Duyurular

Site içeriği
Anasayfa
Estetik ameliyatlarestetik cerrahi
Hangisi, ne zaman?
Ameliyatsız estetikestetik cerrahi
Plastik cerrahiestetik cerrahi
El cerrahisi
Mikrocerrahi

Yeni teknolojiler
Online araçlar
Özel konularestetik cerrahi
Genel konularestetik cerrahi
Diğer başlıklarestetik cerrahi
Sık sorulan sorular
Estetik turizmi
Konuk yazarlarestetik cerrahi
Haberler
Haber arşiviestetik cerrahi
Estetik Tvestetik cerrahi
Kongreler, fuarlar
Linkler
Site haritası
Ziyaretçi mesajları
Doktorestetik cerrahi
Adres, telefon

Kullanım şartları

Kültür-sanat

Önemli linkler
TPRECD
EPCD
ULAKBİM
Sağlık bakanlığı
İTO
TTB
Nöb. eczaneler
FDA
ASPS
ASAPS
AAFPRS
PRS son sayı

G-mail
Google
Yahoo
Hakia
Döviz
estetik cerrahiBu sayfanın son güncellenmesi (Last update of this page) :  estetik cerrahi Tam sayfa (kapamak için Alt+F4)
estetik cerrahiSitede şu an ziyaretçi var. estetik cerrahi Bu site,   estetik cerrahiAdres, telefon
estetik cerrahiFavorilere ekle  estetik cerrahiBu site açılış sayfam olsun  estetik cerrahiKullanım şartları ve yayın politikası  estetik cerrahiKayıt ol estetik cerrahiAnket

MEME BÜYÜTME AMELİYATLARI

estetik cerrahi Estetik ameliyatlara dönmek için tıklayınız

Göğüsler tüm dünyada kadın güzelliğinin, çekiciliğin, anne olmanın ve bebek emzirebilmenin sembolüdür. Göğüsleri ideal ölçülerde olan bayanlar sosyal hayatta daha aktifdir ve sosyaldirler. Bu sebeple göğüs estetiği oldukça popülerdir ve en çok yapılan estetik ameliyatlardandır. Ergenlikte göğüs gelişimi yetersiz olan, göğüsleri küçük kalmış bayanlar, göğüsleri aşırı iri bayanlar, tübüler meme gibi konjenital meme deformiteleri olan bayanlar, iki memesi arasında asimetri olanlar, doğum sonrası memelerinde sarkmalar olan hastalar, meme uçlarında içeri çöküklük olan hastalar, bu amaçla plastik cerrahlara başvurmaktadır. Genelde yapılan göğüs estetikleri şöyle sıralanabilir:

estetik cerrahiMeme büyütme (silikon protez),
estetik cerrahimeme küçültme,
estetik cerrahimeme dikleştirme,
estetik cerrahidoğuştan olan meme şekil bozukluklarının düzeltilmesi (asimetri, poland sendromu, tubuler meme deformitesi gibi),
estetik cerrahikanser, kaza gibi sebeplerle memesini kaybeden hastalara yeni meme ve meme ucu oluşturma ameliyatı (meme rekonstrüksiyonu),
estetik cerrahiiçe çökük meme uçlarının dışarı alınması ve düzeltilmesi,
estetik cerrahiiri meme uçlarının küçültülmesi,
estetik cerrahiküçük meme uçlarının büyütülmesi.

Bu gibi ameliyatlarla diledikleri kadınsı fiziki görünüme kavuşan hastalar, fiziki görünümde düzelmeye ek olarak psikolojik açıdan da iyi yönde etkilenmektedir. Bu hastaların öz güvenleri eskiye göre daha fazla olduğundan cinsel hayatlarının da pozitif yönde etkilendiği bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Meme büyütme ameliyatından sonra hastalar genellikle daha önce giymek isteyipte giyemedikleri kıyafetleri artık giyebildiklerini ve sosyal hayatlarında daha aktif olduklarını ifade etmektedirler. Meme büyütme ameliyatları fiziki ve ruhsal gelişimini tamamlamış ve göğüslerinin ufak olduğunu düşünen her bayana yapılabilir.

ERKEKTEN KADINA TRANSEKSÜELLERDE MEME BÜYÜTME AMELİYATLARI, KADINLARDAKİ MEME BÜYÜTME AMELİYATLARINDAN FARKLIDIR. BU KONUDA GENİŞ BİLGİ ALMAK İÇİN CİNSİYET DEĞİŞTİRME AMELİYATLARI SAYFASINA BAKINIZ..

EN SIK YAPILAN MEME ESTETİĞİ: SİLİKON PROTEZ İLE MEME BÜYÜTME AMELİYATLARI


Meme büyütme ameliyatlarında, kişinin isteği doğrultusunda, dilenen büyüklükte protez konabilir. Meme büyütme ameliyatı, ayrıca doğum ve emzirme sonrası göğüslerinde küçülme ve sarkma olan bayanlara, kanser sebebiyle göğsü alınan hastalarda meme rekonstrüksiyonu amacıyla yada iki göğsü arasında asimetri olan bayanlara yapılabilir. Eğer kilo vermeyi planlıyorsanız ve bu amaçla spor yapıyor, diet uyguluyorsanız, ameliyatı, istediğiniz kiloya geldikten sonra olmanız iyi olacaktır. Kilo verirken, memelerde de yağ doku bulunduğundan bir miktar şekil değişikliği olabilir. Ameliyatı istediğiniz kiloya geldikten sonra olursanız daha sağlıklı bir sonuç elde edilir.
Meme protezleri sadece meme büyütme amacıyla değil, farklı amaçlarla da kullanılır. Genel olarak meme protezi kullandığımız durumlar şunlardır:
estetik cerrahi Meme büyütme ameliyatlarında
estetik cerrahi Memelerde asimetri varsa bunu düzeltmek için
estetik cerrahi Tubuler meme gibi deformiteleri düzeltmek için
estetik cerrahi İki meme arası çok ayrıksa, yaklaştırmak için
estetik cerrahi Erkekten kadına transeksüellerde meme oluşturmak için (önce göğüs cildini genişletmek için geçici meme protrezi-yani doku genişletici etkili, şişirilen meme protezi; sonra kalıcı meme protezi konarak)
estetik cerrahi Doğum sonrası meme dokusunda atrofi (küçülme) olmuşsa büyütmek için
estetik cerrahi Meme kanseri sebebiyle göğsü alınan hastalarda meme onarımı sırasında meme protezi kullanılabilir

SİLİKON MEME PROTEZLERİ


Silikon içeren tıbbi malzemeler 1960'lı yıllardan beri kullanılmaktadır. İlk silikon meme protezi 1962 yılında Timmie Jean Lindsey adlı bir bayana takılmıştır ve 30 sene boyunca hiç bir sorun çıkarmamıştır.
Yapılan araştırmalar sonucu, 1960'lardan beri milyonlarca kez kullanılan silikonun bugün insan vücuduna en az zarar veren maddelerden biri olduğu bilinmektedir. Tıpda kullanılan silikon (silicone), kum ve kristalde doğal olarak bulunan silicon maddesinden elde edilir. Silikon, laboratuarlarda işlenerek sıvı, jel yada katı hale getirilir. Katı silikon, vücutta bozulmaz, başka bir maddeye dönüşmez ve vücuda zarar vermeden yıllarca kalabilir. Meme protezlerinin dış kılıfı olarak kullanılan madde bu katı silikondur ve vücuda hiç bir zararı yoktur. Hatta bir çok ilacın bileşiminde silikon maddesi bulunur. Silikon meme implantlarının nasıl yapıldığını, bu sayfanın alt kısımlarındaki videolarda görebilirsiniz. Videoda Mentor firmasındaki üretim sırasında çekilen görüntüler var (videolar you-tube den kaldırıldıysa yada you-tube kapatılmışsa videoları göremeyebilirsiniz).

İstatistik:
estetik cerrahi Amerika birleşik devletlerinde, 2005 yılında 291.000; 2006 yılında 329.000 meme büyütme ameliyatı yapılmıştır. Ülkemizdeki ameliyat sayıları ile ilgili sağlıklı bir istatistiksel veri yoktur. Amerika ile ilgili istatistiki sayılar, Amerikan plastik cerrahi web sitesinden alınmıştır.

Silikon maddesi meme protezi dışında başka bir çok yerde kullanılmaktadır (örneğin elde eklem protezi yada tendon protezi olarak) ve genellikle vücuda konduğu yerde ömür boyu hiç bir rahatsızlık vermeden kalabilmektedir. Bugün insanlarda korku uyandıran silikon ise yıllar önce kullanılmış olan sıvı (enjekte edilebilir) silikondur ; bu tip sıvı silikon enjeksiyonları (ve sıvı silikon içeren meme implantları) 1996 dan beri tüm dünyada yasaklanmıştır. Sıvı silikon, enjekte edildiği bölgede doku içine yayılarak çok ciddi allerjik reaksiyonlara yolaçabilmektedir. Günümüzde kullanılan meme protezlerinin hiç birinde sıvı silikon kullanılmamaktadır (sıvı silikonu, bugün meme protezlerinde kullanılan koheziv silikon jel ile karıştırmayınız; koheziv silikon jel akıcı değildir, sıvı silikonla kimyasal olarak da tamamen farklı bir maddedir). Tüm meme protezlerinin dış kılıfı katı silikondan üretilir (vücuda tamamen zararsızdır); içerik ise yoğun kıvamlı silikon jel, hidrojel yada serum fizyolojikten oluşur; bir ara popüler olan soya yağı içeren protezler bugün kullanılmamaktadır. Silikon dışında bazı markalar poliüretan meme protezleri de üretmektedirler. Bu protezler silikon protezler kadar sık kullanılmamaktadırlar. PIP markası, dış kılıfı titanyum kaplamalı meme implantları da üretmiştir. Dışı titanyum kaplı bu implantların daha sağlam olduğu, kapsül oluşumuna yolaçmadığı iddia edilmektedir.

Bunlar dışında dış kılıfı tek katmanlı ve çift katmanlı olan protezler, yüzeyi pütürlü (textured) olan ve yüzeyi düz (smooth) olan protezler vardır. Ayrıca şekli yuvarlak ve damla şekilli (anatomik yada kontür adı da veriliyor) protezler de vardır. Çok daha marjinal olarak ameliyattan sonra dışarıdan şişirilebilen protezler ve göbek deliğinden meme altına ilerletilerek yerleştirilen protezler dahi mevcuttur. Bunun dışında yüksekliği fazla olan (high profile, moderate plus) ve yüksekliği daha az olan, yayvan olan protez modelleri vardır (moderate ve low profile). Meme protezi üreten firmaların çoğunluğu sağ ve sol meme için şekli aynı olan meme protezleri üretseler de, bazı firmalar her iki meme için farklı şekilleri olan meme protezleri üretmişlerdir; örneğin "ROFİL" firmasının "M IMPLANT" olarak adlandırdığı meme protezleri sağ ve sol için farklı şekillerdedir. P.İ.P. markası da her iki taraf için farklı şekillere sahip asimetrik meme protezleri üretmektedir.

