estetik cerrahiSitede şu an ziyaretçi var. estetik cerrahiBu sayfanın son güncellenme tarihi: estetik cerrahi    
 
duyuru2
Bookmark and Share

duyuru

        GÜNCEL HABERLER

estetik cerrahi Bazı haberlerin kaynak linkleri (haber internetten kaldırılmış ise) çalışmayabilir.
estetik cerrahi 2011 HABER ARŞİVİ
estetik cerrahi 2010 HABER ARŞİVİ estetik cerrahi 2009 HABER ARŞİVİ estetik cerrahi 2008 HABER ARŞİVİ
estetik cerrahi 2007 HABER ARŞİVİ estetik cerrahi 2006 HABER ARŞİVİ estetik cerrahi 2005 HABER ARŞİVİ


A.B.D. DE İLK TOTAL YÜZ NAKLİ BAŞARI İLE GERÇEKLEŞTİRİLDİ. (30.03.2011)


ABD’de iki buçuk yıl önce kullandığı vinç, yüksek gerilim hattına çarpınca yüzünün neredeyse tamamı yok olan 25 yaşındaki Dallas Wiens’e tam yüz nakli yapıldı. Geçen hafta Boston’daki Brigham and Women’s Hastanesi’nde 30’dan fazla doktor ve hemşireden oluşan bir ekip tarafından yapılan ameliyat 15 saat sürdü. 25 yaşındaki Dallas Wiens, yeni bir yüze kavuştu ancak bu eski yüzünden hayli farklı. Tam yüz naklini yapan ekibin başındaki Dr. Bohdan Pomahac yeni yüzün “Wiens’in eski yüzü ile bağışçısının yüzü arasında bir yerde” olduğunu söyledi.
Dallas Wiens'in tüm hayat hikayesine web sitesi http://dallaswiens.com dan ulaşılabiliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.








EROTİK DANSÇININ GÖĞSÜNÜ ISIRAN YILAN SİLİKON ZEHİRLENMESİNDEN ÖLDÜ (..DİYORLAR, TAM MAGAZİN HABERİ) (30.03.2011)

Öncelikle şu silikon zehirlenmesinden yılanın ölmesi olayına bayağı bir güldüğümü belirteyim. Yılanın, göğüs altındaki silikon implantı ısırabilmesi için oldukça uzun dişlere sahip olması gerekiyor. Haberin orjinalinde de yazdığına göre bu yılan bir piton ve zehirli değil; yani zehir dişleri yok. Zehir dişi gibi uzun dişleri olmayan bir yılan da istediği kadar güçlü ısırsın, ısırarak silikon implantlara zarar veremez. Haydi, bir şekilde silikon implantları deldi, yaraladı diyelim.. Silikon sanki çok güçlü bir zehir de anında yılanı öldürmüş.. Haber tamamen magazin habercilerinin değiştirerek yazdıkları fantazi bir haber olmuş. Yılan, dansçı bayanı göğsünden ısırmış olabilir ama silikondan zehirlenip ölmesi mümkün değil.. Magazinciler tabii, böyle bir haber önlerine gelince fırsatı kaçırmamışlar ve bayaa bir 'hikaye' yazmışlar.. İtiraf edeyim, amaçlarına ulaştılar, bayaa bir güldüm..

Olayı araştırıp o anın videosunu buldum. Buyurun:


Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


CAPONLAR YAPMIŞ ABİ! (AMELİYATSIZ) ELEKTRO BURUN ŞEKİLLENDRİCİ! (30.03.2011)

Artık, Japonyada bu gibi ürünlere onay veren bir kurum olmadığına inanmaya başladım. Ne kadar antik kuntik, acaip ürün varsa Japonyadan çıkıyor. Buyurun, ameliyatsız, sadece titreşimlerle buruna şekil verdiğini iddia ettikleri bir ürünü piyasaya sürmüşler. Cihazı buruna yerleştiriyorsunuz ve günde sadece 3 dakika uygulayarak hokka gibi bir buruna sahip oluyorsunuz! Ne kadar bu alet derseniz sudan ucuz; sadece 144 dolar..
Aslında Çinde böyle aletler üretip Japonyada satmak var.. Sanırım cidden bu gibi ürünleri denetleyen bir kurum yok Japonyada. Hazır ülke de ekonomik krizdeyken ve insanlar herşeyin ucuzunu ararken bu tarz ürünlerle çok iyi para kazanılabilir.. Şimdiden aklımda şekillenmeye başladı; "Elektro meme büyütücü", "Elektro gözkapağı estetiği cihazı"... Çinde bir firmaya fason üret, Japonyada piyasaya ver.. İyi iş (tam dolandırıcılık aslında)..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


AMELİYATLARIN OLASI SONUÇLARINI ÖNCEDEN GÖRMEYİ SAĞLAYAN XS-400 TARAYICI TANITILDI (29.03.2011)

XS-400, estetik cerrahide ameliyattan önce hastanın ameliyat sonrası olası durumunu gösteren özel bir sistem. Daha önce de bu sistem tanıtılmıştı, artık daha da geliştirilmiş. Hem meme hem yüz hem de vücut ameliyatlarında (karın germe, liposuction) ameliyat sonrası görünümü bize önceden gösteriyor. Sistem 3 boyutlu tarayıcı ve özel bir yazılımdan oluşuyor. Öncelikle hastanın ameliyat ile ilgili bölgesi 3-d tarayıcı ile taranıyor. Bilgisayarda hastanın 3 boyutlu bir modeli oluşturuluyor.




Firmanın resmi sitesi için tıklayınız.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.

Axis Three 3D nin kullanımı hakkında bir video..


