Duyurular
 
 

Site içeriği
Anasayfaestetik cerrahi
Estetik ameliyatlarestetik cerrahi
Hangisi, ne zaman?estetik cerrahi
Hazırlık ve bakımestetik cerrahi
Ameliyatsız estetikestetik cerrahi
Estetik cihazlarıestetik cerrahi
Plastik cerrahiestetik cerrahi
El cerrahisiestetik cerrahi
Mikrocerrahiestetik cerrahi

Yeni teknolojilerestetik cerrahi
Makale özetleriestetik cerrahi
Online araçlarestetik cerrahi
Özel konularestetik cerrahi
Genel konularestetik cerrahi
Diğer başlıklarestetik cerrahi
Sık sorulan sorularestetik cerrahi
Bir sorum var!estetik cerrahi
Estetik turizmiestetik cerrahi
Konuk yazarlarestetik cerrahi
Haberlerestetik cerrahi
Estetik Tvestetik cerrahi
Kongre, fuar takvimiestetik cerrahi
Linklerestetik cerrahi
Site haritasıestetik cerrahi
Ziyaretçi mesajlarıestetik cerrahi
Doktorestetik cerrahi
Adres, telefonestetik cerrahi

Kullanım şartlarıestetik cerrahi

Paramedikal
Kültür-sanatestetik cerrahi
Enteresanestetik cerrahi

Önemli linkler
TPRECD
EPCD
ULAKBİM
Sağlık bakanlığı
İTO
TTB
Nöb. eczaneler
FDA
ASPS
ASAPS
AAFPRS
PRS son sayı

G-mail
Google
Yahoo
Hakia
Döviz
estetik cerrahiBu sayfanın son güncellenmesi (Last update of this page) : estetik cerrahi Kullanım şartları ve yayın politikası
estetik cerrahi Tam sayfa (kapamak için Alt+F4) estetik cerrahi Bir sorum var! estetik cerrahi Adres, telefon estetik cerrahiAnket estetik cerrahiBu site açılış sayfam olsun
estetik cerrahi Sitede şu an ziyaretçi var. estetik cerrahi Bu site,  estetik cerrahiKayıt ol  estetik cerrahiFavorilere ekle
estetik cerrahi Hazırlayan: Op. Dr. Oytun İdil

2007 YILI ESTETİK HABER ARŞİVİ

estetik cerrahi Bazı haberlerin kaynak linkleri (haber internetten kaldırılmış ise) çalışmayabilir; ayrıca haberlerle ilgili you-tube kaynaklı videolar, you-tube kapalı ise görüntülenemeyebilir.
estetik cerrahi 2009 HABER ARŞİVİ estetik cerrahi 2008 HABER ARŞİVİ estetik cerrahi 2007 HABER ARŞİVİ
estetik cerrahi 2006 HABER ARŞİVİ estetik cerrahi 2005 HABER ARŞİVİ

ERKEK HASTALARA DAHA FAZLA BOTOX UYGULANMASI GEREKTİĞİ BİLDİRİLDİ (29.12.2007)
Son yıllarda erkek hastaların botox a olan ilgisinin artması yeni bir duruma dikkatleri çekiyor. Erkek hastalarda, kadın hastalardaki gibi sonuç alabilmek için daha fazla botox kullanmak gerekiyor. Dermatologic Therapy dergisinde çıkan bir makalede bu konu incelenmiş ve erkek hastaların mimik kaslarının daha güçlü olduğu, kadınlarda uygulanan doz kadar botox yapıldığında erkek hastaların genellikle ek bir doz yaptırmak için kliniğe geri geldikleri belirtilmiş. Bu yüzden erkek vakalarda ilk uygulama sırasında dozun kadınlara göre biraz daha fazla tutulması önerilmiş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.

EV YAPIMI STRESS TOPU! (26.12.2007)
Bu bence müthiş bir buluş, tamamen insan doğasına uygun ve kesinlikle işe yarayacağını düşünüyorum. Birisi yememiş içmemiş, oturup bunu dizayn etmiş: göğüs şeklinde, jelden oluşan bir stres topu. Hangi erkek, stres atmak için bununla oynamayı istemez. Tek kusuru daha çok erkeklerde işe yarayacak olması (bazı bayanlarda da işe yarayacağını düşünüyorum). Bunu evde nasıl yapabileceğinizi aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız, stres topunun nasıl yapıldığını öğrenmek için tıklayınız.


FRANSIZ IPSEN VE AMERİKALI ORTAĞI MEDICIS, RELOXIN (DYSPORT) İN KOZMETİK AMAÇLI KULLANIMI İÇİN FDA YA BAŞVURDUKLARINI AÇIKLADI (07.12.2007)
Bilindiği gibi Fransız İpsen firması, bir botulinum toksin ürünü olan Dysport u (İngiltere laboratuarlarında) üretiyor ve bu ürünü Japonya, Kanada ve Amerika birleşik devletlerinde Reloxin adı ile satıyor. Dünya genelinde 21 ülkede estetik amaçlı uygulama onayı bulunan Dysport, ülkemizde de kullanılan bir ürün, fakat ülkemizde daha çok nörolojik rahatsızlıklar için kullanılıyor. İpsen ve Amerikalı ortağı Medicis, Reloxin in kozmetik amaçlı kullanımlarının onayı için FDA ya başvurduklarını duyurdular. Ürün için 10 ay sürecek bir araştırma-inceleme sonunda FDA nın bir karara varması bekleniyor.
GÜNCELLEME: Bu güncelleme Reuters haber ajansından alınmış. Son habere göre FDA, Medicis in başvurusunu reddetmiş ve Reloxin e kozmetik amaçlı kullanımlar için onay verilmemiş. FDA onayının reddinin, FDA yı bilgilendirme eksikliğinden kaynaklandığı ve geçte olsa Reloxin için sonunda FDA onayı alınacağı bildirilmiş. Yine de Amerikada bu gibi bir söylenti bile çıksa firmaların hisse değerleri anında düşüyor, nitekim bu açıklamadan hemen sonra Medicis in hisseleri 15% değer kaybetmiş. Bu haberin ayrıntısı için tıklayınız.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.

JUST GOT EM!: MEME BÜYÜTME AMELİYATI SONRASI, GEÇMİŞ OLSUN HEDİYESİ PAKETİ (!!) (15.11.2007)
Oldukça yaratıcı bir fikir, ama ne kadar sattığını merak ediyorum doğrusu. Bu bir geçmiş olsun hediye paketi. Bir arkadaşınız meme büyütme ameliyatı geçirmiş ve siz de hastaneye (yada evine) geçmiş olsuna gideceksiniz. Bu paketlerden bir tane alıyorsunuz ve arkadaşınızın o an ihtiyaç duyduğu her şeyi içeren bir paketi hediye olarak götürüyorsunuz. İçinde ise şunlar bulunuyor:
estetik cerrahi Ameliyat öncesi ve sonrası gerekenler listesi
estetik cerrahi Dikiş izlerinin daha silik olması için silikon sheet
estetik cerrahi Sıcak-soğuk kompresler
estetik cerrahi Ameliyatlı bölgeyi silmek için özel sabunlu-dezenfektanlı silme bezi
estetik cerrahi Meme uçları için özel ped
estetik cerrahi Victorias secret yada La Senza hediye çeki (ameliyat sonrası, seksi bir sütyen yada body almak için)
estetik cerrahi Önden fermuarlı, rahat giyilip çıkarılabilen ince bir mont
estetik cerrahi İyileşme döneminde giymek üzere, soğuk yada sıcak kompres için cebi olan sütyen benzeri bir kıyafet
estetik cerrahi just got em T-shirt ü.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


HASTALARINA FDA ONAYI OLMAYAN BOTULINUM TOKSİN UYGULAYAN DOKTOR GÖZALTINDA (15.11.2007)
Amerika da bir doktor FDA onayı olmayan botulinum toksin kullanmak suçu ile gözaltına alındı. Dr. Mark Van Wormer, muayenehanesinde hastalarına Botox® un reklamını yaparken, uygulama sırasında FDA onayı olmayan, diğer markalardan bir ürün (Estetox®, Dysport®, Refinex® yada Prosigne® olabilir) kullanıyor imiş. Bu ürünlerin hepsi de aynen Botox® kadar etkili olmasına rağmen, Amerika da FDA onayı olmayan bir ürünü kullanmak suç. Bildiğim kadarı ile Botox® dışında bu sene Dysport® da FDA onayını aldı (yada almak üzere). Dr. Mark Van Wormer in botulinum toksin uyguladığı 120 hastanın hiç birinde bir sorun yaşanmamışken, sadece FDA onayı olmayan bir ürünü kullanmanın ona 3 yıl hapis ve 250.000 dolar para cezasına mal olabileceği söyleniyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


DEĞİŞİK BİR DÖVME STİLİ: KÖRLER İÇİN BRAİLLE DÖVME (15.11.2007)
Bu aslında bir dövme yönteminden çok vücut modifikasyonu yapılırken vücuda yerleştirilen implantlara benziyor. Burada cilt altına çok küçük titanyum yada cerrahi çelikten implantlar, aynen körlerin Braille alfabesindeki harfler gibi yerleştiriliyor. İmplantlar ciltten kabarık olduğu için kör bir kişi eli ile dokunarak burada ne yazdığını okuyabilir. Bu aslında bir sanat çalışması. Berlin güzel sanatlar fakültesinden Klara Jirkova nın bir çalışması. İlginç bir çalışma.. Klara Jirkova yı gelecek İstanbul bienaline bekliyoruz.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.