Bazı markaların bazı modelleri ise ameliyattan sonra ekstra şişirilebilir modellerdir. Örneğin Mentor firmasının Spectrum, expandable saline breast prothesis modelleri ameliyattan sonra -6 ay süre ile- bir miktar daha (25-90cc.) şişirilebilir modellerdir. Bu protezlerin ameliyat dikiş yerine yakın, ciltaltında bir portu bulunur; ameliyattan sonra hastanın istediği kadar daha protez şişirilip (25-90 cc. kadar) (yada indirilip), lokal anestezi ile yapılan ufak bir cerrahi girişimle bu port çekilip alınır. Port alındığında kink valve ve leaf valve yapısındaki tıkama mekanizmaları protezden dışarı serum kaçmasını önler. Protezin dışındaki silikon tıpa da port çekilir çekilmez kapanır. Bu tıpanın asıl görevi dışarı serum sızmasını önlemek değil, şişirme yerinden protez içine doku gelişmesini önlemektir. Sıvının dışarı kaçmasını asıl olarak iç kilit mekanizması önler. "Spectrum, expandable saline breast prothesis"'in bir özelliği olarak port bir kez çekildimi bir daha protez içine ne serum verilebilir ne de dışarı serum alınabilir. Bu yüzden protezi çıkarmak için ya daha büyük bir kesi yapmak gerekir yada protezi delerek boşaltmak gerekir.

Görüldüğü gibi, aslında meme protezleri son derece çeşitlidir ve her tip meme protezi farklı sonuçlar verir. Doktorunuz muayene sırasında sizinde isteklerinizi göz önünde bulundurarak, muayenenize göre size en uygun protezi önerecektir. Ameliyatta ne tip bir protez kullanılacağına hasta, doktoru ile birlikte karar vermelidir. Tüm bu protezlerle elde edilecek sonuçlar farklı olacağından doktorunuza muayene olmalı, isteklerinizi net olarak ifade etmeli ve göğüslerinizin ne büyüklükte olmasını istediğinizi belirtmelisiniz. Doktorunuz, kullanılacak protezin cinsi, şekli ve büyüklüğüne karar vermenizde yardımcı olacaktır. Protezin büyüklüğünü belirlerken en önemli kriter sizin isteğinizdir. Şu anda kullandığınız sütyen numarasına ve ameliyat sonrası kullanmak istediğiniz sütyen numarasına göre ne büyüklükte bir protez konması gerektiğini doktorunuz tecrübelerine dayanarak hesaplayacaktır. Daha sonra yapılacak şey, protezin şekline, pütürlü olup olmayacağına, içeriğine (silikon jel yada serum fizyolojik), çift katmanlı yada tek katmanlı olmasına ve low yada high profile modellerinden birine karar vermektir. Görüldüğü gibi günümüzde protez seçenekleri çok fazladır. Size en uygun protezin belirlenmesi için doktorunuzla tartışıp en uygununa karar vermelisiniz.
Protezin özelliklerine karar verildikten sonra sıra protezlerin nereden, hangi anatomik alana konacağına geliyor. Genel olarak protezler 5 farklı kesiden girilerek 2 farklı alana konabilir:

GİRİŞ YERLERİ:
estetik cerrahi Meme ucundan
estetik cerrahi Meme altından
estetik cerrahi Koltukaltından
estetik cerrahi Göbek deliğinden (T.U.B.A. yöntemi)
estetik cerrahi Karın germe ameliyatı sırasında karın alt kısıma yapılan kesiden (T.A.B.A. yöntemi)
NOT: Son iki yöntem, pratik olmadıkları ve çok fazla avantaj sağlamadıkları için yaygın uygulanmamaktadır. Meme protezleri sıklıkla ilk 3 yerden girilerek yerleştirilir.

PROTEZLERİN YERLEŞTİRİLDİĞİ BÖLGELER:
estetik cerrahi Meme dokusu altına.
estetik cerrahi Göğüs kası altına.
estetik cerrahi Not: bazı vakalarda protezler kısmen kas altına-kısmen meme dokusu altına yerleştirilebilir; bu yöntemin kendine göre uygulama alanı ve avantajları vardır..


Aşağıda farklı bir çizimle meme implantının yerleştirildiği alanlar gösterilmiş. Meme ucu ile meme dokusu arasına hiç bir şey girmediğini, implantların daha derine (meme dokusu altına yada daha da derine, göğüs kası altına) yerleştirildiğini görebilirsiniz. Bu sebeple meme implantları emzirmeye engel değildir. Hastalar bu ameliyattan sonra bebek sahibi olurlarsa emzirebilirler.


Meme büyütmenin kısa tarihçesi:
estetik cerrahi İlk meme büyütme ameliyatı Czerny tarafından 1895 yılında yapılmıştır. Czerny bir bayanın sırtındaki büyük bir yağ bezesini (lipom) kullanarak ilk göğüs büyütme ameliyatını gerçekleştirmeye çalışmış, başarısız olmuştur.
estetik cerrahi Gersuny, 1889 yılında sıvı parafin ile meme büyütmeye çalışmış, korkunç komplikasyonlara yol açmıştır.
estetik cerrahi 1900 lerin ilk yarısında aralarında fildişi, cam kürecikler, büyükbaş hayvan kıkırdağı, lastik, terylene yünü, polyetilen parçacıkları, polivinil alkol-formaldehid polimer süngeri, polyester, poliüretan köpük süngeri, teflon-silikon olan bir çok madde, meme büyütmek amacıyla denenmiştir.
estetik cerrahi 1940 lı yıllarda Japon kadınları, savaş dolayısıyla Japonya da bulunan Amerikalı askerlerin, iri göğüslerden hoşlandıklarını düşündüklerinden parafin ve diğer başka yabancı cisim enjeksiyonları ile göğüslerini büyütmeye çalışmışlardır.
estetik cerrahi 1950-60 lı yıllarda sıvı silikon, meme büyütme için denenmiştir (özellikle Japonya da), oluşan ciddi komplikasyonlar sonucu bu yöntem yasaklanmıştır.
estetik cerrahi 1953 yılında, playboy dergisi yayına başlamış, erkeklerin bayan göğüslerine olan ilgileri, bayanların ise göğüslerinin görünüşüne gösterdikleri özen artmıştır.
estetik cerrahi 1960 yılında Texas, Houston da bulunan iki cerrah, Dr. Frank Gerow ve Dr. Thomas Cronin, Japonya da meme dokusuna parafin ve sıvı silikon enjekte edildiğini ve bunun ciddi sorunlara yolaçtığını biliyorlardı. Bir gün bir transfüzyon torbası (kan naklinde kullanılan kan torbası) gördüler ve neden silikonu böyle bir torbaya koymayalım diye düşündüler. Ayrıca bu torbalar içi dolu iken ele alındığında göğüs gibi hissediliyordu. Meme implantlarının, her şeyin (arabalar, binalar, bira bardakları..) büyük, big size olduğu bir yer olan Texasda geliştirilmiş olması ayrıca enteresandır.
estetik cerrahi İlk silikon içeren meme protezleri Dr. Frank Gerow ve Dr. Thomas Cronin in yardımı ile 1961 yılında Dow Corning firması tarafından geliştirildi.
estetik cerrahi 1962 yılında, Houston Hermann Hospital (şimdi ismi Memorial Hermann Hospital olmuş) hastanesinde, Timmie Jean Lindsey adlı bayana silikon meme implantı ile ilk meme büyütme ameliyatı yapıldı.
estetik cerrahi 1964 yılında, ilk serum fizyolojik içeren meme protezleri fransada geliştirildi. estetik cerrahi
estetik cerrahi 1974 yılında, Amerika birleşik devletleri senatosu, meme implantları konusunda denetleme yetkisinin FDA ya verilmesini kararlaştırdı.
estetik cerrahi 1977 yılında Houston lı avukat Richard Mithoff, müvekkili olan cleveland lı bir bayan adına Dow Corning firması aleyhine açtığı davayı kazandı. Dow Corning firması, 170.000 dolar tazminat ödemeye mahkum oldu. O dönemde implantların içi akıcı, sıvı silikon ile dolduruluyordu, bugünkü koheziv sert silikon henüz geliştirilmemişti.
estetik cerrahi 1992 yılında FDA, sıvı silikon içeren meme implantlarının kullanımını kısıtladı ve sadece memesi kanser sebebiyle alınan hastalara silikon implant yerleştirilmesi serbest bırakıldı. Aynı yıl Dow Corning firması, açılan davalar sonucu silikon meme implantı üretimini durdurduğunu, ama bunun yanında silikon implantları geliştirmek için bir fon oluşturduklarını açıkladı.
estetik cerrahi 1995 yılında, silikon implant üreticilerine açılan binlerce davaya karşın Amerikan romatoloji derneği sonuçlarını açıkladığı bilimsel çalışmalarla silikonun otoimmün hastalıklarla herhangi bir ilişkisinin bulunamadığını açıkladı.
estetik cerrahi 1997 yılında, The New York Times, silikon üretici firmalarına karşı açılan davaların 80%inin kaybedildiğini yazdı. Aynı yıl ulusal kanser enstitüsünün yayın organı olan The Journal of the National Cancer Institute de meme implantları ile meme kanseri arasında bağ bulunamadığı yada bu implantların meme kanserine yolaçmadığı yazıldı.
estetik cerrahi 1998 yılında iskandinav ülkelerinde yapılan çok geniş bir çalışma sonucunda, meme implantlarının herhangi bir nörolojik rahatsızlığa yolaçmadığı açıklandı.
estetik cerrahi 2000 yılında FDA, serum fizyolojik içeren meme implantlarına onay verdi.
estetik cerrahi 2006 yılında FDA, yeni nesil koheziv silikon jel içeren meme implantlarına onay verdi. Böylece 14 yıl süren silikon yasağı kalkmış oldu.

MEME BÜYÜTME AMELİYATI SONRASI MAMOGRAFİ NASIL ETKİLENİR?


Protez, göğüs kası altına konduğunda ileride çekilecek bir mamografiyi daha az etkiler. Meme dokusu altına konan protezler, mamografide görülürler. 35 yaşın üzerindeki bayanlarda meme protezi konmadan önce bir kontrol mamografi çekilmesi önerilir. Ameliyattan sonra mamografi çekiliyorsa, mamografiyi çeken radyoloğun protezden haberdar olması gerekir. Mamografi çekilirken meme dokusu, mamografi makinasında sıkıştırılacaktır. Bu sırada sıkışmanın etkisi ile protezin patlaması çok zordur fakat yine de radyoloğun bu konuda bilgilendirilmesi gerekir.

SÜTYEN NUMARASI NASIL HESAPLANIR?


