryl Roberts ın yeni filmi America The Beautiful, Midwest bağımsız sinema festivalinde gösterilecek. Yönetmenin diğer iki filmi de estetik ve güzellik takıntıları üzerine imiş (How U Like Me Now - 1993 ve The Perfect Model - 1998). Bence biraz Michael Moore a özenen bu yönetmenin filmleri hakkında pek iyi eleştiriler yok; ama dokümanter çekmek için çok iyi bir konu seçtiği kesin. Yönetmen bu filminde plastik cerrahinin risklerine, kullanılan kozmetik ürünlerin içerdikleri tehlikeli kimyasallara ve 12 yaşında mankenlik kariyerine başlayan bir genç kızın (hatta çocuğun diyebiliriz) yaşadıklarına dikkati çekiyormuş. Yönetmen 200 kadınla röportaj yapmış ve bu kadınlardan sadece 2 si kendisinin güzel olduğunu düşünüyormuş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
Nip-tuck ı yayınlayan Tv kanalı FX in 3000 bayan izleyicisi oy verdi ve bayan Osbourne, estetik kraliçesi seçildi. Ozzy Osbourne un eşi olan Sharon Osbourne, daha önce yüz germe, meme estetiği, yağ aldırma, karın germe gibi bir çok ameliyat geçirdiğini ve bu uğurda 600.000 dolar harcadığını söylemişti.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
HASTALAR EN ÇOK KİMLERE BENZEMEK İSTİYOR? (25.03.2008)
Haber yurtdışı kaynaklı ama adı geçen ünlüler tanıdık. Anlaşılan tüm dünyada en çok beğenilen çift Angelina Jolie, Brad Pitt çifti. Amerika birleşik devletlerinde, hastaların estetik ameliyat olurken en sık örnek gösterdikleri ünlüler Pitt-Jolie çifti imiş. Hastalar tarafından örnek gösterilen ünlüleri şöyle sıralayabiliriz: Angelina Jolie (dudaklar), Julia Roberts (dudaklar), Gisele Bundchen (göğüsler), Britney Spears (göğüsler), Pamela Anderson (göğüsler), Jennifer Lopez (kalçalar), Nicole Kidman (burun), Tina Turner (bacaklar), Sharon Stone (bacaklar), Cameron diaz (bacaklar), Brad Pitt (karın, kalça ve burun), Matthew McConaughey (karın), George Clooney (burun), Arnold Schwarzenegger (göğüs), Mel Gibson (kalça), Ricky Martin (kalça)..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
AĞRI KESİCİ KATKILI DOLGU MADDESİ PREVELLE SILK, FDA ONAYI ALDI (24.03.2008)
Amerikan Mentor firmasının ürünü olan hyaluronik asit içeren dolgu maddesi Prevelle silk, FDA onayını aldı. Ürünün özelliği, ağrı kesici bir madde olan Lidokain içermesi, böylece enjeksiyonların daha az ağrılı olması.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
WANTED! BOTOX KAÇAKLARI ARANIYOR! (24.03.2008)
Amerika birleşik devletlerinde her geçen gün yeni bir estetik kaçağı haberi duyuluyor. Haberlere göre bazı bayanlar botox, dolgu, lazer epilasyon gibi uygulamaları yaptırıp, ücreti ödemeden kaçıyorlar. Bu haberler son zamanlarda o kadar artmış ki, basın bu kişilere botox kaçakları adını takmış. Bu haberlerden bazıları şöyle: 12 mart 2008, orta yaşlı bir bayan, botox ve dolgu uygulamalarından sonra önemli bir telefon görüşmesi yapacağını ve hemen döneceğini söyleyerek Reno kentindeki Genesis Medical Spa yı terkediyor; 1300 dolardan fazla tutan faturayı ödemeden tabii. Bir daha da geri dönmüyor. Aynı bayanın bundan 4 sene önce de Renovation spa merkezinde 1500 dolarlık faturayı, 2007 yılında da 150 dolarlık faturayı ödemeden kaçtığı ortaya çıkıyor.
Şubat 2008 de Houston da bir klinikte, iyi giyimli bir bayan botox uygulamalarının ve aldığı kozmetik ürünlerin ücretini ödemeden tüyüyor. Ödenmeyen faturanın 2600 dolar olduğu söyleniyor.
Şubat 2008 de Phoenix de bir bayan özel bir spa merkezini, botox ve diğer kozmetik uygulamaları yaptırdıktan sonra ücreti ödemeden terkediyor. Ödenmeyen fatura 2600 dolardan fazla.
2007 yazında iki ayrı bayan, bir spa merkezini peşi peşine 2275 ve 1000 dolar dolandırıyorlar. Bu kaçaklardan hiç biri henüz yakalanamamış, fakat artık bu olayların sıklaşması üzerine estetik ve spa merkezleri önlem almaya başlamışlar.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
FİLM GİBİ BİR OLAY! (12.03.2008)
Olay film gibi ama benzeri şeylerin ülkemizde de yaşandığını, hatta bizzat benim başıma da geldiğini belirteyim. Benzeri bir olay başıma geldiği için bu haber bana çok enteresan geldi. Dr. Behnaz Yazdanfar, Kanada, Toronto da çalışan bir aile hekimi; cerrah değil ama aldığı bazı cerrahi kursları sonucu estetik ameliyatlar yapıyor imiş. Sanırım Kanada da kanunlar bu konularda biraz gevşek, çünkü cerrah olmayan bir hekimin, kurs alarak estetik ameliyat yapabilmesi korkunç bir şey. Dr. Behnaz Yazdanfar ın işleri çok iyi iken bir meslektaşı yüzünden hasta sayısında ani bir düşüş olduğunu farkediyor. Bunun üzerine, hasta sayısındaki düşüşten sorumlu olduğunu düşündüğü meslektaşı Dr. Sean Rice a, casusluk yapmak üzere meme estetiği isteyen bir hastaymış rolü yapan bir bayan gönderiyor. Bu bayan Dr. Sean Rice a hasta gibi gidiyor, muayene oluyor ve herşeyi, tüm konuşmayı kaydediyor. Bu muayene sırasında -iddiaya göre- Dr. Sean Rice, Dr. Behnaz Yazdanfar hakkında karalayıcı sözler söylüyor. Bu casusluğu takiben Dr. Behnaz Yazdanfar, kayıtları delil olarak göstererek Dr. Sean Rice hakkında $300,000 tazminat isteyerek dava açıyor. Bunun üzerine Dr. Sean Rice, Dr. Behnaz Yazdanfar ı, Ontario plastik cerrahi derneği, Kanada plastik cerrahi derneği ve Kanada estetik cerrahi derneğine şikayet ediyor ve etik kurula sevkedilmesini istiyor. Diğer taraftan Dr. Behnaz Yazdanfar ın aslında bir aile hekimi olduğunu ve cerrahi ameliyatları sadece aldığı bir kurs sayesinde gerçekleştirdiğini hatırlatmalıyım (zaten kendi web sitesinde de bunu açıkça yazmış). Önemli bir ayrıntı da Dr. Behnaz Yazdanfar ın ölen bir hastası sebebiyle zaten bir soruşturma geçiriyor olması. Krista Stryland adındaki 32 yaşındaki emlakçı bir bayan, Dr. Behnaz Yazdanfar ın yaptığı bir liposuction ameliyatı