BEŞ DOLARA AMELİYATSIZ YÜZ GERME (15.11.2007)
Sadece 5 dolara, ameliyatsız yüz germe, alın germe, kaş kaldırma.. Yüzün bazı noktalarına yapıştırılan özel bantlarla (evet, şaka değil gerçek) yüz germe etkisi sağlandığı söyleniyor.. Bant kopana kadar işe yarayabilir..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


DERMALIVE ADLI DOLGU MADDESİ DEFORMİTELERE YOLAÇABİLİYOR (15.11.2007)
Yurtdışında bir çok hastanın Dermalive adlı dolgu maddesini yaptırdıktan sonra o bölgede ciddi deformite ve estetik pürüzlerle karşılaştığı bildirildi. Hatta, internet haber sitelerinde bazı hastaların Kanada sağlık bakanlığı aleyhine ve Dermalive ı temin eden firmaların aleyhine bu konuda dava açtıkları yazılıyor. Kanada sağlık bakanlığı, Dermalive adlı dolgu maddesine güvenli olduğu gerekçesi ile 2003 yılında onay vermişti. Bilindiği gibi Dermalive adlı dolgu maddesi hyaluronik asit içinde acrylic hydrogel partikülleri içeren uzun etkili bir dolgu maddesi. Dermalive ın kullanımı şu an Amerika ve Fransa da askıya alınmış durumda. Ayrıca şu an Dermalive ın resmi Kanada sitesi olan http://www.dermalive.ca sitesine ve ürünün üreticisi olan Dermatech sitesine (http://www.dermalive.de) ulaşılamıyor; Vivierskin firmasının (Dermatech ile birlikte diğer üretici firma) web sitesinde (http://www.vivierskin.com/) Dermalive hakkında bilgi bulunmuyor. Ürün hakkında daha geniş bilgiyi Dolgu maddeleri sayfamızda bulabilirsiniz.

PLASTİK CERRAHİ DÜNYASININ EN PRESTİJLİ ÖDÜLÜ THE MALINIAC LECTURE, PROF. DR. ONUR EROL A VERİLDİ. (10.11.2007)
Plastik cerrahi alanında dünyanın en önemli konferansında The Maliniac Lecture konuşmasını yapmak üzere ilk kez bir Türk doktoru seçildi.
Amerikan Plastik Cerrahlar Derneği (ASPS) ve Amerikan Plastik Cerrahi Eğitim Vakfı (PSEF) tarafından her yıl ABD dışındaki ülkelerden, plastik cerrahi dalında üstün başarı ve saygınlık kazanmış tek bir doktora verilen Maliniac konuşmasını yapma onuruna ve konuşmanın akabinde takdim edilecek "The Maliniac Lecturer" ödülüne ilk kez bir Türk Plastik Cerrah layık bulundu.
Dünya çapında yüzlerce plastik cerrahın izlediği konuşma ve ödülün takdim edilişi Türkiye için büyük gurur kaynağı oldu. Prof. Dr. Onur Erol'un konuşmasını başından sonuna kadar takip eden cerrahlar, konuşma bitiminde Prof. Dr. Erol'u dakikalarca ayakta alkışladı. Yerli yabancı bir çok cerraha da ilham kaynağı olan Prof. Dr. Onur Erol, daha sonra cerrahların tebriklerini kabul etti ve herkesin takdirini topladı. Bu tabloyu heyecanla ve zevkle takip eden Türk plastik cerrahlar da hocalarını uzun süre tebrik etti. Törenin ardından Amerika'nın önde gelen plastik cerrahları, Prof. Dr. Onur Erol adına özel bir yemek düzenledi.
Plastik cerrahi alanında bugüne kadar kendi geliştirmiş olduğu ve de literatürde kabul görmüş olan 28 yeni tekniği, kazanmış olduğu uluslararası ödülleri ve üstün çalışmalarından ötürü Prof. Dr. Onur Erol, "2007 yılı Maliniac Konuşmacısı" seçilmeye tüm komite üyelerinin oy birliğiyle layık görüldü.
Dünyanın önde gelen yaklaşık 4 bin plastik cerrahının dinlediği 30 dakikalık bir sunum yapan Prof. Dr. Onur Erol, "Bir Plastik Cerrahın Gelişiminde Türk ve Batı Kültürünün Sentezi" başlıklı konuşmasında Türkiye'nin ve Türk plastik cerrahinin gelişimini, kendisinin bugüne kadar geliştirmiş olduğu tüm cerrahi teknikler ve yapmış olduğu çalışmalarını anlattı ve bu noktaya gelmesinde emeği geçmiş olan tüm kişilere teşekkürlerini sundu. Konuşmasının ardından, Maliniac Lecture Seçici Kurul Başkanı tarafından kendisine ödülü takdim edildi.
"The Maliniac Lecture" adını, plastik cerrahi tarihinde bir kilometre taşı olan ve Amerikan Plastik Cerrahi Derneği ve Plastik Cerrahi Eğitim Vakfı'nın kurucusu olan Prof. Dr. Jacques W. Maliniac'dan alıyor. "The Maliniac Lecture" 1979 yılından beri Amerikan Plastik Cerrahlar Komitesi üyelerinin oylamaları sonucu her yıl dünyanın farklı ülkelerinden aday gösterilen plastik cerrahlar arasından tek bir plastik cerraha veriliyor. "The Maliniac Lecturer" ödülünü, çalışmalarını Türkiye'de sürdüren bir Türk doktorun ilk kez alacak olması Türkiye sağlık sektörü açısından da büyük bir önem taşıyor.
Prof. Dr. Onur Erol, 26-31 Ekim tarihleri arasında ABD'nin Baltimore eyaletinde düzenlenecek olan "Plastic Surgery 2007" toplantısı kapsamımda, 30 Ekim tarihinde "Plastik Cerrahın Gelişiminde Türk ve Batı Kültürünün Sentezi" konulu konuşmasının ardından "The Maliniac Lecture" ödülünü aldı.
Ayrıntı için tıklayınız.


ÜNLÜ BREZİLYALI CERRAH BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİNE TRANSFER OLDU (10.11.2007)
Ünlü Brezilyalı plastik cerrah Luiz Toledo, Birleşik arap emirliklerine, Dubai de bulunan The International Modern Hospital a, plastik cerrahi bölüm başkanı olmak üzere transfer oldu. Bu haber The International Modern Hospital web sitesinde ve Dr. Luiz Toledo nun kendi web sitesinde eşzamanlı olarak duyuruldu. Dr. Toledo, daha önce de bazı sempozyum ve kongrelere katılmak üzere ülkemize gelmişti.
The International Modern Hospital web sitesi için tıklayınız.
Dr. Luiz Toledo nun kendi web sitesi için tıklayınız.


AMERİKA DA BİR PLASTİK CERRAH, BİR UYUŞTURUCU SATICISININ PARMAK İZLERİNİ DEĞİŞTİRMEKLE SUÇLANIYOR (10.11.2007)
Arizona da çalışan Amerikalı plastik cerrah Dr. Jose L. Covarrubias, jamaikalı bir uyuşturucu satıcısının el parmaklarındaki parmak izlerini, ayak parmaklarının parmak izlerini ele naklederek değiştirmekle suçlanıyor. Cerrah, her ne kadar ameliyat ettiği kişinin bir suçlu olduğunu bilmediğini söylese de, el parmak izlerini, ayak parmak izleri ile değiştirmek pekte normal ve sıradan bir ameliyat değil. Cerrahın 5 yıl hapis cezası alabileceği söyleniyor.

X300 CERRAHİ SİMULASYON SİSTEMİ TANITILDI (10.11.2007)
Cerrahi simulasyon sistemleri üreten bir firma olan Axis Three, plastik cerrahlar için yeni bir simulasyon sistemi ürettiğini duyurdu. Bu sistem meme estetiği sırasında cerraha yardımcı olmak üzere hazırlanmış. Çeşitli değerler (hastanın boyu, omuz genişliği, göğüs ölçüsü vs..) programa giriliyor, hastanın resimleri özel bir aparat ile çekiliyor ve böylece hastanın foto-gerçekçi bir 3-D modeli bilgisayarda oluşturuluyor. Yapılacak ameliyat bilgisayarda gerçekleştirilip sonucun nasıl olacağı bilgisayarda görülebiliyor. Hastanın görüntüsü 3 boyutlu olduğundan ameliyat sonucunu da değişik açılardan görebiliyorsunuz. Bu sistemin temelinde Siemens teknolojisi yeralıyor.

İlgili link için tıklayınız.


DOLGU MADDELERİ UYGUN ENJEKTE EDİLMEZSE CİLDE ZARAR VERİYOR (10.11.2007)
Fransız kozmetik cerrah Dr Daniel Marchac (daha önce Türkiye de plastik cerrahi kongremize katılmıştı kendisi) ın yaptığı bir araştırmaya göre kırışıklıkları gidermek için sık yaptırılan dolgu maddesi cilde zarar verebiliyor. Yalnız burada daha çok uygulama hatası olabileceğinin altı çiziliyor. Dermal dolgu maddelerinde tecrübesiz doktorların yaptıkları uygulamalarda çok yüzeyel yada cildin o bölgesinin alabileceğinden fazla dolgu maddesi enjeksiyonu ile ciltte kalıcı hasar oluşabileceği gösterilmiş.

NİP TUCK MY PHOTO! (29.10.2007)
http://www.niptuckmyphoto.com/ , yeni faaliyete geçen enteresan bir site. Buraya resimlerinizi gönderiyorsunuz, resimler üzerinde profesyonel grafik uzmanları bazı rötuşlar yapıyorlar ve estetik ameliyatla yada ameliyatsız yöntemlerle nasıl görüneceğinizi gösteriyorlar. Örneğin kaşlarınız sarkık, alında kırışıklıklar var, dudaklar ince bir de burun kemerli.. Resimlerinizi bu siteye gönderiyorsunuz, burun estetiği, botox, dudak dolgusu yaptırdıktan sonra nasıl görünebileceğinizi resimlerinizi rötuşlayarak size gösteriyorlar. Tabii ki bu hizmetler paralı; resimlerdeki tüm kusurların giderilmesi 50% indirimli olarak £40 ediyor...
İlgili link için tıklayınız.


