Duyurular

Site içeriği
Anasayfa
Estetik ameliyatlarestetik cerrahi
Hangisi, ne zaman?
Ameliyatsız estetikestetik cerrahi
Plastik cerrahiestetik cerrahi
El cerrahisi
Mikrocerrahi

Yeni teknolojiler
Online araçlar
Özel konularestetik cerrahi
Genel konularestetik cerrahi
Diğer başlıklarestetik cerrahi
Sık sorulan sorular
Estetik turizmi
Konuk yazarlarestetik cerrahi
Haberler
Haber arşiviestetik cerrahi
Estetik Tvestetik cerrahi
Kongreler, fuarlar
Linkler
Site haritası
Ziyaretçi mesajları
Doktorestetik cerrahi
Adres, telefon

Kullanım şartları

Kültür-sanat

Önemli linkler
TPRECD
EPCD
ULAKBİM
Sağlık bakanlığı
İTO
TTB
Nöb. eczaneler
FDA
ASPS
ASAPS
AAFPRS
PRS son sayı

G-mail
Google
Yahoo
Hakia
Döviz
estetik cerrahiBu sayfanın son güncellenmesi (Last update of this page) :  estetik cerrahi Tam sayfa (kapamak için Alt+F4)
estetik cerrahiSitede şu an ziyaretçi var. estetik cerrahi Bu site,   estetik cerrahiAdres, telefon
estetik cerrahiFavorilere ekle  estetik cerrahiBu site açılış sayfam olsun  estetik cerrahiKullanım şartları ve yayın politikası  estetik cerrahiKayıt ol estetik cerrahiAnket

2007 HABER ARŞİVİ

estetik cerrahi Bazı haberlerin kaynak linkleri (haber internetten kaldırılmış ise) çalışmayabilir.
estetik cerrahi 2007 HABER ARŞİVİ estetik cerrahi 2006 HABER ARŞİVİ estetik cerrahi 2005 HABER ARŞİVİ

MEME BÜYÜTMEDE ÜMİT VAAD EDEN YENİ BİR ÇALIŞMA: KÖK HÜCRE İLE MEME BÜYÜTME (01.10.2007)
Göğüs büyütme ameliyatlarına alternatif yeni bir yöntem duyuruldu. Bu yöntemde silikon implant yerine kişinin kendi yağ dokusundan elde edilen kök hücreler ve rejeneratif hücreler kullanılıyor. Bu uygulamaya Cell-Assisted Lipotransfer (CAL), yani hücfre destekli yağ nakli deniyor. Bu işlem için öncelikle hastanın kalça yada göbek bölgesinden yağ dokusu alınıyor. Bu dokular Celution adlı bir sistemde işleniyor ve işe yarayan canlı kök hücreler ve rejeneratif hücreler ayrılıyor. Bu işlem yaklaşık 1 saat alıyor. Hemen peşinden kullanılabilecek kök ve rejeneratif hücreler memede büyütme istenen bölgeye enjekte ediliyor. Bu sistem henüz çok yeni ve avrupa da 2008 yılı için onay verilmiş bir sistem. Amerika da henüz uygulanmıyor ve henüz FDA onayı da yok. Sistemin şu an için öncelikle memesinin bir kısmı alınmış hastalarda kullanılması; daha sonra ileride meme büyütme ameliyatlarına alternatif olarak kullanılması planlanıyor. Bu yöntemle memede büyüme aylar içinde oluşuyor. Örneğin 6 ay içinde memede 2 cup büyüme olabileceği belirtiliyor. Henüz çok yeni olan bu sistem ve uygulama ileride silikon implant ile meme büyütme ameliyatlarının yerini alabilir; ama henüz bunu söylemek için çok erken. Şu an meme büyütmenin en ideal yolu silikon implantlar ile meme büyütme ameliyatı.
Kök hücre ile meme büyütme üzerine olan çalışmalar aslında ilk olarak 2003 yılında Japonya da başladı ve bugüne kadar 54 hastaya kök hücre ile meme büyütme prosedürü uygulandı. Bu vakalardan elde edilen sonuçlara göre bir seferde kök hücre uygulaması ile memede 140-160 cc hacim artışı sağlanabildiği; 300 cc ye kadar hacim artışı isteniyorsa iki seans kök hücre uygulanması gerektiği; eğer daha fazla büyüme istenirse 2 seans kök hücre uygulamasına ek olarak bir de ufak silikon implant uygulanması gerektiği belirtiliyor. Aslında 300 cc den fazla büyüme istendiğinde tek seansda büyük bir silikon meme implantı uygulamak daha mantıklı görünüyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


SİLİKON MEME İMPLANTI: CİNAYET SORUŞTURMASINDA ÖNEMLİ BİR DELİL (01.10.2007)
Amerika Franklin County kasabası yakınlarındaki bataklıkta bir kadına ait ceset parçaları ve silikon meme implantları bulundu; bulunan cesedin 2005 yılında kaybolduğu bildirilen Leslie Adams olduğu düşünüldüğü belirtiliyor. Soruşturmada en önemli delillerden biri ise bataklıkta bulunan silikon meme implantı. İmplantın, cesedin kimliğinin tespitinde ve katilin bulunmasında faydalı olacağı düşünülüyor. Yakınları, kayıp olan Leslie Adams ın da meme büyütme ameliyatı geçirdiğini bildirmiş. Dokuların bataklık ortamında çürümesine rağmen silikon meme implantları yıllarca bozulmadan kalabiliyor; bu yüzden ceset çürüse bile meme implantları geride sapasağlam kalıyor. Meme implantları, aynen diş kayıtları gibi cesedin kimliğinin tespitinde yararlı olabiliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


İRANDA HER ZAMAN BİR NUMARA: BURUN ESTETİĞİ (30.08.2007)
İran da burun estetiğinin modası geçmiyor. Artık toplumda yaygın olarak yapılan burun estetiği ameliyatları sonucu sokaklarda kadınlı erkekli grupları burunlarında bandajla görebiliyorsunuz. Doktorların günde 6 burun estetiği yaptıkları söyleniyor. Ameliyat ücretleri ise şaşırtıcı: 5000 dolardan başlayıp 10.000 doların üzerine kadar çıkabiliyormuş. Ülkemizde ise burun estetiği ücretleri çok daha ucuz (lütfen videoyu izleyiniz, gerçekten 5.000-10.000 dolar ameliyat ücretinden bahsediliyor; bir de ülkemizdeki ameliyat fiyatları sayfamızdaki fiyatlara bakınız; türkiye de bahsedilen ücretler 2500-8500 YTL arasında).
El-cezire televizyonunun hazırladığı İran da burun estetiği üzerine olan programı aşağıda seyredebilirsiniz:

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


DR. HİLMİ GÜRSEL İ KAYBETTİK (21.08.2007)
Türk plastik cerrahi derneğinin kurucularından Sn. Dr. Hilmi Gürsel i kaybettik. Huzur içinde yatsın..

DİJİTAL YÜZ İFADELERİ VE DİJİTAL DUYGULU BAKIŞLAR SİNEMADA (26.09.2007)
Sinemada gerçek anlamda dijital yüz ifadeleri ile 2001 yapımı olan Final Fantasy: The Spirits Within ile karşılaşmıştık. Filmdeki bayan karakter Aki ross o kadar gerçekçiydi ki dergiler, gerçek bir karektermiş gibi posterlerini vermişti o dönem. Aki Ross, tamamen bilgisayarda yaratılmış bir karekterdi. Malesef bu muhteşem film, yapım masraflarını karşılamayıp yapımcı firmanın iflasına yolaçmıştı. Bu sene vizyona girecek olan ve yönetmenliğini Robert Zemeckis in yaptığı, Holywood yapımı Beowulf filminde ise yapımcılar başrolleri Angelina Jolie ve Anthony Hopkins gibi ünlü oyunculara vererek filmin hasılatını garantilemişler. Bu kez filmdeki 3 boyutlu animasyon karekterler ve yüz ifadeleri, tamamen gerçek oyuncuların gerçek yüz ifadelerinden elde edilmiş. Bu tekniğe Mo-Cap (motion capture: hareket yakalama) deniyor ve daha çok bilgisayar oyunlarında karekterlerin vücut hareketlerinin yaratılmasında kullanılıyor (Quake 4 oyununda bunun en mükemmel örneklerini görebilirsiniz; bu oyundaki tüm karekterler -bir oyun olmasına rağmen- gerçek insan gibi doğal hareket eder). Beowulf filminde Mo-Cap tekniği daha da ileri götürülmüş ve yüz ifadelerinin, mimiklerin yakalanması ve bilgisayar ortamında yeniden yaratılması sağlanmış. Böylece filmde Angelina Jolie yi animasyon olarak göreceğiz ama yüz ifadeleri tamamen kendi doğal yüz ifadeleri olacak. Yandaki resimde Angelina Jolie yi Mo-Cap çalışması sırasında görüyorsunuz. Beyaz noktalar, bilgisayarların hareketleri yakalamasını sağlayan optik noktalar.
Final fantasy filmindeki Aki Ross ve yüz ifadeleri tamamen bilgisayarda yaratılmıştı:

Beowulf filminde mimiklerin bilgisayarla ne kadar mükemmel oluşturulabileceğini göreceğiz. Aşağıdaki resim filmden bir sahne, yani animasyon. Gerçek bir fotoğraf değil. Angelina Jolie nin yüzü ve mimiklerindeki gerçekçiliğe dikkat ediniz:

Filmin fragmanı:

Dijital duygu ve mimiklerden bahsederken bir teknoloji demosunu (gösteri) es geçemem: HEAVY RAİN.. Heavy rain birkaç sene önce ilk kez tanıtıldığında bilgisayarın karşısında apışıp kalmıştım, çünkü ilk kez bir anime karekter karşımda oturmuş intihardan, eşini vurmaktan falan bahsedip ağlıyordu. Kendiniz görmelisiniz. Kısa bir bölümünü aşağıdaki videoda seyredebilirsiniz. Bu videonun ilk tanıtıma ait olduğunu unutmayınız; muhtemelen geçen yıllarda çok daha geliştirilmiştir.

Peki bu haber neden bu sitede yer buldu? Sebep şu: sonunda film yapımcıları ve animasyon sanatçıları anladı ki, yüz mimiklerini bilgisayarda kusursuz bir şekilde yaratmak imkansıza yakın. Yüzümüzün anatomisi ve mimiklerimizi oluşturan kas sistemi kusursuz bir sistem. Bu yüzden Final fantasy filmindeki gibi mimikleri tamamen bilgisayarla yaratmak yerine gerçek insan mimiklerini (motion capture tekniği ile) direkt kopyalamak daha kolay. Bu da insan yüz anatomisinin ve mimik-kas sisteminin ne kadar karmaşık ve mükemmel olduğunu gösteriyor. İşte bu yüzden total yüz felcinin ideal bir tedavisi yoktur.


