MEME BÜYÜTME AMELİYATLARI
Göğüsler tüm dünyada kadın güzelliğinin, çekiciliğin, anne olmanın ve bebek emzirebilmenin sembolüdür. Göğüsleri ideal ölçülerde olan bayanlar sosyal hayatta daha aktifdir ve sosyaldirler. Bu sebeple göğüs estetiği oldukça popülerdir ve en çok yapılan estetik ameliyatlardandır. Ergenlikte göğüs gelişimi yetersiz olan, göğüsleri küçük kalmış bayanlar, göğüsleri aşırı iri bayanlar, tübüler meme gibi konjenital meme deformiteleri olan bayanlar,
iki memesi arasında asimetri olanlar, doğum sonrası memelerinde sarkmalar olan hastalar, meme uçlarında içeri çöküklük olan hastalar, bu amaçla plastik cerrahlara başvurmaktadır. Genelde yapılan göğüs estetikleri şöyle sıralanabilir:
Meme büyütme (silikon protez),
meme küçültme,
meme dikleştirme,
doğuştan olan meme şekil bozukluklarının düzeltilmesi (asimetri, poland sendromu, tubuler meme deformitesi gibi),
kanser, kaza gibi sebeplerle memesini kaybeden hastalara yeni meme ve meme ucu oluşturma ameliyatı (meme rekonstrüksiyonu),
içe çökük meme uçlarının dışarı alınması ve düzeltilmesi,
iri meme uçlarının küçültülmesi,
küçük meme uçlarının büyütülmesi.
ERKEKTEN KADINA TRANSEKSÜELLERDE MEME BÜYÜTME AMELİYATLARI, KADINLARDAKİ MEME BÜYÜTME AMELİYATLARINDAN FARKLIDIR. BU KONUDA GENİŞ BİLGİ ALMAK İÇİN CİNSİYET DEĞİŞTİRME AMELİYATLARI SAYFASINA BAKINIZ..
EN SIK YAPILAN MEME ESTETİĞİ: SİLİKON PROTEZ İLE MEME BÜYÜTME AMELİYATLARI
Meme büyütme ameliyatlarında
Memelerde asimetri varsa bunu düzeltmek için
Tubuler meme gibi deformiteleri düzeltmek için
İki meme arası çok ayrıksa, yaklaştırmak için
Erkekten kadına transeksüellerde meme oluşturmak için (önce göğüs cildini genişletmek için geçici meme protrezi-yani doku genişletici etkili, şişirilen meme protezi; sonra kalıcı meme protezi konarak)
Doğum sonrası meme dokusunda atrofi (küçülme) olmuşsa büyütmek için
Meme kanseri sebebiyle göğsü alınan hastalarda meme onarımı sırasında meme protezi kullanılabilir
SİLİKON MEME PROTEZLERİ
İstatistik:
Amerika birleşik devletlerinde, 2005 yılında 291.000; 2006 yılında 329.000 meme büyütme ameliyatı yapılmıştır. Ülkemizdeki ameliyat sayıları ile ilgili sağlıklı bir istatistiksel veri yoktur. Amerika ile ilgili istatistiki sayılar, Amerikan plastik cerrahi web sitesinden alınmıştır.
düz (smooth) olan protezler vardır. Ayrıca şekli yuvarlak ve damla şekilli (anatomik yada kontür adı da veriliyor) protezler de vardır. Çok daha marjinal olarak ameliyattan sonra dışarıdan şişirilebilen protezler ve göbek deliğinden meme altına ilerletilerek yerleştirilen protezler dahi mevcuttur. Bunun dışında yüksekliği fazla olan (high profile, moderate plus) ve yüksekliği daha az olan, yayvan olan protez modelleri vardır (moderate ve low profile). Meme protezi üreten firmaların çoğunluğu sağ ve sol meme için şekli aynı olan meme protezleri üretseler de, bazı firmalar her iki meme için farklı şekilleri olan meme protezleri üretmişlerdir; örneğin "ROFİL" firmasının "M IMPLANT" olarak adlandırdığı meme protezleri sağ ve sol için farklı şekillerdedir. P.İ.P. markası da her iki taraf için farklı şekillere sahip asimetrik meme protezleri üretmektedir.
Bazı markaların bazı modelleri ise ameliyattan sonra ekstra şişirilebilir modellerdir. Örneğin Mentor firmasının Spectrum, expandable saline breast prothesis modelleri ameliyattan sonra -6 ay süre ile- bir miktar daha (25-90cc.) şişirilebilir modellerdir. Bu protezlerin ameliyat dikiş yerine yakın, ciltaltında bir portu bulunur; ameliyattan sonra hastanın istediği kadar daha protez şişirilip (25-90 cc. kadar) (yada indirilip), lokal anestezi ile yapılan ufak bir cerrahi girişimle bu port çekilip alınır. Port alındığında kink valve ve leaf valve yapısındaki tıkama mekanizmaları protezden dışarı serum kaçmasını önler. Protezin dışındaki silikon tıpa da port çekilir çekilmez kapanır. Bu tıpanın asıl görevi dışarı serum sızmasını önlemek değil, şişirme yerinden protez içine doku gelişmesini önlemektir. Sıvının dışarı kaçmasını asıl olarak iç kilit mekanizması önler. "Spectrum, expandable saline breast prothesis"'in bir özelliği olarak port bir kez çekildimi bir daha protez içine ne serum verilebilir ne de dışarı serum alınabilir. Bu yüzden protezi çıkarmak için ya daha büyük bir kesi yapmak gerekir yada protezi delerek boşaltmak gerekir.