ALLERGAN FİRMASI SAHTE BOTOX LARA KARŞI UYARIYOR (29.10.2007)
Botox® un üreticisi olan Amerikan Allergan firması, botulinum toksin yaptırmayı düşünenleri sahte botox ürünlerine karşı uyardı. Allergan firmasına göre tüm botulinum toksin uygulamalarının 5% i bu denetimsiz üretilen sahte botulinum toksin ürünleri ile yapılıyor. Bu ürünlerin Çin ve Kore üretimi olduklarını ve yapılan sahte botox uygulamalarının daha çok Hindistan ve Güney Amerika da yapıldığını belirtiyorlar. Bu ürünlerin prospektüslerinin genellikle okunamayacak şekilde Çince yazıldığı ve prospektüste ingilizce tercümenin bulunmadığı söyleniyor. Bu ürünler, orjinal botox a göre 40% daha ucuz oldukları için tercih ediliyormuş.
Burada şu noktayı vurgulamadan edemeyeceğim. Gerçekten orjinal botox kadar etkili olmayan, hatta hastanın hayatını tehlikeye atabilecek kadar tehlikeli sahte Çin yada Kore üretimi botox benzeri ürünler olabilir ama ciddi anlamda üretim yapan firmaların botulinum toksin ürünleri de var. Örneğin Çin üretimi olan Refinex, oldukça etkili -hatta Botox® kadar etkili- bir ürün. Refinex i sahte botox ürünleri ile bir sayamayız. Sonuçta günümüzde Botox artık piyasadaki tek ürün değil. Estetox, Dysport, Refinex gibi bir çok botulinum toksin ürünleri var; hatta Purtox gibi oldukça iddialı yeni botulinum toksin ürünleri de yakında piyasaya çıkacak. Daha geniş bilgi için Botulinum toksin uygulamaları sayfamıza bakınız.
Refinex in web sitesine gitmek için tıklayınız.


BEBEK EMZİRMEK GÖĞÜSLERDE SARKMAYA YOLAÇMIYORMUŞ! (29.10.2007)
Yeni bir bilimsel çalışmaya göre, bebek emzirmek göğüslerde sarkma gibi bir şekil bozukluğuna yolaçmıyor. Yale üniversitesinden Dr. Brian Rinker, bu araştırmasını Amerikan plastik cerrahi derneğinin Baltimore daki toplantısında sunmuş. Bu araştırmada daha önce bir yada daha fazla gebelik geçirmiş, daha sonra da meme estetiği ameliyatı olmuş 93 bayan değerlendirilmiş. Çalışmanın sonuçlarına göre göğüslerde sarkma, bebek emzirmekten, gebelikte alınan kilodan ve emzirmenin süresinden çok daha önceden gelen sigara içimi, daha önceden de kilolu olma ve gebeliklerin sayısı ile ilişkili.
Dr. Brian Rinker a ulaşmak için tıklayınız. Açılan sayfada SKYPE bağlantısı var. Amerikadaki mesai saatleri içinde ararsanız direkt kendisi ile telefonda görüşebilme imkanınız var.



NİP TUCK, BEVERLY HILLS E TAŞINIYOR... SENEYE.. (29.10.2007)
Bizde 4. sezonu Cnbc-e kanalında pazar geceleri saat 23:00 de (battlestar galactica nın ardından) yayınlanan Nip-tuck ın, yurtdışında 5. sezonu yayınlanıyor. Beşinci sezonda Mc Namara ve Troy, kliniklerini Beverly Hills e taşıyorlar ve rekabetin oldukça çetin olduğu kurtlar sofrasına adım atıyorlarmış. Biz malesef 5. sezonu ancak seneye izleyebileceğiz. İnternetten indiririm yada you-tube den seyrederim (hem de sansürsüz!) diyorsanız o başka tabii..



ŞİMDİ ELF KULAĞI MODA! (29.10.2007)
Yurtdışında bir cerrah isteyene elf kulağı yapıyormuş. Ülkemizde ki yüzüklerin efendisi fanlarına duyurulur. Yalnız ben yine de, insanı insan formundan çıkaran bu tür vücut modifikasyonlarını estetik cerrahiden saymadığımı belirteyim. Bu gibi girişimler estetik cerrahinin sınırları dışında kalıyor.
Vaka örneklerini görmek için tıklayınız.


YOK ARTIK DAHA NELER! CİLT GÜZELLEŞTİRİCİ SAKIZ, FUWARİNKA, JAPONYA DA SATIŞA SUNULMUŞ! (15.10.2007)
Kracie (crazy?) adlı bir Japon firması, cildi güzelleştirdiğini iddia ettikleri bir sakızı piyasaya sunmuşlar: FUWARİNKA! Bu sakız, güya bir çok anti-oksidan ve gülden elde edilen ekstratlar içeriyormuş ve çiğneyenlerin cildi güzelleşiyormuş, gençleşiyorlarmış. İnsanların vazgeçemedikleri ebedi güzellik arayışının istismarında son numara bence.. Bunu çiğneyenler internetteki forumlarda berbat bir tadı olduğunu belirtiyorlar. Ziyaretçilerimden rica ediyorum, bana bu gibi ürünleri nereden bulabileceğinizi sormayınız efendim. Fuwarinka (cilt güzelleştirici sakız!), F-cup (meme büyütücü kurabiyeler!) gibi ürünlerin haberlerini burada biraz da gülelim eğlenelim diye yazıyorum. Japonlar yapmış abi deyip geçiniz efendim.
İlgili link için tıklayınız.


ARTIK ÜLKEMİZDE DE ESTETİK CERRAHİ İÇİN KREDİ VERİLSİN! (04.10.2007)
Yurtdışında bazı kredi kartı firmaları sadece özel sağlık hizmetleri için kredi olanağı sunuyorlar, hatta daha önce bu bölümde duyurmuştum, Lübnanda bir banka sadece estetik ameliyatlar için kredi veriyor. CareCredit de bu özel hizmetlerden biri. Sadece estetik ameliyat, diş beyazlatma, lazerle göz tedavileri gibi bazı özel tıbbi girişimler için kredi sağlıyorlar. Bu uygulamanın en kısa sürede ülkemizde de başlatılmasını diliyoruz. Bu biraz haber gibi olmadı, dilek gibi oldu..
CareCredit için tıklayınız.


BODY WORLDS 2 SERGİSİ (04.10.2007)
Daha önce burada bahsettiğim (2007 haber arşivine bakınız) inanılmaz kadavra çalışmalarından oluşan body worlds sergisinin yenilenmiş hali body worlds 2 adı ile çeşitli büyük şehirlerde sergilenmeye devam ediyor. Aşağıda bu inanılmaz sergi ile ilgili bir videoyu izleyebilirsiniz. Gördüklerinizin hepsi (at dahil) gerçek kadavralar.

Sergi hakkında daha ayrıntılı bilgi için tıklayınız. Bu haber yazıldığında sergi Amerika San Jose - Kaliforniya da olacak. İleride hangi şehirleri gezeceğini bu siteden (http://www.bodyworlds.com/en.html) öğrenebilirsiniz. Malesef serginin eylül 2008 e kadar programı belli ve Türkiyeye gelme gibi bir planları şimdilik yok.


BİR KOZMETİK CERRAH MÜKEMMEL GÖĞÜSLERİN FORMÜLÜNÜ BULDUĞUNU İDDİA EDİYOR (01.10.2007)
Bir kozmetik cerrah olan Patrick Mallucci, yüzlerce üstsüz modelin resimlerini incelemiş, ölçümler yapmış ve sonunda mükemmel göğüslerin nasıl olması gerektiğine dair bir teori ortaya atmış. Buna göre:
estetik cerrahi göğüs uçları hafifçe yukarıya dönük olmalı,
estetik cerrahi göğüslerin üst kısımları hacmen alt kısımdan daha küçük olmalı,
estetik cerrahi meme uçları, göğüslerin üst kısmından alt kısmına uzanan hat üzerinde üstten 45-55% lik nokta üzerinde bulunmalı (tam göğsün ortasında bulunmamalı, hafifçe ortanın yukarısında yeralmalı)
Bana göre ideal bir göğüs şekli kişiden kişiye değişir. Kimisi gerçekten çok küçük göğüslerden hoşlanır, kimisi çok iri göğüslerden; ama yabancı bir cerrahın bir makalesinde söylediği bir cümleyi hatırlatmak isterim: Güzel ve ideal bir göğüs nasıl olur görmek istiyorsanız bir playboy alın ve görün. Toplumların estetik anlayışı her devirde farklı olduğundan, en azından yaşadığımız dönemde genel olarak kabul gören ideal göğüs şeklini görmek için bu cerrahın dediği gibi bir playboy a göz atmak yararlı olacaktır. Bir 100 yıl sonra ise ideal göğüs anlayışı tamamen değişebilir, belki de 100 yıl sonra küçük yada sarkık göğüsler ideal kabul edilecek, bunu şimdiden bilemeyiz. Geçmişte büyük burunun makbul olduğu devirler de olmuştur, örneğin roma imparatorluğunda. İdeal güzellik zamana ve toplumlara göre değişir; günümüzde göğüsler söz konusu olduğunda ise, iyi bir örnek görmek için playboy a bir göz atmak mantıklı geliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


VENEZUELLA DEVLET BAŞKANI HUGO CHAVEZ SİLİKONLARA KARŞI (01.10.2007)
Venezuella devlet başkanı Hugo Chavez, Tv de yaptığı haftalık konuşmasında son yıllarda 15 yaşındaki genç kızların silikon implantlar ile meme büyütme ameliyatı geçirmelerini kınadı. Bu trendin, Avrupa ve Amerika dan kaynaklandığını ve küçük çocukların oynadığı barbi bebekleri ile zihinlerine kazındığını söyledi. Bir çok dünya güzeli çıkaran Venezuella için bu durumun utanç verici olduğunu da ekledi. Venezuella da kızlar 15 yaşında genç kız kabul ediliyor ve meme büyütme ameliyatı geçirmeleri doğal karşılanıyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.