Meme büyütme ameliyatı olacak hastalar öncelikle gerçek sütyen numaralarını ve ameliyattan sonra giymek istedikleri sütyen numarasını bilmelidir. Konacak protezin büyüklüğü buna göre hesaplanır. Öncelikle bir mezura ile göğüslerinizin en çıkıntılı olduğu yerden göğüs çevrenizi ölçün. Bunu bir yere kaydedin. Daha sonra mezura ile göğüslerinizin hemen altından gövde çevrenizi ölçün. Aşağıdaki tablodan sütyen numaranızı bulabilirsiniz. Örnek: Diyelim ki göğüs altı ölçümünüz 80 cm. , göğüs çevresi 98 cm. ise sütyen numaranız:80C demektir. Yine diyelimki siz 80D sütyen giymek istiyorsunuz (göğüs çevresi 100 cm. olsun istiyorsunuz) bu 1 "cup" büyüme demektir. Doktorunuz 1 "cup" büyüme sağlamak için ameliyatta kullanılması gereken meme protezinin hacmini sizin için hesaplayacaktır.

 
GÖĞÜS ALTI VE GÖĞÜS ÇEVRESİNE GÖRE SÜTYEN NUMARASININ HESAPLANMASI (1922 den beri kullanılan klasik hesaplama yöntemi):
 
Göğüs altı çevresi Göğüs çevresi Beden   Göğüs altı çevresi Göğüs çevresi Beden
cm. cm. cup size cm. cm. cup size
70 82 cm. A 90 102 A
85 cm. B 105 B
88 cm. C 108 C
90 cm. D 110 D
   
75 87 cm. A 95 107 A
90 cm. B 110 B
93 cm. C 113 C
95 cm. D 115 D
   
80 92 A 100 112 A
95 B 115 B
98 C 118 C
100 D 120 D
   
85 97 A      
100 B    
103 C    
105 D    

GÖRÜLDİĞİ GİBİ MEME BÜYÜTME AMELİYATLARI HİÇTE BASİT AMELİYATLAR DEĞİLDİR. BAŞARILI BİR SONUÇ ALABİLMEK İÇİN BİR ÇOK KRİTİK KARAR VERMEK GEREKİR:

1) Kişi bu ameliyata uygun mu değil mi?


Kişinin şikayetçi olduğu estetik kusur, bu ameliyatla giderilebilecek bir sorun mu; hastanın fiziksel yada ruhsal bir engeli var mı? Hasta muayene edilir ve sorununun meme protezi ile çözümlenebileceği görülürse opere olabilir. Bazı vakalarda, örneğin ciddi boyutta asimetrileri olan vakalarda, bir tarafı meme protezi ile büyütürken, diğer tarafa meme küçültme ameliyatı yapmak gerekebilir.

2) Ne büyüklükte bir protez konacak?


Protezin büyüklüğü kişinin isteğine göre belirlenir. Protez taktırmak isteyen kişi ameliyat sonrası ne büyüklükte sütyen giymek istediğini doktoruna belirtmelidir. Doktorunuz size ne büyüklükte meme protezi konması gerektiğini hesaplayacaktır. Protezin kas altına konduğu ameliyatlarda nispeten daha büyük protez kullanmak gerekir. Konacak protezin büyüklüğü tam olarak hesaplanamıyorsa yada hasta ameliyattan sonra göğüslerini tam olarak belli bir ölçüde istiyorsa yada ameliyat göğüslerdeki bir asimetriyi gidermek için yapılıyorsa bu durumda ameliyatta "sizer" kullanmak gerekir. "Sizer" dediğimiz protezler kalıcı protez değildir, bir nevi "denemelik" meme protezi diyebiliriz. Ameliyata başlanırken ameliyat odasında çeşitli ebatlarda "sizer" ve meme protezleri bulundurulur. Ameliyatta "sizer" yerleştirilerek memenin büyüklüğüne ve şekline bakılır. Meme istendiği kadar büyümediyse "sizer" çıkarılır ve daha büyüğü yerleştirilir. İstenen büyüklük elde edilince "sizer" çıkarılır ve sizer ile aynı ebattaki silikon meme protezi yerleştirilir (bu yöntem, özellikle meme asimetrilerinin düzeltilmesi sırasında kolaylık sağlar; küçük olan tarafa sizer kullanılarak meme protezi konduğunda tam simetri sağlanabilir).
Bir diğer durum ise hastanın meme dokusu hiç yoksa ve meme cildi ameliyat sırasında genişlemeyecek şekilde ise -ve bu hastaya büyük bir protez konacaksa- kalıcı meme protezinden önce doku genişletici ile meme cildinin genişletilmesidir. Özellikle cinsiyet değişikliği ameliyatı geçiren erkek hastalarda bu işlem gerekli olabilir çünkü protezin yerleştirilebilmesi için meme bölgesindeki cildin genişletilmeye ihtiyacı vardır. Ameliyatla meme bölgesine doku genişletici yerleştirilir, haftalar içinde bu doku genişletici şişirilerek meme bölgesindeki cildin genişlemesi sağlanır. Bu tarz doku genişleticilerde genellikle hasta haftalık kontrollere gelir ve meme başından iğne ile serum fizyolojik enjekte edilerek bu geçici protez şişirilir. İğnenin tam olarak nereden yapılacağı, özel bir mıknatıs sayesinde bulunur. Meme bölgesine yerleştirilen doku genişleticinin iğne-enjeksiyon yerinde bir mıknatıs bulunur. Dışarıdan da ayrı bir mıknatıslı aparat kullanılarak tam enjeksiyon yeri bulunur. Böylece doku genişletici yaralanmadan (iğne ile delinmeden), tam enjeksiyon yerinden, içine serum verilerek doku genişletici şişirilir. Meme cildi yeterli derecede genişlediğinde ikinci bir ameliyatla doku genişletici çıkarılır ve kalıcı meme protezi yerleştirilir.
Genel olarak tüm hastalarda konacak meme protezinin büyüklüğüne karar verirken şu noktalar gözönünde bulundurulur:
estetik cerrahi Hastanın isteği dinlenir, göğüslerinin ne büyüklükte olmasını istediği, ne büyüklükte sütyen takmak istediği net olarak anlaşılır.
estetik cerrahi Hastanın fizik yapısı (meme uçlarının büyüklüğü, göğüslerin büyüklüğü, iki göğüs arasındaki açıklık, göğüs şekli, göğüslerde sarkma olup olmadığı, hatta hastanın boyu ve vücud yapısı) değerlendirilir.
estetik cerrahi Hastanın bir kaç değişik pozda resimleri alınır.
estetik cerrahi Hastaya eski hastaların ameliyat öncesi ve sonrası görüntüleri gösterilir. Eski hastaların resimleri gösterilirken her birine ne hacimde protez konduğu, protezin konduğu anatomik bölge (meme dokusu altına yada göğüs kası altına) belirtilir.
estetik cerrahi Meme protezi üreten bir firma olan Inamed firmasının web sitesinde bulunan Inamodel uygulaması hastaya bir fikir verebilir. Bu site yabancı kaynaklı olduğundan maalesef uygulamada kullanılan birimler inch şeklindedir. Inamodel uygulamasının kısayolunu bu sayfanın alt kısımlarında bulabilirsiniz. Bu uygulamayı kullanmak için bilgisayarınıza ufak bir programı (VETplayer) indirip kurmanız gerekiyor.
estetik cerrahi Kaç cc'lik protezin memede ne kadar büyüme yapacağı aşağı yukarı bellidir (tabii protezin kas altına yada meme dokusu altına konmasına göre protezlerin memede büyüme yapıcı etkisi değişir; protezler kas altına konduğunda daha büyük protez koymak gerekir). Bu hesaplama için doktorunuza danışmalısınız (doktorunuz dilediğiniz sütyen numarasına göre konacak meme protezinin hacmini; örneğin 80A sütyen giyen bir bayanın ameliyattan sonra 80D giymesi için ne büyüklükte protez konacağını hesaplayacaktır).

3) Protezin şekli nasıl olacak? Anatomik, yuvarlak, asimetrik?


Protezlerin şeklinin nasıl olması gerektiği halen tartışmalıdır. Anatomik şekilli ve yuvarlak olanlar arasında sonuç açısından fark olmadığını yazan makaleler kadar anatomik şekilli olanları öven makalelerde vardır. Hatta bu tartışmaya Rofil ve P.İ.P. firmaları her iki taraf (sağ ve sol) için farklı şekillerde meme protezleri üreterek daha farklı bir boyutta katmıştır. Anatomik şekilli protezler, şekillerini korumaları için oldukça sert kıvamlı, yoğun silikon jel içerirler. Kıvamları jelibon şekerleri kıvamına benzer. Buna karşın, yuvarlak implantların hem silikon jelli olanları, hemde serum fizyolojik içerenleri vardır.
Anatomik modeller (bu protezler anatomik, kontür, biodimensional ve teardrop (gözyaşı damlası) olarak da adlandırılıyor) daha pahalıdır ve şekillerini korumaları önemli olduğundan genellikle yüksek sertlik derecesinde olan cohesiv III silikon jel ile dolu olanları kullanılır. Üstleri, altları farklı olduğu için yerleştirilirken doğru yerleştirilmeleri gerekir. Anatomik ve asimetrik meme protezleri, yerlerinden kayma gibi sorunlar olmaması için özellikle yüzeyleri pürüzlü üretilirler; böylece konuldukları bölgede dokuya daha iyi yapışır, yerlerinden kaymazlar. Anatomik implantlar bazı hastalarda keyfen tercih edilebilir ama bazı vakalarda özellikle anatomik implantların kullanılması zorunludur. Bazı bayanların göğüslerinin üst kısımlarında hacim, alt kısıma göre daha azdır. Sanki üst kısımlarda meme dokusu yoktur, olan meme dokusu memenin alt kısımlarına yığılmıştır. Bu vakalarda üst kısımlarda dolgunluğu sağlamak için mutlaka anatomik implant kullanmak gerekir. High profile, yuvarlak meme protezleri ile istenen sonuç bu vakalarda alınamayabilir. Bu konuda daha fazla bilgi için, bu sayfanın alt kısımlarında bulunan İnamed firmasının tanıtım videosunu seyrediniz.
Yuvarlak, serum fizyolojikli modeller ise, hasta ayağa kalktığında zaten damla protezlere yakın bir görüntü verirler çünkü yerçekiminin etkisi ile protez içindeki serum aşağı toplanır ve proteze damla şekilli protezlerdeki gibi bir görünüm verir; bu yuvarlak-serum fizyolojikli protezlerin fiyatları da damla şekilli meme protezlerine göre daha ucuzdur.
PIP ve Rofil firmaları, her iki taraf için farklı şekillerde (asimetrik) meme protezleri üretmektedirler. Rofil firmasının M-İmplant'ları bu protezlere örnektir. Bu protezler ısmarlanırken sağ göğüs için ve sol göğüs için ayrı ayrı ısmarlanır; sol göğüs için hazırlanan protez sağ göğüse konamaz.