sonrası hayatını kaybetmiş. Toronta da çalışan ve yukarıda adı geçen üç derneğe de üye olan bir plastik cerrah olan Dr. Michael Weinberg, böyle bir olay daha önce Torontada yaşanmadı diyor. Olay gerçekten ilginç ve Amerika ve Kanada medyası bu olaydaki gelişmeleri takip edecek gibi görünüyor. Olayın aslında 2 yönü var. Bir bayanı, casus olarak başka bir doktora göndermek (hatta bayanın yukarıdaki olaydaki gibi meme büyütme ameliyatı istediğini söyleyerek muayene olması..), konuşmaları kaydettirmek etik olmayabilir; ama bilinen ve sıkça uygulanan bir pazar araştırması yöntemidir. Bu yönteme GİZLİ MÜŞTERİ deniyor. Bu yöntemde, casus olan kişi müşteri gibi rakip firmaya gidiyor ve firmanın çalışma şekli, ürünlerinin özellikleri yada mağazanın dekorasyonu gibi konularda bilgi ediniyor. Hatta bu konuda web siteleri bile var, işte size bir kaç örnek: Gizli müşteri Trio Plus value Piramit danışmanlık Yukarıdaki linklerden gizli müşteri uygulaması hakkında bilgi alabilirsiniz. Haberin en başında benzer bir olayın benim başıma da geldiğini yazmıştım. Bu olay uzun bir zaman önce oldu. Bir bayan (not: güzellik uzmanı olduğunu söylemişti) burun estetiği olmak istediğini söyleyerek hastanemize geldi ve muayene oldu. Resimlerini aldım, bilgisayarda bir çalışma yaptım. Fakat bayan hiç doğal değildi ve fena halde kötü bir oyuncu idi. Belki de bir sinema fanatiği olduğumdan kötü bir oyuncuyu, rol yapanı (daha doğrusu yapamayanı) anlayabiliyorum. Hatta hiç unutmuyorum, fena halde Gülben Ergen i taklit ediyordu. Bu bayan ameliyat günü aldı ve gitti. Hiç bir hasta beni bu kadar rahatsız etmemişti, kesinlikle rol yapıyordu. Bende hiç yapmadığım bir şeyi yaptım ve akşam bu bayanın adını Google da aradım (en basit araştırma!). Tahmin ettiğim gibi çıkmıştı: bu bayan bir figürandı ve dizilerde figüranlık yapıyordu. Resimleri ve kayıtlı olduğu ajansın web sayfası hala bende saklıdır (şu an o ajansda kayıtlı görünmüyor). Ameliyat günü gelmedi tabii ki (gelmeyeceğini tahmin etmiştim).. Tamamen benim paranoyam da olabilir bu olay tabii ki.. Ama diğer meslektaşlarımdan da buna benzer hikayeler dinledim daha önce.. Ayrıca bence bu bayanın gizli müşteri olduğunun bir kanıtı da var: Hiç bir oyuncu burun estetiği olmak için bir plastik cerraha başvurduğunda, mesleğinin oyunculuk olduğunu gizlemez. Mesleği itibarıyla burnunun görünümü çok önemlidir ve ameliyatın planlanışında, yapılmasında ayrı bir özen istediği için mutlaka doktoruna, oyuncu olduğunu, hayatını görünüşü ile kazandığını söyler. Ünlü birisi ise zaten bilirsiniz, ismini henüz duyurmamış bir şarkıcı yada oyuncu ise mutlaka işinden doktoruna bahseder. Bu gibi gizli müşteri şeklinde casusluğun ülkemizde sıkça uygulandığını düşünüyorum. Her ne kadar Kanada daki doktorlar böyle bir şey daha önce duymadık dese de, bu bilinen bir pazar araştırması yöntemi. Haberin ayrıntısı için tıklayınız, Dr. Behnaz Yazdanfar ın kliniğinin web sitesine gitmek için tıklayınız.
ANTİKA PROTEZLER SERGİSİ (12.03.2008)
Chicago da bulunan çok enteresan bir müze var: International Museum of Surgical Science (uluslararası cerrahi bilimler müzesi). Burada yeni başlayan bir sergi çok enteresan ve bu yüzden yurtdışında haberlere konu olmuş. Sergide sergilenenler eski çağlara ait, arkeolojik kazılarda bulunmuş protezler. Buna benzer bir haberi daha önce bu sayfalarda vermiştim. Bulunan en eski protez, mısıra ait, tahtadan yapılmış bir ayak başparmağı protezi idi. Bu sergideki protezler de tahtadan yapılma, ve çoğunlukla hala iş görebilecek durumdaymış.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız, müzenin web sitesine gitmek için tıklayınız.
TÜM DÜNYAYI ETKİLEYEN EKONOMİK ÇALKANTIYA RAĞMEN AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNDE ESTETİK GİRİŞİMLERDE ARTIŞ VAR (12.03.2008)
Ekonomik çalkantılar estetik cerrahları etkilememişe benziyor. Amerikan plastik cerrahi derneğinin her sene yayınladığı istatistiklere göre son 5 yılda karın germe ve kalça kaldırma ameliyatları 200%, bacak ve kol germe ameliyatları 400% artış göstermiş. Bu ameliyatlardaki artışın sebebinin son yıllarda artan zayıflama ameliyatları (mide bantı, mide balonu ve mide-barsaklara yapılan zayıflatıcı ameliyatlar) olduğu düşünülüyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
BİR ESTETİK CERRAHİ FORUM SİTESİ VE BİR ESTETİK KLİNİĞİ KARŞILIKLI OLARAK BİRBİRLERİNDEN DAVACI OLDU (11.03.2008)
www.realself.com, hastalar için son derece faydalı bir forum sitesi. Burada ameliyat olmuş kişiler tecrübelerini yazıyor, kullandıkları ürünlerden bahsediyor, birbirlerine klinik ve doktor tavsiye ediyor. Forum sayfaları gerçekten bilgi yüklü. Burada yayınlanan bazı kötü eleştiriler Lifestyle Lift adlı yeni bir yüz germe tekniği geliştirdiklerini iddia eden bir kliniği rahatsız etmiş. Forumda yazan hastaların büyük çoğunluğu bu yöntemi faydasız bulduklarını yazmış. Bu sebeple Lifestyle Lift kliniği, www.realself.com a, isimlerini izinsiz kullandıkları ve haklarında kötü progaganda yaptıkları gerekçesiyle dava açmış. Aynı şekilde www.realself.com da, bu kliniği web sitelerinde astroturfing yaptıkları iddiası ile dava etmiş. Bu terimin sanırım bir Türkçe karşılığı yok ve ben de ilk kez duyuyorum astroturfing terimini. Astroturfing, başkasıymış gibi mail, mesaj atıp kendini övmek anlamına geliyormuş. Yani www.realself.com un iddiasına göre foruma Lifestyle Lift hakkında yazılan övücü mailleri aslında Lifestyle Lift kliniği bizzat kendileri atmış; ki bu da forumun kullanıcılarını yanıltmak oluyor. Dava sonucu merakla bekleniyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız, lifestyle lift için tıklayınız, www.realself.com için tıklayınız.