MEME BÜYÜTMEDE ÜMİT VAAD EDEN YENİ BİR ÇALIŞMA: KÖK HÜCRE İLE MEME BÜYÜTME (01.10.2007)
Göğüs büyütme ameliyatlarına alternatif yeni bir yöntem duyuruldu. Bu yöntemde silikon implant yerine kişinin kendi yağ dokusundan elde edilen kök hücreler ve rejeneratif hücreler kullanılıyor. Bu uygulamaya Cell-Assisted Lipotransfer (CAL), yani hücfre destekli yağ nakli deniyor. Bu işlem için öncelikle hastanın kalça yada göbek bölgesinden yağ dokusu alınıyor. Bu dokular Celution adlı bir sistemde işleniyor ve işe yarayan canlı kök hücreler ve rejeneratif hücreler ayrılıyor. Bu işlem yaklaşık 1 saat alıyor. Hemen peşinden kullanılabilecek kök ve rejeneratif hücreler memede büyütme istenen bölgeye enjekte ediliyor. Bu sistem henüz çok yeni ve avrupa da 2008 yılı için onay verilmiş bir sistem. Amerika da henüz uygulanmıyor ve henüz FDA onayı da yok. Sistemin şu an için öncelikle memesinin bir kısmı alınmış hastalarda kullanılması; daha sonra ileride meme büyütme ameliyatlarına alternatif olarak kullanılması planlanıyor. Bu yöntemle memede büyüme aylar içinde oluşuyor. Örneğin 6 ay içinde memede 2 cup büyüme olabileceği belirtiliyor. Henüz çok yeni olan bu sistem ve uygulama ileride silikon implant ile meme büyütme ameliyatlarının yerini alabilir; ama henüz bunu söylemek için çok erken. Şu an meme büyütmenin en ideal yolu silikon implantlar ile meme büyütme ameliyatı.
Kök hücre ile meme büyütme üzerine olan çalışmalar aslında ilk olarak 2003 yılında Japonya da başladı ve bugüne kadar 54 hastaya kök hücre ile meme büyütme prosedürü uygulandı. Bu vakalardan elde edilen sonuçlara göre bir seferde kök hücre uygulaması ile memede 140-160 cc hacim artışı sağlanabildiği; 300 cc ye kadar hacim artışı isteniyorsa iki seans kök hücre uygulanması gerektiği; eğer daha fazla büyüme istenirse 2 seans kök hücre uygulamasına ek olarak bir de ufak silikon implant uygulanması gerektiği belirtiliyor. Aslında 300 cc den fazla büyüme istendiğinde tek seansda büyük bir silikon meme implantı uygulamak daha mantıklı görünüyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


SİLİKON MEME İMPLANTI: CİNAYET SORUŞTURMASINDA ÖNEMLİ BİR DELİL (01.10.2007)
Amerika Franklin County kasabası yakınlarındaki bataklıkta bir kadına ait ceset parçaları ve silikon meme implantları bulundu; bulunan cesedin 2005 yılında kaybolduğu bildirilen Leslie Adams olduğu düşünüldüğü belirtiliyor. Soruşturmada en önemli delillerden biri ise bataklıkta bulunan silikon meme implantı. İmplantın, cesedin kimliğinin tespitinde ve katilin bulunmasında faydalı olacağı düşünülüyor. Yakınları, kayıp olan Leslie Adams ın da meme büyütme ameliyatı geçirdiğini bildirmiş. Dokuların bataklık ortamında çürümesine rağmen silikon meme implantları yıllarca bozulmadan kalabiliyor; bu yüzden ceset çürüse bile meme implantları geride sapasağlam kalıyor. Meme implantları, aynen diş kayıtları gibi cesedin kimliğinin tespitinde yararlı olabiliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


İRANDA HER ZAMAN BİR NUMARA: BURUN ESTETİĞİ (30.08.2007)
İran da burun estetiğinin modası geçmiyor. Artık toplumda yaygın olarak yapılan burun estetiği ameliyatları sonucu sokaklarda kadınlı erkekli grupları burunlarında bandajla görebiliyorsunuz. Doktorların günde 6 burun estetiği yaptıkları söyleniyor. Ameliyat ücretleri ise şaşırtıcı: 5000 dolardan başlayıp 10.000 doların üzerine kadar çıkabiliyormuş. Ülkemizde ise burun estetiği ücretleri çok daha ucuz (lütfen videoyu izleyiniz, gerçekten 5.000-10.000 dolar ameliyat ücretinden bahsediliyor; bir de ülkemizdeki ameliyat fiyatları sayfamızdaki fiyatlara bakınız; türkiye de bahsedilen ücretler 2500-8500 YTL arasında).
El-cezire televizyonunun hazırladığı İran da burun estetiği üzerine olan programı aşağıda seyredebilirsiniz:

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


DR. HİLMİ GÜRSEL İ KAYBETTİK (21.08.2007)
Türk plastik cerrahi derneğinin kurucularından Sn. Dr. Hilmi Gürsel i kaybettik. Huzur içinde yatsın..

DİJİTAL YÜZ İFADELERİ VE DİJİTAL DUYGULU BAKIŞLAR SİNEMADA (26.09.2007)
Sinemada gerçek anlamda dijital yüz ifadeleri ile 2001 yapımı olan Final Fantasy: The Spirits Within ile karşılaşmıştık. Filmdeki bayan karakter Aki ross o kadar gerçekçiydi ki dergiler, gerçek bir karektermiş gibi posterlerini vermişti o dönem. Aki Ross, tamamen bilgisayarda yaratılmış bir karekterdi. Malesef bu muhteşem film, yapım masraflarını karşılamayıp yapımcı firmanın iflasına yolaçmıştı. Bu sene vizyona girecek olan ve yönetmenliğini Robert Zemeckis in yaptığı, Holywood yapımı Beowulf filminde ise yapımcılar başrolleri Angelina Jolie ve Anthony Hopkins gibi ünlü oyunculara vererek filmin hasılatını garantilemişler. Bu kez filmdeki 3 boyutlu animasyon karekterler ve yüz ifadeleri, tamamen gerçek oyuncuların gerçek yüz ifadelerinden elde edilmiş. Bu tekniğe Mo-Cap (motion capture: hareket yakalama) deniyor ve daha çok bilgisayar oyunlarında karekterlerin vücut hareketlerinin yaratılmasında kullanılıyor (Quake 4 oyununda bunun en mükemmel örneklerini görebilirsiniz; bu oyundaki tüm karekterler -bir oyun olmasına rağmen- gerçek insan gibi doğal hareket eder). Beowulf filminde Mo-Cap tekniği daha da ileri götürülmüş ve yüz ifadelerinin, mimiklerin yakalanması ve bilgisayar ortamında yeniden yaratılması sağlanmış. Böylece filmde Angelina Jolie yi animasyon olarak göreceğiz ama yüz ifadeleri tamamen kendi doğal yüz ifadeleri olacak. Yandaki resimde Angelina Jolie yi Mo-Cap çalışması sırasında görüyorsunuz. Beyaz noktalar, bilgisayarların hareketleri yakalamasını sağlayan optik noktalar.
Final fantasy filmindeki Aki Ross ve yüz ifadeleri tamamen bilgisayarda yaratılmıştı:

Beowulf filminde mimiklerin bilgisayarla ne kadar mükemmel oluşturulabileceğini göreceğiz. Aşağıdaki resim filmden bir sahne, yani animasyon. Gerçek bir fotoğraf değil. Angelina Jolie nin yüzü ve mimiklerindeki gerçekçiliğe dikkat ediniz:

Filmin fragmanı:

Dijital duygu ve mimiklerden bahsederken bir teknoloji demosunu (gösteri) es geçemem: HEAVY RAİN.. Heavy rain birkaç sene önce ilk kez tanıtıldığında bilgisayarın karşısında apışıp kalmıştım, çünkü ilk kez bir anime karekter karşımda oturmuş intihardan, eşini vurmaktan falan bahsedip ağlıyordu. Kendiniz görmelisiniz. Kısa bir bölümünü aşağıdaki videoda seyredebilirsiniz. Bu videonun ilk tanıtıma ait olduğunu unutmayınız; muhtemelen geçen yıllarda çok daha geliştirilmiştir.

Peki bu haber neden bu sitede yer buldu? Sebep şu: sonunda film yapımcıları ve animasyon sanatçıları anladı ki, yüz mimiklerini bilgisayarda kusursuz bir şekilde yaratmak imkansıza yakın. Yüzümüzün anatomisi ve mimiklerimizi oluşturan kas sistemi kusursuz bir sistem. Bu yüzden Final fantasy filmindeki gibi mimikleri tamamen bilgisayarla yaratmak yerine gerçek insan mimiklerini (motion capture tekniği ile) direkt kopyalamak daha kolay. Bu da insan yüz anatomisinin ve mimik-kas sisteminin ne kadar karmaşık ve mükemmel olduğunu gösteriyor. İşte bu yüzden total yüz felcinin ideal bir tedavisi yoktur.


FİDEL CASTRO YA BOTOX TOKSİNİ İLE SUİKAST YAPACAKLARDI (25.09.2007)
Ülkelerin gizli teşkilatları aradan 50-60 yıl geçince eski dosyalarını halka açıklar ve böylece bizlerde ülkeler arasındaki zaman aşımına uğramış bu casus savaşlarından 50 yıl gecikme ile haberdar oluruz. Geçenlerde okuduğum enteresan bir habere görede 1961 ylında CİA, Küba lideri Fidel Castro ya bir suikast planlamış. Castronun en sevdiği marka purolara, Botox un içinde bulunan zayıflatılmış toksinin zayıflatılmamış, öldürücü formundan yerleştirilmiş. Bu öldürücü dozda botulinum toksin içeren purolar hiç kullanılmamış ama günümüzde yapılan incelemelerde hala bir insanı öldürecek kadar toksin içerdikleri görülmüş. Castro nun puroyu 1986 da bıraktığı biliniyor.


YURTDIŞINDA BİR DÖVME SANATÇISI GÖZ KÜRESİNE TATTOO YAPIYOR (25.09.2007)
Bu gerçekten akıl dışı bir uygulama olsa da bunu yapanlar ve yaptıranlar var. Bir dövme sanatçısı göz küresinde iris denen gözbebeği dışındaki gözün beyaz alanlarına, konjunktiva altına boya vererek göz küresine dövme uyguluyor. Bu şekilde yapılan tattooda belirgin bir şekil elde etmek mümkün değil, sadece renkli bir leke elde ediliyor. Son derece tehlikeli bir uygulama olan göz tattoo sunu yaptıran kişilerin buna neden gerek gördüklerini ise anlayamıyorum; sonuçta bu uygulamanın dudak içine yapılan tattoo uygulamaları gibi dekoratif bir yanı yok bence.
Daha önce bu haberi atlamışım ama 2006 yılında da yine bir ekstrem sanatçı göz üzerine implant yerleştirerek dekoratif (ve çok tehlikeli) uygulamalar yapmış. Bu uygulamaya ise Cosmetic Extraocular Implant (CEI) adını vermişler, yani kozmetik göz küresi dışına yerleştirilen implant. Web sitelerinde bu uygulamayı nasıl yaptıklarınıda anlatmışlar: tıklayınız. Okuyunuz ama denemeyiniz efendim...