4) Protezlerin kılıfının yapıldığı madde: silikon, poliüretan, titanyum kaplama.


Değişik firmalar değişik maddelerden ürettikleri meme protezlerini kullanıma sunmuşlardır. Bu maddeler arasında silikon en fazla kullanılandır. Silikon dışında titanyum kaplamalı ve poliüretandan üretilmiş meme protezleri de bulunmaktadır. Dış kaplama konusunda farklı ürün arayışının 2 sebebi vardır:
Vücuda zarar vermeyen, kapsül kontraktürüne yol açmayan dış kılıf maddesinin arayışı: Bugün katı silikon kılıflı protezler bu konuda aklanmıştır. Bunun yanında nadiren de olsa kapsül kontraktürü her tip meme protezi ile olabilmektedir.
Daha uzun süre dayanan, uzun yıllar sonunda sızdırma yapmayan dış kılıf arayışı: katı silikon kılıflı protezlerin uzun yıllar dayandıkları bilinmektedir; yine de üretici firmalar bu protezlerin 10 yıl sonunda değiştirilmesi gerektiğini söylüyorlar. Bunun sebebi protezlerin yıllar içinde yüzbinlerce kez nefes alma-verme hareketleri ile bir tahrişe uğramaları ve yıllar sonunda çok az da olsa içeriklerini (serum fizyolojiği) sızdırabilmeleridir. Bu ihtimal yüzünden artık akışkan olmayan koheziv silikon jel içeren protezler üretilmiştir. Bu protezler delinse dahi katı silikon jel doku içine akmamaktadır. Bazı firmalarda yıllar sonunda oluşan tahriş ve sızdırma ihtimaline karşı titanyum kaplamalı silikon protezleri üretmişlerdir. Bu protezlerin kılıflarındaki katman sayısı diğerlerine göre daha fazladır ve yapı olarak titanyumla sağlamlaştırılmışlardır.
NOT: Benim değiştirdiğim en eski meme implantı 20 yıllık idi. Çıkan implantlar eski sıvı silikon içeren implantlardan idi ve sapasağlamdılar. Hasta, firmaların 10 yılda bir implantların değiştirilmelerini önerdiklerini duyduğundan, kendi isteği ile meme implantlarını değiştirtti.

5) Protezin içeriği


Protezin içeriği de önemlidir. Örneğin serum fizyolojikli meme protezleri boş şekilde yerleştirilip şişirildiklerinden ameliyat daha kolay olur, daha ufak bir kesiden yerleştirilebilirler; örneğin memeucu veya koltukaltına yapılacak 3-4 santimlik bir kesiden. Ayrıca çok önemli bir avantajları da vardır: şişirme marjı. Serum fizyolojikli meme implantları, belli bir sınır dahilinde hacminden biraz az yada çok şişirilebilir. Örneğin serum fizyolojikli imlantın hacmi 275+25 cc. ise bu, implantın 275 cc şişirilebileceğini, dilenirse 25 cc. daha serum verilerek toplamda 300 cc. serum ile şişirilebileceğini ifade eder. Silikon jelli implantlarda ise böyle bir lüksünüz yoktur, bu implantlar paketten zaten belli bir hacimde silikon jel ile doldurulmuş halde, hazır çıkar. Bu avantajlarına karşın serum fizyolojikli protezlerin, nadiren de olsa yıllar içinde serum kaçırabildikleri bildirilmiştir. Protezin içindeki serumun dışarı sızması halinde hastaya bir zararı yoktur; sızan serum, vücut tarafından emilip atılacaktır. Protezin sönmesi ise tabii ki bir sorundur. Bu durumda protezin değiştirilmesi gerekir. Yine de bu gibi sönme vakaları çok nadir ve yıllar içinde olan vakalardır. Günümüzde en yaygın kullanılan protezler serum fizyolojikli protezlerdir.
Koheziv silikon jel içeren protezler ise paketten içi dolu olarak hazır halde çıkar ve yerleştirmesi daha zordur. Silikon jelli bir protezi yerleştirmek için en az 4-5 santimlik bir kesi yapmak gerekir. Ayrıca koheziv silikon jelli meme protezlerini meme başından ve koltukaltından yerleştirmek zordur; bu protezler genellikle meme altından girilerek yerleştirilir. Bu protezlerin daha doğal bir kıvama sahip oldukları söylenir. Koheziv silikon jelin de 3 tipi var ve bunların kıvam ve sertlikleri farklı. En sert koheziv silikon jel içeren meme protezleri oldukça sert bir kıvama sahip. En yaygın kullanılan protezler, en yumuşak koheziv silikon jel içeren protezler, çünkü gerçek meme dokusu kıvamına en yakın sertlikteki silikon jel yumuşak koheziv silikon jeldir. Tüm meme protezlerini karşılaştırmamız gerekirse en yumuşak kıvamlı olanlar serum fizyolojikli protezlerdir, ondan sonra sırasıyla (kıvamı sertleşerek) koheziv silikon jel I, koheziv silikon jel II ve en son olarakta koheziv silikon jel III gelir. Koheziv silikon jel III içeren protezlerin kıvamı jel-ayıcık şekerlemelerininki (jelibon şeker) gibidir.
Bir de hidrojel içeren meme protezleri vardır. Bu protezlerin içeriği hyaluronik asit, polisakkarid jel yada hidrofil poliakrilamid jeldir. Hidrojel içeren protezlerin kullanımı yaygın değildir. Bir ara popüler olan soya yağı içeren meme protezleri bugün artık kullanılmamaktadır.
Hem koheziv silikon jel hem serum fizyolojik içeren protezler de üretilmiştir. Çift katmanlı protezlerde dış katman silikon jel içerip, iç katman serum fizyolojikle şişirilebilir olabilir; yada tam tersi olabilir.

6) Protezin katmanları


Protezin katmanları öncelikle protez fiyatını etkiler. Çok katmanlı protezler daha pahalıdırlar. Bu protezler içerik sızdırma olayına karşı geliştirilmişlerdir. Dış katmanı serum, iç katmanı silikon jel içeren yada dış katmanı silikon jel, iç katmanı serum fizyolojik içeren protezler vardır. Sızdırma olayı çok nadir olan bir komplikasyon olduğundan tek katmanlı yada çok katmanlı protez kullanılması doktorun isteğine ve hastanın bütçesine bağlı bir olaydır.

7) Protezin low, moderate, moderate plus yada high profile modelleri


Protezlerin low, moderate, moderate plus yada high profile gibi değişik kalınlıktaki modelleri üretilirken göğüse verilmek istenen şekil gözönüne alınmıştır. Low profile modeller (daha yassıdırlar, çapları daha geniştir) memeyi daha yassı ve geniş gösterirken high profile modeller (çapları daha azken, kalınlıkları daha fazladır) memeyi daha öne çıkık ve büyük gösterir, memenin üst kısmına daha fazla dolgunluk sağlarlar. Bu iki model arasında da moderate ve moderate plus profile modeller yeralır.
estetik cerrahi Low profile (en yassı, çapı en geniş)
estetik cerrahi Moderate profile
estetik cerrahi Moderate plus profile
estetik cerrahi High profile (en kalın, çapı en az)

8) Protezin yüzey özelliği: düz ve pürtüklü yüzeyli protezler


Protezin yüzey özelliği de önemlidir. Pürüzlü yüzeyli (textured-siltex) meme protezleri yerleştirildikleri bölgeye daha iyi tutunurlar, kapsül kontraksiyonuna daha az yolaçtıkları söylenmektedir; buna karşın dışarıdan daha fazla belli oldukları da söylenmektedir çünkü çeperleri daha kalındır. Diğer yandan, pütürlü yüzeyli koheziv III silikon jelli implantlar, kas altı bölgeye konduklarında dışarıdan belli olmazlar.
Düz yüzeyli (smooth) meme protezlerinin çeperleri daha ince olduğundan dışarıdan daha az hissedilirler.
Meme büyütme ameliyatı sonunda oluşabilecek en can sıkıcı komplikasyon memede kapsül oluşumudur. Kapsül dediğimiz şey aslında konan meme protezi çevresinde oluşan, vücudun proteze verdiği bir reaksiyondur. Vücut, protezi zar gibi bir doku ile sınırlayarak vücuttan ayrı tutmaya çalışır. Çok ileri evrelerde kapsül, protezi sıkıştırarak küresel bir hal almaya zorlayabilir. Bu derece ilerlemiş kapsül vakalarında memede ağrı ve şekil bozukluğu oluşur. Tedavisi, protezin çıkarılması, kapsülün temizlenmesi ve yeni bir protez konmasıdır. Literatürde, üzeri pürüzlü meme protezleri ile daha az kapsül oluştuğu bildirilmiştir. Yinede elde kesin kanıtlar yoktur. Kapsül oluşumunun aslında vücudun proteze verdiği doğal bir cevap olduğu unutulmamalıdır. Aslında tüm vakalarda bir kapsül oluşmaktadır; fakat bu kapsül gereğinden fazla kalınlaşıp protezi sıkıştırmaya başlarsa, klinik olarak göğüslerde kapsül deformasyonundan bahsedilebilir. Normalde oluşan az miktarda kapsül hasta tarafından farkedilmez, muayene ile ele gelmez yada göğüslerde şekil bozukluğu yapmaz.

9) Protez nereden konacak?