Axis Three 3D nin kullanımı hakkında bir video..




e-STETIX: MEME BÜYÜTMEDE YARDIMCI BİR ONLİNE UYGULAMA (29.03.2011)

Son yıllarda bilgisayar ve yazılım teknolojileri o kadar gelişti ki, estetik cerrahiye dair bir çok yardımcı cihaz ve bilgisayar programı üretildi. e-STETİX de bunlardan biri. Bu uygulama, meme büyütme ameliyatından önce hastanın resimlerini ve konması planlanan silikon implantın özelliklerinin programa girilerek hastanın ameliyattan sonra nasıl görüneceğini görmemizi sağlıyor. Değişik model ve büyüklükte implantların özellikleri girilerek olası sonuçlar arasında karşılaştırmalar da yapılabiliyor.
Bu uygulama online çalışıyor ve herhangi bir browser program üzerinden sonucu görebiliyorsunuz. Tek yapılması gereken hastanın önden ve yandan resimlerinin alınıp programda işlenmesini sağlamak. Sonuç görüntü size 3 boyutlu olarak gösteriliyor.
e-STETIX programını kullanmak isteyen uzman doktorlar hemen şu linke tıklasın: e-STETİX. Buradan açacağınız bir hesap ile hemen bu uygulamayı kullanmaya başlayabilirsiniz..
Üretici firma olan Crisalix in ana sayfası: http://www.crisalix.com/en.

e-STETIX in kullanımı hakkında bir video..


Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


BİTKİSEL GIDA TAKVİYELERİ: PLASTİK CERRAHİ HASTALARI İÇİN BİRER SAATLİ BOMBA! (29.03.2011)

Son zamanlarda yurtdışında çok tartışılan bir konu; bitkisel gıda takviyelerinin tehlikeleri.. Nedir bunlar? En basitinden bitkisel çaylar, ekinezya çayı, adaçayı, Ginkgo Biloba içeren kapsüller, Kondroitin, glukozamin içeren ürünler.. Bu gibi gıda takviyeleri genellikle tarım bakanlığı ruhsatı ile satışa çıkarılıyor ve genellikle ilaç sayılmıyor. İlaç sayılmadıklarından reçetesiz satılıyorlar. Diğer yandan özellikle ameliyat olacak hastalar için son derece ciddi yan etkilere sahip olabiliyorlar. Son zamanlarda bu konunun tüm dünyada tartışılmasının bir sebebi, bu ürünlerin bir çok komplikasyona yolaçtığının farkedilmiş olması. İşin kötüsü, hastalar da bu ürünleri ilaç olarak değerlendirmediklerinden doktorlarına ameliyattan önce bu ürünleri kullandıklarını genellikle söylemiyorlar bile.. Bu bitkisel gıda takviyelerinin içerdikleri bir kaç maddenin özelliklerini ve yolaçtıkları komplikasyonları şöyle sıralayabilirim:
Kondroitin: Osteoartrit gibi hastalıklarda kullanılıyor. Ameliyatlarda kanamayı artırıyor..
Ephedra: Kilo vermekte ve astma gibi solunum yolları rahatsızlıklarında tavsiye ediliyor. Bu maddenin kullanımı FDA tarafından yasaklanmış ama halen bir çok ülkede kullanılıyor. Yan etki olarak kalp ritmini artırıyor, hipertansiyona yolaçıyor, metabolizmayı artırıyor; kalp krizi ve inmeye yolaçabiliyor..
Echinacea: İmmun rahatsızlıklarda, viral, bakteriyal ve fungal enfeksiyonlarda, kronik yaraların varlığında kullanılıyor. Paradoksik olarak yaraların geç iyileşmesine, immun sistemin baskılanmasına ve enfeksiyonlara yolaçabiliyor.
Yeşil çay, ada çayı, ekinezya çayı: Üst solunum yolu rahatsızlıklarında öneriliyor. Ameliyatlarda kanamayı artırabiliyor.
Ginkgo biloba: Hafızaya iyi geldiği söyleniyor. Ameliyatlarda kanamayı artırıyor.
Ameliyat olacak hastaların doktorlarına bu ürünlerden kullandıkları varsa bilgi vermeleri yerinde olacaktır.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


KADDAFİ, YAĞ ALDIRMIŞ, YÜZÜNE YAĞ ENJEKTE ETTİRMİŞ VE SAÇ EKTİRMİŞ.. (28.03.2011)

Son günlerde haber kanallarını sıkça meşgul eden Libya lideri Muammer Kaddafinin 1995 yılında bir dizi estetik ameliyat geçirdiği ortaya çıktı.. Bu ameliyatlar için Brezilyalı plastik cerrah Liacyr Ribeiro, gizlice Brezilyadan Libyaya, Tripoli şehrine getirilmiş. Ameliyatların bir sığınakta, geceyarısı yapıldığı ve Kaddafinin göbek-bel çevresinden yağ alındığı, alınan yağın bir kısmının yüzüne enjekte edildiği ve ayrıca Kaddafiye saç ekildiği söyleniyor. Aşağıdaki resimde Kaddafi ve Dr. Liacyr Ribeiro görülüyor. Resim 1995 yılında, Kaddafinin ameliyatları öncesinde çekilmiş..


Kaddafi, 16 sene önce estetik olmuş..

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


BÜYÜK TEHLİKE: ESTETİK İÇİN BAŞVURMA YAŞI 15-16 LARA İNDİ! (28.02.2011)

Bir kaç hafta önce genç bir erkek estetik adayı bana ameliyat için başvurmuş ve mailinde kendi resimlerini de göndererek yüzündeki yaşlanma belirtilerini incelememi istemişti. Artık resimlerde daha yaşlı göründüğünü belirtmiş. Yaşlanmış görünümüne neyin sebep olduğunu değerlendirip, gerekli cerrahi müdehaleyi yapmamı istemişti. Bu kişi, bana 3-4 sene öncesine (o zaman 16 yaşında imiş) ve günümüze ait resimlerini de göndermişti. Resimlerini değerlendirdim. Burada çok ilginç bir vaka ile karşı karşıya olduğumu farkettim, çünkü bu kişinin yüzündeki değişim yaşlanma (en azından estetik ameliyat gerektirecek anlamda yaşlanma) olarak adlandırılamayacak bir değişimdi: sadece hasta teenage yaş grubundan yetişkinliğe geçiyordu; yani normal bir büyüme sürecinin getirdiği değişimler söz konusuydu. İnanılmaz şaşırdım. Artık insanlar normal gelişim ve büyümeyi bile yaşlanma olarak görüp doktora başvurabiliyor. Bu çok yanlış. Bunun üzerine nette buradaki habere denk geldim. Sanırım tüm dünyada estetik için doktora başvurma yaşı 15-16 yaşlarına düşmüş.