Aşağıdaki resimler Bizarre Magazine dergisinden alınmış. Yurtdışında bir çok ülkede nerede ise bir din, bir tarikat haline gelen dövme ile ilgili bir haber. Bazı erkek dövme meraklıları, dövme uğruna meme uçlarını aldırıyormuş. Sebep ise meme ucunun dövme desenini bozması imiş. Gövdeye çizilen desen kesintisiz olsun, deseni bozan herhangi bir çıkıntı olmasın diyerek meme uçlarını ameliyatla aldırıyorlarmış. İnanılmaz ama gerçek..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
Amerika da bir hastane (San Francisco yakınlarında, San Mateo da bulunan ve bir katolik hastanesi olan Seton Medical Center), meme büyütme ameliyatı olmak isteyen bir transeksüelin (Charlene Hastings) bu isteğini dini sebeplerle reddetti. Hasta tarafından dava edilen hastane yönetimi ise bir basın duyurusu yayınlayarak hastanın bu durumda hastaneyi dava etme hakkının olmadığını, hastanelerinin dini esaslara göre çalıştığını ve hastanelerinde böyle bir ameliyata izin vermeyeceklerini duyurdular. Benim yorumum: Amerika, Malezya olmuş!..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
OH MY GOD! MAYKIL YİNE ESTETİK OLMUŞ! (09.03.2008)
Michael Jackson, Las Vegas ta, ünlü kitap mağazası Barnes and Noble dan çıkarken dudakları ve çenesinde pansumanlarla gazetecilere yakalanmış. Bunca estetik ameliyattan sonra hala ne ameliyatını yaptırdığı merak ediliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
NEW YORK DA MUAYENEHANEDE YAPILAN UYGULAMALARA KANUNİ DÜZENLEMELER GETİRİLİYOR (09.03.2008)
Amerikada bir çok ameliyat muayenehanede yapılabiliyor. Ameliyat derken yüz germe, karın germe gibi ameliyatları kastediyorum. Bu ameliyatlar muayenehanede yapılabiliyor ama orada muayenehane standartları oldukça yüksek. Bu ameliyatları muayenehanede yapabilmek için muayenehanenize gerçek bir ameliyathane kurmalısınız ve sürekli çalışan bir anestezi uzmanınız olmalı. Bu gibi şartları yerine getirdiğinizde devlet size ameliyatları muayenenizde yapabilmenize imkan tanıyor. Burada aksayan nokta ise oluşan komplikasyonları genellikle sağlık müdürlüklerine bildirilmemesi. Şimdi bu konuda bazı yeni kanunlar çıkartılıyor ve ilaç yan etkilerinin, muayenede gerçekleştirilen ameliyatlar sonucu oluşan komplikasyonların tümünün bildirilmesi zorunlu kılınıyor. Bu kanun 14 ocak 2008 de yürülüğe girdi. 2009 dan itibaren ise muayeneler için ulusal bir sağlık kuruluşundan ayrı bir akreditasyon almak gerekecekmiş. Diş hekimleri, podiatristler ve göz doktorları bu kanun kapsamı dışında bırakılmış. Dünyadan bu tip haberleri sitemde niye verdiğimi sormayınız (bizi ilgilendiren haberler değil diyen çıkabilir). Ülkemizde en iyiye ulaşabilmek için dünyada neler yapılıyor bilmek lazım.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
HASTA ÖLÜMLERİ SONUNDA UZMANLIK BELGESİ İPTAL EDİLDİ (09.03.2008)
Manhattan da çalışan bir plastik cerrah olan Dr. Michael Sachs ın uzmanlık belgesi iptal edildi. Son 10 yıl içinde 27 malpraktis davası açılan, ihmal sonucu 4 hastası ölen, sonunda da uzmanlık belgesini kaybeden doktorun temyiz yolunun kapalı olduğu söyleniyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
İRİ GÖĞÜSLÜ KADINLARIN ŞEKER HASTALIĞINA YAKALANMA RİSKLERİNİN DAHA YÜKSEK OLABİLECEĞİ BİLDİRİLDİ (09.03.2008)
Harvard ve Toronto üniversitelerinde yapılan bir çalışmaya göre, iri göğüslere sahip bayanların şeker hastalığına yakalanma ihtimalleri, göğüsleri küçük olan bayanlarınkine göre daha yüksek. Yapılan çalışma, Nurses' Health Study başlığı ile Canadian Medical Association Journal dergisinde makale olarak yayınlanmış. Yapılan çalışmaya 92,106 bayan gönüllü katılmış. Bu bayanlardan 20 yaşlarında kullandıkları sütyen numarasını belirtmeleri istenmiş. 20 yaşında D+ sütyen kullanan bayanlarda tip 1 diyabet e yakalanma riskinin 3 kat fazla olduğu görülmüş. Ayrıca B yada C cup sütyen giyen bayanlardaki diyabet riskinin de A cup giyenlerden daha yüksek olduğu görülmüş. Tabii ki diyabet riskinin sadece sütyen numarasaına göre belirlenemeyeceğini, başka bir çok faktöründe (yaş, kilo, ek hastalıklar, genetik yatkınlık) göz önüne alınması gerekiği bildirilmiş.
Bu haberden şunu çıkarabiliriz: EN İYİSİ KÜÇÜK GÖĞÜSLERE SAHİP OLUP SİLİKON İLE BÜYÜTMEK! Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
TÜRKİYE MALEZYA OLUR MU? (08.03.2008)
Hep söylendi durdu, Türkiye Malezya olur mu diye.. Bu haber Malezya dan.. Malezya da güzellik merkezlerinin isimleri başında ESTETİK kelimesinin kullanılması yasaklanıyor. Aynı uygulama, ne hikmetse, aynı anda ülkemizde de uygulamaya konuyor. Belki araştırsak Malezya ile ülkemizde yapılan kanuni değişiklikler arasında başka paralellikler de buluruz. Bu konuyu araştırmayı gazetecilere bırakıyorum. İleride Malezya olur muyuz? Bilmem ama bu haber aklınızda bulunsun diye yazdım.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
Los Angeles da yaşayan latin kökenli Amerikalılara hitap eden bir dergi olan Ciudad adlı bir dergiye göre Latin amerikalılar eskiye göre daha çok estetik olmak üzere bıçak altına yatıyor. 2000 yılında tüm Amerika da, estetik ameliyat olan kişilerin sadece 5% i latin kökenli iken, bu oran artık 8% e çıkmış durumda. Fakat şöyle bir durum var, aslında tüm estetik hasta popülasyonunun 22% latin kökenli iken, yapılan estetik ameliyatlarda latin kökenlilerin oranı 8%; yani latin kökenli olmayan kişiler birden fazla estetik ameliyat oluyor, latin kökenliler ise genellikle tek ameliyatla yetiniyorlar.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
LÜBNAN BEYRUTTA BİR BANKANIN VERDİĞİ ESTETİK AMELİYAT KREDİSİ TÜM DÜNYAYA ÖRNEK OLUYOR (07.03.2008)
Habere göre 15 yıl süren savaşın ardından Lübnan artık arap dünyasının estetik merkezi olmuş durumda. Ülkedeki 200 kadar plastik cerrah, her yıl en basit botox enjeksiyonundan en komplike yüz germe ameliyatına kadar 1.5 milyon estetik girişime imza atıyor. Yirmi yıl önce plastik cerrahlar 90% oranında rekonstrüktif ameliyatlar yaparken, artık bu oran değişmiş ve yapılan ameliyatların 90% ı estetik, 10% u rekonstrüktif ameliyat olmuş. Geçtiğimiz senenin 2. yarısında First National Bank ın başlattığı estetik ameliyat kredisi bu sebeple çok fazla ilgi görüyor imiş. Bu krediye olan ilgi her ay 30% oranında artınca, 2 rakip banka daha estetik ameliyat kredisi vermeye başlamış. First National Bank ın pazarlama müdürü George Nasr, artık güzelliğin bir lüks olmadığını söylüyor; herkes güzel olabilir! Aslında banka bu krediyi 2006 yılında kullanıma sunacakmış fakat İsrail ve hizbullah arasındaki çatışmalar yüzünden bölge sıcak olduğundan 1.5 sene ertelemişler. Güzellik kredisi 3000-5000 dolar civarında bir meblağ olarak veriliyor ve geri ödemesi 2-3 yıla yayılıyor. Krediyi alan kişinin mutlaka bir mesleği yada sabit bir geliri olması gerekiyor. Bu kredinin reklamını sağda görüyorsunuz.
Daha önce bu haberi 2 kez vermiştim bu sayfada ve artık ülkemizdeki bankalarında böyle güzellik kredisi vermelerini istediğimizi yazmıştım. Bir şeyi 40 defa söylersen olurmuş diyor ve bu haberi -bu kez ayrıntılı bir şekilde- 3. kez yayınlıyorum.
ARTIK TÜRKİYE DE DE GÜZELLİK KREDİSİ VERİLSİN! BANKACILARIMIZIN BU KONUDA ÇALIŞMALARA EN KISA SÜREDE BAŞLAMASINI DİLİYORUM.. Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
FDA, EVDE KULLANILABİLECEK İLK LAZER EPİLASYON CİHAZINA ONAY VERDİ: TRIA FDA ONAYINI ALDI (07.03.2008)
TRİA adlı, evde kullanılmak üzere geliştirilmiş, epilasyon amacı ile kullanılan bir el cihazı evde epilasyon amaçlı kullanımı için FDA onayı aldı. Cihaz aslen bir Diode lazer olmasına rağmen evde kullanımı bazı tedbirler ile güvenli hale getirilmiş. Örneğin cihazın özel bir kilitleme mekanizması bulunuyor, ayrıca cihaz yalnızca cildinize yakınken çalışıyor; bu sayede boşa (göze doğru mesela) ışın vermiyor. Bu güvenlik tedbirleri sayesinde ışından korunmak için özel gözlük kullanmaya da gerek kalmıyor. Bu cihazın sadece boyundan aşağı kısımlarda kullanım için geliştirildiği, beyaz-gri-sarı ve kızıl tüylere etkisiz olduğu ve çok koyu tenli kişiler için uygun olmadığı belirtiliyor. Daha geniş açıklama aşağıdaki videoda ve linkte..