Her yöntemin kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Tüm yöntemlerde iz kalır. Burada amaç, izi saklamaktır. Yine de tüm bu yöntemler sonucu kalan izler zaman geçtikçe silikleşecektir ve sonunda farkedilmeyecek kadar az belli olurlar. Protezler nereden konursa konsun hem meme altına hemde göğüs kası altına yerleştirilebilir. Protezler kas altına yerleştirildiğinde aynı etkiyi yapması için meme altına yerleştirilenden biraz daha büyük bir protez koymak gerekir.
Protez, meme başından konduğunda iz meme başında, meme başındaki koyu alanın hemen sınırında olur. Yani iz, sütyen yada bikini üstü giyilmediği zaman görülebilecek bir yerdedir fakat buradaki dokuda genellikle belirgin bir iz kalmaz. Protez, meme başından yerleştirilirken meme dokusu azda olsa kesilebilir; fakat bu kesinlikle emzirmeye etki edecek derecede değildir; yine de ameliyat sonrası bebek sahibi olmayı düşünen hastaların bu konuyu doktorları ile görüşüp tartışmaları gerekir. Hem meme başından protezi yerleştirmek hem de meme dokusunu hiç kesmemek de mümkündür. Meme başından girildikten sonra göğüs kasına kadar ciltaltı dokudan ilerlenirse meme dokusu hiç kesilmemiş olur. Meme başı çok küçükse yada konacak protez büyükse protezin meme başından yerleştirilmesi zor olabilir. Koheziv silikon jel içeren protezleri meme başından yerleştirmek zordur, kesi buradan yapılacaksa serum fizyolojikli meme protezlerini kullanmak kolaylık sağlar. Bazı durumlarda protez, meme başından konamaz; örneğin bazı bayanlarda meme başında koyu renkte olması gereken bölge koyu olmayıp normal cilt renginde olmaktadır. Bu durumda burada kalacak iz belirgin olacağından, protezi koltukaltı yada meme altından koymak gerekebilir. Bazı bayanlarda da meme başı çok ufak çapta oluşmuştur; bu durumda da meme başından protez yerleştirmek tercih edilmez.
Protez, meme altından yerleştirildiğinde meme dokusuna kesi yapılmaz, iz meme altında kalır ve pratikte görülebilecek bir yerde değildir. Kalan iz, sütyen yada bikininin üstü giyilmese dahi belirgin, görülebilecek bir iz değildir ama yine de tüm bu yöntemler içinde izin en fazla kaldığı yer meme altıdır. Burada maharet, kalacak izi tam meme altı hattına denk getirmektir. Bu, cerrahın yeteneğine kalmıştır, çünkü protez konduktan sonra göğüs büyüyeceği için meme altı hattı değişecektir. Ameliyattan önce tam meme altına denk gelen yeri kalemle işaretlerseniz, meme implantı konduktan sonra genellikle bu işaretin meme üzerine doğru kaydığı görülür. İşte cerrahın yapması gereken, kesiyi, ameliyat sonunda tam meme altında kalacak şekilde yapmaktır. Bu biraz tecrübeye bağlıdır; cerrah tecrübeli ise kesi yapacağı yeri buna göre ayarlar. Koheziv silikon jelli meme protezleri kullanılacaksa kesinin meme altından yapılması kolaylık sağlar. Bu implantlar çok yumuşak olmadıklarından koltukaltı ve meme başından konulmaları çoğu vakada zordur.
Protez, koltukaltından da yerleştirilebilir. Bu girişimde, koltukaltında sadece 1.5 santimlik ince bir iz kalır, meme üzerinde hiç bir iz olmaz. İzin en az kaldığı yerdir. Meme üzerinde iz bırakmadığı için bazı hastalarca tercih edilebilir. Buradan koheziv silikon jelli meme protezlerini yerleştirmek çok zor olabilir, buradan girildiğinde genellikle serum fizyolojikli meme protezlerinin kullanılması tercih edilir. İmplant, koltukaltından yerleştirilirken, direkt göğüs kası altına girilebilir ve böylece meme dokusuna hiç temas dahi edilmemiş olur. Bu yöntemde meme bezine kesinlikle hiç bir kesi yapılmaz, meme üzerinde hiç bir dikiş izi kalmaz. Ayrıca ameliyat sırasında kanamanın da en az olduğu yöntemdir.
Dördüncü bir giriş yeri göbek deliğidir. Göbek deliğinden girilerek endoskopik yöntemlerle meme protezi yerleştirilebilir ("TUBA"-"Trans Umbilical Breast Augmentation"). Bu yöntemi uygulayabilmek için özel bir eğitim almak, özel cihazlara sahip olmak gerekir, her klinikte uygulanmaz. Bu yöntem ülkemizde henüz uygulanmamaktadır ve tıp dünyasında son zamanlarda oldukça fazla eleştirilmektedir. Teknik olarak bir çok dezavantajı vardır. "TUBA" da protezin simetrik yerleştirilmesi, istendiği kadar ortaya getirilmesi zordur, göğüslerin ayrık kalma riski vardır.
Beşinci giriş yeri, karın germe ameliyatı sırasında karnın alt kısımlarına yapılan kesiden (sezeryan izi bölgesinden) protezin konmasıdır ("TABA"-"Trans Abdominoplasty Breast Augmentation"). Yukarıda bahsedilen TUBA yöntemine benzer.

10) Protezler hangi anatomik bölgeye konacak? Meme dokusu altı mı, göğüs kası altına mı?


Protezin yerleştirildiği anatomik bölgelerin de dezavantaj ve avantajları vardır. Örneğin protezin, kas altına konduğu vakalarda iyileşme süresi daha uzundur. Protezin konacağı boşluk iyi oluşturulmadıysa hasta ilk 3-5 gün rahatsız edici şiddette ağrı çekebilir; kolunu hareket ettirmekte zorlanabilir. Bunun sebebi kasın altına yerleştirildiği pektoral kasın aynı zamanda kolumuzu kaldırmaya yardımcı bir kas olmasıdır. Altına yerleştirilen protez sebebiyle bu kas gerildiğinden başlangıçta bu sorunlar olur fakat hasta ilk bir hafta sonunda oldukça rahatlar. Ameliyatta, protezin konacağı boşluk iyi oluşturulmuşsa, göğüs kası yeteri kadar zayıflatılmışsa hastalar hemen hiç ağrı duymazlar ve ameliyat akşamı dahi eve gidebilirler; ama bu boşluk yeteri kadar iyi açılmazsa protez içeriden göğüs kasına baskı yapar; bu da ağrıya yol açar. Hastaların meme büyütme konusundaki en büyük korkuları bu ağrıdır. İmplantın konacağı boşluk iyi açılmışsa ve ameliyat sırasında göğüs kası yeteri kadar gevşetilmiş ise hastalar hiç ağrı çekmez.
Hastanın meme dokusu çok az ise genellikle kas altı yerleşim tercih edilir. Böylece protez, pektoral kasın (göğüs kasının) altında olduğundan, protezin dışarıdan farkedilmemesini sağlamış oluruz.
Protezin kas altına konduğu ameliyatlar daha uzun sürer, tekrar ameliyat gerekirse (mesela protezin çıkarılması gerekirse) ameliyat daha zor olur. Buna karşın ileride mamografi çekildiğinde, protez hemen meme dokusunun altında olmadığından mamografi daha düzgün çekilebilir.
Protez kas dokusu altına konduğunda, göğüslerde istenen büyümeyi sağlamak için meme dokusu altına konandan daha büyük bir protez konması gerekir. Kabaca örnek vermek gerekirse kas dokusu altına konan 240 cc. lik bir protez ancak meme dokusu altına konan 200 cc. lik bir protez kadar büyüme sağlar (rakamlar sadece örnek olsun diye keyfen verilmiş rakamlardır). Hastanın kendi meme dokusu hacmi çok az değilse, protez meme dokusu altına konabilir çünkü üzerini örtecek meme dokusu vardır, daha etkili büyütme sağlar, daha doğal bir görüntü sağlar, ameliyat nispeten daha kolaydır ve tekrar ameliyat edilmesi gerekirse (mesela ileride protezin değiştirilmesi istenirse) ameliyat daha kolay olur. Bunlara karşın meme dokusu altına konan implantlarda (özellikle meme dokusu az olan bayanlarda ve özellikle memenin dış-yan kısımlarında) protez ele gelebilir.

DÜNYANIN ÖNDE GELEN MEME İMPLANTI ÜRETİCİLERİ:
estetik cerrahiFirmaların web sitelerini açmak için logoları tıklayınız:
Mentor Inamed Silimed
Eurosilicone Rofil P.İ.P.
Refinex Nagor Allergan-Natrelle
Sebbin Aart

Computer Assisted İmplant Selection: CAIS
İnamed firması son yıllarda meme implantlarının seçimine yardımcı olacak özel bir bilgisayar programı hazırlatmıştır. Bu program sayesinde hasta üzerinde yapılan bazı ölçümler girilerek hastaya ve hastanın isteklerine en uygun meme implantı seçilebilmektedir. Bu programın özellikle İnamed in 410 serisi implantları için hazırlandığı belirtiliyor.
estetik cerrahi Bu bilgisayar programının tanıtımı için tıklayınız. Video, ayrı bir sayfada açılacaktır, zira oldukça uzun bir video (15 dakika sürüyor).


AMELİYAT ÖNCESİ HAZIRLIK, AMELİYAT VE AMELİYAT SONRASI BAKIM


Her ameliyatta olduğu gibi, bu ameliyatta da gerekli olan kan ve idrar tahlilleri, akciğer grafisi gibi tetkikler ameliyat öncesi tamamlanır. Herhangi bir hastalığınız varsa (şeker hastalığı yada kalp hastalığı gibi) gerekli konsültasyonlar yapılıp ameliyat öncesi gerekli tedbirler alınır.
Meme protezi konulacak hasta 35 yaşın üzerindeyse, ameliyattan önce mutlaka mamografi çekilerek değerlendirilmelidir. Bu sırada hem olabilecek herhangi bir başka rahatsızlık (meme dokusunda bir tümör yada kist gibi..) tespit edilmiş olur hemde protez konulduktan sonra mamografi çekilecek olursa bununla karşılaştırma yapılmasına imkan verir. Mamografiyi çeken radyolog gerekli görürse meme ultrasonografisi de yapılabilir.
Hasta ameliyata alınmadan uygun şekilde fotoğrafı çekilir. Bu sayede ameliyat öncesi görüntüsü ile sonraki görüntüsünü karşılaştırma imkanı doğar. Ameliyat günü operasyondan önce protezlerin yerleştirileceği alan hasta ayakta iken çizilerek işaretlenir.
Yine tüm estetik ameliyatlarda olduğu gibi ameliyattan önceki 2 gün alkol almamış olmanız, önceki 2 hafta boyunca aspirin almamış olmanız ve sigara içmemiş olmanız önemlidir. Son 10 günde alınan aspirin, ameliyatta olacak olağan kanamanın artmasına yol açacaktır. Sigara, yara iyileşmesini bozar. Dikişlerinizin geç iyileşmesine yol açabilir.

BUNLARI UNUTMAYIN!
Her zaman büyük meme protezi daha güzel sonuç verir diye bir kaide yoktur. Aslına bakarsanız çoğu vakada ufak ve orta boy (180-240 cc.) implantlarla son derece güzel sonuçlar almak mümkün oluyor.
Her bayanın meme yapısı farklıdır ve ameliyat sonucunu etkiler. Meme yapınız size özgü olduğundan aynı implantı taktırmış dahi olsanız başka bir bayanda alınan sonuçla sizde alınan sonuç aynı olmayabilir.
Bazı vakalarda meme protezi ile birlikte meme dikleştirme de yapmak gerekir.
Çok iri implant (360-400 cc. ve üzeri) kullanıldığında doğal olarak meme dokusuna binen ağırlık (memeyi aşağı çeken güç) artacaktır, dolayısıyla ileride iri implantlar sebebiyle memelerde sarkma sorunu yaşayabilirsiniz.
Bu sebeplerden dolayı kimseye (hiç meme dokusu olmayanlar hariç) çok iri implant taktırmasını önermiyoruz, kendi meme ve göğüs yapınıza uygun implant seçilmesini öneriyoruz, gerektiği durumlarda meme büyütme ile birlikte meme dikleştirme de yapılmasını öneriyoruz.