NIP-TUCK IN GÖSTERİMİ ERTELENDİ :( (25.09.2007)
Cnbc-e kanalında eylül sonunda başlayacağı duyurulan Tv dizisi Nip-tuck ın gösterimi ertelendi (23 eylül pazar günü Nip-tuck ı beklerken bir de baktık ki The Tudors yayınlanıyor!). Sanırım ramazan dolayısı ile ertelenen dizinin 4. sezon bölümlerinin yayınına ekimde başlanacakmış. 14 Ekim pazar saat 23:00 de 3. sezon finali, 21 Ekim pazar saat 23:00 de ise 4. sezon 1. bölüm yayınlanacakmış.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


NIP-TUCK 4. SEZON CNBC-E DE BAŞLIYOR. (02.09.2007)
Christian Troy ve Sean McNamara nın maceraları (ve dramları) devam ediyor. Nip-tuck 3. sezonun finali 16 eylül pazar günü saat 23:00 da Cnbc-e de tekrar yayınlanacak. 23 Eylül pazar günü saat 23:00 da ise 4. sezonun ilk bölümü yayınlanacak. Fazla bir şey çıtlatmıyayım ama 4. sezonun daha çok Julia nın dramı üzerine kurulu olduğu söyleniyor. Biliyorsunuz Juila 3. sezonun sonunda hamile idi..

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


KULLANDIĞINIZ LAZER CİHAZI GÜVENLİ Mİ? (01.09.2007)
Daha önce bu sayfada yayınladığım Avustralya ile ilgili onlarca estetik haberlerinden anlaşılacağı üzere Avustralya hükümeti ve sağlık bakanlığı estetik-kozmetikle ilgili her olayı, kurumu ve gelişmeyi çok yakından takip ediyor ve bu konularda çok sıkı kurallar, yasalar uyguluyor. Son zamanlarda Çin üretimi olan yaklaşık 40.000 çocuk oyuncağının, kurşun içeren toksik boyaları sebebiyle geri çağrılması üzerine Avustralyanın sağlık denetim kurumu olan (Amerika daki FDA nın eşdeğeri) Therapeutic Goods Administration (TGA), Avustralya da bir çok klinikte kullanılan, onaysız, güvenlik şartlarını karşılamayan, Çin ve Kore üretimi olan lazer, IPL (İntense Pulsed Light), elektroliz gibi estetik-güzellik cihazlarını daha yakından denetlemeye başladı. Bu cihazların potansiyel olarak hastalar için tehlikeli olduğu belirtiliyor. TGA nın terapötik cihazlar bölümü başkanı olan Dr Derrick Beech, tehlikeyi artıran başka faktörlere de dikkat çekiyor ve bu uygulamaları (lazer epilasyon, lazer cilt gençleştirme, leke tedavisi gibi) eskiden doktorların uyguladığını, son düzenlemelerle artık bu uygulamaları güzellik uzmanlarının uyguladıklarını söylüyor. Güzellik uzmanlarına tanıtılan Çin ve Kore üretimi lazer cihazlarında aranması gereken bilimsel güvenlik şartlarının aranmadığını, sadece fiyatının ucuzluğunun gözönüne alındığını, güzellik salonlarının bu konuya doktorlar gibi yeteri kadar bilimsel yaklaşmadıklarını ekliyor. Avustralya kozmetik tıp derneği başkanı Dr Mary Dingley ise, yeteri kadar tıbbi bilgisi olmayan kişilerin ellerinde bu onaysız lazer cihazlarının bir çok komplikasyona yolaçabileceğini, hastalarda yanık oluşabileceğini söylüyor. Bazı vakalarda da hastanın gerçek sorununun teşhisini zorlaştırabilecek durumlar oluşabiliyormuş. Örneğin IPL ile tedavi edilmeye çalışılan melanomların rengi açılıyormuş ve acilen ameliyatla alınması gereken bu cilt kanserinin, rengi açıldığı için teşhisi zorlaşıyormuş.
Ülkemizde, güzellik merkezleri aldıkları cihazları sağlık grup başkanlıklarına bildirmek, o cihazın onay belgelerini sağlık grup başkanlıklarına iletmek ve bu cihazları eğitimli kişilere kullandırmak zorundalar. Açıkcası ben de bildiğim kliniklerin hiç birinde onaysız, Çin yada Kore malı bir lazer sistemi görmedim.


YENİ BİR DUDAK İMPLANTI: FULFİL (01.09.2007)
İngiltereden satışa sunulan yeni bir dudak implantı duyuruldu: Fulfil. Bu ürün, saline içeren, kalıcı ve istendiğinde çıkarılabilen bir dudak implantı olarak tanıtılıyor. Bu implant, özel çok katmanlı polimer tabakalardan oluşuyor ve hastanın dudağına yerleştirilirken serum fizyolojik ile şişiriliyor. Serumun miktarı istendiği gibi ayarlanabiliyor; dudakların az şişmesi istenirse az şişiriliyor, çok şişmesi istenirse çok şişiriliyor. Şu ana kadar 200 kadar hastaya uygulanmış ve bu hastalardan 50 kadarı da 1 seneden fazladır takip edilmekte imiş. Bu implantı Evera Medical (eski adı: Juva Medical) adlı bir firma üretiyor. Henüz FDA onayı olmadığından (FDA onayına başvurulmuş, bekleniyor) Amerika birleşik devletlerinde kullanılmıyor. İmplantın çeşitli ebatlarda değişik formları mevcut imiş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


NANOTEKNOLOJİ ESTETİĞİN HİZMETİNDE (01.09.2007)
Michigan eyalet üniversitesinde kimya mühendisi olarak görevli olan Doç. Dr. Ilsoon Lee, nanopartiküllerin, ince polimer tabakalarda kırışma ve buruşmayı engellediğini keşfettiklerini bildirdi. Nanopartiküllerin bu özelliğinin ileride ciltte oluşan kışıklıkları önlemede kullanılması düşünülüyor. Dr. Ilsoon Lee, ciltteki yaşlanmanın çok ufak ölçekte başlayan bir olay olduğunu söylüyor, yaşlanmanın bu etkileri nano düzeyde durdurulabilirse ciltteki kırışıklıkların da önüne geçilebilir diyor. Diğer yandan günümüzde elektronik, boya sanayii (kir ve su tutmayan boyalar), tekstil sanayii (değişen ışık koşullarında renk değiştiren t-shirtler) gibi bir çok alanda kullanılmaya başlanan nanoteknoloji bir süredir estetik alanında zaten kullanılıyordu; örneğin cilde sürülerek kullanılan bazı kremlerin cilde daha kolay penetre olması nanopartiküllerle sağlanıyor. İleride, Botox® kadar ses getirecek, yaşlanmayı geciktiren, nanoteknoloji kullanılan kremlerin satışa sunulması kesin gibi..
Dr. Ilsoon Lee nin web sitesi için tıklayınız.


ÜÇÜNCÜ YÜZ NAKLİ BAŞARI İLE GERÇEKLEŞTİRİLDİ (01.09.2007)
Von Recklinghausen hastası olan 29 yaşındaki bir erkek hastaya Fransa-Paris de yüz nakli yapıldı. Bu vaka dünyadaki 3. yüz nakli vakası oldu. Hastanın hastalığı yüzünden, yüzünde ciddi deformite olduğu belirtilmiş. Von Recklinghausen hastalığında ciltte çok sayıda, cildi deforme eden lezyon çıkıyor ve bu lezyonlara plexiform nörofibromatozis deniyor. Ameliyat, Paris yakınlarındaki Val-de-Marne de, geniş bir cerrahi ekip tarafından, bir pazar günü gerçekleştirilmiş ve 15 saat sürmüş. Henüz hastanın kimlik bilgileri ve resmi basına verilmemiş. Yüz nalkinde dünyada en ileri ülkeler olan Fransa, Amerika birleşik devletleri ve Çinde bu konudaki çalışmalar uzun yıllardır sürüyor. Sağdaki resimde Çin de yapılmış deneysel bir ameliyatın sonucunu görebilirsiniz: Yüzünün yarısı siyah, yarısı beyaz bir tavşan.

AMERİKALI ASKERE BİYONİK EL TAKILDI (01.09.2007)
Irakta, bomba patlaması sonucu bir elini kaybeden Amerikalı askere biyonik el takıldı. Aşağıdaki video linkini tıklarsanız, askerin yeni bionik elini ne kadar rahat kullanabildiğini göreceksiniz.
Videoyu görmek için tıklayınız.


MATEMATİKÇİLER GÜZELLİĞİN FORMÜLÜNÜ BULDU.. (01.09.2007)
Cambridge üniversitesindeki matematikçiler, belin kalçaya oranının 0.7 olmasının en çekici sonucu doğurduğunu bulmuşlar. Bu çalışma için bir çok model, manken ve resim üzerinde hesaplamalar yapılmış. Sonuçta bel çevresinin ölçümünün, kalça çevresi ölçümüne bölündüğünde sonucun 0.7 olması gerektiği hesaplanmış. Hep ideal ölçüler olduğu söylenen 90-60-90 ölçülerinde bu oran 0.66 çıkıyor; çok yakın ama demek ki belin biraz daha kalın olması gerekiyor. Bel çevresi ve kalça ölçümü oranı tam 0.7 çıkan bir ünlü ise Jessica Alba imiş..
Bence uyanık matematikçiler, güzelliğin formülünü değil, matematiği eğlenceli hale getirmenin yolunu bulmuşlar..