Batı toplumlarında 18 yaş altına yapılan estetik ameliyat sayıları inanılmaz boyutta (aşağıdaki linki tıklarsanız istatistikleri görebilirsiniz). Malesef kapitalist ülkelerde bu meslek tamamen ticari kaygılarla yapılıyor ve doktorlar hiç bir hastaya hayır diyemiyor. Malesef ben bu şekilde düşünmüyorum ve gerektiğinde hastaya hayır denmesi gerektiğini düşünüyorum; hele hele yukarıdaki gibi normal gelişimini bile yaşlanma olarak gören genç bireylere karşı. Aşağıdaki haberin linkini tıklarsanız göreceksiniz ki, batı dünyası da teenage yaş grubuna estetik yapılmalı mı, yapılmamalı mı diye tartışıyor ama diğer yandan da henüz kişisel gelişimini tamamlamamış bu yaş grubu hastalarını çatır çatır ameliyat yapıyor (tabii ki tamamen duygusal sebeplerle)..

Konu ile ilgili bir video..


Dünyada görülüyor ki teenage yaş grubunun estetik isteği dizginlenemiyor. Bu hastaların başvurdukları plastik cerrahlar hastalarını reddetmiyor; hatta anne-babalar da bu isteklere olumlu karşılık vererek ameliyata izin veriyorlar. Bir kaç sene önce Avustralya hükümeti bu konuda bir kanun çıkararak anne-baba izni olsa dahi teenage yaş grubunun estetik ameliyat olmasını yasaklamıştı. Aile içi otokontrolün bile kaybedildiğini belirterek bu konuda kanuni kısıtlama yoluna gitmişlerdi. Belki de en doğru çözüm budur.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


YAĞ ENJEKSİYONU İLE MEME BÜYÜTME KONUSUNDAKİ SON GELİŞMELER.. (28.02.2011)

Bu konu üzerine son yıllarda sık sık kongreler düzenleniyor, makaleler yayınlanıyor. Konu o kadar uç noktalara ulaştı ki, cerrahlar kesin olarak iki gruba ayrılmış durumda: yağ enjeksiyonu ile meme büyütmenin son yılların en önemli gelişmesi olduğunu düşünenler ve bu işlemin bir çok dezavantajı ve zararı olacağını düşünenler (ki, ben de bu uygulamaya karşı olanlardanım). Kişinin kendi yağ dokusunu kullanarak meme büyütme yapmayı savunanlar, hiç bir yabancı cisim kullanılmadan en doğal canlı doku ile meme büyütmenin eninde sonunda rutin uygulamalar arasına gireceğini söylüyorlar. Bugünkü yağ enjeksiyonu yöntemleri ile, bir silikonun memeyi büyütebileceği kadar etkili olmasa da yağ doku ile memeler bir miktar büyütülebiliyor. Bunun yanında, bu yönteme karşı olanların öne sürdüğü dezavantajlar ortaya çıkıyor: enjekte edilen yağ dokusunun tümü yaşamıyor ve bu yüzden yağ dokusu ile memeler ancak kısıtlı bir miktar büyütülebiliyor. Daha da kötüsü, enjekte edilen yağ dokusunun bir kısmı erirken kalsifiye olabiliyor; yani eriyen ve ölen yağ hücreleri kalsiyum kristallerini biriktirerek taşlaşabiliyor ve memede sert kitlelere yolaçabiliyor. Ayrıca bu kalsifiye kitleler, meme filmlerinde de görünerek doktorların kafasını karıştırabiliyor: bu kalsifikasyonların, memedeki kanserojen bir oluşuma mı, yoksa enjekte edilip erimiş yağ dokusuna mı bağlı olduğu ayırdedilemiyor. Yapılan klinik çalışmalarda vakaların beşte birinde bu tip kalsifikasyonların oluştuğu gözlenmiş.

Yağ enjeksiyonu ile meme büyütmenin ameliyatsız bir yöntem olmaması, bir kaç seans yağ enjeksiyonu gerektirmesi ve totalde pahalıya çıkan bir yöntem olması, yukarıda sayılan dezavantajlarına ek olarak popüler ve rutinde uygulanabilen bir yöntem olmasını engelliyor.
Günümüzde silikon implantlar ile meme büyütme, halen tek seansda son derece iyi sonuç alınan, yan etkisi olmayan tek yöntem...
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
Bu konuda yayınlanmış en yeni makalelerden birini okumak için tıklayınız.


STEVEN TYLER, JURİ UYELİĞİNE ESTETİK YAPTIRARAK HAZIRLANIYOR.. (08.02.2011)


Aerosmith grubunun vokalisti ve ünlü oyuncu Liv Tyler ın babası Steven Tyler, yakında A.B.D. nin en tutulan yetenek yarışması programlarından American Idol de juri üyeliğine başlayacak. Programa başlamadan kendine estetikle bazı rötuşlar yaptırmış. Plastik cerrahının dediğine göre yanaklara hyaluronik asit içeren dolgu maddeleri enjekte edilmiş, alına botox yapılmış ve yüz cildinin rengi peeling ile açılmış..



Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


AMERİKAN ESTETİK CERRAHİ DERNEĞİNİN(ASAPS) 2011'E DAİR ÖNGÖRÜLERİ (13.01.2011)

Amerikan estetik plastik cerrahi derneği, 2011 de dolgu ve botox gibi enjekte edilerek uygulanan ameliyatsız estetik girişimlerin artmaya devam edeceğini düşündüklerini duyurdu. Yüz germe gibi ciddi ve kapsamlı estetik ameliyatların ise ekonominin gidişine göre artabileceği yada daha az rağbet görebileceği söylendi. Eskiye göre artık insanların obezitenin zararları hakkında daha bilinçli oldukları ve bu yüzden zayıflama ve vücut germe ameliyatlarının her sene daha da artmasının beklendiği duyuruldu.
Yeni gelişen bazı ameliyatsız deneysel zayıflama yöntemlerinin (freezing, lasering, zapping gibi) daha geniş kullanım şansı bulabileceği de öngörülmüş.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.




UYKUNUN GÜZELLEŞTİRDİĞİ DOĞRUYMUŞ! (11.01.2011)

Hani derler ya 'uyusun da büyüsün'.. Bunun doğru olduğu zaten biliniyordu; çünkü büyüme hormonlarının uykuda daha çok salgılandığı ve sağlıklı bir uyku düzeni olan çocukların daha iyi büyüdüğü bilinen gerçeklerdir. Artık masallardaki 'uyuyan güzelin', güzelliğini gerçekten uykuya borçlu olduğunu da biliyoruz. Biraz klişe bir tabir olacak ama 'isveçli' bilim adamları bunu da kanıtlamışlar.
İsveçli bilimadamlarının yaptıkları bir bilimsel çalışmada denekler 8 saat uyku sonrası, 5 saat uyku sonrası ve uykusuz geçen bir 24 saat sonrasında fotoğraflanmışlar. Bu resimler çalışmadan haberi olmayan insanlara gösterilmiş ve en çekici, en güzel buldukları resimleri seçmeleri istenmiş. Seçilen resimlerin çoğunluğu 8 saat uyku sonrasında çekilen resimler olmuş. Böylece yeterli uykunun insanları daha güzelleştirdiği kanıtlanmış..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız, haber hakkında bir video için tıklayınız.



ESTETİK AMELİYAT OLMAYA KARAR VERDİNİZ.. PEKİ, DOKTORUNUZ GERÇEKTEN PLASTİK CERRAH MI? (03.01.2011)

Aslında buna benzer bir yazıyı daha önce de yazmıştım.. Ama yurtdışı kaynaklı bir haber yüzünden bir kez daha yazmak zorunda hissettim kendimi.. Günümüzde artık neredeyse tüm uzmanlık dalları, hatta pratisyen hekimler, estetik cerrahi yapmanın yollarını arıyorlar. Çünkü estetik cerrahi çok popüler, tıbbın en çok gelecek vaadeden branşı.. Lütfen bir iki dakikanızı ayırıp şu aşağıda linkini verdiğim habere bir göz atın.. Haber ingilizce.. Yazıdaki bir ayrıntı sizi hayretler içinde bırakacak ve 'Aaaaa! Bu gerçek olamaz!!' diyeceksiniz.. Ama malesef gerçek..
Dr. Dreyden, endoskopik meme büyütme hakkında demeç vermiş:
http://www.modernmedicine.com/modernmedicine/Modern+Medicine+Now/Endoscopically-assisted-approach-to-mastopexy-avoi/ArticleStandard/Article/detail/680095?contextCategoryId=40150.
Yazıyı okurken sanki herşey yolunda gibi.. Estetik ameliyat yapan bir doktor, meme büyütme ameliyatı hakkında bilgi veriyor.. Ama o da ne!! Yazıda satır arasında Dr. Dreyden in göz doktoru olduğundan bahsediyor.. BU DOKTOR BİR GÖZ DOKTORU VE ENDOSKOPİK MEME BÜYÜTME AMELİYATLARI YAPIYOR!! Gerçekten inanılmaz bir olay.. Ben, hiç kimsenin meme estetiği ameliyatı için bir göz doktorunu tercih edeceğini sanmıyorum. Sanırım bu durumda bir çok kanun çiğneniyor. Hastaların kandırıldıkları ise bence kesin..
Benzer olaylar (bu derece saçma sapan olmasa da) ülkemizde de yaşanıyor. Genel cerrahi uzmanları karın germe, meme küçültme yapmaya çalışıyor, kulak-burun-boğaz uzmanları burun estetiği yapmaya çalışıyor, göz doktorları gözkapağı estetiği yapmaya çalışıyor. Lütfen, estetik olmaya karar verdiyseniz doktorunuzun plastik cerrah olduğundan emin olunuz.. Bu konuda ya hastaları koruyan bir yasa yok, yada bu yasalar çalıştırılmıyor.. Sonuçta kimse bile bile meme estetiği olmak üzere bir göz doktoruna gitmez (buna itirazı olan var mı?).. Ülkemizde de işlerin Amerikadaki gibi çığrından çıkmasına az kaldı.. Akıllı olun, uyanık olun ve doktorunuzun gerçekten plastik cerrah olduğundan emin olun..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


GASPARE TAGLIACOZZI'NIN KİTABI BİR PLASTİK CERRAH TARAFINDAN 11.000 POUNDA SATIN ALINDI (03.01.2011)

Dünyada burun ameliyatlarının ilk kez çizimlerle tarif edildiği medikal bir metin olan Dr. Gaspare Tagliacozzi'nin kitabı bir açık artırmada satıldı ve bir plastik cerrah tarafından 11.000 pounda (27.000 TL civarına; ki bence oldukça ucuza gitmiş) satın alındı. De curtorum chirurgia per insitionem adlı kitap, Tagliacozzi'nin ölümünden 2 yıl önce 1597 yılında yayınlanmıştı. Şu an açık artırmalarda çok nadir rastlanılan kitaptan geriye fazla kopya kalmadığı sanılıyor ve kitap, koleksiyonerlerin gözünde 'çok nadir bulunan kitaplar' kategorisinde bulunuyor.