Ameliyat genel anestezi ile ameliyathane şartlarında yapılır. Yaklaşık 1–2 saat sürer. Ameliyattan önce hastanın göğsüne protezin konacağı alanın sınırları çizilirse kolaylık sağlar.
Ameliyat sonunda, ameliyat masası hafifçe oturur pozisyona getirilir ve protezlerin simetrik durup durmadığına bakılır. Ameliyat öncesi hasta yeterli değerlendirildiyse ve göğsü üzerine protezlerin konacağı alanlar iyi planlanarak çizildiyse asimetri riski kalmaz. Ama, zamandan kazanmak için iki tarafı da aynı anda iki ayrı cerrah ameliyat ediyorsa asimetri olabiliyor. Bu yüzden bu ameliyatta her iki tarafa da implantları tek bir cerrah koymalıdır. Sık sorulan sorular kısmında, sayfanın sonlarında bu konu ile ilgili olarak bana ulaşan bir vakanın soru-cevabı var.
Ameliyat sonucu yapılan kesiler ciltaltı ve cilt dikişleri ile kapatılır. Ameliyat sonunda yapılan kesiye ufak bir pansuman yapılır ve göğüsleriniz üst kısımlarından geçen sıkı, elastik bir pansuman ile sarılır. Bu pansumanın amacı protezin yerine tam oturmasını sağlamaktır. İki, üç gün sonra ilk pansumanınızda pansuman yerine ince plastik ve su geçirmeyen bir bandaj yapılır ve eve döndüğünüzde duş almanız sağlanır. Ameliyat sonrası halsizlik ve göğüslerde yanma, ağrı hissi olabilir. Göğüsleriniz protezlerin hacmi ve ameliyat yüzünden iri ve üzerleri gergin, parlak görünecektir. Protezin yerleştirildiği bölgeye uyum sağlaması için özel bir pansuman ve bandaj yapılacaktır.
Ameliyattan sonraki 1-2 hafta hafif oturur gibi yatarsanız göğüslerinizdeki ödem ve şişlikler daha çabuk geçer. İlk 2–3 hafta göğüsleriniz fiziki temasa hassas olabilir. İlk hafta sonunda kendinizi yeterince iyi hissediyorsanız cinsel ilişkiye girebilirsiniz; fakat kendinizi yeterince iyi hissedene kadar ilişkiye girmemeniz yararınızadır.
Protezin kas altına yerleştirildiği vakalarda ağrı biraz daha fazla olabilir. Bu hastalarda protez göğüs kası altında olduğundan ve bu kas kolların kaldırılmasına yardımcı bir kas olduğu için ilk hafta içinde kollarını kaldırmakta zorluk çekebilirler. Ameliyatta, göğüs kası yeteri kadar zayıflatılmış ve meme implantının konacağı alan yeterli büyüklükte açılmışsa, protez göğüs kasını zorlamaz ve böylece ağrı da olmaz. Aslında implantın alanı iyi açılmışsa ve pektoral kas yeteri kadar zayıflatılmışsa, hastalar ameliyattan bir kaç saat sonra taburcu edilebilirler; hatta ertesi gün dahi işe gidebilirler. Yalnız bir iki hafta ağır iş yapmak yasaktır.
İlk iki hafta ağır egzersiz yapmak ve ağır yük kaldırmak sakıncalı olacaktır. Bir hafta içinde işinize dönebilirsiniz.
Bu ameliyatlarda artık kendiliğinden eriyen dikişler tercih edilmektedir; dolayısıyla dikiş alınmasına gerek yoktur. Dikiş yerlerindeki kızarıklık, yara iyileşmesi sonucu olan doğal bir durumdur. 1–2 ay içinde hızla solacak ve ileriki zamanlarda belli belirsiz bir iz halini alacaktır.
Deniz ve güneşlenme 3. haftadan sonra, yüksek faktörlü güneşten koruyucu krem sürmek koşulu ile serbesttir.
Ameliyattan sonra eğer mamografi takipleriniz varsa, ameliyat öncesinde nasıl yapılıyorsa ameliyat sonrasıda aynı şekilde devam edebilir, mamografi çektirebilirsiniz. Yalnız mamografinizi çeken radyoloğun protezden haberdar olması gerekir.
Hastalar 2 ay sonunda yüzüstü yatabilir.
Meme protezi konan vakalarda ilk 1-2 ay memeler daha sert, şekilleri doğal görünümden biraz uzaktır. Bu ilk ay içinde göğüsler fazlaca dik, tabiri uygunsa füze gibi görünebilir. Zamanla protezler yerlerine yerleşecek (ingilizce tıp literatüründe buna "Dropping" denir); meme dokusunun kıvamı haftalar geçtikçe yumuşayacaktır. Protezler yerçekiminin etkisi ile yerlerine yerleştikçe, meme görünümü daha doğal bir görünüme kavuşur. "Dropping" ve meme dokusundaki yumuşama, haftalar içinde ağır ağır gerçekleşecektir; bu süreç bir çok faktöre bağlı olmakla birlikte en geç 2-3 ay içinde gerçekleşmelidir (bu konuda daha ayrıntılı bilgi için bu sayfanın sonundaki sorular kısmına bakınız). Bu iyileşme sürecini hızlandırmak ve göğüslerin en kısa sürede doğal bir görünüme kavuşmalarını sağlamak için göğüslerinize masaj yapmalı ve özel bir sütyen kullanmalısınız. Meme ameliyatından sonra takılan özel sütyenlerde, her iki göğüs üst kısımlardan geçen bandaj gibi bir ek kısım bulunur. Bu band, göğüslere yukarıdan aşağıya baskı yaparak protezlerin yuvalarına oturmalarını hızlandırır. Bu sütyenin örneğini ameliyattan önce-sonra sayfasında görebilirsiniz. Bu sütyen yerine "Strap bandaj" denen genişçe bir elastik bandaj da (cırt cırtlı bir kuşak) kullanabilirsiniz; yanda resmi görülmektedir. Göğüslerinize uygulayacağınız masajın, komplikasyonları (örneğin kapsül oluşumunu) önleyici etkisi de vardır; bu masajı nasıl yapacağınızı doktorunuzdan öğreniniz. Ameliyattan sonra kalacak dikiş izlerinin daha da silik olması için dikiş izleri üzerine uygun hazırlanmış pansuman malzemelerini ve silikon jelli tabakaları kullanabilirsiniz.
Meme büyütme ameliyatından önce ve sonra kontroller nasıl yapılmalı:
Hastanın yaşı 35 in üzerinde ise, ailede bir meme hastalığı varsa (annede meme kanseri gibi) ameliyattan önce bir mamografi çektirilmesi önerilir.
Amerikan gıda ve ilaç bürosu FDA, ameliyattan sonra 2 yılda bir M.R.I. ile implantların kontrolünü önermektedir. Yakında mikroçip içeren ve implantın durumunu haber veren (duruşunu, içeriğini, sızıntı olup olmadığını bildiren) yeni nesil meme implantlarının satışa sunulması beklenmektedir. Bu ürünler henüz test aşamalarında oldukları için ne zaman piyasaya çıkacakları bilinmiyor (hatta mp3 çalarlı meme implantları da duyurulmuştur fakat henüz piyasaya çıkmadılar).
İmplant üreticileri, implantların 10 yılda bir değiştirilmesi gerektiğini söylemektedir.
Bu ise tamamen benim önerim: İmplantların kontrolü için 1 sene dolunca cerrahınıza bir kez kontrole gidin, 5 yıl sonra bir kez M.R.I. çektirin. On yıl sonunda bir kez daha M.R.I. çektirin. İmplantlarda sorun yoksa 10 yıl sınır değildir, daha uzun yıllar implantlar kalabilir. Tabii, normal mamografi kontrolleriniz varsa, özellikle 35 yaş üzerinde, mamografilerinizi ve meme ultrasonlarınızı yaptırın. Günümüzde kullanılan silikon jelli implantların patlamasının imkansıza yakın olduğunu unutmayın. Bunun yanında bu kontroller (doktor kontrolü ve M.R.I.) serum fizyolojikli implantlarda daha gerekli olabilir; zira yıllar içinde (5-10 yıl) bu implantların bir miktar serum sızdırabildiği ve hafifçe hacim kaybedebildiği söyleniyor; gerçi bu hacim kaybını hasta genellikle farketmiyor.
Meme büyütme ameliyatından sonra mamografi çekilebilir mi?:
Meme büyütme ameliyatından sonra tabii ki mamografi çekilebilir. Yalnız, mamografi çekilirken meme dokusu film tabakası üzerinde sıkıştırılacaktır. Silikon implant çok büyük değilse ve bir miktar meme dokunuz varsa mamografi kolaylıkla çekilir. Meme sıkıştırıldıkça implant geri kaçacaktır ve filmde sadece meme dokusu görülecektir.

Son olarak unutmadan söyleyelim; ameliyatta konan meme protezlerinin cinsini, hacimlerini, marka ve modellerini gösteren kartınızı almayı unutmayın (bu kartın bir kopyası dosyanıza yapıştırılır).

estetik cerrahi DÜNYANIN EN BÜYÜK SİLİKON MEME İMPLANTLARI ÜRETİCİLERİNDEN İNAMED İN TANITIM FİLMİ (10 dak. 9 sn.): Oldukça uzun bir video olduğu için tüm videonun indirilmesi uzun sürebilir.

estetik cerrahi SİLİKON JELLİ İMPLANTLAR HAKKINDA BİR TV PROGRAMI

estetik cerrahi BU VİDEODA DR. JAMES ROMANELLI, BİR SERUM FİZYOLOJİKLİ, BİR ESKİ TİP SİLİKON JELLİ İMPLANT BİR DE YENİ KOHEZİV SİLİKON JELLİ İMPLANTI DELİYOR, KESİYOR VE ARALARINDAKİ FARKLARI GÖSTERİYOR


estetik cerrahi Meme protezlerinin ilk icat edilme öyküsünün gerçek olaylara dayanarak anlatıldığı 1997 yapımı BREAST MEN filminin kısa tanıtımı Plastik cerrahi ve sinema sayfamızda..

AMELİYAT ÖNCESİ VE SONRASI HASTA RESİMLERİ

Bu web sitesi oluşturulurken sitenin, sağlık siteleri ile ilgili kanun, tüzük ve kriterlere uygun olmasına özen gösterilmiştir. Bu sebeple web sitemde, aşağıda sayılan
estetik cerrahi"1928 tarihli, 1219 sayılı tababet ve şuabatı sanatlarının tarzı icrasına dair kanun" a,
estetik cerrahi"HON-Code" (Health on net) kriterleri ne,
estetik cerrahi"İ.D.O." web sitesi etik kuralları kriterleri ne,
estetik cerrahi"Hekimlik meslek etiği kuralları" na,
estetik cerrahi"Türk deontoloji tüzüğü" ne
uygun olarak hastaların ameliyat öncesi, ameliyat sırası ve sonrası görüntülerine (fotoğraf, video), hastalardan yazılı izin alınmış olsa dahi, yer verilmemektedir.