ÇİN DE TELEVİZYONLARDA ESTETİK CERRAHİ VE CİNSİYET DEĞİŞİMİ İLE İLGİLİ GÖRÜNTÜ VE PROGRAMLAR YASAKLANDI (31.08.2007)
Çin in RTÜK ü sayılan State Administration of Radio, Film and Television (SARFT), tüm televizyonlarda estetik cerrahi ile ilgili (özellikle cinsiyet değişimi hakkında) tüm görüntü, program, hatta haber görüntüsü verilmesini yasakladı. Bu yasağın gelmesinde Guangdong TV tarafından yayınlanan "A Date with Beauty" adlı estetik cerrahi programının sebep olduğu söyleniyor. Bu programda gerçek ameliyat görüntülerinin yayınlanması SARFT ı harekete geçirmiş. "A Date with Beauty" programının daha çok cinsiyet değişimi geçirenlerle ilgili olduğu ve ameliyat görüntülerine yer verildiği de belirtiliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


AVUSTRALYA DA ZOO WEEKLY DERGİSİNE SORUŞTURMA (30.08.2007)
Avustralya da yayınlanan bir erkek dergisi olan Zoo Weekly, düzenlediği yarışma ile ortalığı biraz karıştırdı. Düzenlenen yarışma bir nevi MTV nin Pimp my ride adlı yarışmasına benziyor. MTV nin yarışmasında (daha doğrusu programında), hurda halindeki zavallı otomobilinizin resmini MTV ye gönderiyorsunuz, arabama bir şekil verin diyorsunuz, onlar da otomobilinizi alıp, elden geçiriyor ve baştan aşağı yenilenmiş hali ile sizi ve izleyenleri şok ediyorlar. Zoo Weekly dergisinin yarışması da aynı mantıkla düzenlenmiş. Siz kız arkadaşınızın yada sevgilinizin üstsüz resmini dergiye gönderiyorsunuz, şu benim sevgilimin göğüslerine bir şekil verin diyorsunuz (tabii sevgilinizin göğüsleri küçük olacak yada bir şekilde estetiğe ihtiyacı olacak), onlar da gereken estetik müdehaleyi yaptırıyorlar. Dediğim gibi derginin ismi Zoo (hayvanat bahçesi) Weekly; ve bu bence derginin nasıl bir dergi olduğunu da özetliyor. Dergiye bu yarışma sebebiyle bir kaç soruşturma açılmış. Soruşturma açılmasının bir sebebi de, okuyucuların gönderdikleri resimleri izinsiz olarak derginin web sitesinde yayınlamaları. Bu gibi bir yarışma ile (hasta resimlerinin erkek dergisinde açık açık yayınlanması ile birlikte) göğüs büyütme yada dikleştirme ameliyatlarının yapılması etik değil; zaten Avustralya plastik cerrahi derneği, bu yarışmaya adı karışacak plastik cerrahlara ciddi cezalar verilebileceğini, hatta lisanslarının dahi iptal edilebileceğini duyurmuş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


LİPOLİZ, AMERİKANIN KANSAS EYALETİNDE YASAKLANDI (30.08.2007)
Ameliyatsız olarak istenmeyen yağlardan kurtulmak için bir çare olarak sunulan ve bir çok ülkede (İngiltere, Fransa, Türkiye) tartışmalı olan lipoliz (lipodissolve) uygulamaları Amerika birleşik devletlerinin Kansas eyaletinde tamamen yasaklandı. Bu konu bir süredir eyalet senatosunda incelenmekte idi ve ben de bu gelişmeleri buradan duyurmuştum. Tartışmalar sonuçlandı ve ciddi yan etkileri sebebiyle lipoliz uygulamaları Kansas da tamamen yasaklandı.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


CUP-UP: İÇ SÜTYEN İLE MEME DİKLEŞTİRME (30.08.2007)
İsrailli cerrahlar yeni bir meme dikleştirme yöntemini duyurdular: Cup-Up (iç sütyen ile meme dikleştirme). Bu yönteme Minimally Invasive Mastopexy de deniyor (az kesi ile gerçekleştirilen meme dikleştirme). Cup-up yönteminde kullanılan iç sütyeni geliştiren firmanın yöneticisi ise eskiden İsrail hava kuvvetlerinde görevli bir subay olan Adi Kohen (bu arada dikkat ettiyseniz İsrail ordusundan ayrılan bir çok subay hemen estetik alanında çalışmaya başlıyor, İsrailli lazer epilasyon firmalarının bir çoğunun sahipleri ve lazer epilasyon cihazlarını geliştirenler hep eski İsrail subayları ve İsrail ordusunda çalışmış bilim adamlarıdır). Cup-up yöntemini asıl geliştiren cerrah ise Tel Aviv deki Ichilov Hospital da görevli olan Dr. Eyal Gur imiş. Dr. Eyal Gur, bu yöntemi daha ucuz, daha hızlı ve daha güvenli olarak nitelendiriyor ve 10 sene boyunca memede diklik sağlayacağını düşündüklerini belirtiyor. Bu yöntemde memenin iki yanına kısa kesiler yapılıyor, meme dokusunu yukarı askılayan iç-sütyen memenin alt kısmından -bir hamak gibi- geçiriliyor ve kaburga kemiklerine tespit ediliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız yada buraya tıklayınız.


BOTOX MU, PROZAC MI? (06.08.2007)
Yüz ifademizin ve mimiklerimizin, psikolojik durumumuzu etkilediğini ilk olarak Darwin öne sürmüş. Aslında mantıken bunun tam tersi olması gerekiyor gibiyse de (mimiklerimizin ve yüz ifademizin ruh halimizi yansıtması), yapılan bazı bilimsel çalışmalar Darwin in haklı olabileceğini gösteriyor. Yüz estetiği geçiren 362 hasta grubu ile yapılan bir çalışmada, bu hastalardan ameliyat döneminde antidepresan alan 61 hastanın, ameliyattan sonra depresyonlarında düzelme görülmüş ve antidepresan alan hasta sayısı 31% azalarak 41 hastaya düşmüş. Tüm hastaların 98% i ise, kendilerini ameliyattan sonra daha iyi hissettiklerini ifade etmişler. Son yıllarda Botulinum toksin ürünlerinin (Botox®, Dysport®, Botoxina®, Estetox®, Refinex® gibi..) depresyon tedavisinde giderek daha fazla kullanıldıklarını ve depresif yüz ifadesinin giderilmesi, yüz kırıklıklarının giderilmesi ile hastaların ruhsal durumlarında düzelme olduğunu biliyoruz. Gelecekte belki de yüz estetiği ve botulinum toksin enjeksiyonları depresyon tedavilerinden sayılacak.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


DÜNYANIN EN ESKİ PROTEZİ BULUNDU (30.08.2007)
Mısırda kahire müzesinde bulunan bir ayak başparmağı protezi, Manchester üniversitesinde incelenmeye başlandı. Bu protez, dünyanın en eski protezi kabul ediliyor ve yürümeyi kolaylaştırıcı eklem yerleri bulunuyor. Manchester üniversitesinde, bu protezin ayak başparmağı olmayan deneklerde deneneceği bildirilmiş. Daha önce de M.Ö. 300 yılına tarihlenen bir bacak protezi bulunmuştu, fakat bu ayak protezinin tahmin edilen tarihlenme yılı daha eski; M.Ö. 1000-600 yılları.

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


PurTox® İÇİN FAZ IIIa TESTLERİNE (GÖNÜLLÜ İNSAN DENEK TESTLERİNE) BAŞLANDI (30.08.2007)
Bildiğiniz gibi tüm ilaçlar, satışa sunulmadan yıllar süren bir dizi testten geçiriliyor. Bazı firmalar ürünlerine çok güvendikleri için (testler sırasında bu ilaçların üretimi çeşitli sebeplerle iptal edilebilir) daha test aşamasında tanıtım çalışmalarına başlıyorlar. Amerikan Mentor firmasının üretimi olan PurTox® da tanıtımına daha test aşamalarında başlanmış ilaçlardan. PurTox®, ilk kez gayrı resmi olarak 2005 İMCAS toplantısında, daha sonra da resmi olarak 2007 İMCAS toplantısında duyuruldu. Mentor firmasının botulinum toksini olan PurTox® un, Allergan üretimi olan Botox® a göre bir çok avantajı olduğu söyleniyor. En büyük özelliği ise etkisinin hemen görülmesi imiş. Bilindiği gibi Botox® enjeksiyonundan sonra etkinin görülmesi için 5-7 gün geçmesi gerekiyor. Ayrıca Botox® ile olabilen nadir komplikasyonların (gözkapağı düşmesi gibi) PurTox® ile oluşmadığı da söyleniyor. Test çalışmalarının sonlanması ile FDA onayının da alınması bekleniyor. Şu an başlanan faz IIIa testlerinde PurTox® ilk kez insan deneklerde denenecek.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


ANTİ-AGİNG KREMLERİ İŞE YARIYOR MU? (29.08.2007)
Amerikan estetik plastik cerrahi derneğinin resmi yayın organı olan Aesthetic Surgery Journal dergisinin temmuz-ağustos 2007 sayısında yayınlanan bir makalede, en çok satılan anti-aging kremlerinin yeteri kadar bilimsel çalışma ve testten geçirilmeden satışa sunulduğu ve bu ürünlerin sanıldığı kadar etkili olmadığı bildirilmiş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


YURTDIŞI BASINI DA SELÜLİT AVINDA (29.08.2007)
Sadece yerli magazinciler değil, yurtdışı magazin basını da ünlülerin selülitlerini kovalıyor. Geçenlerde webde rastladığım bir haber bizim magazinden çıkma gibi duruyordu. Bu 'başarılı paparazziler' bu kez umutsuz ev hanımlarından Nicolette Sheridan ve Cindy Crawford un selülitlerini yakalamışlar. Bir de manşet atmışlar 6 sayfa yeni fotoğraf içeride diye. Bu haber midir şimdi? Cindy Crawford 41, Nicolette Sheridan ise 44 yaşında. Hatta sanırım ikiside doğum yapmış insanlar; e izin verin onlarda da normal insanlar gibi selülit olsun. Bu haber tam bir düzeysiz habercilik örneği idi..