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


GEL DE SAĞLIKLI BESLENME DİYETLERİNE GÜVEN.. (03.01.2011)

Aşağıda gördüğünüz iki bayan neredeyse aynı yaştalar.. Biri 50,diğeri 51 yaşında.. Soldaki bayan (Nigella Lawson) yemek üzerine bir Tv programı yapan ünlü bir aşçı ve yemekleri etli-yağlı diye ayırmadan yapıyor ve afiyetle yiyor.. Sağdaki bayan ise sağlıklı beslenme, detox, anti-aging üzerine seminerler veren bir beslenme uzmanı ve tüm hayatı yediklerine dikkat ederek geçmiş....

Gelde sağlıklı beslenme diyetlerine inan..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


'FLECTOR PATCH' MEME BÜYÜTME VAKALARINDA GÖRÜLEN KAPSÜL KONTRAKTÜRÜNE GERÇEKTEN İYİ GELİYOR MU?(19.12.2010)

Meme büyütme ameliyatları genellikle estetik cerrahinin en yüz güldüren ameliyatlarıdır. Çok nadiren komplikasyona rastlanır ve komplikasyon olduğunda da genellikle bu kapsül kontraktürüdür. Aslında kapsül oluşumu sıradışı bir olay değildir. Vücuda konan hemen her implantın dışında bir kapsül oluşur ve bu tamamen normal bir olaydır. Yıllar önce savaşlarda yaralanan ve vücudunda mermi kalan gazileri düşünün. Vücudunda mermi kalan gazi, yıllarca bir sorun yaşamamasını bu merminin çevresinde oluşan kapsüle borçludur. Mermi (yada implant) çevresinde vücut bir doku oluşturur (kapsül) ve bu maddeyi vücut dokularından ayırır; aradaki irtibatı keser. Ne zaman ki bu kapsül çok kalınlaşır, ve vücut aşırı tepki gösterir, o zaman bu yabancı cismi (yada implantı) sıkıştırır ve vücuttan atmaya çalışır.
Silikon implant konmuş bir hastada oluşan kapsül tamamen normaldir. Ne zaman ki bu kapsül aşırı kalınlaşır, o zaman implantı sıkıştırmaya başlar. Her yönden küresel olarak sıkıştırılan silikon implant ta, doğal meme formu dışına çıkarak küresel hale gelmeye başlar. Göğüsler sertleşir ve top gibi küresel hale gelirler. İleri evrelerde ağrıda olur. Kapsül kontraktürü plastik cerrahide kabul edilmiş bir sınıflama olan Baker sınıflaması ile sınıflandırılır.

BAKER SINIFLAMASI (Meme büyütmede oluşan kapsül kontraktürü şöyle sınıflanıyor):

Baker sınıflaması Grade 1: Göğüsler yumuşak, herhangi bir şekil bozukluğu yok..
Baker sınıflaması Grade 2: Göğüsler normalden sert kıvamda, herhangi bir şekil bozukluğu yok..
Baker sınıflaması Grade 3: Göğüsler çok sert ve gözle görülür şekil bozukluğu var.
Baker sınıflaması Grade 4: Göğüsler çok sert ve ağrılı; ayrıca gözle görülür, ciddi şekil bozukluğu var.

Kapsül kontraktürünün bazı hastalarda neden oluştuğu bilinmiyor. Çok nadir rastlanması dışında, bazen hastayı tekrar ameliyata alıyorsunuz, kapsülü temizliyorsunuz ve implantı değiştiriyorsunuz, bundan sonra tekrarlamıyor. Neden? Bilinmiyor. Bugün, nasıl ve neden oluştuğu tam bilinmese de kapsül oluşumunu engellemek ve oluştuğında ameliyatsız tedavi etmek için yeni ilaçlar deneniyor. 'Flector' yaması da bunlardan biri. Flector, aynen nikotin bantları gibi göğüs cildine yapıştırılarak kullanılıyormuş. Bu cilde yapıştırılan ilaç aslında bir ağrı kesici ve antienflamatuvar ve Diklofenak epolamine içeriyor. Yapılan bazı çalışmalarda grade 2 ve 3 vakalarda kapsül sertliğini yumaşattığı görülmüş (bazı vakalarda günde 2 patch, en az 3 hafta boyunca kullanılmış). Bunun yanında bazı hastalarda hiç bir etkisi olmamış. Bu konudaki çalışmalar devam ediyormuş. Şu an bu ilaça ameliyattan önce bir şans verilebileceği düşünülebilir ama kesin çare değil; en azından şimdilik..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


SAĞLIK SİGORTANIZ GERME AMELİYATLARINI KAPSIYOR MU? (18.12.2010)

Ekonomik kriz gibi Amerika dan başlayarak dünyaya yayılmış bir diğer sorunda obezite.. Obezite, kendiliğinden bir zayıflama endüstrisinin oluşmasını ve peşinden de plastik cerrahlar için yeni bir estetik ameliyat dalının oluşmasına yolaçtı: Post-bariatrik plastik cerrahi.. Obez hastaların en etkili zayıflama yöntemlerinden biri mide kelepçesi ve mideye konan balonlardır. Kişi bu yöntemlerle etkili bir şekilde zayıflayınca geriye bu kez de sarkmış cilt sorunu kalıyor. Bu aşamada plastik cerrahlara iş düşüyor ve vücudun nerede ise her yerine ayrı ayrı germe ameliyatları yapılıyor. İşte bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor: Onlarca kilo verdikten sonra olacak bu germe ameliyatları estetik amaçlı ameliyatlar mıdır yoksa yapılması şart ameliyatlar mıdır? ve sağlık sigortanız bu ameliyatları karşılar mı? Karşılamalı mı?
Genellikle sağlık sigortaları estetik amaçlı ameliyatları karşılamıyor; ama işin içine günlük hayatı zorlaştıran karın derisinde aşırı sarkma veya bacaklarda sarkma giriyorsa bu germe ameliyatlarının bir gereklilik olduğu yönde karar alınırsa sigortalar bu ameliyatları karşılayabiliyorlar. Bu noktada hastalara sağlık sigortası yaptırırken poliçeleri iyice okumaları ve karşılanacak ve karşılanmayacak ameliyatlar hakkında kesin maddeler olmasına dikkat etmeleri öneriliyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