GİRİŞ YERLERİ:
Meme ucundan
Meme altından
Koltukaltından
Göbek deliğinden (T.U.B.A. yöntemi)
Karın germe ameliyatı sırasında karın alt kısıma yapılan kesiden (T.A.B.A. yöntemi)
NOT: Son iki yöntem, pratik olmadıkları ve çok fazla avantaj sağlamadıkları için yaygın uygulanmamaktadır. Meme protezleri sıklıkla ilk 3 yerden girilerek yerleştirilir.
PROTEZLERİN YERLEŞTİRİLDİĞİ BÖLGELER:
Meme dokusu altına.
Göğüs kası altına.
Not: bazı vakalarda protezler kısmen kas altına-kısmen meme dokusu altına yerleştirilebilir; bu yöntemin kendine göre uygulama alanı ve avantajları vardır..
Meme büyütmenin kısa tarihçesi:
İlk meme büyütme ameliyatı Czerny tarafından 1895 yılında yapılmıştır. Czerny bir bayanın sırtındaki büyük bir yağ bezesini (lipom) kullanarak ilk göğüs büyütme ameliyatını gerçekleştirmeye çalışmış, başarısız olmuştur.
Gersuny, 1889 yılında sıvı parafin ile meme büyütmeye çalışmış, korkunç komplikasyonlara yol açmıştır.
1900 lerin ilk yarısında aralarında fildişi, cam kürecikler, büyükbaş hayvan kıkırdağı, lastik, terylene yünü, polyetilen parçacıkları, polivinil alkol-formaldehid polimer süngeri, polyester, poliüretan köpük süngeri, teflon-silikon olan bir çok madde, meme büyütmek amacıyla denenmiştir.
1940 lı yıllarda Japon kadınları, savaş dolayısıyla Japonya da bulunan Amerikalı askerlerin, iri göğüslerden hoşlandıklarını düşündüklerinden parafin ve diğer başka yabancı cisim enjeksiyonları ile göğüslerini büyütmeye çalışmışlardır.
1950-60 lı yıllarda sıvı silikon, meme büyütme için denenmiştir (özellikle Japonya da), oluşan ciddi komplikasyonlar sonucu bu yöntem yasaklanmıştır.
1953 yılında, playboy dergisi yayına başlamış, erkeklerin bayan göğüslerine olan ilgileri, bayanların ise göğüslerinin görünüşüne gösterdikleri özen artmıştır.
1960 yılında Texas, Houston da bulunan iki cerrah, Dr. Frank Gerow ve Dr. Thomas Cronin, Japonya da meme dokusuna parafin ve sıvı silikon enjekte edildiğini ve bunun ciddi sorunlara yolaçtığını biliyorlardı. Bir gün bir transfüzyon torbası (kan naklinde kullanılan kan torbası) gördüler ve neden silikonu böyle bir torbaya koymayalım diye düşündüler. Ayrıca bu torbalar içi dolu iken ele alındığında göğüs gibi hissediliyordu. Meme implantlarının, her şeyin (arabalar, binalar, bira bardakları..) büyük, big size olduğu bir yer olan Texasda geliştirilmiş olması ayrıca enteresandır.
İlk silikon içeren meme protezleri Dr. Frank Gerow ve Dr. Thomas Cronin in yardımı ile 1961 yılında Dow Corning firması tarafından geliştirildi.
1962 yılında, Houston Hermann Hospital (şimdi ismi Memorial Hermann Hospital olmuş) hastanesinde, Timmie Jean Lindsey adlı bayana silikon meme implantı ile ilk meme büyütme ameliyatı yapıldı.
1964 yılında, ilk serum fizyolojik içeren meme protezleri fransada geliştirildi.
1974 yılında, Amerika birleşik devletleri senatosu, meme implantları konusunda denetleme yetkisinin FDA ya verilmesini kararlaştırdı.
1977 yılında Houston lı avukat Richard Mithoff, müvekkili olan cleveland lı bir bayan adına Dow Corning firması aleyhine açtığı davayı kazandı. Dow Corning firması, 170.000 dolar tazminat ödemeye mahkum oldu. O dönemde implantların içi akıcı, sıvı silikon ile dolduruluyordu, bugünkü koheziv sert silikon henüz geliştirilmemişti.
1992 yılında FDA, sıvı silikon içeren meme implantlarının kullanımını kısıtladı ve sadece memesi kanser sebebiyle alınan hastalara silikon implant yerleştirilmesi serbest bırakıldı. Aynı yıl Dow Corning firması, açılan davalar sonucu silikon meme implantı üretimini durdurduğunu, ama bunun yanında silikon implantları geliştirmek için bir fon oluşturduklarını açıkladı.