MEME BÜYÜTME AMELİYATININ OLASI RİSKLERİ VE KOMPLİKASYONLARI


Meme Protezi ameliyatlarında da diğer büyük ameliyatlardaki riskler geçerlidir. Kanama, enfeksiyon gibi riskler bu ameliyatlarda da teorik olarak olabilir. Fakat ameliyat öncesi tetkiklerinde bir problem çıkmamış, ciddi bir rahatsızlığı olmayan hastalarda bu komplikasyonlar çok nadirdir.
Meme ameliyatlarına bağlı olarak geç dönemde görülebilen nadir bir komplikasyon memede kapsül oluşumudur. Kapsül diye bahsedilen şey meme protezi çevresinde vücudun verdiği bir reaksiyon sonucu gelişen bir dokudur. Aslında tüm vakalarda bir miktar kapsül oluşur; bu, vücudun proteze doğal bir cevabıdır. Ama kapsül oluşumu çok aşırı olursa o zaman protezi sıkıştırır ve göğsün görünümünü bozar. Bu kapsül memeyi sertleştirir ve ağrıya yol açar. Bu komplikasyon çok nadir görülür; aylar, bazende yıllar içinde gelişir ve tedavisi protezin çıkarılıp kapsülün temizlenmesidir. Yeni bir protezin konmasına engel değildir. Bu komplikasyonun son yıllarda geliştirilen ve yaygın olarak kullanılmaya başlanan yüzeyi pütürlü meme protezleriyle oluşmadığı söylenmektedir. Ayrıca bu komplikasyonun batı dünyasında ülkemize göre daha sık görüldüğünüde ekleyelim (Amerika'da görülme sıklığı 5%).
Bu ameliyatı geçiren bayanların bir diğer şikayet ettikleri nokta meme başında his kaybıdır. Bu kalıcı değildir, zamanla kendiliğinden düzelir.
Bir diğer merak edilen nokta da, protezin patlayabildiği şeklindeki magazin söylencesidir. Meme protezleri hiç bir şekilde kendiliğinden patlamaz. Ancak delici yada kesici bir alet ile yaralanma sonucu delinebilirler. Protezdeki patlama diye bilinen şey bazı protezlerin zaman içinde (yıllar içinde) içindeki sıvıyı (serum fizyolojik) sızdırmalarıdır. Sızıntı olduğunda, miktarı çok az olup bu farkedilmez. Ancak yıllar sonra farkedilebilir. Bunun önlenmesi için iki katmanlı protezler geliştirilmiştir. Ayrıca sızan madde serum fizyolojik olduğu için vücuda bir zararı yoktur, vücut tarafından emilir, kana karışır ve atılır. Silikon jelli protezlerde artık sert kıvamlı silikon jel kullanıldığından silikon kesilse dahi içeriğindeki silikon jel akışkan olmadığından doku içine yayılmaz.
Silikon protezlerinin meme kanseri oluşma riskini arttırdığı yönündeki inanış ise doğru değildir. Bu konuda bilimsel bir kanıt yoktur. FDA kurumununda bu yönde bir uyarısı yoktur. Fakat bu silikon protez konmuş kadınlarda meme kanseri görülmez demek değildir. Bu ameliyatı geçirmiş bayanlarda da kanser riski ameliyat olmamış bayanlarla aynıdır.
Silikon protez ile meme büyütme ameliyatı geçiren bayanlarda görülebilen bir diğer komplikasyon protezin kötü yerleşimidir. Eğer protezler simetrik yerleştirilmez ise, gereğinden çok yukarıya yada aşağıya yerleştirilirlerse, birbirlerinden ayrık yada birbirlerine çok yakın yerleştirilirlerse estetik olmayan görünümler ortaya çıkabilir. Bunu önlemek için protezlerin konacağı boşlukları uygun oluşturmak ve hastaya uygun protez seçmek gerekir. Burada protezin çapı, hacmi, low yada high profile olması ve hastanın o anki meme büyüklüğü önemlidir. Uygun protez kullanıldığında ve uygun yere yerleştirildiğinde sonuç estetik olacaktır.
Uygulamada olabilecek bir başka yanlış ise meme cildinin esnekliğinin ötesinde, büyük protez konmasıdır. Çok büyük protez konduğunda meme cildi üzerinde çatlaklar oluşabilir.

ÇİPLİ MEME İMPLANTLARI GELİYOR: RFID TEKNOLOJİSİ ESTETİĞİN HİZMETİNDE

Şu an kullanılmakta olan FDA onaylı kohesiv silikon jel içeren meme implantlarına 4. kuşak implantlar deniyor. Bundan sonra ne gibi bir gelişme (5. kuşak meme implantları!) olabilir derken (daha önce haberler kısmında hafızalı, MP3 çalarlı silikon meme implantlarından bahsetmiştim, henüz piyasaya çıkmadılar, haber arşivinde o haberi görebilirsiniz) çipli meme implantlarının geliştirildiğini öğrendim. Bu implantlara yerleştirilen (implant içinde implant!) bir radyofrekans çipi (RFID) sayesinde herhangi bir film yada muayeneye gerek kalmadan meme implantının durumunu öğrenebileceksiniz (acaba çip, silikonun durumu hakkında e-mail mi atacak yada cep telefonunumu çaldıracak diye düşünüyorum?). Bu sisteme Breast Implant Monitoring System (BIM: meme implantı izleme sistemi), deniyor. Şu an için meme implantının durumunu öğrenmenin en iyi yolu, MRI (manyetik rezonans görüntüleme) çektirmek ve doktorunuza muayene olmak. Zaten şu an FDA, meme implantı taktıran bayanların 2 yılda bir kontrol amacı ile MRI (manyetik rezonans görüntüleme) çektirmelerini öneriyor. Çipli meme implantları henüz geliştirme aşamasında; kullanıma sunulur sunulmaz en geniş bilgiyi bu sitede bulabilirsiniz. RFID çiplerini üreten firma (Novalert) şu an bu konuda fazla açıklama yapmıyor ve konuyu devlet sırrı gibi gizliyorlar; web sitelerine şu an sadece özel password ile sadece yetkili kişiler girebiliyor: http://www.novalert.com/
estetik cerrahi Yıllar içinde gelişen meme implantlarının önceki kuşakları hakkında kısa bilgi için tıklayınız.

Birinci kuşak (1962-1970)
Kalın ve iki parçalı kılıfı olan, düz yüzey özellikli, Dacron sabitleme bölümü olan, anatomik şekilli ve akışkan sıvı silikon içeren implantlar.

İkinci kuşak (1970-1982)
İnce, hafif geçirgen kılıflı, düz yüzeyli, sabitleme bölümü olmayan, daha az akışkan sıvı silikon içeren implantlar.

Üçüncü kuşak (1982-1992)
Kalın, güçlü ve geçirgen olmayan kılıflı, düz yüzey özellikli, yuvarlak şekilli, daha da kıvamlı silikon jel içeren implantlar.

Dördüncü kuşak (1993-günümüz)
Kalın, güçlü ve geçirgen olmayan kılıflı, düz yada pürüzlü yüzey özellikli, yuvarlak yada anatomik şekilli, koheziv silikon jel içeren implantlar. Bu implantlar bugün halen kullanmakta olduğumuz FDA onaylı implantlardır.

Beşinci kuşak (1993-günümüz)
Kalın, güçlü ve geçirgen olmayan kılıflı, düz yada pürüzlü yüzey özellikli, yuvarlak yada anatomik şekilli, koheziv silikon jel yada sabit formlu silikon içeren implantlar ve mikroçip yada MP3 çalar bulunduran implantlar. Bu imlantlar yıllardır geliştiriliyor ve 2008 de satışa sunulmaları bekleniyor.


SİLİKON PROTEZ KULLANMADAN MEME BÜYÜTME AMELİYATI YAPILABİLİR Mİ?


Bu teorik olarak mümkün ve hatta yapılmıştır (ve halen yapan cerrahlar da vardır); fakat bir çok dezavantajı olan bir yöntemdir. Silikon protez yerine hastanın kendi yağ dokusu kullanılmıştır. Aslında yapılan işlem bildiğiniz yağ enjeksiyonudur. Hastanın bir bölgesinden steril, vakumlu enjektörlerle yağ alınmakta ve meme dokusu altına, meme büyütme amacı ile enjekte edilmektedir. Yağ enjeksiyonu hakkındaki sayfamızda bu yöntemin prensiplerini okuyabilirsiniz. Bu yöntemle meme büyütme ameliyatı olan hastalar literatürde yayınlanmıştır, ama bu ameliyatı gerçekleştiren cerrahlar şu an için bu yöntemi önermemekteler. Bunun sebebi, yağ enjeksiyonu ile meme büyütmenin, şu an silikon protez ile meme büyütme karşısında bir çok dezavantajının olmasıdır. Bu dezavantajları kısaca şöyle sıralayabiliriz:
Yağ dokusu enjekte edildikten sonra önemli bir kısmı ilk 2 ay içinde erimektedir. Yağ enjeksiyonundan sonra enjekte edilen yağın 50-60% ının geride kalması büyük bir başarıdır.
Enjekte edilen yağ dokusunda önemli bir kayıp oluştuğu için 2. ve 3. kez aynı işlemi uygulamak gerekebilir. Yani aynı ameliyatı 2-3 kez geçirmeniz gerekebilir.
Meme dokusu içine enjekte edilen yağ dokusu mamografi ile meme dokusunun değerlendirilmesini zorlaştırmaktadır.
Günümüzde artık silikon meme implantları oldukça güvenilirdir ve bir çok marka artık FDA onayı alınmış koheziv silikon jel içeren implantlar üretmektedirler. Koheziv silikon jel içeren implantlar yanında serum fizyolojikle doldurulan implantlar hakkında da güvenilirlikleri konusunda şüphe yoktur. Bu sebeple ve yukarıda sayılan dezavantajları sebebiyle yağ enjeksiyonu ile meme büyütme önerilmemektedir.
Meme büyütme amacıyla kullanılan bir de hazır dolgu maddesi vardır: Macrolane. Bu ürün son derece pahalı olduğu için dünyada yaygın olarak kullanılmıyor. Hatta Restylane i ülkemize ithal eden firmanın (macrolane ve restylane aynı firma tarafından -Q-Med- üretiliyor) bildirdiğine göre bu ürün yüksek ücreti sebebiyle sadece japonyada kullanılıyormuş (Not: yakın zamanda görüştüğüm firma yetkilisi, Macrolane i ülkemize getirmek için çalışmalar yaptıklarını, büyük ihtimalle gelecek sezon -2008-2009 kışında- bu ürünü Türkiyede bulabileceğimizi söyledi). Hyaluronik asit içeren bir ürün olup kalıcı olmaması ve 9-12 ay sonra hacim kaybederek erimesi de bir başka dezavantajıdır. Macrolane genellikle, her bir memeye 100 er cc. olmak üzere toplam 200 cc. uygulanıyor ve YTL olarak şu an yurtdışında 7800 YTL (3000 £) gibi bir fiyata yapılıyor. Tabii bu ürün ülkemize getirildiğinde fiyatı farklı olabilir. Macrolane ve diğer dolgu maddeleri ile ilgili geniş bilgiyi dolgu maddesi uygulamaları sayfamızda bulabilirsiniz.