FİDEL CASTRO YA BOTOX TOKSİNİ İLE SUİKAST YAPACAKLARDI (25.09.2007)
Ülkelerin gizli teşkilatları aradan 50-60 yıl geçince eski dosyalarını halka açıklar ve böylece bizlerde ülkeler arasındaki zaman aşımına uğramış bu casus savaşlarından 50 yıl gecikme ile haberdar oluruz. Geçenlerde okuduğum enteresan bir habere görede 1961 ylında CİA, Küba lideri Fidel Castro ya bir suikast planlamış. Castronun en sevdiği marka purolara, Botox un içinde bulunan zayıflatılmış toksinin zayıflatılmamış, öldürücü formundan yerleştirilmiş. Bu öldürücü dozda botulinum toksin içeren purolar hiç kullanılmamış ama günümüzde yapılan incelemelerde hala bir insanı öldürecek kadar toksin içerdikleri görülmüş. Castro nun puroyu 1986 da bıraktığı biliniyor.


YURTDIŞINDA BİR DÖVME SANATÇISI GÖZ KÜRESİNE TATTOO YAPIYOR (25.09.2007)
Bu gerçekten akıl dışı bir uygulama olsa da bunu yapanlar ve yaptıranlar var. Bir dövme sanatçısı göz küresinde iris denen gözbebeği dışındaki gözün beyaz alanlarına, konjunktiva altına boya vererek göz küresine dövme uyguluyor. Bu şekilde yapılan tattooda belirgin bir şekil elde etmek mümkün değil, sadece renkli bir leke elde ediliyor. Son derece tehlikeli bir uygulama olan göz tattoo sunu yaptıran kişilerin buna neden gerek gördüklerini ise anlayamıyorum; sonuçta bu uygulamanın dudak içine yapılan tattoo uygulamaları gibi dekoratif bir yanı yok bence.
Daha önce bu haberi atlamışım ama 2006 yılında da yine bir ekstrem sanatçı göz üzerine implant yerleştirerek dekoratif (ve çok tehlikeli) uygulamalar yapmış. Bu uygulamaya ise Cosmetic Extraocular Implant (CEI) adını vermişler, yani kozmetik göz küresi dışına yerleştirilen implant. Web sitelerinde bu uygulamayı nasıl yaptıklarınıda anlatmışlar: tıklayınız. Okuyunuz ama denemeyiniz efendim...


NIP-TUCK IN GÖSTERİMİ ERTELENDİ :( (25.09.2007)
Cnbc-e kanalında eylül sonunda başlayacağı duyurulan Tv dizisi Nip-tuck ın gösterimi ertelendi (23 eylül pazar günü Nip-tuck ı beklerken bir de baktık ki The Tudors yayınlanıyor!). Sanırım ramazan dolayısı ile ertelenen dizinin 4. sezon bölümlerinin yayınına ekimde başlanacakmış. 14 Ekim pazar saat 23:00 de 3. sezon finali, 21 Ekim pazar saat 23:00 de ise 4. sezon 1. bölüm yayınlanacakmış.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


NIP-TUCK 4. SEZON CNBC-E DE BAŞLIYOR. (02.09.2007)
Christian Troy ve Sean McNamara nın maceraları (ve dramları) devam ediyor. Nip-tuck 3. sezonun finali 16 eylül pazar günü saat 23:00 da Cnbc-e de tekrar yayınlanacak. 23 Eylül pazar günü saat 23:00 da ise 4. sezonun ilk bölümü yayınlanacak. Fazla bir şey çıtlatmıyayım ama 4. sezonun daha çok Julia nın dramı üzerine kurulu olduğu söyleniyor. Biliyorsunuz Juila 3. sezonun sonunda hamile idi..

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


KULLANDIĞINIZ LAZER CİHAZI GÜVENLİ Mİ? (01.09.2007)
Daha önce bu sayfada yayınladığım Avustralya ile ilgili onlarca estetik haberlerinden anlaşılacağı üzere Avustralya hükümeti ve sağlık bakanlığı estetik-kozmetikle ilgili her olayı, kurumu ve gelişmeyi çok yakından takip ediyor ve bu konularda çok sıkı kurallar, yasalar uyguluyor. Son zamanlarda Çin üretimi olan yaklaşık 40.000 çocuk oyuncağının, kurşun içeren toksik boyaları sebebiyle geri çağrılması üzerine Avustralyanın sağlık denetim kurumu olan (Amerika daki FDA nın eşdeğeri) Therapeutic Goods Administration (TGA), Avustralya da bir çok klinikte kullanılan, onaysız, güvenlik şartlarını karşılamayan, Çin ve Kore üretimi olan lazer, IPL (İntense Pulsed Light), elektroliz gibi estetik-güzellik cihazlarını daha yakından denetlemeye başladı. Bu cihazların potansiyel olarak hastalar için tehlikeli olduğu belirtiliyor. TGA nın terapötik cihazlar bölümü başkanı olan Dr Derrick Beech, tehlikeyi artıran başka faktörlere de dikkat çekiyor ve bu uygulamaları (lazer epilasyon, lazer cilt gençleştirme, leke tedavisi gibi) eskiden doktorların uyguladığını, son düzenlemelerle artık bu uygulamaları güzellik uzmanlarının uyguladıklarını söylüyor. Güzellik uzmanlarına tanıtılan Çin ve Kore üretimi lazer cihazlarında aranması gereken bilimsel güvenlik şartlarının aranmadığını, sadece fiyatının ucuzluğunun gözönüne alındığını, güzellik salonlarının bu konuya doktorlar gibi yeteri kadar bilimsel yaklaşmadıklarını ekliyor. Avustralya kozmetik tıp derneği başkanı Dr Mary Dingley ise, yeteri kadar tıbbi bilgisi olmayan kişilerin ellerinde bu onaysız lazer cihazlarının bir çok komplikasyona yolaçabileceğini, hastalarda yanık oluşabileceğini söylüyor. Bazı vakalarda da hastanın gerçek sorununun teşhisini zorlaştırabilecek durumlar oluşabiliyormuş. Örneğin IPL ile tedavi edilmeye çalışılan melanomların rengi açılıyormuş ve acilen ameliyatla alınması gereken bu cilt kanserinin, rengi açıldığı için teşhisi zorlaşıyormuş.
Ülkemizde, güzellik merkezleri aldıkları cihazları sağlık grup başkanlıklarına bildirmek, o cihazın onay belgelerini sağlık grup başkanlıklarına iletmek ve bu cihazları eğitimli kişilere kullandırmak zorundalar. Açıkcası ben de bildiğim kliniklerin hiç birinde onaysız, Çin yada Kore malı bir lazer sistemi görmedim.


YENİ BİR DUDAK İMPLANTI: FULFİL (01.09.2007)
İngiltereden satışa sunulan yeni bir dudak implantı duyuruldu: Fulfil. Bu ürün, saline içeren, kalıcı ve istendiğinde çıkarılabilen bir dudak implantı olarak tanıtılıyor. Bu implant, özel çok katmanlı polimer tabakalardan oluşuyor ve hastanın dudağına yerleştirilirken serum fizyolojik ile şişiriliyor. Serumun miktarı istendiği gibi ayarlanabiliyor; dudakların az şişmesi istenirse az şişiriliyor, çok şişmesi istenirse çok şişiriliyor. Şu ana kadar 200 kadar hastaya uygulanmış ve bu hastalardan 50 kadarı da 1 seneden fazladır takip edilmekte imiş. Bu implantı Evera Medical (eski adı: Juva Medical) adlı bir firma üretiyor. Henüz FDA onayı olmadığından (FDA onayına başvurulmuş, bekleniyor) Amerika birleşik devletlerinde kullanılmıyor. İmplantın çeşitli ebatlarda değişik formları mevcut imiş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


NANOTEKNOLOJİ ESTETİĞİN HİZMETİNDE (01.09.2007)
Michigan eyalet üniversitesinde kimya mühendisi olarak görevli olan Doç. Dr. Ilsoon Lee, nanopartiküllerin, ince polimer tabakalarda kırışma ve buruşmayı engellediğini keşfettiklerini bildirdi. Nanopartiküllerin bu özelliğinin ileride ciltte oluşan kışıklıkları önlemede kullanılması düşünülüyor. Dr. Ilsoon Lee, ciltteki yaşlanmanın çok ufak ölçekte başlayan bir olay olduğunu söylüyor, yaşlanmanın bu etkileri nano düzeyde durdurulabilirse ciltteki kırışıklıkların da önüne geçilebilir diyor. Diğer yandan günümüzde elektronik, boya sanayii (kir ve su tutmayan boyalar), tekstil sanayii (değişen ışık koşullarında renk değiştiren t-shirtler) gibi bir çok alanda kullanılmaya başlanan nanoteknoloji bir süredir estetik alanında zaten kullanılıyordu; örneğin cilde sürülerek kullanılan bazı kremlerin cilde daha kolay penetre olması nanopartiküllerle sağlanıyor. İleride, Botox® kadar ses getirecek, yaşlanmayı geciktiren, nanoteknoloji kullanılan kremlerin satışa sunulması kesin gibi..
Dr. Ilsoon Lee nin web sitesi için tıklayınız.


ÜÇÜNCÜ YÜZ NAKLİ BAŞARI İLE GERÇEKLEŞTİRİLDİ (01.09.2007)
Von Recklinghausen hastası olan 29 yaşındaki bir erkek hastaya Fransa-Paris de yüz nakli yapıldı. Bu vaka dünyadaki 3. yüz nakli vakası oldu. Hastanın hastalığı yüzünden, yüzünde ciddi deformite olduğu belirtilmiş. Von Recklinghausen hastalığında ciltte çok sayıda, cildi deforme eden lezyon çıkıyor ve bu lezyonlara plexiform nörofibromatozis deniyor. Ameliyat, Paris yakınlarındaki Val-de-Marne de, geniş bir cerrahi ekip tarafından, bir pazar günü gerçekleştirilmiş ve 15 saat sürmüş. Henüz hastanın kimlik bilgileri ve resmi basına verilmemiş. Yüz nalkinde dünyada en ileri ülkeler olan Fransa, Amerika birleşik devletleri ve Çinde bu konudaki çalışmalar uzun yıllardır sürüyor. Sağdaki resimde Çin de yapılmış deneysel bir ameliyatın sonucunu görebilirsiniz: Yüzünün yarısı siyah, yarısı beyaz bir tavşan.