1995 yılında, silikon implant üreticilerine açılan binlerce davaya karşın Amerikan romatoloji derneği sonuçlarını açıkladığı bilimsel çalışmalarla silikonun otoimmün hastalıklarla herhangi bir ilişkisinin bulunamadığını açıkladı.
1997 yılında, The New York Times, silikon üretici firmalarına karşı açılan davaların 80%inin kaybedildiğini yazdı. Aynı yıl ulusal kanser enstitüsünün yayın organı olan The Journal of the National Cancer Institute de meme implantları ile meme kanseri arasında bağ bulunamadığı yada bu implantların meme kanserine yolaçmadığı yazıldı.
1998 yılında iskandinav ülkelerinde yapılan çok geniş bir çalışma sonucunda, meme implantlarının herhangi bir nörolojik rahatsızlığa yolaçmadığı açıklandı.
2000 yılında FDA, serum fizyolojik içeren meme implantlarına onay verdi.
2006 yılında FDA, yeni nesil koheziv silikon jel içeren meme implantlarına onay verdi. Böylece 14 yıl süren silikon yasağı kalkmış oldu.
MEME BÜYÜTME AMELİYATI SONRASI MAMOGRAFİ NASIL ETKİLENİR?
SÜTYEN NUMARASI NASIL HESAPLANIR?
| Göğüs altı çevresi | Göğüs çevresi | Beden | Göğüs altı çevresi | Göğüs çevresi | Beden | |||
| cm. | cm. | cup size | cm. | cm. | cup size | |||
| 70 | 82 cm. | A | 90 | 102 | A | |||
| 85 cm. | B | 105 | B | |||||
| 88 cm. | C | 108 | C | |||||
| 90 cm. | D | 110 | D | |||||
| 75 | 87 cm. | A | 95 | 107 | A | |||
| 90 cm. | B | 110 | B | |||||
| 93 cm. | C | 113 | C | |||||
| 95 cm. | D | 115 | D | |||||
| 80 | 92 | A | 100 | 112 | A | |||
| 95 | B | 115 | B | |||||
| 98 | C | 118 | C | |||||
| 100 | D | 120 | D | |||||
| 85 | 97 | A | ||||||
| 100 | B | |||||||
| 103 | C | |||||||
| 105 | D | |||||||
GÖRÜLDİĞİ GİBİ MEME BÜYÜTME AMELİYATLARI HİÇTE BASİT AMELİYATLAR DEĞİLDİR. BAŞARILI BİR SONUÇ ALABİLMEK İÇİN BİR ÇOK KRİTİK KARAR VERMEK GEREKİR:
1) Kişi bu ameliyata uygun mu değil mi?
2) Ne büyüklükte bir protez konacak?
Doktorunuz size ne büyüklükte meme protezi konması gerektiğini hesaplayacaktır. Protezin kas altına konduğu ameliyatlarda nispeten daha büyük protez kullanmak gerekir. Konacak protezin büyüklüğü tam olarak hesaplanamıyorsa yada hasta ameliyattan sonra göğüslerini tam olarak belli bir ölçüde istiyorsa yada ameliyat göğüslerdeki bir asimetriyi gidermek için yapılıyorsa bu durumda ameliyatta "sizer" kullanmak gerekir. "Sizer" dediğimiz protezler kalıcı protez değildir, bir nevi "denemelik" meme protezi diyebiliriz. Ameliyata başlanırken ameliyat odasında çeşitli ebatlarda "sizer" ve meme protezleri bulundurulur. Ameliyatta "sizer" yerleştirilerek memenin büyüklüğüne ve şekline bakılır. Meme istendiği kadar büyümediyse "sizer" çıkarılır ve daha büyüğü yerleştirilir. İstenen büyüklük elde edilince "sizer" çıkarılır ve sizer ile aynı ebattaki silikon meme protezi yerleştirilir (bu yöntem, özellikle meme asimetrilerinin düzeltilmesi sırasında kolaylık sağlar; küçük olan tarafa sizer kullanılarak meme protezi konduğunda tam simetri sağlanabilir).
3) Protezin şekli nasıl olacak? Anatomik, yuvarlak, asimetrik?
farklı şekillerde meme protezleri üreterek daha farklı bir boyutta katmıştır. Anatomik şekilli protezler, şekillerini korumaları için oldukça sert kıvamlı, yoğun silikon jel içerirler. Kıvamları jelibon şekerleri kıvamına benzer. Buna karşın, yuvarlak implantların hem silikon jelli olanları, hemde serum fizyolojik içerenleri vardır.
4) Protezlerin kılıfının yapıldığı madde: silikon, poliüretan, titanyum kaplama.