2010 PLASTİK CERRAHİ GÜZELLİK BULGARİSTANDA YAPILDI.. (18.12.2010)

Bu yarışma yeni değil. Önceki yıllarda da yapılıyordu. Yarışmanın yapımcısı bulgar bir plastik cerrah olan Dr. Tamas Rozos.. Dediğine göre yarışmanın tüm amacı, diğer avrupa birliği ülkelerine bulgaristanda estetik cerrahinin ne kadar ileri olduğunu göstermekmiş. Yani, yarışma aslında sağlık turizmi açısından Bulgaristanın tanıtımını amaçlıyor. Yarışmanın tüm katılımcıları 18 yaş ve üstü Bulgaristanlı genç bayanlar. Yarışmaya katılmak için sadece botox yada dolgu maddeleri ile ameliyatsız estetik yaptırmak yeterli olmuyor; mutlaka estetik ameliyat geçirip bunu kanıtlamanız isteniyor. Örneğin geçen senenin güzellik kraliçesi (Rika urban, 22 yaşında) meme büyütme, burun estetiği ve yüz germe ameliyatı olmuş idi...

Yarışmanın birincisine verilen ödüller ise göz kamaştırıcı: Bir apartman (daire değil, tümden bir apartman), Mercedes bir otomobil, 10 milyon dolar değerinde mücevher... Ayrıca birinci olan güzelin doktoruna da ayrıca hediyeler! Yarışmanın bu yanıyla Bulgaristandaki estetik cerrahiye de hareket getirdiği ve doktorları teşvik edici yanı olduğu söylenebilir..
Bu senenin güzeli 24 yaşındaki Alexandra Locsis olmuş..

Geçen senenin yarışmasından görüntüler (kıyafetler resmen 5. element filminde Milla Jovovich in giydiği şerit kıyafetten araklanmış.. O filmde kıyafetleri Jen-Paul Gaultier tasarlamıştı..):

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


KİRPİK UZATAN LATİSSE SAÇ DA ÇIKARIR MI? (16.12.2010)

Tüm saç dökülme problemi olan hastaları heyecanlandıracak bir soru bu! A.B.D. de başrolünde Brooke Shields in bulunduğu büyük bir reklam kampanyası ile tanıtılan ve bir anda popüler olan, Allergan ın yeni icadı (bir önceki icadları Botox idi) Latisse, acaba saç dökülmesine de iyi geliyor mu?
Öncelikle şunu belirteyim; hastaların yazıştıkları en önemli portallardan biri olan www.realself.com a gelen yorumların 89% unda hastalar Latisse den memnunmuş; ki bu oldukça yüksek bir oran (Latisse nin ilk olarak 2008 de satışa sunulduğunu eklemeliyim). Latisse den memnun olan hastaların bir kısmının eşinin saç dökülme sorunu da varmış.. Olaylar doğal olarak Latissenin saç dökülmesinde kullanılması şeklinde gelişmiş. Tabii ki, düşünün, eşiniz kirpiklerini uzatmak ve dolgunlaştırmak için bir ilaç kullanıyor ve bu işe yarıyor. Sizin kafanız kel mi? Evet kel.. O zaman neden denemiyorsunuz bu ilacı? Kocalar da başlamış kullanmaya.. Söylenti şeklinde yayılan bu olay sonunda bazı cildiye ve saç ekimi üzerine çalışan hekimler Latisse yi kendi vakalarında denemeye bağlamışlar. İşin ilginci, saç dökülmesinde de iyi sonuçlar alınmış. Yani Latisse, saç dökülmesine de iyi geliyor.. Amerika saç restorasyonu vakalarıyla uğraşan tanınmış Dr. Alan Bauman kadınlı erkekli 28 vakada Latisse yi denemiş ve Latisse nin FDA tarafından incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini bildirmiş. Yaşları 18-64 arasında değişen bu 28 saç dökülmesi yaşayan vaka şu an FDA nın 1. aşama klinik incelemesini oluşturuyor. Tabii ki Latisse nin saç dökülmesinde faydasının onaylanması daha çok klinik denemeler ve yıllar alacak ama bu çalışmalar oldukça umut verici...
Bu arada, bu çoook değerli, ilaç keşiflerinin hep Allergan tarafından yapılmış olması çok enteresan.. Üstelik daha önce botox un da estetik potansiyeli tesadüfen keşfedilmişti.. Latisse de öncelikle glokom tedavisi için denenirken kirpikleri uzatıcı etkisi farkedilmişti.. Şimdi de saç çıkarıcı etkisi tesadüfen bulunuyor.. Sanki allah Allergan firmasına yürü ya kulum diyor!!

Konuyla ilgili videolar:




Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


BÖLGESEL İNCELMEDE 2 YENİ CİHAZ: ZERONA VE ZELTİQ... (16.12.2010)

Öncelikle şunu belirteyim; bu iki cihaz da çok göz kamaştırıcı sonuçlar vermiyor. İkisinin de etkili ameliyatsız bölgesel zayıflama yöntemi olduğu kabul ediliyor ama klasik yağ alma ameliyatı halen bu cihazların kullanılmasından çok daha etkili.
Zerona soğuk lazer teknolojisini kullanırken Zeltiq in soğuk ve ultrason teknolojisini kullandığı belirtiliyor ve coolsculpting olarak ta biliniyor.. Bu iki cihaz da şu an kullanılan diğer cihazların aksine ısıtarak değil soğutarak etkili oluyor.

Haberin ayrıntısı için tıklayınız. Zerona web sitesi için tıklayınız, Zeltiq web sitesi için tıklayınız.