AMERİKALI ASKERE BİYONİK EL TAKILDI (01.09.2007)
Irakta, bomba patlaması sonucu bir elini kaybeden Amerikalı askere biyonik el takıldı. Aşağıdaki video linkini tıklarsanız, askerin yeni bionik elini ne kadar rahat kullanabildiğini göreceksiniz.
Videoyu görmek için tıklayınız.


MATEMATİKÇİLER GÜZELLİĞİN FORMÜLÜNÜ BULDU.. (01.09.2007)
Cambridge üniversitesindeki matematikçiler, belin kalçaya oranının 0.7 olmasının en çekici sonucu doğurduğunu bulmuşlar. Bu çalışma için bir çok model, manken ve resim üzerinde hesaplamalar yapılmış. Sonuçta bel çevresinin ölçümünün, kalça çevresi ölçümüne bölündüğünde sonucun 0.7 olması gerektiği hesaplanmış. Hep ideal ölçüler olduğu söylenen 90-60-90 ölçülerinde bu oran 0.66 çıkıyor; çok yakın ama demek ki belin biraz daha kalın olması gerekiyor. Bel çevresi ve kalça ölçümü oranı tam 0.7 çıkan bir ünlü ise Jessica Alba imiş..
Bence uyanık matematikçiler, güzelliğin formülünü değil, matematiği eğlenceli hale getirmenin yolunu bulmuşlar..


ÇİN DE TELEVİZYONLARDA ESTETİK CERRAHİ VE CİNSİYET DEĞİŞİMİ İLE İLGİLİ GÖRÜNTÜ VE PROGRAMLAR YASAKLANDI (31.08.2007)
Çin in RTÜK ü sayılan State Administration of Radio, Film and Television (SARFT), tüm televizyonlarda estetik cerrahi ile ilgili (özellikle cinsiyet değişimi hakkında) tüm görüntü, program, hatta haber görüntüsü verilmesini yasakladı. Bu yasağın gelmesinde Guangdong TV tarafından yayınlanan "A Date with Beauty" adlı estetik cerrahi programının sebep olduğu söyleniyor. Bu programda gerçek ameliyat görüntülerinin yayınlanması SARFT ı harekete geçirmiş. "A Date with Beauty" programının daha çok cinsiyet değişimi geçirenlerle ilgili olduğu ve ameliyat görüntülerine yer verildiği de belirtiliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


AVUSTRALYA DA ZOO WEEKLY DERGİSİNE SORUŞTURMA (30.08.2007)
Avustralya da yayınlanan bir erkek dergisi olan Zoo Weekly, düzenlediği yarışma ile ortalığı biraz karıştırdı. Düzenlenen yarışma bir nevi MTV nin Pimp my ride adlı yarışmasına benziyor. MTV nin yarışmasında (daha doğrusu programında), hurda halindeki zavallı otomobilinizin resmini MTV ye gönderiyorsunuz, arabama bir şekil verin diyorsunuz, onlar da otomobilinizi alıp, elden geçiriyor ve baştan aşağı yenilenmiş hali ile sizi ve izleyenleri şok ediyorlar. Zoo Weekly dergisinin yarışması da aynı mantıkla düzenlenmiş. Siz kız arkadaşınızın yada sevgilinizin üstsüz resmini dergiye gönderiyorsunuz, şu benim sevgilimin göğüslerine bir şekil verin diyorsunuz (tabii sevgilinizin göğüsleri küçük olacak yada bir şekilde estetiğe ihtiyacı olacak), onlar da gereken estetik müdehaleyi yaptırıyorlar. Dediğim gibi derginin ismi Zoo (hayvanat bahçesi) Weekly; ve bu bence derginin nasıl bir dergi olduğunu da özetliyor. Dergiye bu yarışma sebebiyle bir kaç soruşturma açılmış. Soruşturma açılmasının bir sebebi de, okuyucuların gönderdikleri resimleri izinsiz olarak derginin web sitesinde yayınlamaları. Bu gibi bir yarışma ile (hasta resimlerinin erkek dergisinde açık açık yayınlanması ile birlikte) göğüs büyütme yada dikleştirme ameliyatlarının yapılması etik değil; zaten Avustralya plastik cerrahi derneği, bu yarışmaya adı karışacak plastik cerrahlara ciddi cezalar verilebileceğini, hatta lisanslarının dahi iptal edilebileceğini duyurmuş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


LİPOLİZ, AMERİKANIN KANSAS EYALETİNDE YASAKLANDI (30.08.2007)
Ameliyatsız olarak istenmeyen yağlardan kurtulmak için bir çare olarak sunulan ve bir çok ülkede (İngiltere, Fransa, Türkiye) tartışmalı olan lipoliz (lipodissolve) uygulamaları Amerika birleşik devletlerinin Kansas eyaletinde tamamen yasaklandı. Bu konu bir süredir eyalet senatosunda incelenmekte idi ve ben de bu gelişmeleri buradan duyurmuştum. Tartışmalar sonuçlandı ve ciddi yan etkileri sebebiyle lipoliz uygulamaları Kansas da tamamen yasaklandı.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


CUP-UP: İÇ SÜTYEN İLE MEME DİKLEŞTİRME (30.08.2007)
İsrailli cerrahlar yeni bir meme dikleştirme yöntemini duyurdular: Cup-Up (iç sütyen ile meme dikleştirme). Bu yönteme Minimally Invasive Mastopexy de deniyor (az kesi ile gerçekleştirilen meme dikleştirme). Cup-up yönteminde kullanılan iç sütyeni geliştiren firmanın yöneticisi ise eskiden İsrail hava kuvvetlerinde görevli bir subay olan Adi Kohen (bu arada dikkat ettiyseniz İsrail ordusundan ayrılan bir çok subay hemen estetik alanında çalışmaya başlıyor, İsrailli lazer epilasyon firmalarının bir çoğunun sahipleri ve lazer epilasyon cihazlarını geliştirenler hep eski İsrail subayları ve İsrail ordusunda çalışmış bilim adamlarıdır). Cup-up yöntemini asıl geliştiren cerrah ise Tel Aviv deki Ichilov Hospital da görevli olan Dr. Eyal Gur imiş. Dr. Eyal Gur, bu yöntemi daha ucuz, daha hızlı ve daha güvenli olarak nitelendiriyor ve 10 sene boyunca memede diklik sağlayacağını düşündüklerini belirtiyor. Bu yöntemde memenin iki yanına kısa kesiler yapılıyor, meme dokusunu yukarı askılayan iç-sütyen memenin alt kısmından -bir hamak gibi- geçiriliyor ve kaburga kemiklerine tespit ediliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız yada buraya tıklayınız.


BOTOX MU, PROZAC MI? (06.08.2007)
Yüz ifademizin ve mimiklerimizin, psikolojik durumumuzu etkilediğini ilk olarak Darwin öne sürmüş. Aslında mantıken bunun tam tersi olması gerekiyor gibiyse de (mimiklerimizin ve yüz ifademizin ruh halimizi yansıtması), yapılan bazı bilimsel çalışmalar Darwin in haklı olabileceğini gösteriyor. Yüz estetiği geçiren 362 hasta grubu ile yapılan bir çalışmada, bu hastalardan ameliyat döneminde antidepresan alan 61 hastanın, ameliyattan sonra depresyonlarında düzelme görülmüş ve antidepresan alan hasta sayısı 31% azalarak 41 hastaya düşmüş. Tüm hastaların 98% i ise, kendilerini ameliyattan sonra daha iyi hissettiklerini ifade etmişler. Son yıllarda Botulinum toksin ürünlerinin (Botox®, Dysport®, Botoxina®, Estetox®, Refinex® gibi..) depresyon tedavisinde giderek daha fazla kullanıldıklarını ve depresif yüz ifadesinin giderilmesi, yüz kırıklıklarının giderilmesi ile hastaların ruhsal durumlarında düzelme olduğunu biliyoruz. Gelecekte belki de yüz estetiği ve botulinum toksin enjeksiyonları depresyon tedavilerinden sayılacak.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


DÜNYANIN EN ESKİ PROTEZİ BULUNDU (30.08.2007)
Mısırda kahire müzesinde bulunan bir ayak başparmağı protezi, Manchester üniversitesinde incelenmeye başlandı. Bu protez, dünyanın en eski protezi kabul ediliyor ve yürümeyi kolaylaştırıcı eklem yerleri bulunuyor. Manchester üniversitesinde, bu protezin ayak başparmağı olmayan deneklerde deneneceği bildirilmiş. Daha önce de M.Ö. 300 yılına tarihlenen bir bacak protezi bulunmuştu, fakat bu ayak protezinin tahmin edilen tarihlenme yılı daha eski; M.Ö. 1000-600 yılları.

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


PurTox® İÇİN FAZ IIIa TESTLERİNE (GÖNÜLLÜ İNSAN DENEK TESTLERİNE) BAŞLANDI (30.08.2007)
Bildiğiniz gibi tüm ilaçlar, satışa sunulmadan yıllar süren bir dizi testten geçiriliyor. Bazı firmalar ürünlerine çok güvendikleri için (testler sırasında bu ilaçların üretimi çeşitli sebeplerle iptal edilebilir) daha test aşamasında tanıtım çalışmalarına başlıyorlar. Amerikan Mentor firmasının üretimi olan PurTox® da tanıtımına daha test aşamalarında başlanmış ilaçlardan. PurTox®, ilk kez gayrı resmi olarak 2005 İMCAS toplantısında, daha sonra da resmi olarak 2007 İMCAS toplantısında duyuruldu. Mentor firmasının botulinum toksini olan PurTox® un, Allergan üretimi olan Botox® a göre bir çok avantajı olduğu söyleniyor. En büyük özelliği ise etkisinin hemen görülmesi imiş. Bilindiği gibi Botox® enjeksiyonundan sonra etkinin görülmesi için 5-7 gün geçmesi gerekiyor. Ayrıca Botox® ile olabilen nadir komplikasyonların (gözkapağı düşmesi gibi) PurTox® ile oluşmadığı da söyleniyor. Test çalışmalarının sonlanması ile FDA onayının da alınması bekleniyor. Şu an başlanan faz IIIa testlerinde PurTox® ilk kez insan deneklerde denenecek.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


ANTİ-AGİNG KREMLERİ İŞE YARIYOR MU? (29.08.2007)
Amerikan estetik plastik cerrahi derneğinin resmi yayın organı olan Aesthetic Surgery Journal dergisinin temmuz-ağustos 2007 sayısında yayınlanan bir makalede, en çok satılan anti-aging kremlerinin yeteri kadar bilimsel çalışma ve testten geçirilmeden satışa sunulduğu ve bu ürünlerin sanıldığı kadar etkili olmadığı bildirilmiş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


YURTDIŞI BASINI DA SELÜLİT AVINDA (29.08.2007)
Sadece yerli magazinciler değil, yurtdışı magazin basını da ünlülerin selülitlerini kovalıyor. Geçenlerde webde rastladığım bir haber bizim magazinden çıkma gibi duruyordu. Bu 'başarılı paparazziler' bu kez umutsuz ev hanımlarından Nicolette Sheridan ve Cindy Crawford un selülitlerini yakalamışlar. Bir de manşet atmışlar 6 sayfa yeni fotoğraf içeride diye. Bu haber midir şimdi? Cindy Crawford 41, Nicolette Sheridan ise 44 yaşında. Hatta sanırım ikiside doğum yapmış insanlar; e izin verin onlarda da normal insanlar gibi selülit olsun. Bu haber tam bir düzeysiz habercilik örneği idi..