5) Protezin içeriği
Protezin içeriği de önemlidir. Örneğin serum fizyolojikli meme protezleri boş şekilde yerleştirilip şişirildiklerinden ameliyat daha kolay olur, daha ufak bir kesiden yerleştirilebilirler; örneğin memeucu veya koltukaltına yapılacak 3-4 santimlik bir kesiden. Ayrıca çok önemli bir avantajları da vardır: şişirme marjı. Serum fizyolojikli meme implantları, belli bir sınır dahilinde hacminden biraz az yada çok şişirilebilir. Örneğin serum fizyolojikli imlantın hacmi 275+25 cc. ise bu, implantın 275 cc şişirilebileceğini, dilenirse 25 cc. daha serum verilerek toplamda 300 cc. serum ile şişirilebileceğini ifade eder. Silikon jelli implantlarda ise böyle bir lüksünüz yoktur, bu implantlar paketten zaten belli bir hacimde silikon jel ile doldurulmuş halde, hazır çıkar. Bu avantajlarına karşın serum fizyolojikli protezlerin, nadiren de olsa yıllar içinde serum kaçırabildikleri bildirilmiştir. Protezin içindeki serumun dışarı sızması halinde hastaya bir zararı yoktur; sızan serum, vücut tarafından emilip atılacaktır. Protezin sönmesi ise tabii ki bir sorundur. Bu durumda protezin değiştirilmesi gerekir. Yine de bu gibi sönme vakaları çok nadir ve yıllar içinde olan vakalardır. Günümüzde en yaygın kullanılan protezler serum fizyolojikli protezlerdir.
En yaygın kullanılan protezler, en yumuşak koheziv silikon jel içeren protezler, çünkü gerçek meme dokusu kıvamına en yakın sertlikteki silikon jel yumuşak koheziv silikon jeldir. Tüm meme protezlerini karşılaştırmamız gerekirse en yumuşak kıvamlı olanlar serum fizyolojikli protezlerdir, ondan sonra sırasıyla (kıvamı sertleşerek) koheziv silikon jel I, koheziv silikon jel II ve en son olarakta koheziv silikon jel III gelir. Koheziv silikon jel III içeren protezlerin kıvamı jel-ayıcık şekerlemelerininki (jelibon şeker) gibidir.
6) Protezin katmanları
7) Protezin low, moderate, moderate plus yada high profile modelleri
8) Protezin yüzey özelliği: düz ve pürtüklü yüzeyli protezler
Düz yüzeyli (smooth) meme protezlerinin çeperleri daha ince olduğundan dışarıdan daha az hissedilirler.
9) Protez nereden konacak?
meme altına yerleştirilenden biraz daha büyük bir protez koymak gerekir.
10) Protezler hangi anatomik bölgeye konacak? Meme dokusu altı mı, göğüs kası altına mı?
Protezin konacağı boşluk iyi oluşturulmadıysa hasta ilk 3-5 gün rahatsız edici şiddette ağrı çekebilir; kolunu hareket ettirmekte zorlanabilir. Bunun sebebi kasın altına yerleştirildiği pektoral kasın aynı zamanda kolumuzu kaldırmaya yardımcı bir kas olmasıdır. Altına yerleştirilen protez sebebiyle bu kas gerildiğinden başlangıçta bu sorunlar olur fakat hasta ilk bir hafta sonunda oldukça rahatlar. Ameliyatta, protezin konacağı boşluk iyi oluşturulmuşsa, göğüs kası yeteri kadar zayıflatılmışsa hastalar hemen hiç ağrı duymazlar ve ameliyat akşamı dahi eve gidebilirler; ama bu boşluk yeteri kadar iyi açılmazsa protez içeriden göğüs kasına baskı yapar; bu da ağrıya yol açar. Hastaların meme büyütme konusundaki en büyük korkuları bu ağrıdır. İmplantın konacağı boşluk iyi açılmışsa ve ameliyat sırasında göğüs kası yeteri kadar gevşetilmiş ise hastalar hiç ağrı çekmez.
DÜNYANIN ÖNDE GELEN MEME İMPLANTI ÜRETİCİLERİ:
Firmaların web sitelerini açmak için logoları tıklayınız:
Computer Assisted İmplant Selection: CAIS
İnamed firması son yıllarda meme implantlarının seçimine yardımcı olacak özel bir bilgisayar programı hazırlatmıştır. Bu program sayesinde hasta üzerinde yapılan bazı ölçümler girilerek hastaya ve hastanın isteklerine en uygun meme implantı seçilebilmektedir. Bu programın özellikle İnamed in 410 serisi implantları için hazırlandığı belirtiliyor.
Bu bilgisayar programının tanıtımı için tıklayınız. Video, ayrı bir sayfada açılacaktır, zira oldukça uzun bir video (15 dakika sürüyor).
AMELİYAT ÖNCESİ HAZIRLIK, AMELİYAT VE AMELİYAT SONRASI BAKIM
BUNLARI UNUTMAYIN!
Her zaman büyük meme protezi daha güzel sonuç verir diye bir kaide yoktur. Aslına bakarsanız çoğu vakada ufak ve orta boy (180-240 cc.) implantlarla son derece güzel sonuçlar almak mümkün oluyor.