FDA, CİLT GENÇLEŞTİRME AMACIYLA EVDE KULLANILABİLECEK BİR LED IŞIK ÜNİTESİNE ONAY VERDİ: GENTLEWAVES (07.03.2008)
Light BioScience firmasının bir ürünü olan GentleWaves, aslında cilt kırışıklıklarını giderme ve cilt gençleştirme amacı ile kullanılan bir LED (light emitting diode) ışık cihazı. Bu cihazın farkı, bir doktor tavsiyesi yada mevcudiyeti olmadan evde kullanılabilecek bir cihaz olması. FDA, bu cihazın, şu an sadece göz çevresi kırışıklıklarına karşı kullanılmasını onaylamış. Bu cihazın FDA onaylı ilk evde kullanılabilir LED cihazı olduğu belirtiliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
EMK Plasental adlı güzellik ürünleri plasenta dokusu içeriyor. Bu ürünlerin plasenta dokusu dışında bir çok meyve asiti, kollajen, badem proteinleri gibi ciltte yenilenme yapan çok sayıda madde içerdikleri söyleniyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
AZX100 FAZ I KLİNİK TESTLERİ BAŞLIYOR (07.03.2008)
Yara izleri ve hipertrofik skarların tedavisinde kullanılacak bir ürün olan AZX100 ün faz 1 klinik testlerine başlandığı açıklandı. Bu testlerde ilacın dozajı ve güvenliği, gönüllüler üzerinde test edilecek. Ürün piyasaya çıktığında faklı bir jenerik isimle satılacağı düşünülüyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
BOTOX UN POPÜLERİTESİ AZALIYOR MU? (07.03.2008)
Son bir iki yıl içinde, bazı uygun olmayan toksinlerin kullanımı sonucu ölüm vakalarının yaşanması basına Botox öldürüyor mu? şeklinde yansıyınca Botox un üreticisi olan Allergan firması basın açıklaması yapmak zorunda kalmıştı. Halbuki bazı ölüm olaylarında kullanılan maddenin Arizona TRI firmasına ait botulinum toksin i (botox değil, saf botulinum toksini!) olduğu ortaya çıkmıştı. Buna rağmen basının olayı Botox öldürüyor şeklinde manşet etmiş olması botox uygulamalarına zarar vermiş görünüyor. Amerikan estetik plastik cerrahi derneğinin yaptırdığı bir araştırmaya göre 2007 de Botox kullanımı, 2006 ya göre 15% azaldı. Buna karşın 2007 yılında erkeklerde Botox kullanımı 10% artmiş görünüyor (ki bende bu sene başladım alnıma botox uygulamaya). Bunun yanında, bazı ölüm vakalarının ise botox kullanımı sonucu olduğu, fakat bu vakalarda kullanılan botox un kozmetik amaçlı kullanılmadığı, yutma borusu spastisitesi ve spastik kontraktürler sebebiyle yüksek doz uygulanan vakalar olduğu tespit edilmiş. Objektif düşünürseniz şekerin bile fazlası zararlıdır..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız ve buraya tıklayınız.
DOWN SENDROMLU BİR KİŞİYE ESTETİK YAPILMALI MI, YAPILABİLİR Mİ? (06.03.2008)
İngiltere'de down sendromlu doğan bebeklerinin yüzünü estetik ameliyatla düzeltmek isteyen çift tartışma yarattı. Ülke basınında geniş yer verilen habere göre, Chelsea (33) ile Lauren Kirwan (55) çiftinin iki yıl önce down sendromlu çocukları oldu. Bir süre zihinsel engelli çocukları olduğu için psikolojik yardım alan çift, Ophelia adını verdikleri kızlarıyla doğru iletişim kurmayı öğrendi. Ancak Kirwan çifti, kızlarının geleceği hakkında kaygılanmaya başladı. Estetik cerrah olan baba Lauren, kızının yüzünün görünüşünü değiştirmeye karar verdi. Ophelia'nın birkaç yıl daha büyüdükten sonra ameliyat edilebileceğini söyleyen Lauren Kirwan, şöyle konuştu: "İleride o ve onun gibilerin, çevrelerinde sırf yüzlerine bakılarak değerlendirilmelerini istemiyorum. Gözlerinin eğikliğini, basık burnunu ardından da kalın boynunu ve dudaklarını düzeltmeyi planlıyorum." Daily Mail gazetesiyse, "Down sendromlu kızımızı bizim gibi güzel yapmak için estetik ameliyata başvurmak zorunda mıyız?" başlığı ile tartışmayı kitlelere taşıdı.
CERRAHLAR GÜNÜMÜZDE BİLGİSAYAR OYUNLARI İLE PRATİK YAPIYOR (05.03.2008)
Günümüzde artık bir çok ameliyat özel cihazlar yardımıyla endoskopik olarak yapılmakta. Bu da, ameliyatı yapan cerrahın ileri derecede el-göz koordinasyonuna sahip olmasını gerektiriyor. El-göz koordinasyonunu en iyi geliştiren yöntemlerden birisi ise bilgisayar oyunları; çünkü bilgisayar oyunlarının büyük çoğunluğu reflekslerinizin ve ellerinizin hızlı olmasını gerektiriyor. Amerika birleşik devletlerinde de artık cerrahlar boş vakitlerinde el becerilerini artırmak için bilgisayar oyunları oynuyorlar. Bu değişik bir deneyim; çünkü klasik ameliyat yaparken gözleriniz ellerinizde olur ve ameliyatı bu şekilde yaparsınız. Endoskopik ameliyatlarda ise elleriniz ameliyatı yaparken, gözleriniz monitörde oluyor. Bu yeteneği en güzel geliştirme yöntemlerinden biri, tabii ki bilgisayar oyunlarında pratik yapmak. Video da röportaj yapılan cerrahın Star Wars Racer oyununu oynadığını göreceksiniz. Oldukça hızlı bir oyundur; Pod yarışlarına katılıyorsunuz ve kazandıkça daha hızlı Pod alabiliyorsunuz yada kendi yarış Pod unuzu upgrade ediyorsunuz. Nereden mi biliyorum? Star wars Racer ı yıllar önce bende bitirmiştim (eski bir oyundur).. Hala da çok sevdiğim oyunlardandır..
UZAY TURİZMİ BAŞLIYOR, AMA SİLİKON PROTEZLİLER KABUL EDİLMİYOR (05.03.2008)
Dünyanın en zengin insanlarından, Virgin megastore, Virgin airlines gibi bir çok büyük şirketin sahibi Sir Richard Branson un uzay turizmi firması Virgin Galactic, bir kaç yıl içinde uzaya turist taşımaya başlayacak; yalnız malesef göğüslerinde silikon implant olan bayan müşterilerin kabul edilmeyeceği açıklandı. Her ne kadar silikon implantların, insanların yaşayamayacağı kadar yüksek ve alçak basınçlarda patlamadığı ve güvenli oldukları gösterilmiş olsa da, firma tarafından uzayda tam olarak neler olacağını öngöremediklerinden böyle bir yasak koydukları açıklandı.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız. Virgin galactic resmi web sitesine gitmek için tıklayınız.
DÜNYANIN EN ESTETİK YARA İZLERİ! (04.03.2008)
Bu insanlar yara izlerinden kurtulmak istemiyorlar, tam tersine sırtlarına, kollarına, bacaklarına yara izi yaptırıyorlar! İnsanoğlu gerçekten çok tuhaf! Yurtdışında bazı ekstrem sanatçıların, dövme ve piercing olayını aşıp, vücut modifikasyonu yaptıklarını daha önce yazmıştım (vücut modifikasyonu sayfasına bakınız). Bu ekstrem vücut sanatlarından biri de skarifikasyon denen ve yara izlerini birer sanat eserine dönüştüren yöntem. Skarifikasyonda, vücudun istenen bir bölgesine bir desen çiziliyor; daha sonra bu desen üzerindeki derinin üst katmanı yüzeyel olarak kesilerek atılıyor (resmen o bölgedeki deri yüzülüyor). Bu yara daha sonra kendi haline iyileşmeye bırakılıyor ve sonunda başlangıçta çizilen desen şeklinde bir kırmızı bir yara izi kalıyor. Bu işlem aslında yeni bulunmuş bir şey değil, kızılderililerin yada bazı Afrika kabilelerinin yıllar önce uyguladıkları bir şey. Aşağıya bir kaç örnek koyuyorum, bir de bir skarifikasyonun yapılış aşamalarını (görüntüler oldukça kanlı olduğu için sansürleyerek) koyuyorum...