YABAN ARISI SOKMASI İLE MEME İMPLANTLARI PATLADI (29.08.2007)
Geçtiğimiz günlerde Çinden dünya basınına duyurulan bir haber, estetik cerrahi çevrelerinde şaşkınlık yarattı. Bundan 3 sene önce serum fizyolojikli meme implantları ile göğüs büyütme ameliyatı geçirmiş olan bir hasta, bir implantının arı sokması sonucu söndüğünü söyleyerek doktoruna başvurmuştu. Söylenene göre bayan açık havada motor sürerken (kısa kollu, dekolteli bir kıyafet giydiği söyleniyor), bir arı tarafından sokumuş idi. Arının iğnesini göğsünden kendisi çıkaran bayan hasta, 2 gün içinde o göğsünün gitgide küçüldüğünü farketmiş ve doktoruna başvurmuş. Doktor Dr. Tseng Ting-chang in yaptığı açıklamaya göre, hasta son derece zayıf yapılı, meme dokusu çok ince olan bir hasta olduğundan arı sokması sonucu arının iğnesi ile meme implantı delinmiş ve serum kaybederek küçülmüş idi. Hastayı sokan arının, japonya ve asyada yaygın olan, bir yak öküzünü sokarak öldürebildiğine inanılan (bu yüzden yak öldüren de denen), boyları 3-4 santime ulaşabilen japon yaban arısı olduğu düşünülüyor. Bu arılar hakkındaki kısa bir National Geographic belgeselini aşağıda izleyebilirsiniz. Bu arada arının zehirini implantın içine boşalttığı, bu sayede bayan hastanın mutlak bir ölümden kurtulduğu da söyleniyor; çünkü bu arıların zehiri sinir sistemini etkileyen bir çok toksin içeriyor ve insan için öldürücü olabiliyor. Asyada her sene ortalama 40 kişinin bu cins arıların sokması ile öldüğü bildiriliyormuş.
Benim fikrimi sorarsanız, hastanın cildi ve meme dokusu çok ince ise, implantlar serum fizyolojikli ise, implantlar ince olan meme dokusu altına konmuşsa ve sokan arı dev japon yaban arısı ise (sadece iğnesinin 5-7 milimetreye ulaşabildiği söyleniyor) bu olabilir. Özellikle meme dokusu ince hastalarda meme dokusu altına konan implantlar, memelerin yan taraflarında çok yüzeyel kalabilir ve böyle bir arının sokması ile delinebilir. Fakat olayın bir de farklı yönü var. Sonuçta bu hasta bir ameliyat geçirip implantı değiştirtmek zorunda ama belki de implant sayesinde hayatı kurtuldu. Bence hayatının kurtulması, bir implant değişimi ameliyatına değer (diğer yandan hastanın implantları silikon jelli implantlardan olsaydı, implantlar sönmezdi ama yine de içinde dev japon yaban arısının zehiri olan implantı değiştirmek gerekirdi).



AYDA YÜRÜYEN İKİNCİ İNSAN; BUZZ ALDRİN ESTETİK AMELİYAT OLDU! (14.08.2007)
Apollo 11 görevinde Neil Armstrong un ardından ayda yürüyen ikinci insan olan Buzz Aldrin, 77 yaşında yüz estetiği oldu. Beverly Hills deki bir estetik kliniğinden çıkarken yüzünde ve göz çevresinde pansumanlarla gazetecilere yakalanan Buzz Aldrin in yüz germe ve gözkapağı estetiği yaptırmış olabileceği söyleniyor.

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


ESTETİKLE YÜZÜNÜ DEĞİŞTİREN UYUŞTURUCU KAÇAKCISI SESİNDEN YAKALANDI! (13.08.2007)
Brezilyada uzun zamandır polisin yakalamaya çalıştığı, fakat yüz estetiği olarak görünümünü değiştiren uyuşturucu kaçakcısı Juan Carlos Ramirez Abadia, ses tanıma teknolojileri kullanılarak yakalandı. Juan Carlos Ramirez Abadia, estetik ameliyat olup yüzünü değiştirdiğinden polisin elinde net bir eşkali yok idi. Kolombiya ve Amerika birleşik devletleri güvenlik güçleri ile işbirliği yapan Brezilya güvenlik güçleri, Juan Carlos Ramirez Abadia nın ses kayıtlarını elde etti ve bu sayede ses tanıma teknolojileri ile Juan Carlos Ramirez Abadia yakalandı. Kullanılan teknolojinin halen gizli tutulan, evlerde kullanılan bilgisayar programlarının çok ötesinde bir teknoloji olduğu da belirtilmiş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


Haber hakkındaki kısa bir videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz:

KOLLAJENAZ ENJEKSİYONLARI SELÜLİTE ÇARE OLABİLİR (06.08.2007)
Selüliti ve istenmeyen bölgesel yağ depolanmasını gidermek için uygulanan kollajenaz enjeksiyonları ile ilgili olarak yapılan bir FDA çalışması 2. fazında. Şu ana kadar yapılan çalışmaların sonucunun olumlu olduğu ve yaşları 41 olan 10 bayanda olumlu sonuç alındığı bildiriliyor. 6 aylık çalışma sonunda hiçbir denekte bacak kalınlığı değişmemiş fakat selülit görünümü düzelmiş. Enjeksiyonlar sonrasında bazı deneklerde morarma ve cilt altı ufak kanamalar olsada bu gibi yan etkiler kısa sürede kendiliğinden geçmiş.

GÖĞÜS BÜYÜTEN KURABİYELER JAPONYADA SATIŞA SUNULDU! (06.08.2007)
Bu haber aslında sitemizin haberler kısmını takip edenler için çok da ilginç gelmeyebilir; çünkü daha önce Pueraria Mirifica bitkisinin özünü içeren ve göğüs büyüten sakızları burada duyurmuştum (haber arşivinde görebilirsiniz). Bilmeyenler için kısaca tekrarlıyayım: Tayland da yetişen Pueraria Mirifica adlı egzotik bir bitki var. Eskiden yerliler bu bitkiyi göğüs büyütmek için kullanırlarmış. Sonunda bu bitki, bazı üniversitelerin de dikkatini çekmiş ve incelemelere başlamış. Çalışmalar sonunda bu bitkinin, östrojen ürettiği ve gerçekten göğüslerde büyümeye yolaçabileceği ortaya çıkmış. Sonunda bu bitkinin özünü içeren sakızlar, spreyler, kremler ve sonunda da kurabiyeler üretilmiş. Bu F-cup cookies i ilk kez görüyorum. Sonunda kurabiyesi de üretilmiş. Peki bu ürünlerle gerçekten göğüsler büyüyor mu? Bana sorarsanız bu tür ürünlerle bitkisel östrojen hormonu almış oluyorsunuz (yan etkileri meçhul), ayrıca bu ürünlerle göğüslerde sağlanan büyüme hiç bir zaman bir silikon protez ile olduğu kadar olamaz bence. Üstelik artık son derece güvenli, FDA onaylı silikon implantlar var. Kurabiyelerin paketi 2.5 dolarmış ve etkili olması için bir kaç ay yemeniz gerekiyor. Fazla yerseniz kiloda yapabilir tabii ki.. Sonuçta hamur işi.. :)

LAZERDE SON TREND: FRAKSİYONEL LAZERLER (06.08.2007)
Cynosure lazer firması, kendi fraksiyonel lazerleri olan Affirm lazer i tanıttı. Bu lazer, ciltte hasara yolaçmadan cilt gençleştirme, lekelerin giderilmesi, kırışıklıkların giderilmesi ve güneş lekelerinin giderilmesi için kullanılıyor. FDA onaylı bu cihazda Cynosure firmasına ait MultiPlex teknolojisi, kombine Apex Pulse (CAP) teknolojisi ve Xenon Pulsed Light (XPL) teknolojisi kullanılıyor. Tüm fraksiyonel uygulamalardaki gibi bu cihazla olan uygulamalar da birden fazla seansda yapılıyor. Önerilen uygulama ayda bir seans ve 4-6 ay (1 ay ara ile 4-6 seans) şeklinde. Lazer teknolojisi, ilk çıkan ablatif (cildin üst katmanlarını yakan) karbondioksit lazerlerden, günümüzdeki fraksiyonel, cilde hiç zarar vermeyen ve hemen uygulama sonunda günlük hayatınıza dönebildiğiniz fraksiyonel lazerlere kadar geldi.
Firmanın web sitesi için tıklayınız.




İSTEDİĞİNİZ BURUNA HEMEN KAVUŞUN, HATTA BIYIKLARINIZ BİLE OLABİLİR! (06.08.2007)
Daha önce (2006 yılında) kanada da bulunan bir estetik cerrahi kliniğinin çok ilgi çeken reklamını bu siteden duyurmuştum. Bu klinik, üzerinde güzel burun resimleri olan plastik bardaklar yaptırmış ve çevredeki restoran ve kafelere dağıtmıştı. Bu bardakların resmini haber arşivimde görebilirsiniz (tıklayınız). Bu reklam tarzı çok tutulunca, benzer bardaklar satışa çıkarılmış. Bu bardaklarda farklı olarak gerçekten kötü burunlara ve hatta bıyıklara bile sahip olabiliyorsunuz.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.



FDA, YENİ BİR DERMAL DOLGU MADDESİNE ONAY VERDİ: ELEVESS (29.07.2007)
FDA, yeni bir hyaluronik asit içeren dermal dolgu maddesi olan Elevess e onay verdi. Elevess, aynı zamanda Orthovisc in de (romatoid artritte yaygın olarak kullanılan bir hyaluronik asit ürünü) üreticisi olan Anika therapeutics tarafından üretiliyor.
Firmanın web sitesi için tıklayınız.


FDA, JUVEDERM ULTRA VE JUVEDERM ULTRA PLUS A ONAY VERDİ (29.07.2007)
Amerikada Allergan firması (Botox un üreticisi) tarafından pazarlanan dolgu maddeleri olan Juvederm ultra ve juvederm Ultra Plus, FDA tarafından onaylandı. Böylece bu ürünlerin daha önce satışa sunulmuş olan juvederm den daha uzun etkili oldukları ve yapısal olarak farklı oldukları onaylanmış oldu. Bu yeni dolgu maddelerinin etki sürelerinin 18 ay olduğu belirtiliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


TV DE YAYINLANAN PLASTİK CERRAHİ PROGRAMLARI İNSANLARI ETKİLİYOR (24.07.2007)
Amerikan plastik cerrahi derneğinin resmi yayın organı olan Plastic and reconstructive surgery dergisinin temmuz 2007 sayısında yayınlanan bir makalede, Tv de yayınlanan plastik cerrahi programlarının (Swan, beni baştan yarat, Nip-tuck, Plastic surgeons, Body works vs..) insanları ne şekilde etkilediği incelendi. Gerçekten ilginç sonuçlara varılmış; araştırma sonunda elde edilen bazı saptamalar şöyle:
estetik cerrahi Estetik ameliyat olan 42 yetişkin araştırmaya dahil edilmiş.
estetik cerrahi Bu hastaların 57% si plastik cerrahi hakkındaki programların sürekli takipcisi imiş ve bu hastalar Tv programları ve medyadan etkilendiklerini belirtmişler.
estetik cerrahi Bu programları seyreden hastalar, plastik cerrahi hakkında yeterli bilgiye sahip olduklarını düşünüyorlarmış.
estetik cerrahi Her beş hastadan dördü, estetik ameliyatına karar vermelerinde bu programların çok etkisi olduğunu itiraf etmiş.