Her bayanın meme yapısı farklıdır ve ameliyat sonucunu etkiler. Meme yapınız size özgü olduğundan aynı implantı taktırmış dahi olsanız başka bir bayanda alınan sonuçla sizde alınan sonuç aynı olmayabilir.
Bazı vakalarda meme protezi ile birlikte meme dikleştirme de yapmak gerekir.
Çok iri implant (360-400 cc. ve üzeri) kullanıldığında doğal olarak meme dokusuna binen ağırlık (memeyi aşağı çeken güç) artacaktır, dolayısıyla ileride iri implantlar sebebiyle memelerde sarkma sorunu yaşayabilirsiniz.
Bu sebeplerden dolayı kimseye (hiç meme dokusu olmayanlar hariç) çok iri implant taktırmasını önermiyoruz, kendi meme ve göğüs yapınıza uygun implant seçilmesini öneriyoruz, gerektiği durumlarda meme büyütme ile birlikte meme dikleştirme de yapılmasını öneriyoruz.
Meme büyütme ameliyatından önce ve sonra kontroller nasıl yapılmalı:
Hastanın yaşı 35 in üzerinde ise, ailede bir meme hastalığı varsa (annede meme kanseri gibi) ameliyattan önce bir mamografi çektirilmesi önerilir.
Amerikan gıda ve ilaç bürosu FDA, ameliyattan sonra 2 yılda bir M.R.I. ile implantların kontrolünü önermektedir. Yakında mikroçip içeren ve implantın durumunu haber veren (duruşunu, içeriğini, sızıntı olup olmadığını bildiren) yeni nesil meme implantlarının satışa sunulması beklenmektedir. Bu ürünler henüz test aşamalarında oldukları için ne zaman piyasaya çıkacakları bilinmiyor (hatta mp3 çalarlı meme implantları da duyurulmuştur fakat henüz piyasaya çıkmadılar).
İmplant üreticileri, implantların 10 yılda bir değiştirilmesi gerektiğini söylemektedir.
Bu ise tamamen benim önerim: İmplantların kontrolü için 1 sene dolunca cerrahınıza bir kez kontrole gidin, 5 yıl sonra bir kez M.R.I. çektirin. On yıl sonunda bir kez daha M.R.I. çektirin. İmplantlarda sorun yoksa 10 yıl sınır değildir, daha uzun yıllar implantlar kalabilir. Tabii, normal mamografi kontrolleriniz varsa, özellikle 35 yaş üzerinde, mamografilerinizi ve meme ultrasonlarınızı yaptırın. Günümüzde kullanılan silikon jelli implantların patlamasının imkansıza yakın olduğunu unutmayın. Bunun yanında bu kontroller (doktor kontrolü ve M.R.I.) serum fizyolojikli implantlarda daha gerekli olabilir; zira yıllar içinde (5-10 yıl) bu implantların bir miktar serum sızdırabildiği ve hafifçe hacim kaybedebildiği söyleniyor; gerçi bu hacim kaybını hasta genellikle farketmiyor.
Meme büyütme ameliyatından sonra mamografi çekilebilir mi?:
Meme büyütme ameliyatından sonra tabii ki mamografi çekilebilir. Yalnız, mamografi çekilirken meme dokusu film tabakası üzerinde sıkıştırılacaktır. Silikon implant çok büyük değilse ve bir miktar meme dokunuz varsa mamografi kolaylıkla çekilir. Meme sıkıştırıldıkça implant geri kaçacaktır ve filmde sadece meme dokusu görülecektir.
Son olarak unutmadan söyleyelim; ameliyatta konan meme protezlerinin cinsini, hacimlerini, marka ve modellerini gösteren kartınızı almayı unutmayın (bu kartın bir kopyası dosyanıza yapıştırılır).

Meme protezlerinin ilk icat edilme öyküsünün gerçek olaylara dayanarak anlatıldığı 1997 yapımı BREAST MEN filminin kısa tanıtımı Plastik cerrahi ve sinema sayfamızda..
AMELİYAT ÖNCESİ VE SONRASI HASTA RESİMLERİ
Bu web sitesi oluşturulurken sitenin, sağlık siteleri ile ilgili kanun, tüzük ve kriterlere uygun olmasına özen gösterilmiştir. Bu sebeple web sitemde, aşağıda sayılan
"1928 tarihli, 1219 sayılı tababet ve şuabatı sanatlarının tarzı icrasına dair kanun" a,
"HON-Code" (Health on net) kriterleri ne,
"İ.D.O." web sitesi etik kuralları kriterleri ne,
"Hekimlik meslek etiği kuralları" na,
"Türk deontoloji tüzüğü" ne
uygun olarak hastaların ameliyat öncesi, ameliyat sırası ve sonrası görüntülerine (fotoğraf, video), hastalardan yazılı izin alınmış olsa dahi, yer verilmemektedir.