Aşağıda bu acaip sanatın en güzel örneklerini görüyorsunuz. Bu resimler www.scarwars.net sitesinden alındı.
Aşağıda bir skarifikasyonun yapılış aşamalarını görebilirsiniz.
Sırta desen çiziliyor ve çizilen desen üzerindeki cildin üst katmanı soyuluyor. Dikkat ederseniz bu işlemi bir dövme-piercing ustası yapıyor. Ayrıca sterilizasyon, sadece o bölgeyi dezenfektanla silmekten ibaret.
Deseni oluşturan cilt kısımları resmen yüzülüyor.
Çıkarılan cilt kısımları ve bistüriler.
Desen, hemen uygulamadan sonra yara şeklinde görülüyor.
Zamanla bu desen şeklindeki yara iyileşmeye başlıyor.
Yara iyileştikçe önce kızarıyor, sonra aylar, yıllar içinde rengi soluyor ve pembe bir iz halini alıyor..
Bu iz artık kalıcıdır, silinemez, yalnız yıllar içinde rengi solacaktır.
Bu resimler www.bmezine.com sitesinden alındı.
Kendimden utanıyorum sayın ziyaretçilerim. Böyle bir haber başlığı da attım ya, sonunda iyice Tan gazetesine döndü güzelim ciddi ve bilimsel web sitem! Ama bu haber bir estetik cerrahi sitesinde olmayacak ta nerede olacak? Haberin içinde hem göğüs estetiği, hem silikon, hem de dövme geçiyor! Kanada da bir erkek dövme meraklısı, bacağındaki kadın figürü şeklindeki dövmesine silikon implant taktırarak dövmenin göğüslerini büyütmüş. Üç boyutlu dövme yeni bir fikir değil (daha önce bu sayfalarda kollara yapılan braille alfabesi şeklindeki kabartma implantları hatırlatırım) ama kadın figürüne silikon taktırmak cidden muzipçe bir fikir.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
HOLLYWOOD DA EN SON MODA: SAHTE MEME UCU (04.03.2008)
Bana çok abartılı gelse de Hollywood da son moda bu imiş; silikondan sahte meme ucu. Ne işe yarıyor derseniz, giydiğiniz elbise altından (kazak bile giyseniz) meme uçları çıkıntılı hale geliyor ve elbise üzerinde iki küçük (bence çok abartılı) meme ucu beliriyor. Çok küçük meme uçları olan bayanlara ufak bir ameliyat ile daha iri meme uçları yapılabiliyor ama bu da çok abartılı olmuş; üstelikte sahte. Sahte meme uçları değişik cilt renklerinde ve ebatlarda mevcut imiş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
BAZI KADINLARDA G NOKTASININ OLMADIĞI BİLDİRİLDİ (24.02.2008)
Bir efsanenin varlığı kanıtlandı. Kadınların orgazm olmasını sağlayan G-noktası gerçekten var. G-noktasının fotoğrafını çeken İtalyan Prof. Dr. Emmanuele Jannini, “Orgazm olan ve olamayan kadınların ekografillerini çektim. Orgazm olan kadınların vajina ile idrar yolu arasındaki ayrım duvarı daha geniş. Orgazm yaşayamayanlarda tam tersi. Yani bazı kadınlarda G-noktası yok” dedi.
Op. Dr. Oytun İdil in notu: Yukarıda bahsedilen haberi biraz açayım. Prof. Dr. Emmanuele Jannini, kısaca şöyle demiş: vajina ve idrar yolunu ayıran doku, orgazm olamayan kadınlarda çok ince, olabilenlerde ise daha kalın. Yani vajina iç ön yüzdeki doku ince ise orgazm yaşama imkanı daha az oluyor. Bu bölgeye yapılan dolgu maddesi uygulamasına G-shot deniyor. Bu bölgeye dolgu maddesi enjekte ediliyor ve böylece buranın, vajina iç yüze daha çıkıntılı olması sağlanıyor; böylece cinsel birleşme sırasında erojen olan bu bölge daha kolay uyarılıyor. Bu açıdan bakılırsa haber gerçekten çok mantıklı. G-shot uygulaması hakkında daha geniş bilgi için tıklayınız.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız (haber akşam gazetesinden alındı).
NİĞDE Üniversitesi’nin çeşitli fakültelerinde eğitim gören 6 kız öğrenci güzelleşmek için bitki otlarını karıştırıp, yüzlerine sürünce hastanelik oldular. Dün akşam Niğde Bor karayolu üzerindeki TOKİ konutlarında kalan üniversite öğrencileri Nihal O. (21), Türkan K. (24) Öznur E. (22) Burcu K. (23) Sinem D. (23) ve Hilal Ç. (24) cilt bakımı yapmak için satın aldıkları bir çok bitkisel otu karıştırdı. Öğrenci kızlar, elde ettikleri karışımı yüzlerine sürüp beklemeye başladı. Bir süre sonra öğrenciler, baş ağrısı ve mide bulantısı şikayetiyle rahatsızlandı. Yüzlerini yıkayan kızlar, kusmaya başlayınca bir taksi ile Niğde Devlet Hastanesi’ne geldi. Acil Serviste müdahale edilen kızlara oksijen tedavisi uygulandı. Karıştırdıkları bitkisel otlardan zehirlenmiş olabileceği belirtilen kız öğrenciler, tedavilerinin ardından taburcu edildi.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız (haber Hürriyet gazetesinden alındı).
CHEVROLET İN ESTETİK CERRAHİYİ Tİ YE ALAN REKLAMI (21.02.2008)
Chevrolet otomobil reklamları estetik cerrahi ile hafiften dalga geçiyor ve mesajını veriyor: Otomobilinizi yetkili servisler dışında servislere götürmeyin. Resimler tabii ki photoshop ile rötuşlanmış. Resimlerin üzerinde yazan yazı şu şekilde: Asıl yapan kişi tamir etmiyorsa muhtemelen işe yaramayacaktır (çalışmayacaktır). Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
TÜRK CERRAHLARIN BÜYÜK BAŞARISI (15.02.2008)
10-13 Şubat 2008 tarihleri arasında Melbourne'da 19. ISAPS
2008 Dünya Kongresi gerçekleştirildi. Dünya çapındaki bu kongreye kabul edilen bildiri sayısı, ülkelere göre şöyle: A.B.D. 50 bildiri
Türkiye 31 bildiri,
Brezilya 22 bildiri,
Çin 21 bildiri,
Japonya 17 bildiri,
Almanya 16 bildiri,
Avustralya 14 bildiri,
Birleşik Krallık 11 bildiri,
İtalya 11 bildiri,
Kore 11 bildiri,
İran 11 bildiri,
Tayvan 10 bildiri... Bu uluslararası kongrede yaklaşık 350 bildirinin katıldığı en iyi bildiri yarışmasında ödül alan 3 bildiriden ikisi Türk cerrahlara ait idi. "Shuttle
lifting of the face: A percutaneous purse string suture suspension
method for facial rejuvenation" isimli çalışması ile meslektaşımız Op. Dr. Tunç Tiryaki ve "Exploring desires of plastic surgery patients from a
sociological perspective" isimli çalışmaları ile Dr. Berna
Tari, Dr. Sandikçi, Dr. Ekici ve Dr. Reha Yavuzer ekibi, bu ödülü aldılar. Ödül alan ve bu kongreye katılan meslektaşlarımızı kutluyorum.
ASLINDA VAROLMAYAN YENİ TEKNİKLER: DÜNYADA İLK KEZ UYGULANAN, YENİ, ULTRA, MİKRO, SÜPER, DOĞA ÜSTÜ AMELİYAT TEKNİĞİ GEYİĞİ! (14.02.2008)
Aşağıdaki link e ve habere bir sağlık blog sitesinde rastladım. Siteyi hazırlayan cerrah, hastalarından gelen bazı sorulardan bunalmış. Sorulan sorular hep Facile teknik denen yeni bir ameliyat tekniği üzerine imiş. Sorun ise, aslında böyle bir ameliyat tekniğinin olmaması imiş. Siteyi hazırlayan cerrah aynen şunları yazıyor: Bazı cerrahlar, rakipleri arasından sıyrılmak için, tamamen ticari amaçla, aslında hiç varolmayan bir ameliyat tekniği adı uyduruyorlar ve bunu dünyada ilk kez ve sadece kendilerinin uyguladıklarını duyuruyorlar. Bunu duyan hastalarda bize soruyorlar nedir bu yeni yöntem diye. Okudukları şeyin uydurma olduğunu anlatamıyoruz. Bu tamamen bir aldatmaca. Son zamanlarda hastalar sık sık Facile teknik diye bir teknik soruyorlar. Acısız, kanamazıs yeni bir ameliyat tekniği imiş. Böyle bir şey ne literatürde var, ne klasik kitaplarda! Aldatmacadan başka bir şey değil.