YABAN ARISI SOKMASI İLE MEME İMPLANTLARI PATLADI (29.08.2007)
Geçtiğimiz günlerde Çinden dünya basınına duyurulan bir haber, estetik cerrahi çevrelerinde şaşkınlık yarattı. Bundan 3 sene önce serum fizyolojikli meme implantları ile göğüs büyütme ameliyatı geçirmiş olan bir hasta, bir implantının arı sokması sonucu söndüğünü söyleyerek doktoruna başvurmuştu. Söylenene göre bayan açık havada motor sürerken (kısa kollu, dekolteli bir kıyafet giydiği söyleniyor), bir arı tarafından sokumuş idi. Arının iğnesini göğsünden kendisi çıkaran bayan hasta, 2 gün içinde o göğsünün gitgide küçüldüğünü farketmiş ve doktoruna başvurmuş. Doktor Dr. Tseng Ting-chang in yaptığı açıklamaya göre, hasta son derece zayıf yapılı, meme dokusu çok ince olan bir hasta olduğundan arı sokması sonucu arının iğnesi ile meme implantı delinmiş ve serum kaybederek küçülmüş idi. Hastayı sokan arının, japonya ve asyada yaygın olan, bir yak öküzünü sokarak öldürebildiğine inanılan (bu yüzden yak öldüren de denen), boyları 3-4 santime ulaşabilen japon yaban arısı olduğu düşünülüyor. Bu arılar hakkındaki kısa bir National Geographic belgeselini aşağıda izleyebilirsiniz. Bu arada arının zehirini implantın içine boşalttığı, bu sayede bayan hastanın mutlak bir ölümden kurtulduğu da söyleniyor; çünkü bu arıların zehiri sinir sistemini etkileyen bir çok toksin içeriyor ve insan için öldürücü olabiliyor. Asyada her sene ortalama 40 kişinin bu cins arıların sokması ile öldüğü bildiriliyormuş.
Benim fikrimi sorarsanız, hastanın cildi ve meme dokusu çok ince ise, implantlar serum fizyolojikli ise, implantlar ince olan meme dokusu altına konmuşsa ve sokan arı dev japon yaban arısı ise (sadece iğnesinin 5-7 milimetreye ulaşabildiği söyleniyor) bu olabilir. Özellikle meme dokusu ince hastalarda meme dokusu altına konan implantlar, memelerin yan taraflarında çok yüzeyel kalabilir ve böyle bir arının sokması ile delinebilir. Fakat olayın bir de farklı yönü var. Sonuçta bu hasta bir ameliyat geçirip implantı değiştirtmek zorunda ama belki de implant sayesinde hayatı kurtuldu. Bence hayatının kurtulması, bir implant değişimi ameliyatına değer (diğer yandan hastanın implantları silikon jelli implantlardan olsaydı, implantlar sönmezdi ama yine de içinde dev japon yaban arısının zehiri olan implantı değiştirmek gerekirdi).



AYDA YÜRÜYEN İKİNCİ İNSAN; BUZZ ALDRİN ESTETİK AMELİYAT OLDU! (14.08.2007)
Apollo 11 görevinde Neil Armstrong un ardından ayda yürüyen ikinci insan olan Buzz Aldrin, 77 yaşında yüz estetiği oldu. Beverly Hills deki bir estetik kliniğinden çıkarken yüzünde ve göz çevresinde pansumanlarla gazetecilere yakalanan Buzz Aldrin in yüz germe ve gözkapağı estetiği yaptırmış olabileceği söyleniyor.

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


ESTETİKLE YÜZÜNÜ DEĞİŞTİREN UYUŞTURUCU KAÇAKCISI SESİNDEN YAKALANDI! (13.08.2007)
Brezilyada uzun zamandır polisin yakalamaya çalıştığı, fakat yüz estetiği olarak görünümünü değiştiren uyuşturucu kaçakcısı Juan Carlos Ramirez Abadia, ses tanıma teknolojileri kullanılarak yakalandı. Juan Carlos Ramirez Abadia, estetik ameliyat olup yüzünü değiştirdiğinden polisin elinde net bir eşkali yok idi. Kolombiya ve Amerika birleşik devletleri güvenlik güçleri ile işbirliği yapan Brezilya güvenlik güçleri, Juan Carlos Ramirez Abadia nın ses kayıtlarını elde etti ve bu sayede ses tanıma teknolojileri ile Juan Carlos Ramirez Abadia yakalandı. Kullanılan teknolojinin halen gizli tutulan, evlerde kullanılan bilgisayar programlarının çok ötesinde bir teknoloji olduğu da belirtilmiş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


Haber hakkındaki kısa bir videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz:

KOLLAJENAZ ENJEKSİYONLARI SELÜLİTE ÇARE OLABİLİR (06.08.2007)
Selüliti ve istenmeyen bölgesel yağ depolanmasını gidermek için uygulanan kollajenaz enjeksiyonları ile ilgili olarak yapılan bir FDA çalışması 2. fazında. Şu ana kadar yapılan çalışmaların sonucunun olumlu olduğu ve yaşları 41 olan 10 bayanda olumlu sonuç alındığı bildiriliyor. 6 aylık çalışma sonunda hiçbir denekte bacak kalınlığı değişmemiş fakat selülit görünümü düzelmiş. Enjeksiyonlar sonrasında bazı deneklerde morarma ve cilt altı ufak kanamalar olsada bu gibi yan etkiler kısa sürede kendiliğinden geçmiş.

GÖĞÜS BÜYÜTEN KURABİYELER JAPONYADA SATIŞA SUNULDU! (06.08.2007)
Bu haber aslında sitemizin haberler kısmını takip edenler için çok da ilginç gelmeyebilir; çünkü daha önce Pueraria Mirifica bitkisinin özünü içeren ve göğüs büyüten sakızları burada duyurmuştum (haber arşivinde görebilirsiniz). Bilmeyenler için kısaca tekrarlıyayım: Tayland da yetişen Pueraria Mirifica adlı egzotik bir bitki var. Eskiden yerliler bu bitkiyi göğüs büyütmek için kullanırlarmış. Sonunda bu bitki, bazı üniversitelerin de dikkatini çekmiş ve incelemelere başlamış. Çalışmalar sonunda bu bitkinin, östrojen ürettiği ve gerçekten göğüslerde büyümeye yolaçabileceği ortaya çıkmış. Sonunda bu bitkinin özünü içeren sakızlar, spreyler, kremler ve sonunda da kurabiyeler üretilmiş. Bu F-cup cookies i ilk kez görüyorum. Sonunda kurabiyesi de üretilmiş. Peki bu ürünlerle gerçekten göğüsler büyüyor mu? Bana sorarsanız bu tür ürünlerle bitkisel östrojen hormonu almış oluyorsunuz (yan etkileri meçhul), ayrıca bu ürünlerle göğüslerde sağlanan büyüme hiç bir zaman bir silikon protez ile olduğu kadar olamaz bence. Üstelik artık son derece güvenli, FDA onaylı silikon implantlar var. Kurabiyelerin paketi 2.5 dolarmış ve etkili olması için bir kaç ay yemeniz gerekiyor. Fazla yerseniz kiloda yapabilir tabii ki.. Sonuçta hamur işi.. :)

LAZERDE SON TREND: FRAKSİYONEL LAZERLER (06.08.2007)
Cynosure lazer firması, kendi fraksiyonel lazerleri olan Affirm lazer i tanıttı. Bu lazer, ciltte hasara yolaçmadan cilt gençleştirme, lekelerin giderilmesi, kırışıklıkların giderilmesi ve güneş lekelerinin giderilmesi için kullanılıyor. FDA onaylı bu cihazda Cynosure firmasına ait MultiPlex teknolojisi, kombine Apex Pulse (CAP) teknolojisi ve Xenon Pulsed Light (XPL) teknolojisi kullanılıyor. Tüm fraksiyonel uygulamalardaki gibi bu cihazla olan uygulamalar da birden fazla seansda yapılıyor. Önerilen uygulama ayda bir seans ve 4-6 ay (1 ay ara ile 4-6 seans) şeklinde. Lazer teknolojisi, ilk çıkan ablatif (cildin üst katmanlarını yakan) karbondioksit lazerlerden, günümüzdeki fraksiyonel, cilde hiç zarar vermeyen ve hemen uygulama sonunda günlük hayatınıza dönebildiğiniz fraksiyonel lazerlere kadar geldi.
Firmanın web sitesi için tıklayınız.




İSTEDİĞİNİZ BURUNA HEMEN KAVUŞUN, HATTA BIYIKLARINIZ BİLE OLABİLİR! (06.08.2007)
Daha önce (2006 yılında) kanada da bulunan bir estetik cerrahi kliniğinin çok ilgi çeken reklamını bu siteden duyurmuştum. Bu klinik, üzerinde güzel burun resimleri olan plastik bardaklar yaptırmış ve çevredeki restoran ve kafelere dağıtmıştı. Bu bardakların resmini haber arşivimde görebilirsiniz (tıklayınız). Bu reklam tarzı çok tutulunca, benzer bardaklar satışa çıkarılmış. Bu bardaklarda farklı olarak gerçekten kötü burunlara ve hatta bıyıklara bile sahip olabiliyorsunuz.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.



FDA, YENİ BİR DERMAL DOLGU MADDESİNE ONAY VERDİ: ELEVESS (29.07.2007)
FDA, yeni bir hyaluronik asit içeren dermal dolgu maddesi olan Elevess e onay verdi. Elevess, aynı zamanda Orthovisc in de (romatoid artritte yaygın olarak kullanılan bir hyaluronik asit ürünü) üreticisi olan Anika therapeutics tarafından üretiliyor.
Firmanın web sitesi için tıklayınız.