MEME BÜYÜTME AMELİYATININ OLASI RİSKLERİ VE KOMPLİKASYONLARI
ÇİPLİ MEME İMPLANTLARI GELİYOR: RFID TEKNOLOJİSİ ESTETİĞİN HİZMETİNDE

Şu an kullanılmakta olan FDA onaylı kohesiv silikon jel içeren meme implantlarına 4. kuşak implantlar deniyor. Bundan sonra ne gibi bir gelişme (5. kuşak meme implantları!) olabilir derken (daha önce haberler kısmında hafızalı, MP3 çalarlı silikon meme implantlarından bahsetmiştim, henüz piyasaya çıkmadılar, haber arşivinde o haberi görebilirsiniz) çipli meme implantlarının geliştirildiğini öğrendim. Bu implantlara yerleştirilen (implant içinde implant!) bir radyofrekans çipi (RFID) sayesinde herhangi bir film yada muayeneye gerek kalmadan meme implantının durumunu öğrenebileceksiniz (acaba çip, silikonun durumu hakkında e-mail mi atacak yada cep telefonunumu çaldıracak diye düşünüyorum?). Bu sisteme Breast Implant Monitoring System (BIM: meme implantı izleme sistemi), deniyor. Şu an için meme implantının durumunu öğrenmenin en iyi yolu, MRI (manyetik rezonans görüntüleme) çektirmek ve doktorunuza muayene olmak. Zaten şu an FDA, meme implantı taktıran bayanların 2 yılda bir kontrol amacı ile MRI (manyetik rezonans görüntüleme) çektirmelerini öneriyor. Çipli meme implantları henüz geliştirme aşamasında; kullanıma sunulur sunulmaz en geniş bilgiyi bu sitede bulabilirsiniz. RFID çiplerini üreten firma (Novalert) şu an bu konuda fazla açıklama yapmıyor ve konuyu devlet sırrı gibi gizliyorlar; web sitelerine şu an sadece özel password ile sadece yetkili kişiler girebiliyor: http://www.novalert.com/
Yıllar içinde gelişen meme implantlarının önceki kuşakları hakkında kısa bilgi için tıklayınız.
Birinci kuşak (1962-1970)
Kalın ve iki parçalı kılıfı olan, düz yüzey özellikli, Dacron sabitleme bölümü olan, anatomik şekilli ve akışkan sıvı silikon içeren implantlar.
İkinci kuşak (1970-1982)
İnce, hafif geçirgen kılıflı, düz yüzeyli, sabitleme bölümü olmayan, daha az akışkan sıvı silikon içeren implantlar.
Üçüncü kuşak (1982-1992)
Kalın, güçlü ve geçirgen olmayan kılıflı, düz yüzey özellikli, yuvarlak şekilli, daha da kıvamlı silikon jel içeren implantlar.
Dördüncü kuşak (1993-günümüz)
Kalın, güçlü ve geçirgen olmayan kılıflı, düz yada pürüzlü yüzey özellikli, yuvarlak yada anatomik şekilli, koheziv silikon jel içeren implantlar. Bu implantlar bugün halen kullanmakta olduğumuz FDA onaylı implantlardır.
Beşinci kuşak (1993-günümüz)
Kalın, güçlü ve geçirgen olmayan kılıflı, düz yada pürüzlü yüzey özellikli, yuvarlak yada anatomik şekilli, koheziv silikon jel yada sabit formlu silikon içeren implantlar ve mikroçip yada MP3 çalar bulunduran implantlar. Bu imlantlar yıllardır geliştiriliyor ve 2008 de satışa sunulmaları bekleniyor.
Birinci kuşak (1962-1970)
Kalın ve iki parçalı kılıfı olan, düz yüzey özellikli, Dacron sabitleme bölümü olan, anatomik şekilli ve akışkan sıvı silikon içeren implantlar.
İkinci kuşak (1970-1982)
İnce, hafif geçirgen kılıflı, düz yüzeyli, sabitleme bölümü olmayan, daha az akışkan sıvı silikon içeren implantlar.
Üçüncü kuşak (1982-1992)
Kalın, güçlü ve geçirgen olmayan kılıflı, düz yüzey özellikli, yuvarlak şekilli, daha da kıvamlı silikon jel içeren implantlar.
Dördüncü kuşak (1993-günümüz)
Kalın, güçlü ve geçirgen olmayan kılıflı, düz yada pürüzlü yüzey özellikli, yuvarlak yada anatomik şekilli, koheziv silikon jel içeren implantlar. Bu implantlar bugün halen kullanmakta olduğumuz FDA onaylı implantlardır.
Beşinci kuşak (1993-günümüz)
Kalın, güçlü ve geçirgen olmayan kılıflı, düz yada pürüzlü yüzey özellikli, yuvarlak yada anatomik şekilli, koheziv silikon jel yada sabit formlu silikon içeren implantlar ve mikroçip yada MP3 çalar bulunduran implantlar. Bu imlantlar yıllardır geliştiriliyor ve 2008 de satışa sunulmaları bekleniyor.
SİLİKON PROTEZ KULLANMADAN MEME BÜYÜTME AMELİYATI YAPILABİLİR Mİ?