Bu olay sadece Amerika ya özgü değil. Ülkemizde de zaman zaman bu olaylar oluyor. Biri çıkıyor, herkesin bistüri ile yaptığı bir ameliyatı hiç bir avantajı olmamasına rağmen lazerle yapıyor, onun adı yeni bir teknik oluyor; yada bir ameliyatın adına ultra, hiper, super, mikro, makro gibi ekler ekleyip dünyada sadece kendilerinin yaptıkları bir ameliyatmış gibi tanıtıyorlar. Burada hastaların mutlaka uyanık olması ve iyice araştırarak ameliyata karar vermeleri gerekiyor. Tabii ki gerçekten yeni bir şeyler yapanlar var. Gerçeği uyduruktan ayırtetmek kolay değil; en iyisi birden fazla doktora danışmak gibi görünüyor. Yeni ameliyat teknikleri ise ancak bilimsel tıbbi bir dergide yayınlandıktan sonra literatüre geçmiş sayılıyor. Uyduruk Facile yöntemini okumak için tıklayınız.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
EV YAPIMI STRESS TOPU! (26.12.2007)
Bu bence müthiş bir buluş, tamamen insan doğasına uygun ve kesinlikle işe yarayacağını düşünüyorum. Birisi yememiş içmemiş, oturup bunu dizayn etmiş: göğüs şeklinde, jelden oluşan bir stres topu. Hangi erkek, stres atmak için bununla oynamayı istemez. Tek kusuru daha çok erkeklerde işe yarayacak olması (bazı bayanlarda da işe yarayacağını düşünüyorum). Bunu evde nasıl yapabileceğinizi aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız, stres topunun nasıl yapıldığını öğrenmek için tıklayınız.
2008 DE PLASTİK CERRAHİDE BEKLENEN YENİ EĞİLİMLER VE GELİŞMELER (10.01.2007)
Boston üniversitesi tıp fakültesi ve tıp merkezi, plastik cerrahi bölüm başkanı olan doktor Jeffrey Spiegel, plastik cerrahide 2008 yılı içinde göreceğimiz yenilikleri ve beklenen trendleri açıklamış. Madde madde sıralarsak, doktor Jeffrey Spiegel in 2008 hakkındaki beklentileri şunlar (verdiği röportajdan, kendi ağzından..):
Pahalı ve fazla bir değişim sağlamayan endoskopik tekniklere eskisi kadar rağbet edilmeyecek. Klasik yöntemlere dönüş olacak. Açık teknikle yüz germe, alıngerme artarken, endoskopik ameliyatlar azalacak.
Yeni ve daha etkili dolgu maddeleri piyasaya çıkacak. Gün geçtikçe insanlar daha hızlı uygulanan ve etkili olan yöntemlerin peşinde oluyor; bu dolgu maddeleriile hem hızlı uygulama, hem iyileşme döneminin kısa olması (bir kaç saat), hem de iyi bir sonuç elde edip bunu uzun süre korumak (1 sene kadar) mümkün olacak.
Lazer teknolojisi gelişmeye ve bizi şaşırtmaya devam edecek. Bugüne kadar lazer ışınının kullanımı ile ilgili gelişimlere şahit olduk (özel filtreler sayesinde geliştirilen Fraxel, pixel, mozaic gibi lazerler..), bundan sonra lazerlerin cilde penetrasyonu ve cilt altı kullanımı ile ilgili gelişmeler olmasını bekliyoruz. Örneğin smart lipo gibi cihazlar bu gelişimlerin bir parçasıdır.
İple asma, ataçlama gibi Aptos teknikleri artık daha az yapılmaya başlandı; çünkü bu işlemlerin yeteri kadar iyi sonuç vermediği, konulan iplerin zamanla dışarı çıktığı, etkinin kısa sürdüğü görüldü. Ayrıca uygulamanın da hiçte bahsedildiği gibi basit bir uygulama olmadığını hastalar gördü.
Radyofrekans teknolojisini kullanan bazı güzellik cihazlarının ve bazı yeni lazer sistemlerinin hastalarda hayal kırıklığı yarattığını ve önümüzdeki yıl içinde bu cihazların kullanımının gitgide azalacağını düşündüyorum. Hayal kırıklığının sebebi, bu cihazlarla yapılan uygulamaların pahalı olması, buna karşın elde edilen sonuçtan hastaların büyük bir kısmının (50%) memnun olmaması.
Bende yeri gelmişken kendi öngörülerimi size aktarayım. Kristal küremden görebildiğim kadarıyla... Dünya ekonomisinde yaşanan çalkantının estetik turizmini canlandıracağını düşünüyorum. Gelişmiş ülkelerden, gelişmekte olan ülkelere doğru estetik turizmi daha da canlanabilir. Ülkemize hem batıdan hem doğudan yabancı hasta akışı artabilir.
Botox a çok ciddi rakip ürünler piyasaya çıkacak. Bu ürünler daha çabuk etki edeceği (hemen sonuç alınacak, botox daki gibi 5-6 gün beklenmeyecek) ve (aslında botoxla da çok nadiren olan) gözkapağı düşmesi gibi bazı komplikasyonlar hiç olmayacağı için botox kadar, belki ondanda çok popüler olabilir. Şu an zaten botox un bir çok muadili satılmakta ama ilk kez bir ürün artı özelliklerle üretililecek (bu ürünün anında etki yapacağı söyleniyor).
Yaklaşık 6-7 sene önce deneme şansına eriştiğim, anında etki yapan ve normal ciltte bile etkili olan anestezik krem halen satışa sunulmadı. Bu ürünün satışa sunulmasını yıllardır bekliyorum, inşallah bu sene, bu ürünü kullanma şansımız olur. Bu anestezik krem, kullanıma sunulduğu an iğne acısı diye birşey kalmayacak, çünkü ben kendim kullandım, test ettim. Cilde sürüyorsunuz, 2 dakika içinde o bölge tamamen uyuşuyor. Bugünde kullanılan bazı anestezik kremler var ama etkileri bu kadar fazla değil ve o kremleri sürünce uzun bir süre beklemek gerekiyor (30-60 dakika).
İple asma ve ataçlama yöntemleri hakkında bende aynı şeyleri düşünüyorum. Bu yöntemler gitgide out olacak.
Endoskopik ve açık teknikler hakkında benim görüşüm de aynı; eski, açık, klasik ameliyat teknikleri eskiye göre daha fazla yapılacak, endoskopik ameliyatlar daha az yapılacak.
Ülkemize özel bir öngörüm de şu: daha önceden bilinmeyen, bacak eğriliklerinin giderilmesi, bacak kalınlaştırma, çok kalın bacakların inceltilmesi gibi ameliyatların daha fazla yapılmasını bekliyorum. G-shot gibi uygulamaların ülkemizde yapılması ve yaygınlaşması ise 1 seneden fazla alır diye düşünüyorum.
Lazer üreticisi firmaların son zamanlarda daha çok kombine cihazlar geliştirdiklerini görüyoruz. Yakında all in one, her türlü ışığı içeren cihazlar yaygınlaşacak. Firmalar artık IPL, lazer, Q-switched laser ve radyofrekans gibi tüm teknolojileri bünyesinde bulunduran cihazları daha çok tanıtır oldular. Bunun yanında dövme silmeye yönelik cihazlarda artık tek dalga boyu görmeyeceğiz; son zamanlarda nerede ise tüm firmalar artık en az 3 dalga boyunda ışın içeren ve tüm dövme renklerini silebilen QS lazerler tanıtıyorlar.
Mikroçipli, MP3 çalarlı silikon meme implantlarını duyuran firmaların artık bu ürünleri piyasaya çıkarmalarını bekliyoruz (artık sevgililer gününde başımızı sevgilimizin göğsüne dayayıp, mp3 çalardan romantik parçalar dinlemek istiyoruz!). Şaka değil, gerçek; İPOD un yaratıcılarının böyle bir projeleri var!