SON YILLARDA POPÜLER OLAN BAZI SIRADIŞI ESTETİK AMELİYATLAR UZMANLARI ŞAŞIRTIYOR (07.10.2010)

The Daily Beast in haberine göre son yıllarda popülerleşen bazı estetik ameliyatlar uzmanları ikiye bölmüş durumda..
Gamze oluşturma: Bazı uzmanlar bu işlemi yaparken, bazıları ise doğal bir gamze oluşturmanın mümkün olmadığını, elde edilen görüntünün son derece yapay olduğunu söylüyor..
Bacak ve ayak bileğinin liposuction (yağ alma) ile inceltilmesi: Bazı uzmanlar bu uygulamaları yaparken, bazıları ise bu uygulamanın son derece riskli olduğunu (sinir yaralanması riski yüksek) söylüyor..
Çene ucuna yarık yapılması: Bu uygulamayı da yapanlar olduğu gibi tamamen buna karşı olanlar da var..
Baklava desen karın oluşturulması: Karın yağlarının şekilli alınarak karında kaslı bir görüntü elde edilmesi de tartışmalı bir ameliyat..
Kaş kirpik ekimi: Doğal görünümlü kirpik ekimi her zaman mümkün olmuyor..
Ayak başparmaklarının kısaltılması: Yurtdışında yapan cerrahlar varmış ama sanırım yurtdışında bile yapanlar sayılı..
Süt dişlerinin beyazlatılması..
Ayak tabanına dolgu maddesi enjeksiyonu: Yurtdışında ortopedi uzmanlarının yaptığı bir uygulama.. Bu amaçla Sculptra adlı dolgu maddesi kullanılıyor. Topuk ağrılarını azalttığı söyleniyor..
Bikini bölgesine ve göğüse saç ekimi: Pek sık yapılan bir uygulama değil. Ama yapıldığında o bölgenin anestezisi için genişçe bir alana lokal anestezik yapmak gerekiyor. Bazı cerrahlar yapmıyor..
İris implantları: Göz bebeğine sırf dekoratif bir uygulama olsun diye implant taktırmak.. İnanılmaz ama yaptıranlar var.. Çok riskli..
Haberin ayrıntısı için buraya ve buraya tıklayınız.


MERZ İN (ALMAN) ÜRETTİĞİ BOTULİNUM TOKSİN PREPERATI XEOMİN, FDA ONAYINI ALDI (07.10.2010)

A.B.D.de Botox a bir rakip daha geldi. Daha önce Fransız üretimi olan Dysport FDA onayını almış idi. Bu kez de Alman ürünü olan XEOMIN (estetik dışı amaçlar için) FDA onayını aldı.. Xeomin, 2008 yılında İngiltere de kullanıma sunulduğunda Botox ve Dysport dışında piyasadaki 3. botulinum toksin preperatı olmuştu.
Xeomin de, Botox gibi 100 ünitelik flakonlarda satışa sunulmuş..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.
Merz in resmi XEOMIN web sitesi için tıklayınız.








ISAPS, 2009 DÜNYA PLASTİK CERRAHİ İSTATİSTİKLERİNİ AÇIKLADI (07.10.2010)

Bu istatistiki çalışma 2 yılda bir yapılacakmış. İkibindokuz yılını kapsayan çalışma bir yıl sürmüş ve dünyadaki 25 ayrı ülke ve bölgede çalışan plastik cerrahların bilgisine başvurulmuş. Alınan sonuçların tüm dünyada yapılan plastik cerrahi ameliyat ve ameliyatsız uygulamaların en az 75% ini kapsadığı söyleniyor.
Plastik cerrahi ameliyatları ve ameliyatsız uygulamaların toplamda en çok yapıldığı ülkeler şöyle (sıkı durun!) : A.B.D., Çin, Brezilya, Hindistan, Meksika, Japonya, Güney kore, Almanya ve Türkiye..
Sağlık turizminde öne çıkan ülkeler, Suudi arabistan, Venezuela, Portekiz ve Tayland imiş..
En çok yapılan estetik ameliyatlar: Liposuction, meme büyütme, göz kapağı estetiği, burun estetiği ve karın germe imiş..
En çok yapılan ameliyatsız uygulamalar: Botulinum toksin enjeksiyonları, dolgu maddesi uygulamaları (kırışıklıkların giderilmesi, yüze hacim kazandırma, dudak kalınlaştırma), Lazer epilasyon, yağ enjeksiyonları ve IPL uygulamaları (epilasyon ve damarsal lezyonların giderilmesi) imiş..
Çalışmaya ulusal plastik cerrahi derneklerine üye 31.000 plastik cerrahın 75% inin katıldığı belirtiliyor..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.






CİLT GENÇLEŞTİRMEDE KÖK HÜCRE KULLANIMI İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR UMUT VERİYOR. (07.10.2010)

Resesif distrofik epidermolizis bülloza adlı nadir görülen bir cilt hastalığının kemik iliğinden alınan kök hücreler ile başarılı bir biçimde tedavi edildiği ve ciltte onarım ve gençleşme sağlanabildiği bildirilmiş. Bu hastalık daha önce bilinen tedavilerle tedavi edilemiyordu. University of Minnesota Medical School öğretim üyelerinden ve kök hücre enstitüsü yöneticisi Dr. John E. Wagner, bu tedavinin daha önceki kök hücre çalışmaları ile başarılamadığını ama kendi buldukları, nadir görülen bir alt kategori kök hücresi grubu ile bu hastalığı tedavi etmeyi başardıklarını belirtmiş. Bu kök hücreler ciltte hasarlı alana göç ederek orada kollajen üretimini başlatıyorlar. Resesif distrofik epidermolizis bülloza hastalığında da tedavinin ana teması kollajen üretiminin sağlıklı hale gelmesi imiş. Bu sayede hastalık tedavi ediliyor. Bilindiği gibi ciltteki yaşlılık, kırışıklık ve çatlakların oluşmasında da en önemli etmen, kollajenin üretiminin sağlıksız yada yetersiz olması.
Bu çalışmalar umut verici olsa da henüz artısı eksisi belli olmuş değil. Kullanılan kök hücrelerin kollajen üretimini sağlarken kontrolden çıkarak kansere dönüşmeyeceğini kimse garanti edemiyor. Bu yüzden, bu tedavi yöntemlerinin daha uzun yıllar denenip olası komplikasyonlarının belirlenmesine ihtiyaç var. Bu sebeple henüz rutin uygulamalar yapılamıyor.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