Bu teorik olarak mümkün ve hatta yapılmıştır (ve halen yapan cerrahlar da vardır); fakat bir çok dezavantajı olan bir yöntemdir. Silikon protez yerine hastanın kendi yağ dokusu kullanılmıştır. Aslında yapılan işlem bildiğiniz yağ enjeksiyonudur. Hastanın bir bölgesinden steril, vakumlu enjektörlerle yağ alınmakta ve meme dokusu altına, meme büyütme amacı ile enjekte edilmektedir. Yağ enjeksiyonu hakkındaki sayfamızda bu yöntemin prensiplerini okuyabilirsiniz. Bu yöntemle meme büyütme ameliyatı olan hastalar literatürde yayınlanmıştır, ama bu ameliyatı gerçekleştiren cerrahlar şu an için bu yöntemi önermemekteler. Bunun sebebi, yağ enjeksiyonu ile meme büyütmenin, şu an silikon protez ile meme büyütme karşısında bir çok dezavantajının olmasıdır. Bu dezavantajları kısaca şöyle sıralayabiliriz:
Yağ dokusu enjekte edildikten sonra önemli bir kısmı ilk 2 ay içinde erimektedir. Yağ enjeksiyonundan sonra enjekte edilen yağın 50-60% ının geride kalması büyük bir başarıdır.
Enjekte edilen yağ dokusunda önemli bir kayıp oluştuğu için 2. ve 3. kez aynı işlemi uygulamak gerekebilir. Yani aynı ameliyatı 2-3 kez geçirmeniz gerekebilir.
Meme dokusu içine enjekte edilen yağ dokusu mamografi ile meme dokusunun değerlendirilmesini zorlaştırmaktadır.
Günümüzde artık silikon meme implantları oldukça güvenilirdir ve bir çok marka artık FDA onayı alınmış koheziv silikon jel içeren implantlar üretmektedirler. Koheziv silikon jel içeren implantlar yanında serum fizyolojikle doldurulan implantlar hakkında da güvenilirlikleri konusunda şüphe yoktur. Bu sebeple ve yukarıda sayılan dezavantajları sebebiyle yağ enjeksiyonu ile meme büyütme önerilmemektedir.
Meme büyütme amacıyla kullanılan bir de hazır dolgu maddesi vardır: Macrolane. Bu ürün son derece pahalı olduğu için dünyada yaygın olarak kullanılmıyor. Hatta Restylane i ülkemize ithal eden firmanın (macrolane ve restylane aynı firma tarafından -Q-Med- üretiliyor) bildirdiğine göre bu ürün yüksek ücreti sebebiyle sadece japonyada kullanılıyormuş (Not: yakın zamanda görüştüğüm firma yetkilisi, Macrolane i ülkemize getirmek için çalışmalar yaptıklarını, büyük ihtimalle gelecek sezon -2008-2009 kışında- bu ürünü Türkiyede bulabileceğimizi söyledi). Hyaluronik asit içeren bir ürün olup kalıcı olmaması ve 9-12 ay sonra hacim kaybederek erimesi de bir başka dezavantajıdır. Macrolane genellikle, her bir memeye 100 er cc. olmak üzere toplam 200 cc. uygulanıyor ve YTL olarak şu an yurtdışında 7800 YTL (3000 £) gibi bir fiyata yapılıyor. Tabii bu ürün ülkemize getirildiğinde fiyatı farklı olabilir. Macrolane ve diğer dolgu maddeleri ile ilgili geniş bilgiyi dolgu maddesi uygulamaları sayfamızda bulabilirsiniz.
MEMELERDE BÜYÜME SAĞLADIĞI İDDİA EDİLEN KREMLER, İLAÇLAR ETKİLİ MİDİR?
Günümüzde meme büyüttüğü iddia edilen bir çok bitkisel hap, krem, sprey, serum (hatta yurtdışında sakız ve kurabiye de) satılmaktadır. Bu ürünlerden, içeriğinde Puereria Mirifica adlı, yeşil yapraklı, kökü patatese benzeyen ve Tayvanda yetişen bir bitkinin özünü içeren ürünler bir dereceye kadar etkili olabilmektedir. Bu bitki, östrojene benzeyen maddeler üretmektedir (bu maddelere genel olarak fito-östrojen deniyor). Bu fito-östrojenler (Puerarin, daidzein, daidzin, genistein, genistin gibi maddeler) meme dokusunda büyüme sağlamaktadır; ama etkisi meme dokusunun hacmi ile orantılıdır. Yani ne kadar meme dokusu varsa o kadar etkilidir. Kişinin meme dokusu azsa, doğal olarak etkisi de o kadar az olacaktır. Bunun yanında bu ürünlerin içeriğindeki fito-östrojen hakkındaki çalışmalar şu an yeterli değildir; bu yüzden bu ürünlerin en azından, ailesinde yada yakın akrabalarında meme kanseri olan, meme kanseri riski yüksek bayanlarda kullanılmaması önerilmemektedir; ayrıca genç (20-25 yaşlarında) ve hamile bayanlarda kullanılması da önerilmemektedir. Bu ürünlerle ilgili tecrübelerimiz (bu konudaki bilimsel çalışmalar gibi) kısıtlıdır; bu yüzden bu ürünleri sadece bir miktar meme dokusu olan (memeleri çok küçük olmayan), ailesinde meme kanseri olmayan, doğum sonrası göğüslerinde hafif atrofi (sönme, küçülme) ve çok az sarkma olan bayanlara önerebiliriz. Diğer yandan alınan fito-östrojen in tüm vücudu etkilememesi için bu ürünlerin sadece göğüs üzerine uygulanan krem, sprey, serum (göğüslerin üzerine sürmek üzere) formlarının tercih edilmesi, tablet, hap gibi formlarının tercih edilmemesi önerilebilir. Ayrıca mutlaka doktor gözetiminde ve uygun dozda (aşırıya kaçmadan) kullanılmalıdır. Bu ürünleri kullanan kişiler, göğüslerinde silikon meme implantı koymuş kadar büyüme beklememelidir, etkileri sınırlıdır ve zaten hastanın olan meme dokusunun miktarı ile paraleldir. Etki, daha çok meme dokusunda sertleşme ve sıkılaşma şeklindedir.