FDA, JUVEDERM ULTRA VE JUVEDERM ULTRA PLUS A ONAY VERDİ (29.07.2007)
Amerikada Allergan firması (Botox un üreticisi) tarafından pazarlanan dolgu maddeleri olan Juvederm ultra ve juvederm Ultra Plus, FDA tarafından onaylandı. Böylece bu ürünlerin daha önce satışa sunulmuş olan juvederm den daha uzun etkili oldukları ve yapısal olarak farklı oldukları onaylanmış oldu. Bu yeni dolgu maddelerinin etki sürelerinin 18 ay olduğu belirtiliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


TV DE YAYINLANAN PLASTİK CERRAHİ PROGRAMLARI İNSANLARI ETKİLİYOR (24.07.2007)
Amerikan plastik cerrahi derneğinin resmi yayın organı olan Plastic and reconstructive surgery dergisinin temmuz 2007 sayısında yayınlanan bir makalede, Tv de yayınlanan plastik cerrahi programlarının (Swan, beni baştan yarat, Nip-tuck, Plastic surgeons, Body works vs..) insanları ne şekilde etkilediği incelendi. Gerçekten ilginç sonuçlara varılmış; araştırma sonunda elde edilen bazı saptamalar şöyle:
estetik cerrahi Estetik ameliyat olan 42 yetişkin araştırmaya dahil edilmiş.
estetik cerrahi Bu hastaların 57% si plastik cerrahi hakkındaki programların sürekli takipcisi imiş ve bu hastalar Tv programları ve medyadan etkilendiklerini belirtmişler.
estetik cerrahi Bu programları seyreden hastalar, plastik cerrahi hakkında yeterli bilgiye sahip olduklarını düşünüyorlarmış.
estetik cerrahi Her beş hastadan dördü, estetik ameliyatına karar vermelerinde bu programların çok etkisi olduğunu itiraf etmiş.


EVDE YAPILAN PENİS BÜYÜTME İŞLEMİ ÖLÜME GÖTÜRDÜ (23.07.2007)
Kamboçyada, saç artırıcı solusyonu ev şartlarında penisine enjekte eden bir kişi sonunda çektiği acılara dayanamayarak intihar etti. Enjeksiyonun penis büyütme için yapılmış olduğu düşünülüyor. Enjekte edilen saç artırıcı solusyonun, intihar eden kişinin penisinde ciddi nekroz ve abselere yolaçtığı görülmüş ve bu sebeple 35 yaşındaki inşaat işçisinin, bu acılara dayanamayarak intihar ettiği düşünülüyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


BARBİNİN ERKEK ARKADAŞI KEN E BENZEMEK İSTEDİ.. (14.07.2007)
Yıllardır, kafayı barbi bebeklerinin erkek versiyonu Ken e benzemeye takan Steve Erhardt, bu uğurda yaklaşık 30 ameliyat geçirmiş ve 250.000 dolar harcamış. Şu an web sitelerinde kendisinden michael jackson dan sonraki yeni ucube diye bahsediliyor.
Benim düşüncem: Birine benzemek amacıyla yapılan tüm estetik girişimler bence hüsranla sonuçlanıyor, bu vaka da bunun bir kanıtı (hatta burada durum daha da vahim: Steve Erhardt, birine değil bir oyuncak bebeğe benzemek istemiş!). Estetik cerrahi bu amaçla yapılmamalı, görünüşünüzdeki estetik kusurları gidermek amacıyla yapılmalı. Herkesin görünüşü aslında eşsizdir; estetiğin amacı, eşsiz olan görüntünüzü başka birine benzetmek değil, kusurlarınızı gidermektir.

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


KAŞ KALDIRMAYA VE YÜZ GERMEYE YARDIMCI BİR ÜRÜN: BİOGLUE, TEST AŞAMASINDA.. (12.07.2007)
Bioglue, Cryolife firmasının bir ürünü ve bildiğimiz doku yapıştırıcı gibi bir etkisi var. Ürün, inek serum albumini (BSA) ve glutaraldehyde den elde ediliyor. Ürün şu anda test ediliyor ve hatta Amerika içinden gönüllülere ürün ücretsiz olarak gönderiliyor imiş. Bioglue nun, kaş kaldırma ameliyatlarını oldukça pratikleştireceği düşünülüyor. Günümüzde endoskopik yöntemle yapılan kaş kaldırma ameliyatlarında kaşı yüksek tutmak için vida kullanılıyor; bioglue kullanıldığında vidaya gerek kalmayacağı söyleniyor. Bioglue nun 1 cc.sinin 50 dolar civarına satılabileceği söyleniyor. Bioglue nun aslında yeni bir ürün olmadığı, yara kapatma amacıyla daha önce de kullanıldığı ve bu konuda FDA, CE onaylarının olduğu belirtiliyor; yalnız kaş kaldırmada kullanılan formu ve bu amaçla denenmesi yeni imiş.
Haberin ayrıntısı için buraya tıklayınız yada buraya tıklayınız.
Firmanın resmi sitesi için tıklayınız.


HAZIR GİYİM KATALOĞUNDA BOTOX! (10.07.2007)
İngiltere de bir hazır giyim ve alışveriş kataloğunda Botox a yer verilmesi İngiltere gündemine bomba gibi düştü. Hemen her sağlık sitesi bu konuya yer verdi. Grattan kataloğunda Botox a, dudak ve cilt bakım ürünleri arasında yer verilmişti. Katalogdan Botox ısmarlayan müşterilere ünlü Transform estetik ve güzellik merkezlerinde Botox uygulanıyor. Transform estetik ve güzellik merkezleri, ingilterede çok sayıda şubesi olan bir estetik merkezleri zinciri ve oldukça agresif piyasa ve satış anlayışları ile tanınıyor. Estetik kursları veriyorlar, size anahtar teslim güzellik merkezi açıyorlar (oldukça iyi bir ücret alıyorlar ve daha sonra da tüm gelirin bir kısmına sürekli ortak oluyorlar), yeni boşanmış bayanlara özel estetik ameliyatlar kampanyası gibi pekte etik olmayan (ve tıbbi çevrelerde oldukça tartışılan) kampanyalar düzenliyorlar, müşterilerine estetik kartı veriyor ve uygulanan estetik uygulamalar başına puan, ve belli bir puan birikince de bonus uygulama veriyorlar. Görünüşe göre Transform estetik merkezleri bu ticari anlayışlarında ısrarlı ve tartışılacak yeni kampanyalar yapmaya devam edecekler. Haberin bu kadar tartışmaya yolaçması ise estetik ameliyatların ve estetik uygulamaların, marketlerde satılan herhangi bir ürün gibi satışa sunulması.
İngiliz uzman doktorlar bu duruma şöyle karşı çıkıyor:
Botox gibi cerrahi olmayan uygulamaların bile komplikasyonları olabilir, böyle bir uygulamayı yaptırmayı ancak bir uzman doktorla görüşerek karar vermelisiniz. Bunlar marketten aldığınız bir çift ayakkabı değil ki, daha sonra olmazsa gidip değiştiresiniz.
Benim bu konudaki düşüncem de şöyle:
Estetik cerrah olarak tabii ki biz de bu işi para kazanmak için yapıyoruz; ama hiç bir zaman para kazanmayı, hastalarımızın sağlığından yada memnuniyetinden daha ön planda tutmuyoruz. Karşınızdaki bir doktor yada estetik-güzellik merkezi olabilir, farketmez; eğer olaya ürün satmak-ameliyat satmak-olabildiğince çok kâr etmek şeklinde bakıyorlarsa hemen oradan uzaklaşın derim..
NOT: bu haber yazılırken Grattan kataloğunun internet verisyonundan Botox çıkarılmış idi (tıklayınız).
Haberin okuyabileceğiniz onlarca web sitesi var, birini okumak için tıklayınız.


INTERCYTEX, HÜCRE TERAPİSİ ÜRÜNLERİ TEST AŞAMASINDA.. (05.07.2007)
İngilterede bulunan ve insan hücreleri ve kök hücreleri ile çalışmalar yapma izni olan Intercytex adlı firma tarafından, 4 ürünlerinin şu an çeşitli üretim ve test aşamalarında olduğu bildirildi. Firma, bu ürünlerin insan hücreleri üzerinde yapılan çalışmalarla üretildiğini ve yaşlanmaya karşı vücuttaki hücrelerin yenilenmesini sağladıklarını belirtti. Bu ürünlerden ICX-PRO, kapanmayan kronik yaraların iyileşmesi için; Vavelta, yüz gençleştirme için; ICX-SKN, cilt defektlerinde (deri grefti, yaması yerine) kullanılmak üzere için; ICX-TRC, saç rejenerasyonunu artırmak için kullanılıyor. Ürünlerin önümüzdeki yıllarda satışa çıkması bekleniyor.
İntercytex resmi web sitesi için tıklayınız.
Vavelta resmi web sitesi için tıklayınız.


MICHAEL MOORE UN YENİ BELGESELİ. ÜLKELERİN SAĞLIK SİSTEMLERİ ÜZERİNE: SİCKO! (28.06.2007)
Michael Moore, bu belgeselinde Amerika başta olmak üzere, İngiltere, Kanada, Fransa gibi ülkelerin sağlık sistemlerini inceliyor. Bence diğer belgeselleri kadar olayların üzerine gitmemiş ve biraz pasif kalmış. Daha çok sağlık sistemlerinin mağdurları ve bazı ülkelerin sanşlı insanlarının öykülerine yer vermiş. Benim en çok hoşuma giden bölüm sanırım İngilteredeki sağlık sistemini gösterdiği bölümde idi. Bir sağlık kuruluşunu gezen Moore, insanların en çok 25 dakika beklediklerini, sağlık hizmetlerinin ücretsiz olduğunu, herkesin istediği tüm sağlık hizmetlerini ücretsiz alabildiğini görünce şöyle dedi: Bunlar benimle dalga geçiyorlar galiba!.. Sonra hastaneyi turlayan Moore, kapısında vezne yazan bir yer buldu ve ekledi: A-ha buldum işte, bu vezne ne işe yarıyor? insanlardan mutlaka para alıyorlardır.. Ama maalesef, bu vezne nakli gereken hastalara ambulans ücretinin ödenmesi için oradaydı. Yani hastalardan para almıyor, sevk edilecek hastalara yol parası ödeniyordu. Moore, dumur oldu tabiiki..
Aslına bakarsanız yurtdışından duyduklarımıza, haberlerden okuduklarımıza göre İngiltere, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde sağlık sistemi bu kadar güllük gülistanlık değil; ama Moore un belgeselinde mükemmel bir sistemmiş gibi gösterilmiş. Bence Moore, Amerikadaki sağlık sisteminin içler acısı durumunu iyice abartmak için Avrupa ülkelerindeki sağlık sistemlerinin yürümeyen yanlarını biraz görmezden gelmiş.
Belgeselin başındaki Amerika sağlık (ve sağlık sigortası) sisteminin mağdurlarının öykülerini dinledikçe gözleriniz yaşarabilir. Kapitalist sistemin küçük insanları nasıl acımasızca ezebildiğini gözler önüne seriyor; ayrıca şunu da ekliyor: Amerika da 3 kuruş daha fazla para kazanmak için insanların hayatları kolayca harcanabilir ve bu son derece doğal bir şeydir.
Fransa bölümünde siyahi bir kadın, her türlü sağlık hizmetini ücretsiz alabildiklerini söyleyip ekliyor: burasını Amerika mı sandın!
estetik cerrahi Filmden bir bölüm:

estetik cerrahi Filmin fragmanı:

Filmin ayrıntısı için tıklayınız.