EVDE YAPILAN PENİS BÜYÜTME İŞLEMİ ÖLÜME GÖTÜRDÜ (23.07.2007)
Kamboçyada, saç artırıcı solusyonu ev şartlarında penisine enjekte eden bir kişi sonunda çektiği acılara dayanamayarak intihar etti. Enjeksiyonun penis büyütme için yapılmış olduğu düşünülüyor. Enjekte edilen saç artırıcı solusyonun, intihar eden kişinin penisinde ciddi nekroz ve abselere yolaçtığı görülmüş ve bu sebeple 35 yaşındaki inşaat işçisinin, bu acılara dayanamayarak intihar ettiği düşünülüyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


BARBİNİN ERKEK ARKADAŞI KEN E BENZEMEK İSTEDİ.. (14.07.2007)
Yıllardır, kafayı barbi bebeklerinin erkek versiyonu Ken e benzemeye takan Steve Erhardt, bu uğurda yaklaşık 30 ameliyat geçirmiş ve 250.000 dolar harcamış. Şu an web sitelerinde kendisinden michael jackson dan sonraki yeni ucube diye bahsediliyor.
Benim düşüncem: Birine benzemek amacıyla yapılan tüm estetik girişimler bence hüsranla sonuçlanıyor, bu vaka da bunun bir kanıtı (hatta burada durum daha da vahim: Steve Erhardt, birine değil bir oyuncak bebeğe benzemek istemiş!). Estetik cerrahi bu amaçla yapılmamalı, görünüşünüzdeki estetik kusurları gidermek amacıyla yapılmalı. Herkesin görünüşü aslında eşsizdir; estetiğin amacı, eşsiz olan görüntünüzü başka birine benzetmek değil, kusurlarınızı gidermektir.

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


KAŞ KALDIRMAYA VE YÜZ GERMEYE YARDIMCI BİR ÜRÜN: BİOGLUE, TEST AŞAMASINDA.. (12.07.2007)
Bioglue, Cryolife firmasının bir ürünü ve bildiğimiz doku yapıştırıcı gibi bir etkisi var. Ürün, inek serum albumini (BSA) ve glutaraldehyde den elde ediliyor. Ürün şu anda test ediliyor ve hatta Amerika içinden gönüllülere ürün ücretsiz olarak gönderiliyor imiş. Bioglue nun, kaş kaldırma ameliyatlarını oldukça pratikleştireceği düşünülüyor. Günümüzde endoskopik yöntemle yapılan kaş kaldırma ameliyatlarında kaşı yüksek tutmak için vida kullanılıyor; bioglue kullanıldığında vidaya gerek kalmayacağı söyleniyor. Bioglue nun 1 cc.sinin 50 dolar civarına satılabileceği söyleniyor. Bioglue nun aslında yeni bir ürün olmadığı, yara kapatma amacıyla daha önce de kullanıldığı ve bu konuda FDA, CE onaylarının olduğu belirtiliyor; yalnız kaş kaldırmada kullanılan formu ve bu amaçla denenmesi yeni imiş.
Haberin ayrıntısı için buraya tıklayınız yada buraya tıklayınız.
Firmanın resmi sitesi için tıklayınız.


HAZIR GİYİM KATALOĞUNDA BOTOX! (10.07.2007)
İngiltere de bir hazır giyim ve alışveriş kataloğunda Botox a yer verilmesi İngiltere gündemine bomba gibi düştü. Hemen her sağlık sitesi bu konuya yer verdi. Grattan kataloğunda Botox a, dudak ve cilt bakım ürünleri arasında yer verilmişti. Katalogdan Botox ısmarlayan müşterilere ünlü Transform estetik ve güzellik merkezlerinde Botox uygulanıyor. Transform estetik ve güzellik merkezleri, ingilterede çok sayıda şubesi olan bir estetik merkezleri zinciri ve oldukça agresif piyasa ve satış anlayışları ile tanınıyor. Estetik kursları veriyorlar, size anahtar teslim güzellik merkezi açıyorlar (oldukça iyi bir ücret alıyorlar ve daha sonra da tüm gelirin bir kısmına sürekli ortak oluyorlar), yeni boşanmış bayanlara özel estetik ameliyatlar kampanyası gibi pekte etik olmayan (ve tıbbi çevrelerde oldukça tartışılan) kampanyalar düzenliyorlar, müşterilerine estetik kartı veriyor ve uygulanan estetik uygulamalar başına puan, ve belli bir puan birikince de bonus uygulama veriyorlar. Görünüşe göre Transform estetik merkezleri bu ticari anlayışlarında ısrarlı ve tartışılacak yeni kampanyalar yapmaya devam edecekler. Haberin bu kadar tartışmaya yolaçması ise estetik ameliyatların ve estetik uygulamaların, marketlerde satılan herhangi bir ürün gibi satışa sunulması.
İngiliz uzman doktorlar bu duruma şöyle karşı çıkıyor:
Botox gibi cerrahi olmayan uygulamaların bile komplikasyonları olabilir, böyle bir uygulamayı yaptırmayı ancak bir uzman doktorla görüşerek karar vermelisiniz. Bunlar marketten aldığınız bir çift ayakkabı değil ki, daha sonra olmazsa gidip değiştiresiniz.
Benim bu konudaki düşüncem de şöyle:
Estetik cerrah olarak tabii ki biz de bu işi para kazanmak için yapıyoruz; ama hiç bir zaman para kazanmayı, hastalarımızın sağlığından yada memnuniyetinden daha ön planda tutmuyoruz. Karşınızdaki bir doktor yada estetik-güzellik merkezi olabilir, farketmez; eğer olaya ürün satmak-ameliyat satmak-olabildiğince çok kâr etmek şeklinde bakıyorlarsa hemen oradan uzaklaşın derim..
NOT: bu haber yazılırken Grattan kataloğunun internet verisyonundan Botox çıkarılmış idi (tıklayınız).
Haberin okuyabileceğiniz onlarca web sitesi var, birini okumak için tıklayınız.


INTERCYTEX, HÜCRE TERAPİSİ ÜRÜNLERİ TEST AŞAMASINDA.. (05.07.2007)
İngilterede bulunan ve insan hücreleri ve kök hücreleri ile çalışmalar yapma izni olan Intercytex adlı firma tarafından, 4 ürünlerinin şu an çeşitli üretim ve test aşamalarında olduğu bildirildi. Firma, bu ürünlerin insan hücreleri üzerinde yapılan çalışmalarla üretildiğini ve yaşlanmaya karşı vücuttaki hücrelerin yenilenmesini sağladıklarını belirtti. Bu ürünlerden ICX-PRO, kapanmayan kronik yaraların iyileşmesi için; Vavelta, yüz gençleştirme için; ICX-SKN, cilt defektlerinde (deri grefti, yaması yerine) kullanılmak üzere için; ICX-TRC, saç rejenerasyonunu artırmak için kullanılıyor. Ürünlerin önümüzdeki yıllarda satışa çıkması bekleniyor.
İntercytex resmi web sitesi için tıklayınız.
Vavelta resmi web sitesi için tıklayınız.


MICHAEL MOORE UN YENİ BELGESELİ. ÜLKELERİN SAĞLIK SİSTEMLERİ ÜZERİNE: SİCKO! (28.06.2007)
Michael Moore, bu belgeselinde Amerika başta olmak üzere, İngiltere, Kanada, Fransa gibi ülkelerin sağlık sistemlerini inceliyor. Bence diğer belgeselleri kadar olayların üzerine gitmemiş ve biraz pasif kalmış. Daha çok sağlık sistemlerinin mağdurları ve bazı ülkelerin sanşlı insanlarının öykülerine yer vermiş. Benim en çok hoşuma giden bölüm sanırım İngilteredeki sağlık sistemini gösterdiği bölümde idi. Bir sağlık kuruluşunu gezen Moore, insanların en çok 25 dakika beklediklerini, sağlık hizmetlerinin ücretsiz olduğunu, herkesin istediği tüm sağlık hizmetlerini ücretsiz alabildiğini görünce şöyle dedi: Bunlar benimle dalga geçiyorlar galiba!.. Sonra hastaneyi turlayan Moore, kapısında vezne yazan bir yer buldu ve ekledi: A-ha buldum işte, bu vezne ne işe yarıyor? insanlardan mutlaka para alıyorlardır.. Ama maalesef, bu vezne nakli gereken hastalara ambulans ücretinin ödenmesi için oradaydı. Yani hastalardan para almıyor, sevk edilecek hastalara yol parası ödeniyordu. Moore, dumur oldu tabiiki..
Aslına bakarsanız yurtdışından duyduklarımıza, haberlerden okuduklarımıza göre İngiltere, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde sağlık sistemi bu kadar güllük gülistanlık değil; ama Moore un belgeselinde mükemmel bir sistemmiş gibi gösterilmiş. Bence Moore, Amerikadaki sağlık sisteminin içler acısı durumunu iyice abartmak için Avrupa ülkelerindeki sağlık sistemlerinin yürümeyen yanlarını biraz görmezden gelmiş.
Belgeselin başındaki Amerika sağlık (ve sağlık sigortası) sisteminin mağdurlarının öykülerini dinledikçe gözleriniz yaşarabilir. Kapitalist sistemin küçük insanları nasıl acımasızca ezebildiğini gözler önüne seriyor; ayrıca şunu da ekliyor: Amerika da 3 kuruş daha fazla para kazanmak için insanların hayatları kolayca harcanabilir ve bu son derece doğal bir şeydir.
Fransa bölümünde siyahi bir kadın, her türlü sağlık hizmetini ücretsiz alabildiklerini söyleyip ekliyor: burasını Amerika mı sandın!
estetik cerrahi Filmden bir bölüm:

estetik cerrahi Filmin fra