Bu ürünlerin çoğu şu an ülkemizde kozmetik ürün olarak değerlendirilmekte ve tarım bakanlığından alınan ruhsatla satışa sunulmakta, satılabilmesi için sadece içeriğinin tarım bakanlığına bildirilmesi yeterli görülmektedir, herhangi bir test yada incelemeye tabii tutulmamaktadır. Sağlık bakanlığından ruhsatlı sadece bir iki ürün satılmaktadır.
Kişinin göğüsleri çok küçükse, en sağlıklı ve net biçimde sonuç alınacak tedavi, silikon implant ile meme büyütme ameliyatıdır. Doğum sonrası sarkma fazla ise bu sadece meme dikleştirme ameliyatı ile düzeltilebilir. Doğum sonrası sarkma ve atrofi (sönme, küçülme) fazla ise bu da, meme dikleştirme ve silikon meme implantı ile meme büyütme ameliyatı beraber yapılarak düzeltilebilir.
İNAMED, ONLİNE 3D-MODEL UYGULAMASI: InaMODEL
BİR DİĞER MEME BÜYÜTME SİMULASYONU
FDA NIN MEME İMPLANTLARI İLE İLGİLİ WEB SAYFASI:
ESTETİK AMELİYATLARIN 3 BOYUTLU ANİMASYONLARI
MEGA MEME İMPLANTLARI: POLYPROPYLENE (PPP, STRING) MEME İMPLANTLARI !
Bu meme implantları, yukarıda saydığım, her gün yüzlerce kadına yapılan meme büyütme ameliyatlarında yerleştirilen silikon meme implantlarından çok farklıdır. Bu implantlar, Dr. Gerald W. Johnson tarafından geliştirilmiştir (Dr. Gerald W. Johnson, aynı zamanda göbekdeliğinden meme implantı yerleştirmeye yarayan T.U.B.A. yöntemini de geliştiren cerrahtır. Daha geniş bilgiyi ilgili sayfamızda -T.U.B.A. yöntemi: tıklayınız- bulabilirsiniz). Polypropylene, silikon ile ilgisi olmayan, tamamen farklı bir maddedir. Aslında tıpda uzun yıllardır farklı amaçlarla kullanılan bir madde olan Polypropylene in meme implantı olarak kullanımı yenidir ve resmi olarak test aşamasındadır. Bu maddeden yapılmış implantlar memeye yerleştirildikten sonra zamanla içine sıvı çekerek büyümeye başlar (aynen nohut yada fasulye tanelerinin suda kaldıkça şişmeleri gibi.. belki isimleri de buradan gelmektedir: string bean: fasulye). Sonunda göğüsler oldukça büyüyerek, karikatürize denebilecek büyüklüklere erişirler.

Dünyanın en büyük göğüs implantları da polypropylene implantlardır ve Guiness tarafından tescil edilmiştir. Amerika birleşik devletleri, New York tan, Maxi Mounds adlı (tabii ki takma isim) bir striptizci ve yetişkin filmleri oyuncusu, meme implantları sebebiyle ağustos 2003 de Guiness e başvurmuş, o sırada böyle bir kategori olmaması üzerine bu kategorinin oluşturulmasını sağlamış ve şubat 2005 de dünyanın en büyük meme implantlarına sahip kişi olarak Guiness rekorlar kitabına girmiştir. Maxi Mounds un meme implantlarının her biri şu an 9 kilo gelmektedir; göğüs çevresi 153.67 cm gelmektedir. Bu implantlar, (her ne kadar silikonsuz olarak lanse edilse de, ki silikon bu implantlara göre çok daha güvenilirdir) çok sık olarak komplikasyonlara yolaçmıştır. Bunun üzerine A.B.D. de kullanımları kısa süre sonra FDA tarafından yasaklanmıştır.
Bu tip implantlar sadece çok abartılı sonuç isteyen striptizciler ve yetişkin filmleri oyuncularından talep görmektedir.