MEME KÜÇÜLTME AMELİYATI: ASLINDA HERKES İÇİN! (28.06.2007)
İngiltere de son 6 ayda erkeklere yapılan meme küçültme ameliyatlarında 256% artış olduğu, bayanlarda ise artışın 43% olduğu bildirilmiş. Yılın ilk 6 ayında gerçekleştirilen meme küçültme ameliyatlarının sayısı 279 olarak verilmiş. This is London dergisinde yayınlanan makalede, insanların artık dış görünüşlerine daha fazla dikkat ettikleri, gerektiğinde estetik ameliyat olmayı artık daha doğal karşıladıkları belirtilmiş. Özellikle erkek hasta sayısındaki artış gerçekten dikkat çekici.


AMERİKALILAR UCUZ BOTOKS PEŞİNDE (27.06.2007)
Artık nerede ise her ay bir sahte Botulinum toksin olayı haberi okuyoruz. Bu kez Las Vegasda çalışan Dr. Stephen Seldon (bir K.B.B. uzmanı), sahte Botox kullanmaktan tutuklandı. Sahte botox un kaynağının yine diğer vakalardaki gibi Arizonada bulunan Toxin Research International Inc. olduğu belirlendi. Bulunan Botulinum toksin flakonlarının üzerinde sadece araştırma amacıyla kullanılabileceği, insan yada hayvanlara uygulanmaması gerektiği yazıyormuş. Doktorun ve muayenehanesini paylaştığı eşinin 20 yıl hapis cezası alabileceği söyleniyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


KUAFÖRDE YAPILAN YÜZ GERME OPERASYONU! (27.06.2007)
Bilmeyen varsa buradan duyurayım: bir çok kuaför çeşitli tekniklerle yüz germe yapıyor. Bu haber özellikle uzman doktor arkadaşların ilgisini çekebilir. Örneğin ulus-etiler-levent civarındaki kuaförlerin bir çoğu sadece saç spreyi kullanarak yüzde gerginlik sağlayabiliyorlar. Hatta kepçe kulakları arkaya yatık tutabildiklerini söyleyenlerde var (saç spreyi ile). Bu uygulamalar çok sağlıklı olmasa da sadece gece katılınacak bir davette yüzünüzün gergin durmasını sağlayabiliyormuş. Ama yinede bu uygulamaları denemeye kalkışmayınız, sonuçlarının ne olacağı bilinmez; manken Doğa Bekleriz in kulak macerasını hatırlayınız (gerçi o japon tutkalı kullanmıştı).
İnternette rastladığım bir videoda da bir kuaför, saçları gererek müşterisinin yüzünü geriyor. Bence prensip olarak mantıklı bir yöntem, etkisi olabilir; ama yüzü gereceğim diye saçları gerim gerim germek bana mantıklı gelmiyor. O kadar gerilen saçların daha sonra döküleceğini düşünüyorum. Videoyu aşağıdaki linke yada yandaki resime tıklayarak seyredebilirsiniz (videodan önce kısa bir reklam seyretmeniz gerekebilir).
NOT: estetik cerrahiye sarmayan bir kuaförler kalmıştı, onlarda kervana katıldı, eksik kalmadı...
Videoyu seyretmek için tıklayınız.


ARTIK DUDAKLAR İÇİNDE THERMAGE YAPILABİLİYOR (27.06.2007)
Thermage firması, dudak çevresindeki kırışıklıkları yokedebilen yeni dudak çevresi Thermage başlığını tanıttı. Thermage, dudak çevresindeki kırışıklıkları yokederken kollajen üretimini arttırarak dudakların daha dolgun görünmesine yolaçıyor. Ama malesef yine özel bir Thermage başlığı kullanılıyor, her uygulamada başlık değiştiriliyor ve uygulama oldukça pahalıya geliyor. Haberde bu uygulamanın maliyeti hakkındaki endişeler sıralanmış ve dudak çevresindeki kırışıklıklar için daha uygun maliyetli işlemler yapılabildiği hatırlatılmış; bir de güzel bir söz eklenmiş: çekiç için dünyadaki herşey çividir..


DOKU YAZICISI! (25.06.2007)
Bu konuda bir haberi yaklaşık 3-4 sene önce ülkemizde yayınlanan Chip dergisinde (bir bilgisayar kültürü dergisi) okuduğumu hatırlıyorum; fakat o zaman bu konu hiç gözümde canlanmamış, haberin yanlış çevrilmiş olabileceğini düşünmüştüm. Anlıyacağınız bu konu yeni bir konu değil ama yeni gelişmeler oldukça basında bu konuda yeni haberlere rastlıyoruz. Haberde bahsedildiğine göre Manchester üniversitesinde yapılan çalışmalarda, aynen ink-jet yazıcıların çalışma tekniği ile çalışan ve hastadan alınan cilt hücrelerinden tabaka şeklinde cilt üretmeye yarayan bir cihaz geliştirildi (gözümde 5. element filminde leelo nun -Milla jovovich- yaratıldığı sahne canlanıyor, aşağıdaki videoda bu sahneyi görebilirsiniz). Bu teknikle sadece cilt değil, kemik, kıkırdak, hatta 3 boyutlu doku parçalarını üretmek mümkün olacak. Profesör Brian Derby in belirttiğine göre eksik doku kısımları, bu cihazla 3 boyutlu olarak üretilebilecek.
The fifth element filminde Milla Jovovich in yeniden oluşturulmasını aşağıdaki videoda görebilirsiniz.

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


THERMAGE, ALMA LAZER FİRMASINI PATENT İHLALİ GEREKÇESİ İLE MAHKEMEYE VERDİ (22.06.2007)
Thermage ve Accent cihazlarının ikisi de bildiğiniz gibi radyofrekans teknolojisini kullanıyor ve cilt gençleştirme amacıyla kullanılıyor. Bu iki cihaz hakkında ayrıntılı bilgiyi Ameliyatsız estetik bölümünde bulabilirsiniz. Tam anlamı ile aynı şekilde kullanılmasalar da (Thermage, sadece tek seans uygulanırken, Accent 6-8 hafta-haftada bir kez uygulanıyor; ayrıca Accent in herhangi bir gideri yokken, Thermage ın başlığının her uygulamada değişmesi gerekiyor) Thermage firması, Accent XL in üreticisi olan Alma lazer firmasını, Thermage a ait patentleri ihlal ettiği (aynı teknolojiyi kopyaladığı ve lisanssız kullandığı) için dava etti. Söylendiğine göre şubat 2006 da Thermage firması, aynı teknolojiyi kullandıkları için eğer U.S.A. da cihazlarını satarlarsa patent ihlali sebebiyle şikayetçi olacakları şeklinde Alma lazer firmasını uyardı. Buna rağmen Alma lazer firması U.S.A. da cihazlarını satıp nisan 2007 de Accent XL ve RF için FDA onayı aldı. Bunun üzerine Thermage firması Accent cihazında, kendilerine ait olan 10 adet patentli teknolojinin izinsiz kullanıldığını iddia ederek Alma lazer firmasını mahkemeye verdi.

ENTERESAN BİR RESİM (22.06.2007)
Geçenlerde internette çok enteresan bir resim dolaşıyordu. Bildiğiniz gibi artık gazetelerde, dergilerde, hatta tv de canlı yayın sırasında bile görüntüler rötuşlanıyor; görüntüdeki kişinin fiziki bir kusuru varsa bu düzeltiliyor. Sahne sanatçılarına, modellere, bu şekilde ameliyatsız foto-estetik yapılıyor. Bir moda dergisi de yayınladığı modelin resminde düzeltmeler yapmış, modelin yanındaki kişi resimden çıkarılmış ama modelin omzundaki el unutulmuş! Photoshop ile rötuş yaparken biraz daha dikkatli olmalı.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


KOLAYCA SİLİNEBİLEN DÖVME PİGMENTLERİ NİHAYET SATIŞA SUNULDU: FREEDOM-2 (22.06.2007)
Daha önce buradan duyurduğum, kolayca silinebilen dövme pigmentleri nihayet satışa sunuldu. Amerikada Duke üniversitesi cilt hastalıkları bölümünden bir profesör tarafından geliştirilen pigmentler, geçen sene ilk duyurulduğunda ilgiyle karşılanmıştı. Bu pigmentlerin özelliği, lazer ışınına çok duyarlı bir madde ile birleştirilmeleri (polymethylmethacrylate - PMMA); bu sayede bir seans lazer uygulamasından sonra bu maddelerle birlikte dövme pigmenti de parçalanıyor ve dövme silinmiş oluyor. Polymethylmethacrylate (PMMA) mikrokürecikleri, aslında Artecoll adlı dolgu maddesinin yapısında bulunan bir madde. Web sitesindeki resimlere bakarsak (henüz sadece bir vakanın resimleri yayınlanmış), bu pigmentle yapılmış dövme yine de öyle tek seans lazer uygulaması ile silinememiş, ek seanslar gerekmiş. Bu noktada benzer bir ürün üzerinde (hem de çeşitli renk seçenekleri ile) başka merkezlerce de çalışmalar yapıldığını hatırlatayım (haber arşivinde bu konu ile ilgili yazdığım haberleri görebilirsiniz). İleride bu konuda çok daha başarılı ürünler görmeyi ümit ediyorum.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız; resmi web sitesine gitmek için ise buraya tıklayınız





HİNDİSTANDA İNANILMAZ OLAY: 15 YAŞINDA BİR ÇOCUK SEZARYEN AMELİYATI YAPTI (21.06.2007)
Hindistanda 15 yaşında, Dileepan Raj adlı bir çocuk, 20 yaşındaki bir bayana sezaryen ameliyatı yaptı. Ailesi tarafından bu girişim videoya alındı ve bir çok doktora izlettirildi. Önceleri ailesi tarafından Guinness rekorlar kitabına girmesi gerektiği söylenirken, olayın duyulması üzerine aile, çocuklarının sadece asistanlık yaptığını söylemeye başladı. Olay hakkında soruşturma açıldı.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.