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
ERKEK HASTALARA DAHA FAZLA BOTOX UYGULANMASI GEREKTİĞİ BİLDİRİLDİ (29.12.2007)
Son yıllarda erkek hastaların botox a olan ilgisinin artması yeni bir duruma dikkatleri çekiyor. Erkek hastalarda, kadın hastalardaki gibi sonuç alabilmek için daha fazla botox kullanmak gerekiyor. Dermatologic Therapy dergisinde çıkan bir makalede bu konu incelenmiş ve erkek hastaların mimik kaslarının daha güçlü olduğu, kadınlarda uygulanan doz kadar botox yapıldığında erkek hastaların genellikle ek bir doz yaptırmak için kliniğe geri geldikleri belirtilmiş. Bu yüzden erkek vakalarda ilk uygulama sırasında dozun kadınlara göre biraz daha fazla tutulması önerilmiş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
TIRNAK LAZERİ (10.01.2008)
Yurtdışında vakti bol olan birileri böyle bir şey icat etmiş, ne kadar işe yarar ve para kazandırır orası meçhul: tırnak lazeri! Tırnağınıza lazerle, her ay nereden kesileceğini gösteren işaretler yazılıyor. Tırnak büyüdükçe işaretler ilerliyor. Bakıyorsunuz bu ayın çizgisi en uca gelmiş, bu tırnağınızı kesme zamanının geldiğini gösteriyormuş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız, yada buraya tıklayınız.
Sarı ırka mensub kişilerde, beyaz ırka mensub kişilerdeki kadar genetik yatkınlığa bağlı erkek tipi saç dökülmesi görülmediği biliniyor. Uzmanlar son yıllarda aradaki farkın azaldığını, bundan da sigaranın sorumlu olduğunu düşündüklerini bildiriyorlar. Uzak doğu ülkelerinde giderek daha fazla erkek tipi saç kaybı vakası ile karşılaşıldığı ve yapılan araştırmalarda bu kişilerin çoğunun sigara içicisi olduğunun anlaşıldığı söyleniyor. Tayvan da, Far Eastern Memorial Hospital ve National Taiwan University de yapılan bir araştırmaya göre saç kaybı ile hastaneye başvuran 740 erkeğin 65% i ağır sigara içicisi imiş. Yine de sarı ırktaki erkek tipi saç kaybı hızının, beyaz ırka mensub kişilerden daha yavaş olduğu belirtiliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
FDA, BİR FİBRİN YAPIŞTIRICI OLAN EVİCEL İN KULLANIM ALANLARINI GENİŞLETTİ (17.01.2008)
Piyasada bulunan bir çok doku yapıştırıcıdan biri olan Evicel in FDA onaylı kullanım endikasyonlarının genişletildiği duyuruldu. Daha önce sadece damar cerrahisi ve karaciğer cerrahisinde kullanılan bu ürünün, artık genel amaçlı cerrahi işlemlerde de kanamaların durdurulması için kullanımı FDA tarafından onaylandı.
Evicel gibi doku yapıştırıcılar birbirine bağlı iki enjektörden oluşuyor. Bir enjektörde fibrinojen, diğerinde ise trombin bulunuyor. Uçta bu iki enjektör birleşiyor ve enjeksiyon sırasında fibrinojen ile trombin birleşerek fibrin i oluşturuyor. Fibrin, pıhtılaşmayı başlatıyor ve kanamalar duruyor. Bu ürünlerde kullanılan fibrinojen ve trombin, sürekli olarak hastalıklara karşı takip ve test edilen, ilaç kullanmayan donörlerden alınıyor. Bu donörlerden alınan kan proteinleri bir kaç testten geçirilerek fibrin yapıştırıcı üretiliyor. Enjeksiyon, kanamalı yaranın üzerine fibrin yapıştırıcının sprey şeklinde sıkılması şeklinde yapılıyor. Doku yapıştırıcılar, plastik cerrahide dudak-damak yarığı, hipospadias, yüz germe, alın germe-kaş kaldırma gibi ameliyatlarda kullanılıyor. Haberin ayrıntısı için tıklayınız, yada buraya tıklayınız.
İNGİLTERE DE, GEÇEN YILIN ESTETİK AMELİYAT SAYILARI (04.02.2008)
Son iki yıldır İngilterede estetik cerrahide inanılmaz bir artış olduğunu yazan o kadar çok makale okudum ki sayısını hatırlamıyorum. Bu haber, bol bol sayı verdiği için bana enteresan geldi ve burada bahsetme gereği duydum. İngilterede 2007 yılı içinde 32,453 kişi estetik ameliyat olmuş. Bu sayı 2006 da 28,921 imiş; bir yılda artış 12%. Geçen sene 4,238 kadın hasta yüzgerme ameliyatı olmuş; 2006 ya göre 37% artmış. Geçen yıl içinde 6,497 kadın hasta meme büyütme ameliyatı olmuş. Geçen yıl içinde 5,148 kadın göz kapağı estetiği olmuş. Geçen yıl 3,990 kadın yağ aldırmış. Tüm estetik ameliyatların 91% i kadın hastalara yapılan ameliyatlarmış. Doksansekiz (topu topu 98!) erkek karın germe ameliyatı olmuş (2006 ya göre 61% artış).
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
ÇENE KONTURUNUZ YAŞLI MI GÖSTERİYOR, GENÇ Mİ? (10.01.2008)
Amerikan plastik cerrahi derneğinin resmi dergisi Plastic and Reconstructive Surgery (PRS) in ocak 2008 sayısında yayınlanan bir makaleye göre, çene yapısı ilerleyen yaşla değişiyor. Genç insanlarda yuvarlak yüz yapısı hakimken yaş ilerledikçe kişinin çene konturu daha köşeli bir hal alıyor. Çalışmada 8 erkek ve 8 kadının genç yaşlarda (ortalama 16 yaş) ve orta yaşlarda (ortalama 56 yaş) alınmış resimleri üzerinde bazı ölçümler yapılmış ve çene yapısının yaşla birlikte değiştiği, daha köşeli bir hal aldığı gösterilmiş. Makalenin yazarı Joel Pessa ya göre, gerçek yaşınızdan fazla yada genç gösteriyorsanız, bunun sebebi çene konturunuzun yapısı olabilir. Makalede ayrıca Amerika birleşik devletlerinde sadece 2006 yılı içinde 104.000 (yüzdörtbin!) yüz germe ameliyatı yapıldığı, ve yüz germe sırasında çene konturunu yumuşatmanın genç görünmeye büyük katkısının olduğu belirtilmiş.
NOT: Amerika da plastik cerrahi derneğine kayıtlı 6000 plastik cerrah bulunuyor ve 2006 yılında toplam 104.000 yüz germe ameliyatı yapılmış; yani istisnasız her cerrah yılda en az 17 yüz germe yapıyor. Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
EVE TABLO YERİNE DEKORATİF KADAVRA! (28.01.2008)
ALMANYA'da "Doktor Ölüm" olarak da bilinen Gunther von Hagens’in cesetlerden ve gerçek insan organlarından oluşan koleksiyonu açık artırmayla satılacak. İngiliz The Times gazetesinin haberine göre, Hagens'in eserlerini koleksiyonerlerin yanı sıra ilginç dekorasyon eşyası isteyenlerin de satın alması bekleniyor. Hagens'in ceset sergisini bugüne kadar 20 milyon kişi ziyaret etti. Organlar, kimyasal yollarla korunarak çürümeleri engelleniyor. Haber arşivlerime bakarsanız Dr. Gunter Von Hagens ile ilgili enteresan sergi haberlerini ve videolarını bulabilirsiniz.
Haber, Akşam gazetesinden alındı: tıklayınız. Haber arşivimde bulunan, bu sergi ile ilgili önceki habere ulaşmak için tıklayınız.