MEMELERDE BÜYÜME SAĞLADIĞI İDDİA EDİLEN KREMLER, İLAÇLAR ETKİLİ MİDİR?


Günümüzde meme büyüttüğü iddia edilen bir çok bitkisel hap, krem, sprey, serum (hatta yurtdışında sakız ve kurabiye de) satılmaktadır. Bu ürünlerden, içeriğinde Puereria Mirifica adlı, yeşil yapraklı, kökü patatese benzeyen ve Tayvanda yetişen bir bitkinin özünü içeren ürünler bir dereceye kadar etkili olabilmektedir. Bu bitki, östrojene benzeyen maddeler üretmektedir (bu maddelere genel olarak fito-östrojen deniyor). Bu fito-östrojenler (Puerarin, daidzein, daidzin, genistein, genistin gibi maddeler) meme dokusunda büyüme sağlamaktadır; ama etkisi meme dokusunun hacmi ile orantılıdır. Yani ne kadar meme dokusu varsa o kadar etkilidir. Kişinin meme dokusu azsa, doğal olarak etkisi de o kadar az olacaktır. Bunun yanında bu ürünlerin içeriğindeki fito-östrojen hakkındaki çalışmalar şu an yeterli değildir; bu yüzden bu ürünlerin en azından, ailesinde yada yakın akrabalarında meme kanseri olan, meme kanseri riski yüksek bayanlarda kullanılmaması önerilmemektedir; ayrıca genç (20-25 yaşlarında) ve hamile bayanlarda kullanılması da önerilmemektedir. Bu ürünlerle ilgili tecrübelerimiz (bu konudaki bilimsel çalışmalar gibi) kısıtlıdır; bu yüzden bu ürünleri sadece bir miktar meme dokusu olan (memeleri çok küçük olmayan), ailesinde meme kanseri olmayan, doğum sonrası göğüslerinde hafif atrofi (sönme, küçülme) ve çok az sarkma olan bayanlara önerebiliriz. Diğer yandan alınan fito-östrojen in tüm vücudu etkilememesi için bu ürünlerin sadece göğüs üzerine uygulanan krem, sprey, serum (göğüslerin üzerine sürmek üzere) formlarının tercih edilmesi, tablet, hap gibi formlarının tercih edilmemesi önerilebilir. Ayrıca mutlaka doktor gözetiminde ve uygun dozda (aşırıya kaçmadan) kullanılmalıdır. Bu ürünleri kullanan kişiler, göğüslerinde silikon meme implantı koymuş kadar büyüme beklememelidir, etkileri sınırlıdır ve zaten hastanın olan meme dokusunun miktarı ile paraleldir. Etki, daha çok meme dokusunda sertleşme ve sıkılaşma şeklindedir.
Bu ürünlerin çoğu şu an ülkemizde kozmetik ürün olarak değerlendirilmekte ve tarım bakanlığından alınan ruhsatla satışa sunulmakta, satılabilmesi için sadece içeriğinin tarım bakanlığına bildirilmesi yeterli görülmektedir, herhangi bir test yada incelemeye tabii tutulmamaktadır. Sağlık bakanlığından ruhsatlı sadece bir iki ürün satılmaktadır.
Kişinin göğüsleri çok küçükse, en sağlıklı ve net biçimde sonuç alınacak tedavi, silikon implant ile meme büyütme ameliyatıdır. Doğum sonrası sarkma fazla ise bu sadece meme dikleştirme ameliyatı ile düzeltilebilir. Doğum sonrası sarkma ve atrofi (sönme, küçülme) fazla ise bu da, meme dikleştirme ve silikon meme implantı ile meme büyütme ameliyatı beraber yapılarak düzeltilebilir.

İNAMED, ONLİNE 3D-MODEL UYGULAMASI: InaMODEL


İNAMODEL uygulaması dünyanın en büyük meme protezi üreticilerinden INAMED firmasının (eski McGhan firması) online bir hizmetidir. Açılacak penceredeki 3 boyutlu model yanındaki ayarlara gerekli değerleri girerek meme büyütme sonrası görünüşünüzün nasıl olacağını görebilirsiniz. Sol tuşa basılı tutarak modeli sağa sola çevirebilir, sağ tuşa basılı tutarak modeli yaklaştırıp uzaklaştırabilirsiniz, her iki tuşa basarak modelin pencere içindeki yerini değiştirebilirsiniz.
Modelin bilgisayarınızda çalışabilmesi için VETPlayer'ın bilgisayarınıza kurulması gerekmektedir. VETPlayer'ı yüklemek için tıklayın yada buraya tıklayın (sanırım ikinci link daha güncel).
İnamodel uygulamasını başlatmak için VETPlayer'ı yükledikten sonra alttaki linki tıklayınız.


BİR DİĞER MEME BÜYÜTME SİMULASYONU


Bu MEME BÜYÜTME SİMULASYONUnda, öncelikle kendi değerlerinizi (bel, göğüs çevresi gibi) girmeniz, sonra SAVE i tıklamanız, sonra dilediğiniz implant büyüklüğünü girip, TEST i tıklamanız gerekiyor. Tekrar başlamak için RESET i tıklayınız.

Simulasyonun aslına buradan erişebilirsiniz.

FDA NIN MEME İMPLANTLARI İLE İLGİLİ WEB SAYFASI:


Amerikan gıda ve ilaç bürosu FDA nın, meme implantları ile ilgili son duyurularını, araştırma sonuçlarını, FDA izni alan meme protezlerini ve yasaklanan protezleri okumak için tıklayınız. Bu sayfa sık sık güncelleniyor, meme implantları ile ilgili en son gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz.

ESTETİK AMELİYATLARIN 3 BOYUTLU ANİMASYONLARI

estetik cerrahi Amerikan plastik cerrahi derneği, bir çok ameliyatın nasıl yapıldığını, kısa anatomi bilgisinin ve ameliyat tekniklerinin anlatıldığı 3 boyutlu animasyonlar hazırlatmış. Aşağıdaki resime tıklayarak bu sayfaya ulaşabilirsiniz.

MEGA MEME İMPLANTLARI: POLYPROPYLENE (PPP, STRING) MEME İMPLANTLARI !

Bu meme implantları, yukarıda saydığım, her gün yüzlerce kadına yapılan meme büyütme ameliyatlarında yerleştirilen silikon meme implantlarından çok farklıdır. Bu implantlar, Dr. Gerald W. Johnson tarafından geliştirilmiştir (Dr. Gerald W. Johnson, aynı zamanda göbekdeliğinden meme implantı yerleştirmeye yarayan T.U.B.A. yöntemini de geliştiren cerrahtır. Daha geniş bilgiyi ilgili sayfamızda -T.U.B.A. yöntemi: tıklayınız- bulabilirsiniz). Polypropylene, silikon ile ilgisi olmayan, tamamen farklı bir maddedir. Aslında tıpda uzun yıllardır farklı amaçlarla kullanılan bir madde olan Polypropylene in meme implantı olarak kullanımı yenidir ve resmi olarak test aşamasındadır. Bu maddeden yapılmış implantlar memeye yerleştirildikten sonra zamanla içine sıvı çekerek büyümeye başlar (aynen nohut yada fasulye tanelerinin suda kaldıkça şişmeleri gibi.. belki isimleri de buradan gelmektedir: string bean: fasulye). Sonunda göğüsler oldukça büyüyerek, karikatürize denebilecek büyüklüklere erişirler.

Dünyanın en büyük göğüs implantları da polypropylene implantlardır ve Guiness tarafından tescil edilmiştir. Amerika birleşik devletleri, New York tan, Maxi Mounds adlı (tabii ki takma isim) bir striptizci ve yetişkin filmleri oyuncusu, meme implantları sebebiyle ağustos 2003 de Guiness e başvurmuş, o sırada böyle bir kategori olmaması üzerine bu kategorinin oluşturulmasını sağlamış ve şubat 2005 de dünyanın en büyük meme implantlarına sahip kişi olarak Guiness rekorlar kitabına girmiştir. Maxi Mounds un meme implantlarının her biri şu an 9 kilo gelmektedir; göğüs çevresi 153.67 cm gelmektedir. Bu implantlar, (her ne kadar silikonsuz olarak lanse edilse de, ki silikon bu implantlara göre çok daha güvenilirdir) çok sık olarak komplikasyonlara yolaçmıştır. Bunun üzerine A.B.D. de kullanımları kısa süre sonra FDA tarafından yasaklanmıştır.
Bu tip implantlar sadece çok abartılı sonuç isteyen striptizciler ve yetişkin filmleri oyuncularından talep görmektedir.

PLAYBOY UN İLK MEME İMPLANTI TAKTIRAN GÜZELİ: 1965 NİSAN GÜZELİ SUE WİLLİAMS

Asıl adı Karen Susan Hamilton olan, 14 kasım 1945, California doğumlu olan Sue Williams (fotoğrafı sağda), Playboy dergisinin ilk meme implantı ile meme büyütme ameliyatı olan güzeli idi. Derginin 1965 nisan sayısının güzeli idi. Aynı zamanda playboy un en kısa boylu güzeli olan Sue Williams, 2 eylül 1969 da, 24 yaşında intihar etti. Modellik kariyeri boyunca 6 filmde rol almıştı. Karen Susan Hamilton ın filmleri ile ilgili İ.M.D.B. sayfasına gitmek için buraya tıklayınız.

Bu konuyu internette aramak için kullanabileceğiniz anahtar kelimeler (keywords) :
breast augmentation, breast enhancement, breast prothesis, breast implant, saline implant, silicone gel implant, cohesive gel implant, mentor, PİP, nagor, eurosilicone, inamed, silimed, rofil, m-implant, polypropylene string implant, natrelle


DİKKAT!
Lütfen dikişleriniz alınıp, yaralarınız iyileştikten sonra doktorunuzla iletişiminizi kesmeyiniz. Ameliyattan sonra 6. ayda ve 1. yılda mutlaka doktorunuza kontrole gidiniz.
Ameliyatınızla ilgili herhangi bir sorununuz olduğu taktirde ilk olarak kendi doktorunuza başvurunuz. Estetik ameliyat olmuş ve ameliyat sonucunda pürüzler olan hastaların en sık yaptıkları hata, kendi doktorlarına kontrole gitmemeleri; başka bir doktora başvurmaları ve sabırsız olmalarıdır.</