YERÇEKİMSİZ ORTAMDA İLK KEZ BİR AMELİYAT YAPILDI (21.06.2007)
Yerçekimsiz ortamda yapılan ilk cerrahi müdehale, fransız cerrahlarca gerçekleştirildi. Uzaydaki sıfır yerçekimi ortamının bir benzeri, parabolik bir uçuş rotasında uçurulan bir uçağın içinde oluşturuldu. Yerçekimsiz ortama alıştırılan astronotlar da bu şekilde bir çok uçuş gerçekleştiriyorlar. Uçak önce dimdik gökyüzüne yükseliyor ve yeterli yüksekliğe gelince dosdoğru yere doğru hızla inişe geçiyor; bu sırada uçağın içinde kısa bir süre için yerçekimi sıfırlanıyor ve herşey havalanmaya başlıyor; daha sonra yere yaklaşan uçak, uçuş doğrultusunu değiştiriyor ve yeniden ufka paralel uçmaya başlıyor ve yerçekimi yavaş yavaş normale dönüyor. Yerçekimsiz ortamda yapılan ilk cerrahi müdehale de, bu şartlarda gerçekleştirilmiş. Ameliyatta bir gönüllünün kolundan lipom (yağ kitlesi) alınmış. Yalnız enteresan olan, normalde özellikle manyetize edilmeyen cerrahi aletlerin, bu ameliyat için mıknatıslanmış olması. Normalde ameliyat ipliğinin ucundaki iğnenin, cerrahi aletlere yapışıp kalması istenmez ve cerrahi aletler özellikle demanyetize edilir; yerçekimsiz ortamda ise cerrahi aletlerin havada uçmasını önlemek için özellikle mıknatıslanmış cerrahi aletler kullanılmış.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


DAVİD SMİTH İN ZAYIFLAMA VE VÜCUT GERME AMELİYATLARI: İNANILMAZ BİR KİLO VERME ÖYKÜSÜ (21.06.2007)
David Smith adlı bir kişi morbid obezken, zayıflamayı başarıyor ve tüm sarkan kısımlarına germe ameliyatları yaptırıyor: karın germe, kol germe, sırt germe, bacak germe vs.. vs.. Tüm öyküsünü resimlerle destekleyerek bir web sitesi hazırlıyor. Ama en inanılmaz olanı bu kadar kiloyu sadece ve sadece spor yaparak vermesi: zayıflama ilacı yada herhangi bir zayıflama ameliyatı olmadan! David Smith in web sitesini mutlaka görmelisiniz, sitede resimler ve videolar da var:
David Smith in web sitesine gitmek için tıklayınız.


İNGİLİZ PLASTİK CERRAHİ DERNEĞİ, FRANCHISING YÖNTEMİ İLE AÇILAN ESTETİK KLİNİKLERİNE KARŞI UYARIYOR: SAĞLIKTA MC DONALDİZASYON OLMAZ! (20.06.2007)
İngiltere, avrupada estetik-güzellik hizmetlerinin gerçek bir endüstriye dönüştüğü belli başlı ülkelerden. İngilterede 2 günlük estetik kursu sonunda franchising usulü anahtar teslim güzellik-estetik merkezi açmanıza yardımcı olan firmalar (ki onlarda aslında birer estetik-güzellik klinikleri) var. Bu durum karşısında İngiliz plastik cerrahi derneği basın yolu ile uyarılarda bulunmuş ve sağlık sektörünün (her ne kadar hastalıklarla uğraşmasalar da estetik klinikleri de sağlık sektörüne dahildir), fast-food sektörüne benzemediğini, 2 günlük kurslarla ve franchising yoluyla açılan estetik kliniklerinin halkın sağlığını tehdit ettiğini belirtmiş. Sözü edilen kursda pratisyen hekimler 2000 sterlin karşılığı botox ve dolgu maddelerinin enjeksiyonu hakkında kurs görüp (kursda uygulamaların yapıldığı hastalar, kursun yapıldığı otelin gönüllü personeli imiş..) üzerine 35.000 sterlin ödedikleri taktirde, kursu düzenleyen firma tarafından anahtar teslim bir güzellik merkezine sahip oluyorlarmış (ayrıca kursu veren firma gelirlerinin 10 % unu da alıyormuş). İngiliz plastik cerrahi derneği gibi bilimsel ve resmi kurumların da uyarısı ile İngiliz hükümeti yakında bu tür kursları daha sıkı denetlemeyi, gerekirse kısıtlamayı amaçlayan bazı kanunları çıkarmayı planlıyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


THERMAGE, FDA ONAYINI ALDI (20.06.2007)
Ameliyatsız cilt gençleştirme sistemi olan Thermage ThermaCool, her ne kadar son zamanlarda uygulandığı alanlarda yağ dokuda erimeye yolaçtığı şeklinde eleştirilse de, FDA tarafından onaylandı. Özellikle Thermage ın göz çevresinde uygulanabilen özel ucunun güvenli olduğu ve FDA tarafından onaylandığı bildirildi. Bu onay, Kanada ve Amerika birleşik devletlerinde bulunan çok sayıda klinikte gerçekleştirilen uygulamalar sonunda elde edilen veriler ışığında verildi. Böylece Thermage, gözkapağı estetiğine alternatif olan tek FDA onaylı ameliyatsız estetik yöntemi oldu.

RFID ÇİPLİ MEME İMPLANTLARI YOLDA (20.06.2007)
Şu an kullanılmakta olan FDA onaylı kohesiv silikon jel içeren meme implantlarına 4. kuşak implantlar deniyor. Bundan sonra ne gibi bir gelişme (5. kuşak meme implantları!) olabilir derken (daha önce haberler kısmında hafızalı, MP3 çalarlı silikon meme implantlarından bahsetmiştim, henüz piyasaya çıkmadılar, haber arşivinde o haberi görebilirsiniz) çipli meme implantlarının geliştirildiğini öğrendim. Bu implantlara yerleştirilen (implant içinde implant!) bir radyofrekans çipi (RFID) sayesinde herhangi bir film yada muayeneye gerek kalmadan meme implantının durumunu öğrenebileceksiniz (acaba çip, silikonun durumu hakkında e-mail mi atacak yada cep telefonunumu çaldıracak diye düşünüyorum?). Bu sisteme Breast Implant Monitoring System (BIM: meme implantı izleme sistemi), deniyor. Şu an için meme implantının durumunu öğrenmenin en iyi yolu, MRI (manyetik rezonans görüntüleme) çektirmek ve doktorunuza muayene olmak. Zaten şu an FDA, meme implantı taktıran bayanların 2 yılda bir kontrol amacı ile MRI (manyetik rezonans görüntüleme) çektirmelerini öneriyor. Çipli meme implantları henüz geliştirme aşamasında; kullanıma sunulur sunulmaz en geniş bilgiyi bu sitede bulabilirsiniz. RFID çiplerini üreten firma (Novalert) şu an bu konuda fazla açıklama yapmıyor ve konuyu devlet sırrı gibi gizliyorlar; web sitelerine şu an sadece özel password ile sadece yetkili kişiler girebiliyor: http://www.novalert.com/

OLDUKÇA TARTIŞMALI BİR UYGULAMA: LİPOLİZ (19.06.2007)
Herkes yaptırıyor, doktorlar uyguluyor, Türkiyede yasal değil ama bir çok güzellik kliniğinde yapıldığı da bir gerçek. Sanırım son yılların en tartışmalı ameliyatsız estetik uygulamaları, lipoliz gibi enjeksiyonla inceltme ve selüliti giderme uygulamalarıdır. Bu konu son olarak The Wall Street Journal web sitesinde de bir makalede tartışıldı. Bu makalede öncelikle enjeksiyon yolu ile yağ dokuyu eriten herhangi bir ürüne henüz FDA onayı verilmediği, enjeksiyon yolu ile zayıflatan ve FDA onayı olan hiç bir ürünün bulunmadığı hatırlatılmış. Bir çok klinikte uygulanan lipoliz uygulamalarının farklı maddelerle yapıldığı, genellikle bu maddelerin içinde phosphatidylcholine ve sodium deoxycholate (kısaca PCDC) bulunduğu yazılmış. Eyalet yönetimleri, FDA ve uzman doktorlar arasındaki yazışmalarda ise bu konuda izin yetkisinin eyalet yönetimlerinde mi yoksa FDA da mı olduğunun kesinlik kazanmadığı, FDA nın lipoliz (lipodissolve) uygulamasını henüz değerlendirdiği anlaşılıyor. Diğer yandan internette Britney Spears a ait olduğu söylenen bir resim dolaşıyor; güya Spears lipoliz yaptırdıktan sonra bacaklarında bir çok çöküntü oluşmuş; ne kadar doğru bilemeyiz tabii ama o resme burada yer veriyorum, yorum sizin (B. Spears ın doğum sonrası lipoliz yaptırdığını burada daha önce yazmıştım). Ayrıca internette bazı ciddi haber sitelerinde, lipoliz uygulamasının bilimsel çalışmalar haricinde estetik amaçlı uygulanmasının Kansas eyaletinde tamamen yasaklandığı da duyurulmuş. Daha önce Kansas eyaletinde bu konunun tartışıldığını burada yazmıştım; demekki tartışmalar bitmiş ve sonunda yasaklama kararı alınmış.

FRANSIZ SİLİKON İMPLANT FİRMASI P.İ.P, İFLAS ETTİĞİNİ AÇIKLADI (18.06.2007)
Çeşitli silikon implantlar üreten (ve dünyanın sayılı silikon meme protezi üreticilerinden olan) P.İ.P., iflas ettiğini açıkladı. Daha önceleri, içindeki silikonu sızdırma gibi sorunlar sebebiyle Amerika da FDA onayını alamayan meme protezleri sebebiyle firma, satış sorunu yaşıyordu. Amerika da, sadece, daha önceden P.İ.P. marka meme protezi konmuş hastalarda meme protezinin değişimi için P.İ.P. marka silikon protez kullanılmasına izin verilmiş idi. Diğer yandan bu implantların, diğer firmaların implantlarından daha yumuşak olduğu ve hasta memnuniyetinin oldukça yüksek olduğuda bildiriliyor. P.İ.P. marka implantlar ülkemize de yasal yolla ithal ediliyor ve bazı cerrahlarca kullanılıyordu.

WWW.MYBODYPART.COM DAN FREEWARE PERSONAL MAKEOVER (18.06.2007)
Estetik ve güzellik üzerine oldukça geniş bir web sitesi olan www.mybodyparts.com, ziyaretçileri için özel bir program hazırlamış: personal makeover. Bu programla resminizi yükleyip resim üzerinde saçınızı, burnunuzu, çenenizi değiştirebiliyorsunuz. Ayrıca resim üzerinde makyaj denemeleri de yapmak mümkün. Program tamamen freeware, yani indirmesi ve sınırsız kullanımı serbest. İndirmek için tıklayınız.
NOT: Bu programa benzer diğer programları indirmek içinde download bölümüne (menüden diğer başlıklara girin, açılan sayfada download / indir i tıklayın) gözatmanızı öneririm.