FRANSIZ IPSEN VE AMERİKALI ORTAĞI MEDICIS, RELOXIN (DYSPORT) İN KOZMETİK AMAÇLI KULLANIMI İÇİN FDA YA BAŞVURDUKLARINI AÇIKLADI (07.12.2007)
Bilindiği gibi Fransız İpsen firması, bir botulinum toksin ürünü olan Dysport u (İngiltere laboratuarlarında) üretiyor ve bu ürünü Japonya, Kanada ve Amerika birleşik devletlerinde Reloxin adı ile satıyor. Dünya genelinde 21 ülkede estetik amaçlı uygulama onayı bulunan Dysport, ülkemizde de kullanılan bir ürün, fakat ülkemizde daha çok nörolojik rahatsızlıklar için kullanılıyor. İpsen ve Amerikalı ortağı Medicis, Reloxin in kozmetik amaçlı kullanımlarının onayı için FDA ya başvurduklarını duyurdular. Ürün için 10 ay sürecek bir araştırma-inceleme sonunda FDA nın bir karara varması bekleniyor. GÜNCELLEME: Bu güncelleme Reuters haber ajansından alınmış. Son habere göre FDA, Medicis in başvurusunu reddetmiş ve Reloxin e kozmetik amaçlı kullanımlar için onay verilmemiş. FDA onayının reddinin, FDA yı bilgilendirme eksikliğinden kaynaklandığı ve geçte olsa Reloxin için sonunda FDA onayı alınacağı bildirilmiş. Yine de Amerikada bu gibi bir söylenti bile çıksa firmaların hisse değerleri anında düşüyor, nitekim bu açıklamadan hemen sonra Medicis in hisseleri 15% değer kaybetmiş. Bu haberin ayrıntısı için tıklayınız.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
NOTOX: HAYIR SANDIĞINIZ GİBİ BİR SAHTE BOTOX DEĞİL (28.01.2008)
Notox adlı bu ürün ilk bakışta özellikle Botox u andıran bir isim verilmiş, botox benzeri bir ürünmüş gibi geliyor ama öyle değil. Notox un tamamen bitkisel kaynaklı olduğu ve alkol alınan bir gece sonunda alkolün tüm etkilerini kısa sürede yok ettiği söyleniyor. Söylendiğine göre, alkol aldığınız gecenin sonunda Notox alıyorsunuz ve 30 dakikada alkolün etkileri geçiyor; ayrıca Notox un beyin, karaciğer gibi organları da alkolün kötü etkilerinden koruduğu söyleniyor. Siz yine de Notox a güvenip bar çıkışı direksiyona geçmeyin; kaza yapmayacağınızın garantisi yok.
Notox hakkında daha geniş bilgi için tıklayınız.
DUDAK KALINLAŞTIRMADA DUDAKLARI BÖLGELERE AYIRARAK DOLGU ENJEKSİYONU YAPMAK SONUCU İYİ YÖNDE ETKİLİYOR (22.01.2008)
Archives of Facial Plastic Surgery dergisinin ocak sayısında yayınlanan bir makalede, dolgu maddeleri ile yapılan dudak kalınlaştırma uygulamalarında, dudakların bölgelere ayrılması ile daha iyi sonuç alınabileceği belirtildi. İki yıl içinde 66 kişide uygulanan 137 dudak kalınlaştırma uygulamasında bu yöntem uygulanmış ve sonuçlar 1 ile 5 arasında puanlandırılmış. Hastaların verdikleri ortalama puan 4.5 olmuş ve dudaklardaki dolgunluk 4.9 ay sonunda kaybolmuş. Çalışmada, dudakların 15 ayrı bölgeye ayrıldığı ve tüm bu bölgelere ihtiyaç doğrultusunda dudağa şekil verecek şekilde dolgu enjeksiyonu yapıldığı belirtilmiş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız; makalenin özeti için tıklayınız.
ALLERGAN FİRMASI, YURTDIŞINDA BOTOX İLE İLGİLİ OLDUĞU SÖYLENEN ÖLÜM VAKALARI İLE İLGİLİ BİR AÇIKLAMA YAYINLADI (28.01.2008)
Botox un üreticisi olan Allergan firması, son zamanlarda yine artan ve botox ile ilişkilendirilen bazı ölüm vakaları ile ilgili bir açıklama yayınladı. Bu açıklamada, FDA tarafından onaylandığından beri bir milyondan fazla uygulama yapılmış olan botox ile ilgili tek bir ölüm vakasının bile olmadığını kesin bir dille belirttiler. Yurtdışında bazı sivil toplum örgütlerinin botox ile ilgili şikayetlerine yolaçan bir ölüm vakasında, ölüm sebebinin, hastanın botox uygulamasından önce başlamış olan stafilokok pnömonisinin komplikasyonuna bağlı olduğunun tespit edildiği açıklandı. Daha önce de basında botox enjeksiyonu sebebiyle olduğu yazılan bazı ölüm vakalarında da sebebin, kullanılan (Arizonada bulunan ve deneysel amaçlı toksin üreten bir firma olan TRI tarafından üretilen) deneysel amaçlı botilnum toksininin doktorlar tarafından seyreltilerek uygulanması olduğu ortaya çıkmıştı (ki bu firmanın adı böyle birden fazla olayda geçiyor). Allergan yetkilileri Botox un, FDA onayından beri 18 yıldır güvenle kullanıldığını, botox ile ilgili olarak 20 yıldan fazla bir süredir sürekli araştırma ve geliştirme yaptıklarını belirtiyorlar. Amerika birleşik devletlerinde deneysel amaçlı toksinlerin kullanımı bir yana, FDA onaylı botox dışında diğer botulinum toksin ürünlerinin (Refinex, Estetox, Prosigne gibi) kullanımı bile doktorların soruşturma geçirmesine yolaçıyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
KOZMETİK ÜRÜNLERİN, ENFEKSİYONLARA KARŞI DİRENCİ DÜŞÜK KİŞİLERDE HAYATI TEHDİT EDEN HASTALIKLARA YOLAÇABİLECEĞİ DUYURULDU (31.01.2008)
Critical care adlı tıp dergisinde yayınlanan bir makaleye göre kozmetik ürünlerde az da olsa bakteri kolonizasyonu oluşuyor ve bu ürünleri kullanan, ciddi bir hastalığı olan bünyesi zayıf kişilerde (örneğin bir süre yoğun bakım şartlarında kalan hastalarda) hastalığa yolaçabiliyor. Avrupa ülkelerinde satılan kozmetik ürünlerin steril olması şart koşulmuyor ama yine de bu ürünlerde bulunabilecek bakteri kolonizasyonu belli bir sınırın altında olmak zorunda; fakat bu düşük miktarda bakteri kolonizasyonu dahi, bünyesi dirençsiz, ciddi bir rahatsızlık geçiren kişilerde hastalık oluşturmaya yeterli oluyor. Görülen vakalarda (kaynak olarak kozmetik ürünlerin tespit edildiği vakalarda) genellikle bakteriemi (kana bakteri karışması), akciğer enfeksiyonu ve idrar yolu enfeksiyonları görülüyor. Critical care dergisinde de bu tip enfeksiyona rastlanmış 5 vaka incelenmiş. Vakaların hepsinde de Burkholderia cepacia bakterisinin enfeksiyonlara yolaçtığı ve hastaların yoğun bakımda yatarken kullandıkları nemlendirici gibi kozmetik ürünlerden bu kişilere geçtiği saptanmış. Makalenin yazarı Francisco Álvarez-Lerma, okuyucuları, bu ürünlerin steril üretilmediğini hatırlatarak uyarıyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
PURTOX UN FAZ III-B TEST AŞAMASININ TAMAMLANDIĞI BİLDİRİLDİ (31.01.2008)
Mentor firması, üzerinde çalıştıkları Botulinum toksin ürünü olan Purtox un test aşamalarını, her aşamada duyurarak daha şimdiden ürünün reklamını yapıyor. Bu ürünün (adı Purtox olacak imiş) şu an yaygın olarak kullanılan Botilinum toksin olan Botox dan daha hızlı etki göstereceği söyleniyor. Botox uygulamalarında etkinin tam oturması için 5-7 gün geçmesi gerekiyor. Purtox da ise etkinin uygulama sonrası hemen görüleceği söyleniyor. Amerika birleşik devletlerindeki test çalışmalarında son aşama olan gönüllü insan deneklerinde yapılan testler şu an sonuçlanmış bulunuyor. Kasım ayında başlayan testlerde Purtox, 700 denekte denenmiş ve testler ocak ayında sona ermiş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
JUST GOT EM!: MEME BÜYÜTME AMELİYATI SONRASI, GEÇMİŞ OLSUN HEDİYESİ PAKETİ (!!) (15.11.2007)