UZMANLAR GÖZALTINDAKİ KOYU HALKALAR İÇİN AMELİYAT YERİNE MAKYAJ ÖNERİYOR...(06.10.2010)

Gözaltlarındaki koyu halkalar, en çok şikayet edilen estetik kusurlardan biridir. Bu halkalar ya genetiktir, ya yorgunluğa ve uykusuzluğa bağlıdır yada sağlıksız beslenme sonucu oluşmuştur. Sonuçta bu durumun sebebi, o bölgede toplar damar dolaşımının sağlıklı olmamasıdır. Daha net söylemek gerekirse göz altlarındaki koyu halkalar aslında birer varisten başka bir şey değildir. Bacaklarda oluşan varisler, makatta oluşan hemoroid ve gözaltlarındaki koyu halkalar aslında mekanizma olarak benzer sorunlardır ve genellikle altta yatan sebep toplardamar dolaşımında sorun olmasıdır. Bazen gözaltı bölgesinde pigmentasyon artışı da bu bölgede koyu renk oluşmasına yolaçar..
Son zamanlarda uzmanlar bu bölgedeki koyu halkalar için ameliyat yada renk açıcı uygulamalar yerine kapatıcı makyaj ürünleri ile kamuflaj makyajı yapılmasını öneriyorlar.. Son yıllardaki ekonomik krizler sonunda da bu tarz daha ucuz ve ameliyatsız uygulamalara ilginin arttığı belirtiliyor..
Tabii bu bahsettiğimiz kamuflaj makyaj ürünleri renk farkını yokeder ama torbalanmaya etkili olmazlar. Gözaltında torbalanma da varsa tek çare ameliyattır.. Gözkapağı estetiği hakkında bilgi almak için tıklayınız.
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


PLASTİK CERRAHLARA ÖZEL KARTVİZİT TASARIMI.. (06.10.2010)

Fazla söze gerek yok.. Kartvizitin ön yüzünde göğüs bölgelerinde birer boşluk olan bir kadın figürü var. Arkada doktorun iletişim bilgileri yer alıyor. O iki boşluğa parmak uçlarınızı geçirdiğinizde ise 'Ben en iyisi bir gideyim, doktoruma göğüslerimi büyüttüreyim' diyorsunuz... Yani, herhalde bu kartviziti tasarlayanlar böyle bir şeyi hatırlatmasını amaçlamışlar..

Haberin ayrıntısı için tıklayınız.


TÜTÜN BİTKİSİNDEN KOLLAJEN ELDE ETME ÇALIŞMALARI ÜMİT VAADEDİYOR (12.07.2010)

Hyaluronik asit içeren ve hayvansal kaynaklı olmayan yeni nesil dolgu maddeleri popüler olmadan bu alemin kralı kollajen idi. Lakin, hayvansal kaynaklı olması (kollajen, büyük baş hayvanların dokularından elde ediliyordu) ve milyonda bir de olsa hayvansal kaynaklı bir hastalık (örneğin deli dana hastalığı) bulaşma riski sebebiyle kollajen hızla popülarite kaybetti. Katıldığım bir toplantıda Alman bir firmanın kollajen içerikli pansuman malzemeleri tanıtılmıştı. Bu tanıtım için firma Almanyadan bir profesörü getirtmişti. Bu ürünlerin güvenilirliğini sorduğumuzda 100% garanti verememişlerdi. Tanıtımı yapan doktor bile milyonda bir hayvansal bir hastalığın bulaşabileceğini kabul etmişti. Hyaluronik asit içeren dolgu maddeleri üretilmeye başlandığında da herkes kollajen i unuttu.. İsrailde bulunan kudüs tarım, gıda ve çevre üniversitesinde öğretim üyesi olan Robert H. Smith dışında herkes..
Kudüs tarım, gıda ve çevre üniversitesinde yapılan çalışmalardan daha önce de haberler kısmında bahsetmiştim. Burada yapılan son çalışmalarla pro-kollajen üretmek için gerekli olan 5 gen değişimini tütün bitkilerinde başarmışlar. Bu çalışmaları ile bilimsel bir ödül de kazanan ekip arkalarına CoolPlant LTD adlı bir firmanın desteğini de alarak çalışmalarına devam ediyor. Tütün bitkisinden gerçekten insanda kullanılabilecek nitelikte, tamamen güvenli kollajen ürettiklerinde dolgu maddeleri kitabında yeni bir sayfa açılmış olacak; hele ki elde ettikleri kollajen günümüzde kullandığımız hyaluronik asitli dolgulardan daha uzun etkili olursa elde ettikleri başarı ikiye katlanacaktır..
Haberin ayrıntısı için tıklayınız.



        HABER ARŞİVİ

estetik cerrahi 2011 HABER ARŞİVİ
estetik cerrahi 2010 HABER ARŞİVİ estetik cerrahi 2009 HABER ARŞİVİ estetik cerrahi 2008 HABER ARŞİVİ
estetik cerrahi 2007 HABER ARŞİVİ estetik cerrahi 2006 HABER ARŞİVİ estetik cerrahi 2005 HABER ARŞİVİ






estetik cerrahiZiyaretçilerim hangi ülkelerden (son 24 saat):

ip-location

 
 


,¸¸,ø¤º°`°º¤ø,¸¸,ø¤º°`°º¤ø,¸¸ Bu site, en iyi şekilde, en az 1280 X 800 çözünürlük, İnternet Explorer son sürüm ile ve hızlı bir internet bağlantısı ile görüntülenir,¸¸,ø¤º°`°º¤ø,¸¸,ø¤º°`°º¤ø,¸¸