YERÇEKİMİ, YÜZÜN SARKMASININ BAŞ SORUMLUSU OLMAYABİLİR (15.06.2007)
Amerikan plastik cerrahi dergisinin haziran 2007 sayısında yayınlanan bir makaleye göre, yerçekimi, yüzün yaşlanması ve sarkmasının tek sorumlusu olmayabilir. Makaleye göre yüzün yaşlanmasına ve sarkmasına farklı bir gözle bakmalıyız. Yazara göre yüzün çeşitli bölgelerinde farklı yağ yastıkçıkları bulunuyor. Yaşlanma ile bu yağ yastıkçıklarında değişimler oluyor; kimisi yağ depoluyor ve şişiyor, kimisi eriyerek ufalıyor. Yüzdeki değişiklikler tüm bölgelerde aynı şekilde eşit oluşmuyor. Yaşlılıkla, yüzün bazı bölgelerinde daha erken ve daha belirgin sarkmalar oluyor.

GÜZELLİK ÜZERİNE BİR ANKETİN SONUÇLARI (15.06.2007)
Kendini güzel, çekici ve yakışıklı bulan insanların resimlerini gönderebildikleri bir web sitesi olan www.beautifulpeople.com sitesi, düzenlediği bir anketin sonuçlarını açıklamış. Sonuçlar şöyle:
estetik cerrahi İngiliz erkeklerinin 61 % si bayan arkadaşlarının göğüs estetiği yaptırmış olmasını tercih ediyor.
estetik cerrahi Site ziyaretçileri (ingilizler) yılda 10-15 farklı cinsel partnerle aşk yaşadıklarını belirtmişler.
estetik cerrahi Site ziyaretçilerinin (ingilizler) 66 % sı parnerlerini aldattıklarını belirtmişler.
estetik cerrahi Site ziyaretçilerinin 77 % si, kişilik sahibi olsa da çekici olmayan bir partneri istemediklerini belirtmişler.
estetik cerrahi İngilizlerin 66 % sı ve Amerikalıların 85 % i, fiziki üstünlüklerinin (güzellik, uzun boy, havalı saçlar, hokka bir burun) iş hayatında fayda sağladığını belirtmişler.


GÜZELLİK-ESTETİK PİYASASI RİSK ALMAYI GEREKTİRİR (15.06.2007)
Plastic surgery 101 sitesinden bir haber: aldığınız cihazın maliyetini kısa sürede çıkaramazsanız, o cihaz ile para kazanayım derken borç içinde kalabilirsiniz. Sitedeki habere göre estetik-güzellik sektöründe, insanların ilgi alanı o kadar hızlı değişiyor ki, bir plastik cerrah yada bir güzellik salonu aldıkları yeni estetik cihazının maliyetini en kısa sürede çıkartmak zorunda; yoksa bir süre sonra insanlar Oprah Winfrey in programında yada cosmopolitan dergisinde gördükleri başka bir cihazın peşine düşüyor ve alınan cihaz bir kenarda tozlanmaya mahkum oluyor. Aslında bu, kapitalist dünya düzeninin bir gereği; insanlara devamlı yeni bir ürün sunulmalı ki tüketim olsun. Fakat estetik-güzellik sektörü açısından bunun iki sakıncası var. Öncelikle insanların devamlı yeni çıkmış bir cihaza hücum etmeleri, o cihazın olası komplikasyonları ortaya çıkmadan uygulamaları yaptırmaları riskli; çünkü genellikle bir süre sonra o cihazla ilgili komplikasyonlar ortaya çıkmaya başlıyor ve hatta bazen o cihazın kullanımı tamamen yasaklanıyor. Olan, uygulamaları sorgusuz sualsiz ilk yaptıran insanlara oluyor. Son furya thermage idi ama artık estetik cerrahi dergilerinde thermage ın komplikasyonları ile ilgili makaleler yayınlanmaya başladı. Yeni cihazlara sorgusuz sualsiz saldırmanın bir diğer sakıncası ise o cihazı alan klinikler için geçerli. Henüz cihazın maliyeti karşılanmadan yeni bir cihazın popüler olması ve insanların o yeni cihaza (başka bir kliniğe) gitmesi riski var.
Plastic surgery 101 sitesinde bu haberde yukarıdaki resim kullanılmış, bende aynen buraya koyuyorum bu resmi.
Haberde, ayrıca şu an popüler olan ve vazgeçilmeye başlamış olan olan estetik yöntemleri ve ameliyatları sıralanmış. Burada kısaca veriyorum:
Şu an popüler olan yöntemler:
estetik cerrahi The wound V.A.C.: vakumla yara kapatma sistemi..
estetik cerrahi Lazerle cilt gençleştirme: eskiden karbondioksit ve erbium lazerler popüler iken son zamanlarda bu amaçla fraxel lazer (fraxel), plasma (PSR3), radyofrekans (Accent RF), diode/pulsed dye laserler ve IPL cihazları kullanılıyor.
estetik cerrahi Botox: modası hiç geçeceğe benzemiyor.
estetik cerrahi Dolgu maddeleri: özellikle eriyen hyaluronik asit temelli dolgu maddeleri oldukça popüler (restylane, rofilan, teosyal, esthelis vs..).
estetik cerrahi Yüz kırıklarında kullanılan titanyum plak ve vidalar.
estetik cerrahi Tümesan liposuction (yağ alma): liposuction ın riskini minimuma indiren bu yönteminde modası geçeceğe benzemiyor, çünkü ameliyatı çok güvenli hale getiriyor.
Modası geçmekte olan yada komplikasyonları artık öğrenilmiş olanlar:
estetik cerrahi Bazı endoskopik ameliyatlar: endoskopik ameliyatların artık uygulanmadığı söylenemez, ama bir kısım cerrahın artık bu yöntemlere sıcak bakmadığı doğrudur. Örneğin, endoskopik alın germe-kaş kaldırma ameliyatını son yıllarda bir çok cerrah kapalı (endoskopik) ve açık yöntemleri birleştirerek uyguluyor. Sadece endoskopik yöntemle yapıldığında çok etkili olmadığı söyleniyor. Bunun dışında T.U.B.A. (meme implantının göbek deliğinden konduğu meme büyütme ameliyatı) ve T.A.B.A. (meme implantının karın germe sırasında karından konduğu meme büyütme ameliyatı) gibi ameliyatlar hiç bir zaman çok popüler olmadılar. Hem çok pahalı ekipman, hem ekstra eğitim, hem ekstra zaman gerekiyor; buna karşın diğer yöntemlere fazla bir üstünlükleri de yok.
estetik cerrahi Karbondioksit lazerle cilt gençleştirme: yüzde yanık oluşturduğu ve kişiyi birkaç hafta eve bağladığı için artık out..
estetik cerrahi Ultrasonik liposuction: bu yöntemin de diğer klasik yağ alma yöntemlerine fazlaca bir üstünlüğünün olmadığı görülmüş; ama jinekomasti ve sırt bölgesi gibi, yağ dokunun sert olduğu, yağ almanın vakumla zor olduğu bölgelerde üstünlüğü tartışılmaz. Göbek, basen gibi yerlerden yağ alınırken ise bu yöntemi tercih etmeyenler gün geçtikçe artıyormuş.
estetik cerrahi İple ameliyatsız yüz asma, kaş kaldırma, ataçlama-Aptos yöntemleri: Amerikalı angiotech firması kendi Aptos ipliklerini piyasadan çektiklerini ve artık üretmeyeceklerini açıkladı. Bu bile olan biteni açıklamaya yetiyor.
estetik cerrahi Thermage: yapıldığı bölgelerde yağ dokuda atrofiye (erimeye) yolaçabildiği görüldü. Parlak ışığı en çabuk sönen ameliyatsız estetik cihazlarından biri oldu..
estetik cerrahi Bu haberin orjinalini (ben yukarıya alırken kısalttım) http://plasticsurgery101.blogspot.com/ dan okuyabilirsiniz..


BİR SAHTE BOTOX VAKASI DAHA (02.06.2007)
Amerika-El Dorado Hills de bir doktor, hastalarına yasal olmayan botox benzeri bir ilaç uyguladığı gerekçesi ile tutuklandı. Bir dermatolog olan Dr. Timothy Rosio, firmanın yanıltıcı reklamlarının kurbanı olduğunu belirtti. Doktorun 100.000 dolar para cezasına çarptırılabileceği söyleniyor. Bu deneysel ürünü ise doktora temin eden firma Arizonadan TRI adlı firma. Bu bölümü eskiden beri takip eden okuyucular bu firmanın adını yine iki sene önce 3 kişinin hayatını kaybettiği sahte botox olayından hatırlayacaklardır. Bu habere haber arşivimizden ulaşabilirsiniz.




RUSYADA MEME BÜYÜTME İÇİN KADAVRADAN ALINAN YAĞ DOKUSU MU KULLANILIYOR? (14.05.2007)
Bu garip iddia, İsrail Safed de bulunan Rebecca Seiff devlat hastanesi, plastik cerrahi kliniği doktorları tarafından ortaya atılmış. Sebep ise şu: son yirmi yıl içinde rusyadan israile oldukça fazla sayıda rus musevi göçmen gelmiş. Bu göçmenlerden bazıları adı geçen hastaneye göğüslerinde ağrılı-ülserli yaralarla başvurmuşlar. Anlatılan hikaye ise hemen her hastada aynı imiş: hastalar, yıllar önce rusyada, ne olduğunu net olarak bilmedikleri bir maddenin enjeksiyonu ile meme büyütme yaptırdıklarını söylüyorlarmış. Bazıları bu maddenin bio-gel adlı bir madde olduğunu ifade ediyormuş (Op. Dr. Oytun İDİL in notu: benim bildiğime göre bio-gel adlı madde, bio-alcamid adlı maddenin ilk üretilmiş hali. Bio-gel, rusyada üretiliyor, bu maddeyi bir italyan firma -polymekon- önceleri ithal ediyor; daha sonra ürünü geliştirerek, farklı bir ürün şeklinde bio-alkamid olarak üretmeye başlıyor. İşin gerçeği polymekon firması da, bio-alkamid in meme büyütme için kullanılmasını önermiyor).
Bu hastaların göğüslerindeki ülsere yaralardan muz püresi şeklinde bir akıntı geldiği görülmüş. Doktorlar bu maddenin hydrophilic polyacrylamide gel (PAAG) olduğunu düşünüyorlar. Bir gazeteye bu konuda görüşlerini bildiren Dr. Eyal Winkler ise, yıllar önce rusyada sil